Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Cmt May 26, 2012 2:46 pm


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: TÜRKİYE’NİN FAY HATLARI
İletiTarih: Çar Kas 30, 2011 8:31 pm 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 20090
Konum: MUDAREY-Гъубжь
TÜRKİYE’NİN FAY HATLARI


Etnik fay hatları (Türkçülük, Kürtçülük, Çerkescilik vb.), Laiklik fay hattı (Hâlâ mahiyeti anlaşılamayan bir fay),yıllardır Türkiye’yi sarsan ve gerekli doğru tedbirler alınmadığı
takdirde daha pek çok sarsıntılara, depremlere, kırılmalara sebep teşkil edecek
olan iki türlü fay hattının olduğu artık herkesin malumudur. Bir kısım faylar
yer kürenin jeolojik yapısı gereği toprağın deriliklerinden gelen tabii fay
hatları; bir kısmı da taaa başından beri T.C. Devleti’nin yanlış temeller
üzerine kurulmasından kaynaklanan yönetim ve yaklaşımlardan dolayı zorla
oluşturulan Türkiye toprakları üzerinde yaşayan insanlar ve devlet arasındaki
sosyolojik ve tarihsel fay hatlarıdır.


Bu iki çeşit fay hattı ile ilgili tedbirlerin gereken hassasiyetler
gösterilerek sağduyu ve özenle daha fazla geç kalınmadan günümüzün bilim ve
teknolojisi ışığında alınması Türkiye’nin her yönden kalkınması, huzur ve güven
içerisinde olması bakımından fevkalade önemlidir. Geç kalındıkça bu fay
hatlarının kırılmasından doğacak depremlerin yol açacakları tahribatların da o
oranda daha büyük olacağı eşyanın tabiatı gereği bilinmekte ve yaşanan
olaylardan da açıkça görülmektedir.


Yıllardır depremler yaşandıkça, can ve mal kaybı görüldükçe jeolojik fay
hatları üzerinde konuşulup tartışılır da bu fay hatlarından çok daha zararlı
sonuçlar doğurması kaçınılmaz bir gerçek olan toprağın üstündeki sosyal ve
tarihsel fay hatlarından doğru dürüst söz edilmez ne yazık ki! Hatta bu
faylardan söz etmeye kalkışanlar olursa birileri tarafından derhal “Vatan haini
ve bölücü” ilân edilirler!..


Bu kısa girişten sonra, gelelim fay hatlarımızın yapılarına ve
özelliklerine:


Anadolu’nun jeolojik yapısı gereği fay
hatlarına göz attığımızda şöyle bir tablo
görülmektedir:


1- Kuzey Anadolu Fay Hattı: Saros Körfezi’nden Marmara Denizi’ne oradan
İzmit Körfezi, Adapazarı, Düzce, Hendek, Bolu, Çankırı, Amasya, Tokat, Erzincan
ve Erzurum’dan Van Gölü’nün kuzeyine kadar uzanan deprem
kuşağı.

2- Batı Anadolu Fay Hattı:
Büyük Menderes, Küçük Menderes, Gediz, Bakır Ovaları, Güney Marmara ve İç Batı
Anadolu’yu içine alan deprem kuşağı.


3- Güneydoğu Anadolu Fay Hattı: Hatay, İskenderun, Kahramanmaraş,
Malatya, Elazığ hattından Van Gölü’nün güneyine kadar uzanan deprem
kuşağı.


Bu üç fay hattı üzerinde bulunan yerler I. Derece deprem tehdidi
altındadır.


2. ve 3. derece deprem tehdidi altında olan yerleri de göz önüne
aldığımızda Türkiye topraklarının % 92’si, nüfusunun % 95’i, sanayi
kuruluşlarının kurulduğu yerlerin %92’si ve barajlarımızın büyük bölümü çeşitli
derecelerde deprem görülebilecek araziler üzerinde yer
almaktadır.


Söz konusu fay hatlarındaki kırılmalar neticesinde pek çok deprem
felâketi yaşanmasına rağmen hâlen Türkiye’nin elle tutulur bir deprem politikası
oluşturamadığı son yaşanan Van ve Erciş depremlerinde açıkça görülmüştür.


