|
İKİ ARKADAŞ
Çocuk: "Üzgünsün,sen,büyüğüm. Çok eziyet ediyorsun kendine. Gençliğini yurdumuzda yaşamıştın. Sen,gel en iyisi geçmiştekileri anlat."
Eğer ne düşündüğümü sorarsan, O zaman bana türkü söylemelisin, Belkide yolu kısaltmış olursun. Yeni düşüncelere de yol vermezsin.
Yaşlı adam: Unuttum türküleri Kalbim içeride kurudu. Ama ağıt dinlemek istersen, Cankulağı ile dinle: Bölük,pörçük olduk, Yok oluyor,yok oluyor sonumuz. Düşün bir kez hele: Kimimiz Sibirya'da inliyor, Kimimiz kaldı vatanda.
Of...Of,dilim,damağım kurudu, Ama kendimde konuşma gücü Bulduğuma göre; O zaman inan bana: Bu ihtiyar isteyerek ayrılmadı... İnsan sürüsü gelince yanımıza, Herkes yerlere kapandı. Gözleri kan ağladı. Kalpleri acılı,paramparça. "Oy dağlarım,yurdum! Yaşamak istemiyoruz sensiz! Büyüklerimiz inildedikçe!" İçin,için ağladıkça.
Adını sevgiyle anacağız Sevgili yurdumuz senin! Son anımıza kadar, Tanrıdan son dileğimiz.
Yadellerde yaşamak istemiyoruz. Tozunun bir parçası bile bizimdir. Ayrılamazsın asla bizden, Senin güvencen kalbimizdir."
Bırak,dağıtmayalım konuyu, Varlığımızı,yurdumuzu Ejderhaya terkettik Başımızı alıp ayrıldık.
Düşmanımız ardımızda Sürüyordu bizi gemilere doğru Sanki tanrıdan ayırırcasına Bizleri gemilere dolduruyordu.
Yelken açtı,yürüdü gemi. Oturacak,ayakta duracak yeri kim bulabiliyordu ki... Kimi altımızda ezildi, Kimimiz denize dökülüyordu Analar çocuklarını bulamıyor, Birbirlerine meliyorlardı. Bir kısmı da altımızda Tanrıya borçlarını ödüyordu.
Birgün bağladılar gemiyi Bir yalakta kardılar bizi. Attılar kumlarla birlikte Başı boş,sahipsiz dizi,dizi...
Oralarda çektiğimiz eziyeti Kim bilebilir onların hepsini? Kefensiz kumlara, Gömüyorduk binlercesini...
Kavrulup yok oluyorduk gündüz güneşi altında, Gece ise soğuktan. Ertesi gün yol alırdık Yalın ayak uzaklara.
Çıplaktık kurudu Midelerimiz açlıktan Yemek nerede vardı, Yaşıyorduk otlarla.
İnliyordu ortalıkta çocuklar Veriyorduk onları Türk köylülerine Kim taşıyabiliyordu ki çocuğunu? Dağlara terkediyorduk kimilerini.
Of,of!Küçüğüm,canım! Yine dertlerimi deştin, Kalbimin paslarını Tırnaklarınla kazıdın.
Omuzlarına düştü boynu Kesildi aniden sesi,soluğu Gözlerinden kan geliyordu İhtiyar kendini tutamıyordu...
MAMŞIRATI TEMİRPOLAT(1845-1898)
|