İslam alemine hayırlı Ramazanlar.
Ramazan ay'ı gittikçe yaza denk geliyor ve ben ikinci yazımı (Baharımı) yaşayacağım inşallah.İlk yaza gelişinde 15 yaşımdaydım ve askerliğimden sonra kışa giriş süreci başladı.Yaz ayında oruç tutmak bana nedense ayrı lezzet verdi.Belki bu; gençlik yıllarımda daha bir özgürce arkadaşlarla çok değişik yerlerde,etkinliklerde iftar yapmalar,ramazan eylencelerini kovalamalardan hatta sahurlarda bile değişik yerlerde olmaktan dolayı nostaljik bir anıydı ondan.
Yorulma ve uykusuzluk hiç etkilemezdi.2-3 saat uykuyla işe gidişlerim çok olurdu.Arkadaşlarda öyleydi.Hatta sağurdan sağura uykusuz geçen günlerimiz olurdu.Sahuru yapar Hava alanının yolunu tutar,Avrupadan gelen kargo uçağından aceleyle yabancı basın dergi gazetelerini sırtlar Cağaloğluna gider, bütün gazetelerin köşe yazarlarına,haber servislerine dağıtırdım ve iftara kadarda diğer depodaki işlerle boğuşurdum.(Haşet Kitapevi).İftarda ya Sultanahmette ya Nuriosmaniyede veya Fatih teydik.Gençlik vardı tabi o yıllar bakalım bu yaz Ramazanları o kadar renkli geçecekmi.Tabi Allah nasip ederse.
Bu ilk yaz Ramazanlarında iki anım vardır unutamadığım.
1)- Sanırım 1974-1975 ler falan tam hatırlamıyorum, fakat bir yaygara kopmuştu o zamanlar.Zamanın dinayet başkanı Oruçluyken Denize girilebilir gibi bir duyum.Çok kişi bu duyumdan etkilendi, tabi bende.Gençlik ve cahillik işte Allah biliyor ya her hafta Beşiktaş Yüzme Havuzuna giderdik, benim gibi etki alanına girmiş olanlarla.Sadece burundan,ağızdan ve kulaktan su girmeyecek deniyordu.Dalıyorsun, zevk bu ya, en az 15-20 kulaç su altından gidiyorsun, su girmeyecek ha, mümkünmü ne kadar dikkat etsen nafile.Fakat öyle zannediyorum ilk yaz bunu yaptım ve kend kararımlada olacak şey değil demiştim.
2)-Temmuz başlarıyla Haziranın sonu arasıydı herhal, Askerde denk geldi.Askerliği Siirtte yaptım.Çok dindar ve Halkı tertemiz kalpli insanlarla dolu bir il.(1980)
Jandarmayız,yemeklerimiz tabuldöt usulü,içişleri bakanlığına bağlı olduğumuz için ayrıcada tespit edilenin altında bir maliyetse çıkan yemek, para üstlerini alıyoruz.Yemeklerde çok güzel.Hava sıcaklık muazzam yüksk,40-41'leri bulduğu söylenirdi.Öğleden sonra (15.00) erat serbest ve arazi nöbetleri yarım saate kadar düşürülüyor.Ramazan başlamadan önce sivil halktan bir kaçkere bir kaç kişi gelip Alay komutanımızı ziyaret etti.Ve o ramazan biz tabüldöt yemedik,sahurlar dahil.
Siirtin yöresel yemeklerini yapıp yapıp yerli halk, tel örgüsüne yakın boş arazide, bizleri İftarda ve Sahurda doyurdular.Allah onlardan razı olsun.Hepsinin ömrü sıhhati artsın.Askeri çok seviyorlardı,çarşı iznine çıktığımız zaman utancımızdan kahvehanelere giremiyorduk bazı,hatta bazı tatlıcılara ve pastahanelere dahi.Bir yerlerden ödeniyor, garson para almıyor ve vereni öğrendiğimiz zaman karşı karşıya gülüşüyor ve selamlaşıyorduk.Utanıyordukta.Tel örgüden kaçışlarımız ve sahurlara kadar su serpmelerle ıslatılan toprak kokusu içindeki kahvehanelerini,dışardaki masacıkların hazırlanışı,küçük iskemlelerde oturarak küçük alçak masalarını,insanlarıyla muhabetleşmeleri,hele gazete ana bayisi Abdulvahab amcayı v.s. unutmak mümkünmü Siirt'imin. Orası için ikinci memleketim deyip Siirtlilerle hemen hasbihal olurum.
Ramazan muhabbeti kabul edin daha bir gün var ama olsun.....
Tekrar hayırlara,sabırlara,huzura vesile olsun 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif İslam alemi için inşallah.
