|
GÜRCİSTAN-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ, ÖRNEK ALINACAK DÜZEYDE
Gürcistan ile Türkiye arasında her alanda gelişerek devam eden ilişkiler, özellikle siyasi, askeri ve ekonomik alanlardaki işbirliğiyle, diğer tüm ülkelere örnek teşkil edecek bir düzeye geldi.
Bugüne kadar siyasi konularda müşterek adımlar atan iki ülke, bölge güvenliği ve barışı konusunda da ortak çalışma arzusunu her fırsatta yinelemektedir. Gürcistan, zor dönemlerde son derece olumlu bir rol oynadığına tanık olduğu Türkiye’yi, stratejik ortak ve sırtını dayayabileceği sağlam, barışsever bir ülke olarak tanımlarken; Türkiye de, yakın ve dostane yaklaşımını sürdürdüğü kuzeyindeki komşusu Gürcistan’ı, güçlü, istikrar sahibi ve bölge barışının teminatı olarak görmek istemektedir. Başka bir deyişle; sorunlu bir bölge olan Kafkasya’da güçlü ve istikrarlı bir Gürcistan, Türkiye için, bölgede barışın korunmasının da güvencesi anlamına gelmektedir.
Nitekim Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, bağımsızlığını kazandığı dönemlerde Gürcistan’a, ekonomisinin büyümesi, Avrupa kurumlarıyla entegrasyon çabaları ve ordusunun gelişmesi konularında, hakiki dost ülke Türkiye’nin ilk ve en önemli desteği veren ülkelerden biri olduğunu kaydederek, ''Gürcü halkının Türkiye’ye çok şey borçlu olduğunu ve Türk halkının katkılarını hiç kimsenin unutmayacağını'' dile getirmektedir. Türkiye’den Kafkasya ve Orta Asya’ya uzanan yol üzerinde stratejik bir konumda yer alan Gürcistan, Türkiye’nin başarısını ve Avrupa’ya entegrasyonunu da, kendi açısından da bir açılım olarak görerek, Türkiye ile ilişkilere önem vermektedir.
Türk yetkililerin, Gürcistan’ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması ve tüm sorunlarına bu ilkeler çerçevesinde çözüm bulunmasının, Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer aldığını sıklıkla ifade etmeleri, Gürcistan’ın Türkiye’ye yönelik bu dostane yaklaşımının karşılıksız olmadığını gösteriyor. Acara krizi sürecinde, Türkiye’nin meseleyi Gürcistan’ın iç işi olarak görerek sağduyulu hareket etmesi, Ankara ile her konuda mutabık olduğunu açıklayan Gürcü yönetimini doğrulamıştır. Ankara’nın izlediği bu politika sayesinde, yerel ayrılıkçıların Türkiye faktörünü kullanmaları ve Rusya’nın da olaylara müdahil olması engellenmiştir.
Stratejik bir NATO üyesi olan ve Kafkasya’da istikrarın sağlanmasında önemli bir stratejik rol üstlenmek isteyen Türkiye halihazırda, Gürcistan ordusunun NATO standartlarına kavuşması için eğitim, teçhizat ve mali yardımları kapsayan çok yönlü destek sağlamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından NATO standartlarına uygun hale getirilen Gürcistan’ın güneyindeki Marneuli Askeri Havalimanı, Türkiye’nin bu ülkeye verdiği desteğin son halkalarından birini teşkil etmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından modernizasyon çalışmaları 2004 yılında tamamlanan Marneuli Askeri Havalimanı, 25 Aralık 2004 günü yapılan askeri törenle Gürcistan Savunma Bakanlığı’na devredildi. Türkiye, 1940 yılında inşaa edilmesinden Sovyetler Birliği yıkılana kadar herhangi bir yatırım yapılmayan ve kullanılamaz durumda olan askeri havalimanının NATO standartlarına kavuşturulması için yaklaşık 3 milyon dolar harcadı. Böylece, Gürcistan’ın önemli askeri tesislerinden birisi haline gelen Marneuli Havalimanı, Gürcistan’da gece uçuşları yapılabilen ışıklandırma sistemine sahip tek askeri havaalanı özelliğine sahip oldu.
