Bir Kaberdey köyünde üç arkadaş karar vermişler ava çıkacaklar.Akşam üstü köy meydanında bir araya gelmişler.İkisi avlanacak diğerinede taşıtacaklar.Diğerinde Avheybeleri çıkmışlar yola.Tavşan yuvalarını bulmuşlar.Bir çok delikleri tutup bir yerden dumanı vermişler içeri çıkanı avlamışlar, atmışlar heybelere.Her neyse geyik denk gelmiş vurmuşlar,sülün denk gelmiş vurmuşlar arazide epey ilerlemişler.Bir bakmışlar büyükce bir mağra ağzı.
Avcı olan iki kişi yükü taşıyana.
_Sigoşt, biz mevziye yatıyoruz, büyük bir torba varsa ağzını mağra kapısına doğru açalım, hayvanı ürkütücez, kaçıcak olursa torbanın içine girsin telaşla. demişler.
Avları taşıyan heybeden koca bir harar çıkarmış.
_Yaw sigoştlar ben ne olur ne olmaz diye bu hararı getirdim isteseniz bunun ağzını mağraya doğru tutalım bu kadar büyük mağaradan büyük av çıkar.... demiş.
Avcı olanlar. ''Tamam haklısın o zaman, bu çok büyük'' diyerek biri çuvalın ağzının diğer tarafına geçmiş,öbürü öbür ucunu germiş,gerili vaziyette hararın azını açık halde şişirmişler,direk gibi dikilmişler.Tek kalan avcı yere uzanmış, tam Mağara kapısını ortalayarak içeri bir iki el ateş etmiş, hayvan ürküp telaşla çıkarak hararda kapanlansın diye.
Ertesi gün Kayseri gazetesinde bir haber çıkmış.Uzunyaylanın köylerinden olan üç avcıyı Tren ezdi.......
