Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Cmt May 26, 2012 11:07 am


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 2 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: MARKOV: JENOSİT OLMADI
İletiTarih: Cmt Kas 13, 2010 9:30 am 
Çevrimdışı
Yönetici
Yönetici

Kayıt: Cum May 18, 2007 1:26 pm
İleti: 2219
Markov: Jenosit olmadı

12/11/2010 07:31 Gazeta Yuga’nın talebi üzerine Birleşik Rusya’dan milletvekili ve ‘Rusya devlet başkanlığının Rusya’nın çıkarlarına zarar vermek için sahte tarih girişimlerini engelleme komisyonu’ üyesi, siyaset bilimci Sergey Markov, Çerkes probleminin alevlenmesine karşı durmak için kompleks program oluşturulması gerektiği yönündeki sözleriyle ilgili açıklama yaptı:

Kafkasya savaşı ve kurbanları, Rusya-Adıge halkları için büyük trajedi. Ama bugün Çerkes meselesi yapay olarak gündeme getiriliyor. Maalesef Çerkes meselesini gündeme getiren birçok inisiyatifçi başarılı olurken biz zaman kaybettik. Üstelik milliyetçilik fikri büyük oranda, genelde olduğu gibi aydınlar arasında gelişti. Örneğin, Kafkasya savaşını Rusya-Kafkasya savaşı olarak yeniden adlandırdılar. Olaylar yanlış yorumlanmaya başladı. Bu konu üzerine tezler yazılmaya başladı. Bu insanlar üniversitelerde çalışıyor, bilim konseylerinde oturuyorlar. Halkın parası ile onlar ülkede tarihi milletler arası nefreti körükleyen yalan tarih şeklinde veriyorlar.

Çerkes problemi tüm zamanlarda Rusya’da istikrara karşı kullanıldı. Zamanında Osmanlı İmparatorluğu tarafından, XIX. yüzyılda Britanya tarafından, soğuk savaş döneminde CIA tarafından, XX. yüzyılın 90’lı yıllarında bölgede ateşi kızıştırmak amacıyla Kafkasya Dağlık Halkları Konferansı tarafından kullanıldı. Ve planlandığı gibi Rusya’yı patlatacak bombanın Çerkesler olması gerekiyordu. Ama Çerkesler bu görevi başarıyla atlattı, çünkü birden Çeçenya’da savaş başladı. Ancak şimdi Çeçenya savaşı bitti, barış genel olarak sağlandı ve bu şartlarda Çerkes bombası seçeneğine yavaş yavaş geri dönüldü. Amaç önceki gibi aynı kaldı: Rusya Kafkasya’sında iç savaşın ateşini yakmak, bunun için savaş trajedisini Çerkeslere karşı amaçlı jenosit olarak tavsif etmek ve Kafkasya’da kanlı toprak bölmesi oluşturmak, ayrı Çerkes bölgesi ilan etmek, Karaçay ve Balkarları ayırmak, ortak bir bölge kurmak. Gelecekte onu Rusya’dan ayrı ilan etmek. Organizatörler kanlı şeytani planlarını hemen hemen hiç saklamıyor.


Rusya’ya nefretini gizleyemeyenlerin masallarına inanmak için ne kadar saf olmak gerekiyor? Ve bu tür saflar aydınlar arasında bulunuyor. Onlar içtenlikle Adıge halkının yararını istiyor. Ama onların safça inancı sinsi düşmanlarımızca Adıge halkının zararına acımasızca kullanılacak. Tarihte böylesi olmuştu.


Benim görüşüme göre, jenositten söz etmek doğru değil, çünkü böyle bir şey olmadı. Uzun yıllar süren kanlı bir savaş oldu. Kafkasya’nın farklı halklarının sivil nüfusu arasında büyük kurbanlar oldu ve özellikle de batı Kafkasya’da-Adıge halklarında. İmparatorluğun bu bölge halkı üzerinde kontrol sağlama isteği vardı. Ve imparatorluğun otoritesini kabul edenlere yardım edildi. Rusya imparatorluğu tahliye etmedi, iskan etti, halka dağ yerine düzlük araziler sunmayı planladı. Amaç Kafkasya’daki kontrolünü korumak için Osmanlı imparatorluğunun kızıştırmış olduğu dağlardaki partizan savaşını azaltmak. Rusya ve Çerkesya savaşı olmadı, çünkü o zaman devlet olarak Çerkesya yoktu, dağlı toplulukları nüfuslu bölge vardı. Bu Kafkas-Rus savaşı değildi, çünkü Kafkasya ve Rusya’nın yekpare bir karşı duruşu yoktu. Toplumun büyük kısmı ve sakinleri ve askeri aristokrasi güçlü Rusya imparatorluğunun otoritesini kabul etti ve hatta bu yeni yönetimden Rusya imparatorluğuna hizmet ederek yarar sağlamak istedi.