Gürcistan Savunma Bakanı İrakli Okruaşvili Marneuli Havalimanı'nda düzenlenen törende yaptığı açıklamada, Gürcistan’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra Türkiye ile askeri alanda yürüttüğü işbirliğinin üst düzeyde olduğuna işaret ederek, Türk Hava Kuvvetleri’nin, Gürcistan Hava Kuvvetleri’nin yeniden yapılandırılması sürecinde önemli katkıları olduğunu belirtti ve ''Gürcistan, en zor dönemlerinde dost ve komşu ülke Türkiye’yi hep yanında bulmuştur'' dedi.
Aynı dönemde Gürcistan Hava Kuvvetleri’ne Türkiye tarafından yapılan toplam yardım miktarı ise 7 milyon 515 bin dolar. Türk Hava Kuvvetleri, bir süre önce de Borjomi Bölgesi’nde meydana gelen yangına müdahale ederek, dayanışmanın güzel bir örneğini vermişti.
Türkiye’nin, Gürcistan Silahlı Kuvvetleri’ne verdiği eğitim desteği, başkent Tiflis’teki Gürcistan Müşterek Harp Okulu'nun 2004-2005 eğitim ve öğretim yılı açılışıyla, iki ülke arasındaki askeri ilişkileri pekiştirmiştir. Gürcistan Parlamento Başkanı Nino Burcanadze’nin de ifade ettiği gibi; Türkiye, Gürcistan Silahlı Kuvvetleri’ne önemli eğitim desteği vererek, müşterek harp okulu vasıtasıyla genç Gürcü subaylarının NATO standartlarına uygun eğitim almasını sağlamaktadır. Kosova’daki Türk Barış Taburu'nda görev yapan Türk ve Gürcü askerlerle dünya barışının korunmasına katkıda bulunması ise, iki ülke arasında tesis edilen askeri işbirliğinin bir başka ayağını teşkil etmektedir.
İki ülke arasında tesis edilen uzlaşma sadece askeri ve siyasi alanlarla sınırlı kalmamıştır. Özellikle 2003 yılı itibariyle atağa geçen Gürcistan ile Türkiye arasındaki ekonomik münasebetlerin yanı sıra, yeni işbirliği alanları yaratan Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hatları ile de, Gürcistan ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklığın çok daha farklı bir boyuta taşınacağı aşikârdır. Azeri petrol ve doğalgazını Tiflis üzerinden taşıyacak Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Bakü-Tiflis-Erzurum projeleri, Gürcistan’ın bağımsızlığı ve güvenliği açısından son derece önemlidir. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı projesinin 2005 yılında tamamlanması ve Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hattının 2006’da faaliyete geçmesine dair planlamalar düşünüldüğünde; bölge barışı ve istikrarının korunmasında işbirliğine gidilmesi, Gürcistan ve Türkiye’nin ortak menfaatlerine hitap etmektedir.
İki ülke Azeri petrol ve doğal gazının dünyaya pazarlanması konusunda sürdürdükleri işbirliğini diğer alanlara da yaymaya çalışmakta; büyük ortak ekonomik girişimler, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla olumsuz etkilenen Gürcistan’ın dış ticaretinde de meyvelerini vermektedir.
Türkiye’nin Gürcistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olmasıyla iyi bir başlangıç yapan ilişkilerin günümüzde katettiği aşama, azımsanmayacak boyutlara ulaşmış; diğer ülkelere her alanda örnek teşkil edecek düzeye ulaşan ilişkilerin, 2005 yılında da aynı istikamette yol alacağı kesinlik kazanmıştır.
Kaynak:http://www.diplomatikgozlem.com/haber_oku.asp?id=2082
|