|
Kafkasya'da mücahidlerin sarsıcı operasyonları Rus ve işbirlikçilerini paniğe sevketti.
Kafkasya’nın özgürlüğü için mücadele eden Kafkasya İslam Emirliği’ne bağlı mücahidlerin Rus ve işbirlikçi Kadirov güçlerine karşı başlattığı sarsıcı operasyonlar Rus medyasında “cihadçılar geri döndü” şeklinde yorumlandı.
The Christian Science Monitor yazarı Fred Feir’in haber analizinde, Kafkasya mücahidlerinin son operasyonlarıyla Kafkasya’daki İslami direnişin gücünün bir kaz daha ortaya çıktığı belirtiliyor.
Rus insan hakları kuruluşlarından Alexander Cherkassov of Memorial, Rus işgali sonrasındaki Kadirov yönetiminin baskıcı ve diktatör bir yönetim olduğunu belirterek Çeçenya’da 250 bin Çeçen’in öldürüldüğünü, Kadirov yönetiminin ise muhalif Çeçenlere karşı işkence, adam kaçırma ve yargısız infazlar uyguladığını belirtti.
Çeçenya’da sürdürülen bu zulümlerin Dağıstan ve İnguşetya’da da uygulanmaya başlandığını belirten Alexander Cherkassov of Memorial, Rusya devlet Başkanı Dimitri Medvedev’in özgürlük savaşçılarına karşı “imha politikası” izlediğini ve Rus güçlerinin İnguşetya’da 20 savaşçıyı öldürdüğünü açıklamasının bu politikanın bir sonucu olduğunu belirtiyor.
Rus analistlerden Yulia Latynina ise, İnguşetya ve Dağıstan’daki savaşın “ulusalcı” bir mücadele olmadığını belirterek “buradaki temel sorun, bu ulusalcı bir savaş değil, aksine cihadist bir mücadele. Buradaki direnişçiler ulusal özgürlük için değil, Allah için savaşıyorlar. Bundan dolayı da bu meydan okuma arklı bir durum” diyor.
Mücahidlerin operasyonlarında % 30 bir artış var
Diğer yandan Kafkasya’daki Rus yetkililerden Vladimir Ustinov, mücahidlerin Ruslara yönelik operasyonlarında % 30 bir artış gözlendiğini, mücahidlerin Ruslara ve Rus destekli yerel güçlere karşı saldırılarını genişlettiklerini belirterek, her iki yöndeki operasyonlar sonucu ağır kayıplar verildiğini itiraf ediyor.
Rus güvenlik kaynaklarından Agentura.ru editörü Andrei Soldatov ise Kafkasya gençliğinin cihad hareketine akın akın katıldığını belirterek direnişin ürkütücü boyutlara ulaştığını söylüyor.
Andrei Soldatov “her geçen zaman çok sayıda Müslüman genç Rus destekli yöneticilere karşı savaşmak için cihatçılara katılıyor” derken Moskova’daki Carnegie Center uzmanlarından Alexei Malashenko da “Kremlin Çeçenya’nın etkisizleştirildiğini düşünüyor, aksine bu durum tekrarlanabilir. Ruslar diyalog yolundan başka bir çözüme varamazlar. Kuzey Kafkasya’daki durumun daha da kötüleşeceğinden korkuyorum” diyor.
Kafkasya’da yükselen cihad üzerinde görüşlerini ortaya koyan Rus kaynaklı açıklama ve itiraflar aynı zamanda Dokko Umarov’un liderliğindeki Kafkasya İslam Emirliği’nin gücünün az olduğu yönündeki propagandaları da boşa çıkartıyor.
Türkiye'de birtakım Kadirov işbirlikçileri ve kirli propaganda odaklarının Kafkasya cihadı hakkında yaymaya çalıştığı "yenilgi imajı" mücahidlerin sarsıcı operasyonlarıyla parçalanırken, Kafkasya cephesi dünya müslümanlarından her zamankinden daha çok destek bekliyor.
Kafkasya mücahidleri Ruslara ve işbirlikçilerine karşı onurlu bir "cihad fırtınası" estirirken, biz Türkiyeli müslümanların da yaygın ve etkin bir şekilde "Kafkasya cihadı ile dayanışma seferberliği" başlatmamız ümmet olmamızın bir gereği değil mi?
Şehid Ahmed Yasin'in "Ya Rabbi Ümmetin suskunluğunu sana şikayet ediyorum" sözlerinden sonra aynı şikayeti Kakasya'dan da işitmek bize ağır gelmeyecek mi?
O halde, "bismillah" diyerek Kafkasya Cephemiz ile bir dayanışma seferberliği başlatmanın zamanıdır şimdi...
Hemen şimdi...
|