Çerkesya Meclisi Özgürlüğün Mücadelecisiydi Rus-kafkas savaşlarının son yılları Adıgeler için zor yıllardı. 1860 yılından sonra Rus Çarlığı savaşı dahada şiddetlendirdi. Bu yıl Vladikafkaz’da Dağlı halkları daha çabuk denetim altına nasıl alacaklarını konuşmak üzere Rus generalleri toplantı düzenlediler. Bu toplantıya; Kafkasya orduları komutanı Alreksandr Baryatinski, Gnr. Grigory Filipson, Dmitri Milyutin: Nikolay Evdokimov ve Prens Mirsk katıldılar.
Grigori Filipson’un amacı zor kullanmadan Adıgeleri Rusyaya ilhak etmekti. Bununla alakalı olarak Dmitri Milyutin anılarında şöyle diyor: “- Filipsonun varsayımlarına göre, yumuşak davranarak: Muhammet Emin’inde bize yardım etmesini sağlayarak Bir bütün olarak batı Kafkasya’yı Abdzah ve Natıhuayeler gibi itaat eder hale getirebiliriz. Bunun için farklı bölgelere kaleler kurmamız, yollar yapmamız gerekiyordu. Bunu yaparken de Türkiye ile aralarında olan ticaretede engel olmamalıydık”.
Bu bakış açısına Nikolay Yevdemikov sert bir şekilde karşı çıktı. Ona göre Adıgeleri topraklarından sürüp bu bölgeye Kazakları yerleştirmek gerekiyordu. Milyutin şöyle yazıyordu: “Evdokimov’un planına göre dağlık arazide yaşayan halkı buradan ya ovalık boş arazilere yada Türkiye’ye sürmemiz gerekiyordu. Onun bakış açısına göre öncelikli olarak Şapsığlara saldırmamız dağlık araziye giden yol üzerindeki ovalık bölgeyi temizlememiz gerekiyordu. Ardından Labe ve Şhaguaşe’den itibaren dağlık bölgeleri doğudan doğru hareket ederek dağlıları topraklarından sürmemiz gerekiyordu. Yevdokimov bu planı iki veya üç yıl içersinde gerçekleştireceğini bize taahhüt ediyordu”.
Gnr. Baryatinski ve Mileutin de Evdomikov’un bu planını desteklediler. 1860 yılında Baryatinski Rusya İmparatorluğu Askeriye Bakanı N. O. Suhozanet’e şöyle yazmıştı: «Hakimiyetimizi batı Kafkasya’da güçlü kılabilmek için yapmamız gereken tek şey dağları Kazaklarla istihkam etmektir».
Çar II. Aleksandr’da Yevdokimov’un bu zalim planını onayladı. Adıgelerle savaşan Rus ordularının başına Yevdemikov’u atadı. Savaş daha kızıştı.İşgalciler acımasızca kan akıtıyorlardı. Savaşa katılmış olan M. Venyukov’un: “Adım adım ilerliyorduk. Askerlerin ayak bastığı her toprak parçasında bir tane bile dağlı bırakmadan sürüyorduk. Kar kalktığı gibi henüz ağaçlar yeşermeden (Şubat ve Mart) yüzlerce dağlı köyünü yakıyorduk. Atlarımıza ekin tarlalarını çiğnetiyorduk. Köylere ani baskın yapıp insanları esir alabilirsek stanitsalara ve Türkiyeye gönderilmek üzere sahile gönderiyordukk”diyordu. Rus ordusunu yaptığı zulümlerden bahseden dökümanları okudukça insanların saçları diken diken oluyor, kalbi buruklaşıyor.
Yevdomikov Şapsığ ve Wubıhlarla savaştığı yetmezmiş gibi 1861 yılında Abdzahlerle de savaş yapmaya başlıyor. Abdzahların 1859 yılında Rusya ile yaptıkları anlaşmayı Zalim general bozuyordu.
