[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4370: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4372: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4373: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4374: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
 YAŞAMDAN BÖLÜK PÖRÇÜK KESİTLER




ANASAYFA  |   KAYIT OL  |   SOHBET  |   ÇERKES MÜZİKLERİ  |   ÇERKESBUL  |   SÖZLÜK  |   LİNKLER  |   KİRİL KLAVYE  |   BASINDA ÇERKESLER  |   SİTENE EKLE  |   İLETİŞİM

YAŞAMDAN BÖLÜK PÖRÇÜK KESİTLER

YAŞAMDAN BÖLÜK PÖRÇÜK KESİTLER

İleti PauKaF » Pts Arl 24, 2012 8:12 pm

YAŞAMDAN BÖLÜK PÖRÇÜK KESİTLER…

24 Aralık 2012 Pazartesi Saat 01:17

Ömür dediğimiz su gibi akıp giderken, arada bir kayda değer anlar da olmuyor değil.Bu yazımda son bir iki hafta içerisinde yaşadığım bu anları sizlerle paylaşmak istedim.

İki hafta kadar önce Maykop Puşkin tiyatrosunda Mamiy Yerecib’in ‘’Psetlihoher’’ adlı piyesi sahnelenecekti. Piyes yaklaşık kırk yıldır oynanıyordu ve ben de iki kez izlemiştim. Bu yüzden gitmek istemedim ama arkadaşlarımın ısrarı üzerine gitmek zorunda kaldım.Giriş için zor bilet bulduk. Salon tamamıyla dolmuştu.İzleyicilerin büyük bir kısmı tıpkı benim gibi oyunu birkaç kez izleyenlerden oluşuyordu. Eser, Adiğe köy insanının duygu,düşünce ve davranış biçimlerini dile getirmede başarılı olmuş olmalı ki yıllardır kendisini izletebiliyordu.Adige tiyatrosunun da baş klasiklerinden olmuştu.

Bundan bir hafta kadar sonra yine aynı tiyatroda beş tiyatro sanatçısının 50. sanat yılı kutlamaları vardı. Bu olayın biraz geçmişine bakacak olursak 50 li yıllarda Adiğe tiyatrosu için sanatçı yetiştirilmek üzere yetenekli gençler seçilerek Moskova’ya gönderilir. Bu gençlerin 22 si eğitimlerini tamamlayarak 1962 yılında Maykop’a dönerek tiyatroda çalışmaya başlarlar. 22 tiyatrocunun arasında vefat edenler olduğu gibi başka mesleklere geçenler de olmuş. İçlerinden beş tanesi ise (Çapay Murat,Çiç Yura,Varpoko Aslan,Vustoko Muhtar,Perenuk Çatib) elli yıldır sahne çalışmalarını sürdürüyorlar.Sanatçılar çeşitli kurum ve kişilerce ödüllendirildiler ve izleyicilerden de ayakta bolca alkış aldılar.

Törenin bitiminde Çapay Murat’ın “Makam esirleri” adlı komedisi oynandı. Yazar,günümüz Rusyasında ve de Adigey’de bürokrasi çarkının nasıl rüşvetle döndüğünü,çeşitli çıkar beklentileri olan kişilerin yöneticilere nasıl dalkavukluk yaptıklarını oyununda çok açık bir şekilde dile getirmiş. Oyun gereği, cumhuriyetin başbakanı bir köyü ziyaret eder. Köy halkı başbakanı evinde ağırlama yarışına girişir. Oyun kahramanlarının her birinin başbakandan bir beklentisi vardır. Kimi bakan, kimi fabrika müdürü olmak istemektedir. Başbakanın cebini parayla doldururlar ve kendisine methiyeler düzerler. Bu esnada başbakana bir telefon gelir ve görevden alındığı söylenir. Bir süre önce düzülen methiyeler hakaret, küfür ve tartaklamalara dönüşür. Oyunun sonuna doğru başbakan tekrar göreve iade edilir,aynı kişiler yeniden dalkavukluk yapmaya başlamalarıyla oyun biter. İzleyiciler arasında bulunan Adigey Başbakanı da oyunu büyük bir olgunlukla izler ve sonunda oyuncuları tebrik eder.

****
15 Aralık günü ise bir cenaze töreni nedeniyle Penehes köyünde idik.Adiğe dünyasının bilinen simalarından Çemişö Gazi’nin annesi doksanlı yaşlarda vefat etmişti.Çemişö Gazi bakanlık ve başka devlet hizmetlerinde bulunmuş,sivil toplum kuruluşu Adiğe Xase-Çerkes Parlamentosu’nda görevler almış,Yugoslavya’da çıkan iç savaş esnasında Kosova Adiğelerinin ana vatana getirilmesini başaranların başında yer almıştır.Vatana dönüş yapanların tanıdığı ve sevdiği bir isim olması nedeniyle cenazeye repatriyantların da yoğun katılımı vardı.