Bu daha çok Adıge halkları arasında iç savaştı. Adıgelerin bir bölümü yeni güçlü Rusya imparatorluğunu destekledi, onlar kazandı. Bir kısmı ise alışkanlık üzere eski zayıf Osmanlı imparatorluğunu destekledi; onlara Osmanlı imparatorluğu ile birlikte kaybetti. Ama hiç kimse bunun Çerkes halkının büyük trajedisi olduğunu tartışmıyor.

Özel ilgi nesnesi; Çerkes diasporası. Diaspora ikilem pozisyonunda. Çerkesler orada tarihle ciddi şekilde yaralandı. İnsanlar kendi kendilerine, dedelerinin Kafkasya’dan gittiklerinde feci bir hata yaptıklarının şuurunda, çünkü onlar vatanları dışında dillerini kaybetti, aydınları yok. Onun rolünü kabul ederek Rusya’da kalanlar ise devlet kazandılar, gelişebildiler, dillerini geliştirebildiler, onların kendi milli tiyatro, sinema, gazete, televizyon, üniversiteleri var. Ve tüm bunlar Sovyet ve Rusya bütçe paraları ile oldu. Ama diaspora bu hatayı kabul edemez. O zaman dedelerin trajik hatası nedeni ile birilerinin Osmanlı imparatorluğuna düştüğü ortaya çıkacak. Dedelerinin hatasını kabul etmek, Osmanlı ve Türkiye yönetimlerinin baskılarının aksine kendi varlığını Adıge olarak korumaya çalışmış ve çalışmakta olan diaspora için çok zor. Bundan dolayı onların bu felaketi, sahte tarih yolu ile haklı çıkarması lazım. Üstelik onlar için bu uydurmayı Osmanlılar, Türkler, Amerikalılar düşündü. Bizim görevimizse diasporanın milli bilincini değiştirmek, tarihi gücenikliğe son vermek. Buna, Rusya hamiliğinde Adıge-Çerkes ve akrabaları Abhazların kendi varlıklarını korumuş olmaları, Adıgey, Karaçay-Çerkes, Kabardey-Balkar, Abhazya’da kendi devletlerinin olması yardım etmeli. Kendi parlamentoları, bayrakları, milli marşları, armaları, aydınları, TV, gazete, kitap yayıncılığı, dilleri var.


Rusya Adıgelerin kendi evlerinde oldukları dünyanın tek yeri. Bundan dolayı bizlerin dünyadaki Çerkes diasporasına Rusya’ya eleştiriden Rusya halkları diasporası statüsüne geçmesinde yardımcı olmalıyız. Çerkes diasporası, Rusya Abhazya’yı koruyup tanıdığı 2008 sonbaharında destekledi. Biz o zaman Çerkes diasporası temsilcileri ile birlikte Strasbourg’da Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi önünde, Rusya, Gürcistan, Abhazya ve Güney Osetya ilişkilerinin görüşüldüğü esnada Abhazya ve Rusya bayrakları ile eylemde durduk. 2008 sonbaharında doğan bu Rusya’nın Abhazya ve Çekres diasporası ile siyasi birliğini geliştirmemiz ve sağlamlaştırmamız lazım.


Kafkasya’nın kundaklanması planı özellikle turuncu devrimin dağılmasının ardından Çerkes meselesine yönlendirildi. Güney Osetya’daki savaşın ardından Gürcistan’ın aynı zamanda Çerkes problemini kızıştırma operatörü olmak isteği ortaya çıktı. Koalisyon şöyle oluştu ‘Saakaşvili- Estonya ve Polonya Rusfobyaları’. Halbuki Estonya’da Adıgeler, Estonyalı olmayan ülke vatandaşlarının büyük çoğunluğu gibi ‘vatandaş olmayan’ statüsüne sahipler. Estonyalılar için onların hepsi Rus. Korkunç, neden Estonya hükümeti Estonya’daki Adıgelerin hakları için mücadele etmiyor? Bu güçlerin minimum-görevi- skandal başlatmak. Daha iyisi Soçi’deki 2014 Olimpiyatlarını suya düşürmek. Maksimum görev, bölgede Çeçenya modeli savaş başlatmak. Ve burada Adıgelere kazanan rolü değil, ete özdeş patlayıcı rolü atanıyor. XIX. yüzyılda zaten böyle olmuştu.

Duma’da henüz program yok, ama gerekli olduğuyla ilgili açık bir anlayış ve düşman bilinci var: Saakaşvili ve dostları- Estonya-Polonya Rusfobyaları askeri suçludur. Ve onun planlarını boşa çıkarma siyasi iradesi var. Bu programın amacında öncelikli olarak provokatörler ve güvenilir eğitim tonunu belirleyecek olan araştırma ağı ile çalışmaya girmek olmalı.