Eskiden deprem bölgeleri ve fay hatlarının nerelerden geçtiği bilinmezdi.
Hatta depremden korunulabileceği dahi düşünülemezdi. Dolayısıyla şehirler
rasgele yerlere, o günün şartlarına göre kurulmuşlar, yapılar da ona göre inşa
edilmiştir. Ama şimdi artık öyle değil; yerin altı da yerin üstü de biliniyor.
Depremden korunulabileceğinin bilinmesinin yanı sıra alınması gereken tedbirler
de biliniyor. Durum böyle olduğu halde hâlâ depreme karşı gereken tedbirleri
alamamışız ve depremden-depreme, deprem politikalarını konuşuyoruz ve o
konuşmalar da konuşulduğu gibi kalıyor. “…meli, …malı, …cek, …caklı…”
söylemlerin ötesine hâlâ geçilebilmiş değil.


Şu husus artık herkes tarafından biliniyor ki: Japonya örneğinde olduğu
gibi, yapılaşma depremden korunabilecek kalitede olursa bu felâketten korunmak
mümkündür. Fakat her türlü felâketten korunmak sadece maddi tedbirlerle mümkün
değildir. İşin bir de manevi tedbir yönü vardır ki; beklide bu her şeyden daha
önemli bir husustur. O halde Türkiye de depremlerle kaybedilen can ve malların
ağıdını yakmaktan kurtulmak ve gönül huzuru içerisinde halkını evlerinde
yaşatmak istiyorsa bu konuda bilimin ve teknolojinin gereklerini yerine
getirmelidir. Aksi takdirde “Allah korusun” daha çoook ağıt yakarız!..


Gelelim ikinci önemli sosyolojik ve tarihsel
fay hatlarına.


Bu fay hatları jeolojik fay hatlarından çok daha önemli ve tehlikelidir.
Çünkü devletin ve milletin varlığı-yokluğu, birliği-beraberliği ve kardeşliği
sözkonusudur. Kısacası Türkiye Cumhuriyeti’nin devleti ve milletiyle istikbali
meselesidir. Zira geçtiğimiz son 75–80 yıllık tarihimizde oluşturulan bu
sun’i-yapay fay hatlarındaki kırılmalardan dolayı bu milletin çekmediği kalmadı
neredeyse. Çünkü aynen jeolojik fay hatları üzerinde kurulan şehirlerin yanlış
yapılanması gibi Türkiye’nin yapılanması da yönetimi de gerçeklerden ve bilimden
(Tarih, sosyoloji, psikoloji, pedagoji bilimlerinden) tamamen soyutlanarak
sosyolojik ve tarihsel fay hatları oluşturacak yanlış mantık üzerine oturtulmuş
ve bu fay hatlarının oluşabileceği hiç hesaba katılmamıştır. Çünkü bu kuruluşta
ve yapılanmada sosyoloji, psikoloji, etnoloji, pedagoji ve tarih bilimlerine hiç
mi hiç itibar edilmemiş; “Biz yaptık oldu!” anlayışıyla kararlar alınmıştır.


Nasıl ki; jeolojik fay
hatlarının yerlerini değiştirmek mümkün değilse toplumun da sosyolojik, etnik ve
kültürel değerlerini, inanç ve ahlâki değerlerini vb. sosyal, kültürel
değerlerini “Ha” deyince değiştirmek mümkün değildir. Değiştirilmesi halinde de
faydadan çok zararlara yol açmaktadır. Çünkü eşyanın tabiatına müdahale eşyaya
da etrafa da zarar vermektedir.

Ne yazık ki, Türkiye
kuruluşundan bu güne kadar bu yanlışı yapmış ve olmazları oldurmaya çalışmıştır.
Devlet yapılanması ve yönetiminde yanlışlarından dönülmemesi ve olmazlardaki
ısrarların neticesinde bu gün hem Türkiye genelinde hem de muhtelif halk
katmanlarında birçok sosyal ve tarihsel fay hatları oluşmuş durumdadır. Beklide
bu faylar halkımızı daha kolay yönetebilmek, yönetimi ellerinde bulunduran elit
kesimin işlerini kolaylaştırmak adına bilinçli olarak da oluşturulmuş olabilir!
İşte sun’i olarak oluşturulan bu sosyal, kültürel ve tarihsel fay hatlarından
bazılarını şöyle sıralamak mümkündür:


1- Etnik fay hatları (Türkçülük, Kürtçülük, Çerkescilik
vb.)


