SUSTUMDağları aşıp geldi Zübeyir Bin Avam… Kutlu Nebi (s.a.v.) i görmek…. O na olan özlemini gidermek… kafasındaki sorulara cevap bulmak için...
Bütün sorulara da cevap buldu…. İçindeki coşku şelale misal… Bildiğini öğrendiğini bir an önce ilan etmek istedi…
İçi belki coşku ile doldu… Çok şeyler söylemek isteyip, yıllarca susmak zorunda kalıpta biden dili çözülen ama gibi bağırmak istedi içindeki imanı…
Kutlu Nebi (S.A.V.) “SUS” dedi ona… Şimdi değil zamanı gelince… Şimdi git memleketine ve “
SUS”
“
SUS” dedi ona… Meryem'e Allah'ın dediği gibi… Sustuğunu söyle… Anlamazlar seni… “SUS” ta ki onlar seni anlayacak kıvama gelene kadar…
Dil emanet her organ gibi…
Yılla sonra onlar o kıvama geldi… ve Kutlu Nebi (S.A.V.) ashabına “
bana dilinizin ve üreme organlarınızın garantisini verirseniz bende size Cennetin garanti edeceğim” dedi…. Ve sustular… Çünkü yanlış konuşmaktan Allaha sığındılar…
Ve Kâinatın Yaratıcısı ferman buyurdu… “
ey iman edenler zannın çoğundan sakının!”(hucurat12)…. Ve korktular her düşündüklerini söylemekten… Hayal alemindeki zanlarını gerçek sanmaktan… Ve sustular…
Başkasının zannı ile hareket etmediler… Her duyduklarına inanmaktan korktular… Zancının zannı ya doğru değilse…. Biliyorlardı… “
Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez” (isra 15)
Sustum çünkü susmak güzeldir… Keşke yıllar önce sussaydık
Çerkesler olarak… Birbirimizin kuyusunu kazmadan… Gıybetini yapmadan yaşasaydık…
Sadece susup hiçbir şey yapmasaydık… Kim bilir belki çok daha iyi durumda olacaktık…
Asılsız ithamlar, iftiralar, laf taşımalar, duyduğuna inanıp amel etmeler… Ve kendini suçsuz sanmalar…
Ve ben sustum… Rabbim dilimize sahip çıkacak gücü ver bize…
Amin…
Tahsin KILIÇ muslumancerkes