Geçenlerde yayınlanan Andrey Epifantsev’in ‘Bilinmeyen Kafkasya savaşı. Adıgelerin jenosidi oldu mu?’ kitabı var. Tamamıyla hareketinden sorumlu, kaliteli, onu örnek olarak almak mümkündü. Önemli olan aşırıdan kaçınmak. Problem hakkında susmamalı, ama sert ifadelere de izin vermemeli. Bize, tarihi gerçekleri temel almış ve halklar arasında düşmanlığı uyandıran değil halklar arasında dostluk ve karşılıklı anlayışı uyandıran tarih lazım. Bu aynı zamanda tarihe Avrupa günümüz yaklaşımıdır. Ve bu bizim sahte tarihin tahrif edilmesiyle mücadele komisyonumuzun çalışma ideolojisidir. Ve bu ideolojiye bağlı olarak bizlerin XIX. yüzyıl Kafkasya savaşları trajik olaylarının öğretilmesini organize etmemiz lazım.

http://www.ajanskafkas.com/haber,25056, ... olmadi.htm

_________________
Candan önce Onur gelir
cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk makale link sohbet chat izle uzunyayla download kimdir nedir nasıl kabardey besleney şağsığ abzeh abzex hatukoy ubıh elbruz mit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: MARKOV: JENOSİT OLMADI
İletiTarih: Cmt Kas 13, 2010 9:32 am 
Çevrimdışı
Yönetici
Yönetici

Kayıt: Cum May 18, 2007 1:26 pm
İleti: 2219
Çerkeslerden Markov ve Makarov'a yanıt

12/11/2010 07:56 “Washington'ın Çerkes haritası” yazı ile Çerkes svil toplum örgütlerini hedef alan İlya Makarov ile Gazeta Yuga’ya verdiği demecinde Çerkes soykırımının olmadığını ve bunun geçmişte Osmanlı şimdi ABD’nin Rusya’ya karşı iç savaşı körükleme bahanesi olduğunu öne süren Sergey Markov’a Krasnodar Kray Adıge Khase temsilcisi Asker Soht yanıt verdi. Nart Ajansa konuşan Soht, bu tür yazıları kaba inkar siyaseti ve cehaletin ürünü olarak değerlendirdi.


Asker Kazbekoviç, son zamanlarda Çerkes diasporası ile milli-kültürel alanda yapılan aktif irtibatlara karşılık Rusya medyasında bu gelişmelerle ilgili oldukça olumsuz ve sert yorumlar yer alıyor. Bazı Rusya internet yayın organlarının bu tonunun sebebi sizce nedir?


Gerçekten Ekim 2010’da Bursa’da Marmara bölgesi Kafkas ve Çerkes sivil örgütlerinin bir kongresi oldu, katılımcıları sırf Çerkes örgütü olarak yapılanma ve tüm milli-kültürel problemler hakkında Rusya Federasyonu resmi kurumları ile karşılıklı çalışmalar inşa etme isteklerini dile getirdiler. Bu karar kasımda tüm Türkiye’nin Çerkes örgütlerinin katılımıyla Ankara’da yapılan kongrede büyük çoğunluk tarafından desteklendi. Onlar tarafından oluşturulan başvuru, Türkiye’ye Rusya ders kitapları, Rusya öğretmenlerinin gönderilmesi, milli-kültürel alanda etkileşim konularına sistem kazandırılması ile ilgiliydi. Tüm bunlar bazı Rusya gazetecilerinin negatif tepkilerine neden oldu. Özellikle İlya Makarov ‘Washington’un Çerkes haritası’ makalesinde Çerkes örgütlerini ‘bundan sonra Türkiye Çerkesleri Rusya yanlısı Abhazlar ve diğer halkların ‘yükü’ olmadan bağımsız hareket etmek istemekle suçladı.

Buna bağlı olarak şuna dikkat çekmek isterim. Türkiye’deki Abhaz örgütleri daha 2009’da Türkiye Kafkas örgütleri yapısından ayrıldı, yapılandı ve faaliyetlerini Abhazya hükümeti ile işbirliği şeklinde gerçekleştiriyor.

Günümüz Kafkas örgütleri Kafkasya’nın birçok halklarının temsilcilerini birleştiriyor. Onlardan bazılarının Rusya Federasyonu yapısı içinde kendi egemen devletleri, cumhuriyetleri var.