2- Laiklik fay hattı (Hâlâ mahiyeti anlaşılamayan bir
fay),


3- Irkçılık fay (Ya sev ya terk et!) hattı,


4- Alevilik –Sünnilik fay hattı,


5- Haksızlık ve Hukuksuzluktan kaynaklanan fay hattı,


6- Atatürkçülük fay hattı,


7- Sömürücülük (Emeğin karşılığının verilmemesinden doğan) fay
hattı,

8- Bizden olanlar – Bizden
olmayanlar fay hattı,

9- İrticacılar, şeriatçılar-
İlericiler- Gericiler fay hatları vb. gibi pek çok fay hatları
oluşturulmuştur.

Türkiye, bu gün bu fay
hatlarından kaynaklanan sıkıntıların sancılarını çok yönlü olarak çekmektedir.
Sadece etnik kökeni inkârdan ve ırkçılıktan hortlayan PKK Terör Örgütünün
başımıza açtığı gaile sürecinde kıyılan canın, akıtılan kan ve gözyaşlarının,
ülkeye verdiği maddi zararın, daha da önemlisi birlikte yaşama ve kardeşlik
iradesine verdiği tahribatın haddi hesabı yoktur. Diğer fay hatlarındaki
kırılmaların da yıllardır bu halkın bünyesinde gizli gizli yaptığı tahribatların
bundan geri kalır yanı yoktur!

Jeolojik fay hatlarında
meydana gelen depremden korunmak nasıl bilim ve teknolojinin ışığında mümkün ise
yaşamakta olduğumuz sosyolojik ve tarihsel fay hatlarının kırılmalarından
doğacak zararları da bilimin, sevginin, saygının, hoşgörünün, dini ve ahlâki
değerlerimizin ışığında asgariye indirmek ve ortadan kaldırmak mümkündür. Başta
siyasi partilerimiz ve bürokratlarımız olmak üzere; yeter ki, yanlışlarda ve
hatalarda ısrar edilmesin.

Van ve Erciş depremlerinde
halkımızın gösterdiği dayanışma ve gönüldeşlik, anlayanlar için çok şey ifade
etmektedir. Demek ki; bu millet yanlış yönetimlerden kaynaklanan veya kasten
üretilen bütün bu sun’i fay hatlarının üstesinden gelebilecek samimiyete, akla,
hoşgörüye, maneviyata ve iradeye sahiptir.

Dersim Katliamı’nın
gündeme gelmesi dolayısıyla Sayın Başbakanımız Recep Tayip ERDOĞAN’ın devlet
adına özür dilemesinin fevkalade önemli bir adım ve erdemlilik olduğunu, akl-ı
selîm herkesin bu duruş ve yaklaşıma destek vermesi gerektiğini
düşünüyorum. Bu özür dilemenin T.C.
Devleti’nin halkına ve insanlarına karşı işlediği diğer zulümlerin ve
haksızlıkların da (Örneğin; Etnik kimlikleri ve kültürleri inkâr ve etmek,
halkın inanç ve manevi değerleriyle savaşmak, Çerkes Ethem’e ve İskilipli Atıf
Hoca’ya yapılan haksızlıklar vb.nin) bundan böyle düzeltileceği müjdesinin
habercisi olmasını temenni ediyorum.


Bu vesileyle, depremlerde
vefat edenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, geride kalan
depremzedelere de baş sağlığı dileklerimi sunuyorum. Bu felâketin acılarını
dindirmek için çaba gösteren devlet erkânına, dua eden, maddi ve manevi destek
veren halkımıza da şükranlarımı sunuyorum.

Rabbim bu ve benzeri bütün
felaketlerden ülkemizi, milletimizi, İslâm Âlemini ve bütün insanlığı korusun ve
sun’i fay hatlarının bertaraf edildiğini Türkiye Halkına göstersin.

Âmin.


28.11.2011


Mükremin ÖNER

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 12.006s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.