Bandırma Sığırcı Kabardeyleri Yöredeki diğer Çerkeslerden 40-50 sene sonra gelmişler o bölgeye.Manyas Gölünün kenarına yerleşmişler.Fakat yöredeki Çerkeslerin (Şapsuğg,Abzeh,Ubıh) Lisanından çok farklıymış dilleri.Bir Müddet dışlanmışlar,pek komşu Adiğe köyleri bunlarla ilgilenmemiş.Yinede arasıra denk geldikce konuşuyorlarmış,az buçuk anlaşıyorlarmış.Hatta kendi aralarında bunlar nasıl Adiğe bir türlü tam konuşamıyorlar,bizlerle tam anlaşamıyorlar diye merak ederler,sonrada bunları Ruslar çok fazla dövdü,korkuttu,dilleri tutuldu ondan sonra buraya yolladı zavalıları, onun içinde kendilerini anlatamıyorlar çoğunlukla,acaip acaip sesler çıkartıyorlar her hal diye de acımaya başlamışlar.
Bu acıma duygusuylada yinede Kaberdeylere daha bir destek çıkar yardım ederlemiş.Kaberdeylerde geldikleri bu yeni yere yeni yeni alışırlar,geçim yolları ararlar,hayatlarını sürdürürmüş.Ceremed adlı bir Kaberdeyde Gölün kenarını keşfetmiş,etraf köylülerinin balık avlamalarına merak sarmış,çaktırmadan bir kargı ucuna ip baylar,ipin ıcınada tel bir çengel daha sık söğütlük alanın yanına yol alır Göle salladığı iple yanında köpeği Harazla satlece öyle bekler,balık gelmesini beklermiş.Tabi tel çengelciğe canlı sürüngencikler takmadığı içinde çoğu zaman hiç balık tutmadan akşamlarmış.İçindende ''Wallaha bir gün bu işi muhakkak becerecem''dermiş.
Daha bir balık tutmada Usta olan Cıvar köyün Çerkeslerinden, bir Şapsuğlar bir Ubıhta iki arkadaş sandalla Göle açılıp balık tutarlarken bu gariban Kaberdeyin hallerini takip ederler çok üzülürlermiş. Ubıh dayanamamış''Sigoşt bu Kaberdey bir daha her gelişinde suya atlayıp su altından oltasına balık takacağım,öyle mahsun kalmasına gönlüm el vermiyor''demiş.
Ertesi gün bizim Kaberdeyle köpeği yine gelmiş,Kaberdey oltasını göle sallamış kendi kendine,köpeğine hitabende''Wallaha Haraz bu gün şeytanın bacağını kıracağız,bana öyle geliyor''demiş.Ubıhla arkadaşıda sandalını sık söğütlüğüe gizleyip,sandaldan aldığı balığı klada Ubıh göle atlamış,bir iki kulaçta suyun altınadan giderel balığı oltaya takmış,hafifcede çekeliyerek Kaberdeye hissettirmiş.Kaberdey oltayı sudan çekmiş bir coşmuş,bir coşmuş arkadaşı Haraza sarılıp,''Sigoşt ben sana demiştim şeytanın bacağını kıracağız diye,bak başardık''demiş.Kaberdeyin ikici olta atışına Ubıh aynen suya dalıp bir balık daha takmış,bu işlem akşama kadar 5-6 kere tekrarlanmış Ubıh tarafından.Kaberdey köyüne artık her akşam kovası balık dolu gider,bahçelerdeki akşam sohbetlerinde yanında arkadaşı,köpeği Harazla etrafındakilere bir hava atarmış bir hava.Artık köyde ona balıkcı Celemed denmeye başlanmış.Celemedin köy sokaklarında yürüyüşünün bile bu başarısından dolayı değiştiği söylenir olmuş.
Her neyse,Celemedin keyfi iyi tabi,Ubıhında ona balık yetiştirmekten hali dermanı akşamları yatağa takatsiz düşüşünden besbelliymiş.Ubıhın arkadaşı Şapsuğda Ubıha çekişirmiş''Yaw şunu alıştırma dedim,yavaş yavaş öğrenirdi,şimdi birde zavallıyı bir havalara soktun,köyünde bir itibar görüyormuş,bir itibar,herkes ona Balıkcı Celemed diye seslenir olmuş''Tabi Ubıhın yapacağı bir şey yok,kendi başına iş açmış.
Yine Kaberdeyin ve arkadaşı Harazın balık avına çıktığı bir gün.Ubıh ve Şapsığında sandalını söüğt altına çekip görev ifasını beklediği bir gün.Kaberdey oltasını suya sallamış,Ubıhta elinde koca bir alabalıkla sandalından suya dalmış.Suyun altından Kaberdeyin oltasına ilerlemiş,fakat Celemetin olta su altında bir söğüt köküne takılmış,boyna misineye asılıyormuş Celemed oltasını kurtarmak için.Ubıhta yardım için köke yaklaşmış,balık ağzında,Ubıh su altında,Celemed oltaya asılmakta derken olta kökten kurtulmuş fakat Celemet misineye asıldığı için yukarı çıkış anında Ubıhın gözüne girmiş çengel kısmı ve gözü çıkarmış,göz oltada yukarı Celemede doğru yükselmiş misine.Celemed balık beklerken birde bakmüş oltada yeşil bir göz.Suya bakmış kan dairecikleri.Şaşırmış.''Halla halla bu nasıl bir balık,yeşil ve kırkayak gibi (Kirpikler) ayaklarıda var,bu yenmez herhal,küçücük bir şey amma kanlı canlıda bak hala su kan kırmızı'' demiş,amma balığın ne olduğunu bir türlü çıkaramamış ve ''Yaw bunun ne balığı olduğunu bilse bilse Köyün Thamedesi Hacımugo bilir,oa bir sorayım''deyip,Ubıhın gözünü ayrı bir su dolu Kıbaya koymuş ve köyün yolunu tutmuş.
Ubıh bu arada etraf kıpkırmızı bir dünya,can acısı dayanılmaz bir halde,zor bela sandalına kadar yüzmüş,arkadaşı Şapsuğ onu sandala çekmiş,gördüğü manzara karşısında dehşete düşmüş,''Ah be Sigoşt bunu alışkanlık haline getirdin.Hadi bir kere üç kere beşkere,bir son veremedin bu işe,bak ne oldu,olan sana oldu.Kör kaldın şimdi işte''Ubıh acıyla kıvranmış,bir aynada kendine bakmış,yarasına yanmış,giden gözünün derdine feryadı basmış.
_Çabuk Sigoşt Kaberdeye (Sığırcıya),hergele oltayla gözümü çekti,zor bela gördüm,söğüt parçası zannettiydim,göz onda atmadan alıp şunu yerine takalım.Şapsuğ,''Ah be Sigoşt,giden gitti,köstekli saatmi kemerine takıcan,giden göz sgoşt,kopan kol yerine takılırmı,bunun gibi işte''
Ubıh inat etmiş,''Takılmasada gözümü o Kaberdeye yedirmem,alıcam ondan gözümü''demiş ve iki arkadaş sandallarını Sığırcı istikametine sürmeye başlamış.
Bu arada Celemed gözü Thamedeye götürmüş,Xase kararı almış Thamede,gözü koymuşlar masa üstüne.Ubıhın gözü hakkında alınacak muhakkak Vunafe.Thamede bakmış göze,parmaklarıyla dokunmuş,akına,bebeğine,Kirpikleri hissetmiş parmak uçlarında.Ve:
-Allah Allah bu acayip bir balık.Kago (L'hapago) balıkcılarda bu renkte,bu sıklıkta tüğleri olan bir balık görmedim.Bu Celemed çok büyük bir balığın gözü muhakkak.Sen onun için çok asıldın,kendini çıkaramadın su yüzüne ancak gözü çıktı,geldi sana.Yenirmi,yenmezmi,helal avmı,değilmi bilemeyizki.Onun için bunu haram kabul edip ya toprağa gömeceksin,yada ver köpeğin Haraza yesin,bize haram olam mahlukata değildir tabi.
Toplantıdakilerde,Thamede doğru söylüyor diye onaylamışlar kararı.Celemed bir göze bakmış,bir Thamedeye.Bir Türlü kıyamamış göze.Thamedeye,''Thamedem bu gözde bir hikmet var gibime geliyor,bir ısındım bu göze.Bana çok sıcak içten bakıyor.Ben bunu devamlı temiz bir suda tutup,kendi kendine bir tuaf olana kadar hatıra olarak saklaya bilirmiyim,ne bilim kıyamıyorum hayvancağıza''.