Maykop’a yüz elli kilometre uzaklıktaki Penehes köyüne geldiğimizde cenaze evinde gördüğümüz manzara etkileyiciydi. Geniş bir avlunun içinde orta büyüklükte iki ev yer alıyordu.Evlerin önündeki meydan taşla kaplanmıştı.Cenazeye katılanların hava şartlarından etkilenmemesi için alanın üstü bir hafta önce kapatılmıştı. Kapıdan avluya girildiğinde 25 metre kadar karşıda cenaze sahibi olarak Çemişö sülalesinden olanlar ayakta dizilmiş olarak duruyorlardı. Taziyeye gelenler guruplar halinda gelip cenaze sahiplerinin beş metre kadar önunde duruyor, bu esnada imam dua okuyor ve el sıkmak suretiyle başsağlığı dilendikten sonra guruplar avludaki yerlerini alıyorlardı. Her şey geleneklere uygundu ve tam bir Adiğe cenaze töreniydi. Ben ve arkadaşlarım bu töreni fotoğraflayamadığımız için üzülmüştük.

Burada üzüldüğümüz bir başka nokta ise Çemişö ailesine ait geniş avlulu bu güzel evlerde kimlerin oturacağı konusuydu. Müteveffanın en büyük oğlu Gazi Maykop’ta oturuyordu.Kardeşleri Hazret ve Eyüp elli yaşlarını geçmiş ve halen bekardılar. Kız kardeşler de evlenerek kendi yuvalarını kurmuşlardı. Bu durum tabii ki sadece bu aileye özgü değildi. Etrafımıza baktığımızda bu şekilde evlilik yaşını geçirmiş ne çok insanımız olduğunu görüp üzülmemek mümkün değil.Üstelik bunların arasında ulusal sorunlarımıza duyarlı olanların sayısı da az değil. Atalarımızdan devraldığımız dil ve kültürümüzü kendimizden sonraki kuşaklara aktarmadığımız gibi onların evlenme, aile kurma ve çok çocukluluk gibi güzel alışkanlıklarını da terkederek büyük bir vebal altına girmiyor muyuz?

Gitmiş olduğumuz mezarlıktan da bahsetmeden geçmek olmaz. Mezar taşlarına göz gezdirdiğimde yaş ortalamalarının düşük olduğunu gördüm.Yetmiş yışın üzerinde yaşayanlar tek tüktü. Hağurlardan Seferhan ismindeki kadın 99 yıl yaşamıştı.Kafkas insanı uzun ömürlü olarak biliniyorsa da mezar taşları bunu doğrulamıyordu. Dilini,geleneklerini,evlenme ve aile olma alışkanlıklarını kaybeden bir halkın uzun ömürlülüğünü koruması da beklenmemeliydi.Zira uzun ömürlü olmak da Çerkes yaşama ve beslenme tarzının bir sonucu değil miydi.?

Cenaze defnedildikten sonra İş adamı ve Adigey Parlamentosu milletvekili Çermit Muhdin bizi kendi köyü Enem’e davet etti ve birlikte yemek yiyip sohbet ettik. Bu esnada Suriye’den gelen 12 ailenin Penehes köyüne yerleştirildiklerini öğrenerek mutlu olduk.Çermit Muhdin NEF adlı dans gurubunu finanse ediyor.Bu gurup Türkiye ve çeşitli diyaspora ilkelerinde bir kaç kez gösteriler yaptı.Muhdin anavatan diyaspora ilişkilerinin geliştirilmesi için tüm gücüyle çalışıyor.Geçtiğimiz yaz Türkiye’den elli kişilik bir genç gurubunun anavatanı gezip görmesine öncülük etti.Tüm iş adamlarımıza örnek teşkil edecek biri olarak görüyorum Muhdin`i.

Cenazeden sonra Maykop’a dönüyoruz ve akşam kalabalık bir aile toplantısındayız.Tanınmış tiyatrocu Vucuh Mariyet çoğunluğu repatriyant çocuklarından olmak üzere 8-15 yaş arası 15 kadar çocuğa tiyatro çalışması yaptırıyor.Gurubun adı “Şığıjiy”.İleride bu gurubun başarılarını duyacağınızı umut ediyorum.Sözünü ettiğim aile toplantısında bu gurubun üyelerinden Merve, Neris ve Yusuf kendilerine öğretilen rolleri bizim için canlandırdılar ve Adiğe halk şarkıları da söyleyerek bizleri içmeden coşturdular.

Kayda değer olaylarımız işte bunlardan ibaretti. Hoşça kalın..
Шъопсэу.Шъотхъэж.

Çetao İbrahim
Cherkessia.net
PauKaF
PauKaF
Site Admin
Site Admin
 
İleti: 20494
Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
Konum: MUDAREY-Гъубжь

MAKALELER

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir