Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Pzr May 27, 2012 2:40 am


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 12 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: ABHAZYA İÇİN SAVAÅžAN ADİGELER
İletiTarih: Çar Åžub 17, 2010 12:00 pm 
Çevrimdışı
Acemi Üye
Acemi Üye

Kayıt: Çar Arl 23, 2009 12:59 am
İleti: 180
konfederat yazdı:
Sayın Amicba,

Ben de Apsuwayım ve sülalem de Hümara;annem ise Amicba.

Ayrı Abhaz Derneklerinin ve Federasyonunun kurulması,kardeşliğimize nasıl bir zarar verdi veya veriyor,bunu söyler misiniz;yoksa bu tür girişimlerde olanlar,biz kardeş değiliz,buraya kadarmış mı diyorlar da bizim haberimiz mi yok?

Yazdıklarınızdan iyiniyetli birisi olduğunuz anlaşılıyor;ama unumayın 11 Mayıs'ın dirilmesi için yeni politikalara ihtiyacımız var;mevcut durumu korumak,yeni politikalar üretmemek,yeni sivil toplum kuruluşlarına hayat ve destek vermemek bizi bir yerlere götürmez;olduğumuz yerde sayar ve yok oluruz.

Abhazya,11 Mayıs'ın cumhuriyetleri içinde şu an bağımsız ve tanınan tek devlet malesef,rus düşmanlığı politikası ve benzeri sığ politikalar bize şimdiye kadar zarar vermekten öteye geçmedi.

Birçok insan mevcut kurumlarımızdaki yanlışları görmesine rağmen,ellerinden birşey gelmedi.

Asetinler ve Çeçenler ayrı derneklerini kurduklarında bozulmayan kardeşliğimiz Abhaz dernekleri kurulduğunda mı bozulacak?

BİRKAF ve KAV kuruldu da kardeşliğimiz mi parçalandı?

Bizleri yeni bir 11 Mayıs'a yeni politikalar götürür,yeni derneler ve federasyonlar perçinler...

Saygılar



Sayın Konfederat ,

Elimde olmayan nedenler ile yazınıza geç yanıt veriyor olmamdan dolayı özür dileyerek yanıtıma başlayayım.

Öncelikle sözünü ettiğiniz politikalar maalesef bahse konu derneklerde üretilmez , üretilenleri de hiçbir resmi merci ka'ale almaz. Derneklerin , toplumsal görevleri yöresel kültürel etkinlikler düzenleyerek bilhassa bizim diasporamızla ilgili olarak her türlü potansiyeli tespit ve muhafaza ederek gereğinde kullanımını organize etmektir. Bu görevlerini yerine getirirken de bulundukları yörelerdeki bireyler arasındaki tanışıklığı ,bağlılığı ve dayanışmayı tesis edip sürdürmektir. En önemlisi de toplum içersinde sözü dinlenebilen liderlerin yetiştirilmesidir. Bu genç liderlerimizin yetişmesine olanak sağlamak üzere toplum dayanışmasını organize edip yönlendirme olmalıdır. Sözünü ettiğim genç liderlerin yeni dernek yöneticilerimiz olmayacağı şüphesizidir!!

Nerede kaldı 300 bin nüfuslu Bağımsız Abhazya'nın 150 binden az yerli halkından doğup gelen genç liderlerimiz?

Hem Anavatan , Atavatan hasretimize her fırsatta çalı çırpı odun atacağız sonra 150 yılık bir diaspora hayatımızda tek bir lider yetiştirme gayretini göstermeyeceğiz! Neden ?

Neden bütün siyasi ve politik yükü , 150 bin gerçek nüfuslu Abhazya'da yetişme zorunluluğunda kalan liderlere taşıtalım da , nüfusu 3-5 milyon olan Kafkas Diasporasında tek bir lider yetiştirmemiş olalım ?

Aman sakın haa ! , bahsettiğim liderlerin askeri vasıflı olabilecekleri akla gelmesin. İstenilseydi , organize edilebilseydi , Kafkas Diasporasından , dışişlerinde etkili politikalar üretecek liderlerimizi yetiştiremez miydik? Bu ve benzeri özelliklere sahip bilim insanlarımız yok mudur ?
Var diyorsanız ve gerçekten var iseler , neden hala bu bilim insanlarını , ( konvansiyonel ve global Kafkas strateji ve politikalar üretmek , bu konularda bilimsel araştırma yapmak , dünya çapında ve hatta BM nezdinde siyasi , ekonomik ve bilimsel konferanslar organize etmek üzere ) bilimsel aratırma enstitülerinde tek bir yapı içersinde toplayacak dernek faaliyetlerimiz ve dernek yöneticilerimiz yok?

Birleşmenin ve öyle kalmanın yaşamsal ve fiziksel nedenlerini bilmeyen insanlar , ancak ayrışmayı önerip , destekleyebilirler. Öte yandan ; halk bazında ayrışan derneklerimiz farklı çatılarda tek bir politika mı uygulayacaklardır ( ki böyle ise bu politika nedir? ) ya da her derneğin kendi politkası mı olacaktır , kendileştirdikleri politikaları kendileri mi üretecekleridir , her yöneticinin farklı politikası mı olacaktır ? Ayrışmayı hangi derinliğe kadar sürdürecekleridir ve neden ?
Bu sorularıma tek bir yanıt verilebilir , o da keyfilik yani bencilliktir!

Özür dilerim , burada da ben bir bencillik , kişisellik yapıp , şuan aklıma gelen ilerde belki de atasözü olarak anımsanabilecek bir sözümü yazayım ;

Kardeşinin , Dostunun sözünü dinlemeyen , bir gün mutlaka düşmanının sözünü dinler!!

İşte biz Kafkas Halklarının ve Diasporasının benim nazarımda çok önem atfeden bir illeti vardır , o da bencillikleridir.

Aslında biz Kafkasyalılar , yeri geldiğinde çok barişcıl olduğumuzdan dem vurururuz ama asla bireyciliğimizden , bencilliğimizden ödün vermeyiz.

Yaşamı farkındalığınızla gözlemleyin , zor şartlar altında yapılmış binlerce belgesi defalarca izleyin.. Sonunda farkına varacağınız en az şunlar olacaktır ...
1. Saldırganlar , yırtıcıdır , etçildir , genellikle asosyaldir , bencildir , kesinlikle paylaşmayı sevmezler.
2. Savunanlar mecbur kaldıkça kaçanlar , barışçıl , otçul , genellikle sosyalleşmiş , en azından paylaşmayı kabullenenler..

Bu özellikleri arttırmak haliyle mümkün.... Ama hemen şunu da eklemeliyim ki saldırgan kovalayanların sayısı , fiziki güçleri ile sahip oldukları teknoloji ile kaçanların sayısı , fiziki güçsüzlükleri ile sahip oldukları teknolojinin totalleri az da olsa 1.cilerin lehine gibi olsa da hemen hemen dengede gibidir. Zaten lehteki fark biraz daha büyük olsa ortada ne kovalayan ne de kaçan kalırdı!

Ancak fark kaçanların lehine olduğunda , az bir fark , o ekolojik bölgedeki kovalayan yırtıcıların sayısal olarak azlıklarına giderek soyunun tükenmesine yol açardı. Ama bu defa kovalayan riski kalmayacağından kaçanların teknolojisinde artış gereği kalmayacağından , yaşam farklılığını ve anlamını yitirirdi.

Tabii burada yaşam nedir , anlamı nedir , yaşam olarak algıladığımız süreçte bireylerin ve toplumların misyonları nedir , ne olabilere girmek gerekirse de , konuyu çok daha fazla dağıtmaktan kaçınmak için girmemeye çalışarak şu sonuca varmak istiyorum.

Öncelikle kendileştirmek durumunda kaldığımız yapılarımızın varlığını ve sürekliliğini sağlamak üzere misyon yüklenmeliyiz.

Nedir bu kendileştirmek durumunda kaldığımız yapılarımız ?

Öncelik sırasına göre ; önce birey , onun var olduğu aile , onun var olduğu sülale , onun var olduğu toplum , onun var olduğu halk , onun var olduğu ulus , onun var olduğu uluslar topluluğu , onun var olduğu dünya gezegeni , onun var olduğu güneş sistemi , onun var olduğu galaktik yapı , vb...

Önce birey ama kesinlikle bireycilik değil..,

Her toplum bireylerden oluşur ama bireyciliklerden çözülür!

Kendileştirdiğimiz yapıların varlığını korumak ve sürdürebilmek ; ancak ve ancak , saldırganların karşına saldırgan olarak çıkarak veya savunanların karşısına yine saldırgan olarak çıkarak değil sadece uzun vadeli ve yaratıcı politikalar ile sürdürebilir savunma teknolojileri üretmek ile mümkün olabilir.

Kardeş Kafkas Halklarının Ulusal Birlikteliği için çalışmalıyız. Bu birlikteliğin uzun soluklu olabilmesi için her türlü ayrışmayı reddedip , farklılıklarımızın ( adigey , abaza , çeçen , inguş , kabardey , dağıstan , balkar , oset , karaçay , v.d...) biz Kafkas Ulusuna sağladığı avantajı doğal üstünlüğümüz olarak kabul edip işlemeliyiz. Bu mozaik tabanımızın üzerine politikalar ve savunma teknolojisi üretebilmeliyiz.

Kafkas güvercini olarak doğup Kafkas kartalı olarak ölmek , benim Ulusumun bireylerinin yazgısı olmamalıdır.

Önce birey sonra Ulus olarak yaşayabilmeyi , hem birey olarak öğrenebilmeliyiz hem de kendileştirdiğimiz bireylerimize öğretebilmeliyiz.

Önce insan , sonra Kafkasyalıyım , sonra Apsuvayım sonra da Amıçba’yım ve en sonunda Benim.

Baştaki insan ile en sondaki ben’i kaldırırsanız arada kalan kimliklerin hiçbir anlamı kalmayacaktır.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 Ä°leti baÅŸlığı: Re: ABHAZYA İÇİN SAVAÅžAN ADİGELER
İletiTarih: Çar Åžub 17, 2010 12:30 pm 
Çevrimdışı
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye

Kayıt: Çar Eyl 24, 2008 7:23 pm
İleti: 1579
Kardeşinin , Dostunun sözünü dinlemeyen , bir gün mutlaka düşmanının sözünü dinler!!
.......................................................................................................
bundan daha iyi anlatım olamzdı tebrikler iisgor Surprised


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 12 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 0.099s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.