Adıgeler umutsuzluğa kapılmadan düşmanla savaşıyorlardı. Biraraya gelip 1861 Haziranında devlet kurdular. Soçi yakınlarında Abdzah, Şapsığ ve Wubıh vekilerinin yaptığı toplantının ardından “Adıge (Çerkes) Milli Özgürlük Meclisi”ni kuruldu. Meclis 15 temsilciden oluşuyordu. Başkan olarak Berzec Grandük Hacı seçildi. Meclis düzenli bir ordu oluşturdu. Meclis üyeleri arasında Zanekho Kherebatır, İsmail Berekhay, — yipa Dziaş, Biş — Hasan efendi de yer alıyordu. Rus-Kafkas savaşının son yıllarında ulusun korunması ve yok olmaktan alıkoyulması yönünde önemli pek çok sorunun çözümünde meclis büyük işler başardı. Denetimleri altındaki ülkeyi 12 yönetim birimine böldüler. Yürütme organları oluşturdular. Her bölgeye bölge sorumlusu olarak bir müftü ve bir kadı atadılar, hükümlerin yürütülmesi için mahkemeler kurdular.
Soçi’de kurulan meclis devlet yapısına sahipti. Böyle olmasına rağmen bir takım tarih yazarlarının meclisin önemli bir etkisi olmadığı ve devlet özelliklerine sahip bulunmadığını yazdıklarını görüyoruz. Bu gibi asılsız yazıları yazanlar genelde Krasnodar’da yaşayan tarih yazarları. Örneğin, Mihail Pokrovske şöyle yazıyordu: “ Seferbıy’ın ölümünün ardından yerini oğlu Kherebatır aldı ve Rusya’ya karşı yürüttükleri mücadeleyi ilerleteceklerini belirtti. 1861 yılının yaz mevsiminde Kostantinopol’den gelen Türk kaptanı Smeyl, Hasan Efendi ve bir İngiliz subayı onun yanına aracı olarak geldiler. Bu siyasi casuslar Wubıh, Şapsığ ve Abdzah ileri gelenlerini kendi saflarına çekmeyi başardılar. Londra ve Konstantinopol’un planları doğrultusunda adeta oyuncakmışcasına ‘Adıge (Çerkes) Ulusunun yüksek yürütme organı’ isminde 15 temsilcili bir yapı oluşturdular.” Bu konuda Pokrovske yalan atıyor. Söz ettiği “Lonfdra ve Konstantinopol planları” dünyaca bilinmiyorlar, yoklar, böylesi bir belge hiç bir arşivde yer almıyor. Günümüz tarihçilerinden Oleg Matvayev’de Pokrovski’nin görüşleri ile hemfikir.
Fakat gerçekçi yazarların görüşleri ise bambaşka. Anatoliy Fadayev, Leonid Lavrov, Valeri Kajorovlar ise Meclisin gerçek bir devlet yapısına sahip olduğunu yazıyorlar.
Meclisin kuruluşu Rusya, Türkiye, İngiltere ve Fransa’ya duyuruldu. İngiltere adına Sohum’da görevli İngiltere elçisi Dikson’a 5 Ağustos 1861 tarihli meclis’in gönderdiği yazıda: “Adıgelere zorla hakim olmak için Rus devleti general kont Yevdokimov’u gönderdi. O yönetimindeki ordularla dört bir taraftan ülkemizi çevirip bizi yoketmeye çalışıyor. Bu nedenle Meclisimizin en iyi 15 000 süvarisiyle onun ordularına karşı koyduk.” Adıgelerin hiç kimseye zararları dokunmadan özgürce yaşam istekleri bu yazıda yer alıyordu. Yardıma ihtiyaç duyduklarınıda belirtiyorlardı.