Çerkes örgütlerinin yapılanması yurttaşlarla ilgili Rusya yasamasındaki değişikliğe ve kanun kurallarının uygulanması beklentilerine bağlı. Bu yönde büyük çalışmalar sürüyor. 2010 sonuna kadar, diasporanın kendisinin istekleri göz önüne alınarak somut işbirliği programları hazırlanacak. Benim değerlendirmelerime göre, 2011’de ülkemizin devlet ve sivil kurumlarının Çerkes diasporası işbirliği sisteme girecek.

Aynı zamanda, Türkiye’nin Çeçen, Dağıstan, Gürcü, Azeri diasporasını İlya Makarov’un Rusya yanlısı veya Rusya karşıtı değerlendirme sistemi üzerine karakterize etmek istemem. Bu yabancı bir devletin vatandaşlarına yönelik çok yanlış bir şeydir. Ülkemizin 6 halkı eğer itaat derecesine göre, örneğin ABD’ye karakterize edilmesi bizden hiç birimizin hoşuna gitmez diye düşünüyorum.

Negatif değerlendirmeler ve oldukça sert ifadelere gelince, bence bu son zamanlarda bazı yayın organlarının stiline dönüşmüş olan şoven duyguların bir sonucu.


Sergey Markov’un Gazeta.Yuga’da yayınlanan ‘Jenosit olmadı’ makalesini nasıl yorumluyorsunuz?

Markov’un makalesinin adı bir tarihçi olarak bana 1918-20’de ‘Tanrı yok’ sloganı ile Petrograd’da yapılan mitingleri hatırlatıyor. Bence bu yazılar da bu aynı seriden. Ülkemizin tarihi bilimi. Sergey Markov’un Çerkes tarihi konusundaki araştırmalarını bilmiyor. Aynı şekilde bilim dünyasında onun tavsiye ettiği araştırmacı Andrey Epifantsev’in olmadığı gibi. Markov’un milyonlarca Çerkes’e Çerkes tarihini öğretme iddiası da sadece gülünç. Eğer birileri halkımızın entelektüel tabakası olmadığını, bizlerin kendi geçmişimizi değerlendirme durumunda olmadığımızı, onun büyük ve trajik sayfalarını bilmediğini düşünüyorsa, bu insanların eşitliği sorusu ortaya çıkıyor. Tüm bunlar agresif cehaletten başka bir şey değil. Bence bu tür ‘entelektüel’ iç dökmelerin tek bir amacı var, yapılacak seçimler öncesinde seçmenleri harekete geçirmek. Üzüntüyle kabul etmek gerekiyor ki, ülkedeki istikrar kolaylıkla bazı kişilerin mevcut siyasi çıkarlarına kurban ediliyor.

Yurtdışındaki yurttaşlarla ilişkiler konusundaki Rusya yasamasında değişiklik, çok milyonlu Çerkes diasporası ile sistemli işbirliği oluşturulması ülkemizdeki birçok politikacının istemediği sır değil. Ama açıkça Putin’in Parlamento ve Devlet Başkanı tarafından desteklenen insiyatifine karşı çıkma kararlılığı yok. Bundan dolayı 2014’de Soçi’de yapılacak Olimpiyatlar çerçevesinde dolaylı bir ifade kullanılıyor. Tüm bu eleştiriler gayretle, Soçi’de Olimpiyatların yapılmasının ülkemizin tüm Çerkes örgütlerince desteklediğinin fark edilmemesine çalışıyor.

Kaliforniya Çerkes Derneği (ABD), Ürdün’deki Çerkes Derneği (Amman), Suriye’deki Çerkes Derneği (Şam), Türkiye’deki Kafkas Dernekleri Federasyonu (Ankara), New Jersey Çerkes Derneği (ABD), İsrail Çerkes Yerneği (Kfar-Kama), Avrupa Çerkes Kültür Federasyonu (Almanya) da bizimle dayanışma içinde.

Ama tüm bunlar bilinçli ve amaçlı olarak görmezden geliniyor. Bence bu enformasyon eylemlerinin amacı, Çerkes diasporası şahsında düşman oluşturmak. Ama tüm bunlar ülkemizin devlet politikasına kökten aykırı ve bundan dolayı da gerçekleştirilme şansı yok. Devlet Duma milletvekili, sivil birlikler ve dini örgütler Komitesi Başkan yardımcısı S. Markov’un tek bir kez olsun, birkaç yıldır açıkça kınadığı problem hakkında hiçbir Çerkes örgütü ile görüşmemiş olması garip değil mi? ÖZ/FT


http://www.ajanskafkas.com/haber,25058, ... _yanit.htm

_________________
Candan önce Onur gelir
cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk makale link sohbet chat izle uzunyayla download kimdir nedir nasıl kabardey besleney şağsığ abzeh abzex hatukoy ubıh elbruz mit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 2 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 1.973s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.