Thamede Celemede bakmış,düşünmüş,dudak bükmüş.''Olur'', demiş Celemede ''yanlız bu yinede çürür mürür.O zaman toprağa gömesin mubareki,Allahın her yarattığı mubarektir çünkü,saygı duymak lazım''
O sırada toplantı yapılan odayı Ubıh ve Arkadaşı basmış.Paldır küldür odaya dalmışlar,Ubıhım bir avucu kör kalan gözünü tutuyor,başlamış Ubıh derdini anlatmaya,Şapsuğda ortalığı idare etmeye,Ubıhı sakinleştirmeye çalışıyor.Thamede bu kuralsızlığa kızmış,usulü kaideyi bozan Xabze yoksunu kabul ettiği bu iki kişiyi bir işaretle Kaberdey delikanlılarına tutturmuş.Şapsuğ derdini anlatıyor,durumu izah ediyor,Ubıh ''Gözümde gözüm'' diye bağırıyormuş.
Thamede ağırlığında ısrarlı,''Bu ne densizlik,Xaseye usulsüz girdiniz,bu bir baskındır,Thamedeleriniz gelene kadar,buna çözüm bulana kadar tutuklusunuz'' demiş.Şapsuğ durumu anlatmaya çalışıyor,lehçe farkından bir türlü kendilerini,durumu izah edemiyormuş.Ubıh gözünü gösteriyor,bir yandanda ''Gözümü istiyorum'' diye bağırıyormuş.Thamede ''Yaralı ölüm döşeğindede olsa Xabzelere göre hareket eder'' demiş ve bu iki arkadaşı kapattırmış,iki görevliyide köylerine yollamış Thamedelerine haber salmak için.(Manyas/Salur)
Celemedde gölden tuttuğu gözü saklayacak ya,su dolu kırbanın içinde göz, odanın içinde o köşeye bu köşeye saklamaya çalışıyormuş.Kokusundan dolayıda köpeği Haraz devamlı kırbayı takip eder yemek için musallat oluyormuş.Celemed Kırbayı saklıyor,Haraz kokunun izini sürüyormuş.Bu arada saatler geçmiş,Ubıhın köyünün Thamedeleri gelmiş,her iki tarafında şiveleri farklı zor anlaşmışlar,ortada çok acı verici hikaye var Ubıh ve arkadaşını af etmişler,mahkeme kurulmuş,taraflar dinleniyor,her şey açığa çıkmış,Ubıhın fedakarlığı,Celemedin Usta balık avcılığının hüsrani hali.Bütün bu konuşmalar arasında tabi Celemed Ubıhın gözünün olduğu Kırbayıyla ilgilenememiş,çünkü cemiyetten ayrılamazmış,konu onunla ilgil tabi.Ubıhta gözünü istemekte ısrarlı.Her iki tarafın Thamedeleride:''Yav'' demişler''olan oldu göz gitti'' amma Ubıh, ''olsun göreyim içim rahat etsin'' diye tutturmuş.Her neyse Celemede, ''gözü getir'' demişler.Celemed önde,Ubıh arkada evin içinde gözün olduğu su Kırbasını aramaya başlamışlar.Celemed Kırbayı Harazdan saklarken bir sürü köşeye bucağa koyduğu için yerini bilememiş.Ubıhta bir yandan çekişiyormuş Celemede''İyilikten Maraz doğar diye buna derler,gözden olduk,bir de gözümüzü göremiyoruz,bir gözü bulamadın''Bu arada Celemed su kırbasını bulmuş,evin sediri altında olduğunu hatırlamış,ama ne görsün Haraz Kırbayı devirmiş,gözüde bir güzel yiyiyormuş.Çaresiz''Sigoşt ben bulamadım gözünü amma Haraz bulmuş,icabınada bakmış bile'' demiş...
O günden sonra Manyas Salur Kasabasında Ubıhın Lakabı Kaberdeyin Körü kalmış.Kaberdey Celemedin Lakabıda Sığırcıda alay konusu olumuş,Ubıhın Balıkcısına dönmüş.Hatta Kaberdey Celemed bunu hazmedemeyip Bursa Kemalpaşa KaraOrman Köyüne göç ettiği söylenir.
Vede bu olaydan sonra Salurlu Ubıhlarla Kaberdeylerde bir kaynaşma başlamış,esaslı olarakta balıkcılığı Kaberdeylere Ubıhlar öğretmiş derler.
Sanırım bu hikaye1920- 1930'larda falan olmuş,dinlediğim kadarını hikayeleştirdim,akışkanlık kazandırmak için.Aslına bağlı kalmaya çalıştım.Anne tarafımdan (Salurlulardan) dinlerdim genellikle...