Meclis temsilcileri Savaşı barışçı bir şekilde neticelendirmek için Rus yöneticilerle görüşmeler yaptılar. Kafkasya’daki Rus ordularının komutanı ile görüşmek üzere Tiflis kentine elçiler gönderdiler. Fakat General Orbilean’da barış yapılması konusunda onlara teahhüt vermedi. Ardından Pşıze bölgesine Rus Çarı II. Aleksandr’ın geleceğini o zaman ona arzularını iletebileceklerini bildirdi. Burada ifade etmek gerekir, bu tarihlerde Rus yöneticiler aslında Adıgelere yapacaklarını çoktan kararlaştırmışlardı. Rusya Askeriye Bakanı Dmitriy Milyutin 29 Ağustos 1861 tarihli yazısında Çar II. Aleksandra şöyle diyordu: “Ekselansları, Prens Orbeliani’nin göndermiş olduğu yazıda göreceksiniz, bizim denetleyemediğimiz Batı Kafkasya’daki üç halkın: Şapsığ, Wubıh ve Abdzah’ın elçilerini Tiflis’e gönderdikleri ve Pşıze bölgesine geldiğinizde sizinle görüşmek istedikleri... Kanımca onlar sizin yanınıza geldiklerinde barış istediklerinde bizim verdiğimiz kararlardan vazgeçmemizi sağlayamazlar. Batı Kafkasya’da yaşayan halkları yerlerinden sürüp buraya kazakları yerleştirmeden bölgeyi tam denetim altına almış sayılmayız.”
1861 yılı Eylül ayında II. Aleksandr Batı Kafkasya’ya geldiğinde Adıge (Çerkes) liderleri onunla görüştüler. Yaşadıkları alanda: dağlık arazide yaşamalarına izin vermeleri halinde Rusya ile anlaşmaya hazırdılar. Fakat Çar: “Size bir ay süre veriyorum — Abdzahlar karar vermeli: Ya Kuban düzlüklerine yerleşeceksiniz.., ya da Türkiye’ye gideceksiniz».
Adıgeler bu öneriyi kabul etmediler. Savaş daha da şiddetlendi. Meclis’in emri ile 6000 Wubıh savaşçısı 1862 yılında Abdzahlere yardım etmek için Şhaguaşe bölgesine gönderildi. Şhaguaşe, Khurcıps ve Pşış yörelerinde kanlı çarpışmalar yaşanıyordu. Çarın sadık taraftarlarından, Adıgelerden nefret eden Arnold Zisserman yazdıklarında şöyle diyor: “1862 yılında her taraftan Dağlılar ordularımıza karşı koydular. Her tarafta savaş şiddetliydi. Kayıplarımız çoktu. Bir bütün olarak birliklerin yokedildiğine çokca rastlıyorduk».
Aynı yıl Meclis ittifak-yardım bulmak amacıyla İstanbul, Paris ve Londra’ya elçiler gönderdi. Başlarında Wubıh Diplomatı Dziaş İsmail Berakhayoğlu vardı. Ne yazık ki bu devletler Adıgelere yardım etmediler. Devlet görevlisi olmayan insanlardan silah ve para yardımı yapanlar, Adıgeleri gönülden destekleyenler vardı. Örneğin Adıge (Çerkes) elçileri Hasan Hacı ve Kustarıkho İsmail 1862 Ağustosunda Londra’ya gittiklerinde, diplomat David Urquhart elinden gelen yardımı yaptı. Onun dostları tarafından elçiler İngiltere’nin diğer kentlerinede götürüldüler, çeşitli toplantılarda konuşturuldular. Urquhart ve yandaşları İngiliz Parlamentosunu Çerkesya’ya yardım etmediği için suçluyorlardı. Londra ve diğer kentlerde «Çerkes komiteleri» oluşturdular. Bu tip yardımların pek faydası dokunmuyordu.
Rus-Kafkas savaşının son aylarında Adıgeler kahramanca Rus işgalcilerine karşı savaştılar. Fakat ne yazık ki düşman çekirge sürüsü gibi çoktu ve savaşı kazandı. Savaş 21 Mayıs 1864 yılında bitti. Çarlık Adıgeleri Türkiye’ye sürdü. Ulus dünyanın dört bir tarafına dağıtılmış oldu. Bu başımıza gelen büyük bir faciaydı. Meclis elinden gelen çaba ile Ulusun bağımsızlığı için mücadele verdi, tarihimizde de unutulmayacak bir yer buldu.
Ç’ırgh Ashad
Adıge Devlet Üniversitesi Prof.Adıghe (Çerkes) Makh
29 Ocak 2009
Çeviri: Açumıj Hilmicherkessia