Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Cmt May 26, 2012 2:12 pm


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: PUTİN'İN AVRASYA BİRLİĞİ ÖNERİSİ
İletiTarih: Cum Ekm 07, 2011 8:01 am 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 20090
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Putin'in Avrasya Birliği Önerisi ve Çerkes Halkının Yeryüzü Konumu

Resim

2024’e kadar yönetimde kalmayı tasarlayan, Rusya Başbakanı Vladimir Putin, İzvestia gazetesinde yayınlanan "Yeni Avrasya Entegrasyon Projesi: Gelecek bu günden başlar" başlıklı yazısında, eski Sovyet ülkelerini ‘Avrasya Birliği’ çatısı altında bir araya getirmek istediğini açıkladı.

Putin, makalesinde ülkesiyle, Belarusya ve Kazakistan arasında bir tür gümrük birliği de kurulacağını, 2011’in haziran ayında, aralarındaki sınır kontrollerini kaldırdıklarını, 1 Ocak 2012'den itibaren tüm ticaret, para ve işçi dolaşımının serbest olacağını, yeni oluşumun Sovyetler Birliği'ne benzemeyeceğini ayrıca vurguladı.

"Bazı komşularımız eski Sovyet coğrafyasında ileri entegrasyon projelerine katılmanın Avrupa seçeneğiyle çelişki içinde olduğunu düşünerek tereddüt ediyor. Bana göre bu yanlış bir ayrım. Biz bu ülkeleri hiçbir yerden ayırmayacağız. Avrasya ittifakı, özgürlük, demokrasi ve piyasa kuralları gibi ortak değerler üzerinde kurulmuş Büyük Avrupa'nın tamamlayıcı bir parçası olarak evrensel entegrasyon ilkeleri temeline dayanacaktır."

Ortak para politikası sayesinde 165 milyonluk dev bir pazar oluşturacaklarını ve bu pazarda emek, sermaye ve hizmetlerin serbestçe dolaşacağını, “Bu yakın entegrasyon, günümüze uyumlu olarak yeni değerler, politikalar ve ekonomi üzerinde şekillenecek” diye de ekledi.

Putin’in bu uluslar arası atağı karşısında, dünyanın diğer güçlerinin nasıl bir tavır alacağı bilinmiyor. Fakat bu çıkışın beklenmedik ve şaşırtıcı bir durum olmadığının altı çiziliyor.

Resim

Rus lider, “Modern dünyanın direği olacak güçlü bir birlik öneriyoruz. Birlik aynı zamanda Avrupa ve Asya-Pasifik arasında etkili bir bağ kuracak”, “Organizasyon Avrupa Birliği’ne benzeyecek”, “ Avrasya Birliği herkese açık bir proje, Katılmak isteyen her ülkeyi bekliyoruz, ancak kimseyi zorlamayacak ve acele ettirmeyeceğiz”.

Avrasya Birliği ile yeni bir Sovyetler Birliği yaratmanın peşinde olmadıklarını, "Geçmişten bir şeyi kopyalama veya yeniden yaşama geçirmeye çalışmak saflık olur. Yeni bir politik ve ekonomik temelde daha güçlü entegrasyon ve yeni değerler sistemi oluşturulması bu çağda kaçınılmazdır" diyor Putin.

Aslında bu yazısıyla Putin, başlayacak olan yeni dönemin işaretlerini veriyor olabilir! Yoksa yazılanlar sadece aynı yüze, farklı maske mi?

Bunu ancak yaşayarak göreceğiz!

Çerkes halkı, gerek anayurt, gerekse de diyaspora da, Putin’in Avrasya Birliği düşüncesi içinde kendilerinin ve Birleşik Çerkesya’nın olup olmadığını ve varsa hangi konumda/nasıl olacağını merakla bekliyor!

Herkesin ve her halkın kendi gözleri ve gözlükleriyle bakması, olayları yorumlamasından daha doğal ne olabilir ki?

Fakat hep üzerinde duruyoruz, çünkü sıkıntımız bu!

Bir halkın eğer önünde giden aydınları olmazsa, yol göstericileri, rehberleri, söz söyleyenleri, düşünürleri, sanatkarları, politika adamları…

O halk, kaos içinde kalır. Yolunu bulamaz. İzini kaybeder.

Başka halkların ya da güçlerin yönlendirmesi ile şaşkınlığa uğrar.

Her halkın, her dönemde önderleri, öncüleri olur. Bunlar halkın çobanları, güdücüleri değildir. Eski çağlarda ve halen gelişmemiş toplumlarda güdülmek bir kader olsa da, bilinçli toplumlar, yöneten ile yönetilenin birbiri içine geçtiğini ve tek taraflı bir akım yönünde hareket etmediğini göstermektedir.

Yeni gelen çağın, özgürlüklerle birlikte, “Bilgi/Enformasyon Çağı” olarak adlandırılması gerekiyor.

Her sınır aşılabiliyor, her zincir kırılabiliyor.

Dikkat edin! Suudi Arabistan’da bile kral “Kadınların otomobil kullanması” önündeki yasal engelleri kaldırmakta!

Çünkü aklın yolu birdir. Ama bazen akıl böylesi geç de kalabilir!

Çerkes halkının politikleşmesinin önünde, bu zamana değin türlü engeller vardı.

Şimdi bu engeller yavaş yavaş ortadan kalkıyor.

Ancak gözle göremediğimiz bazı engeller halen varlığını sürdürmekte.

Üstelik dışarıdan, yabancı kaynaklı engeller de olmayabilir bunlar.

Örneğin, Çerkes halkının tarih öncesinden beri demokratik yapısı olduğu ve kişiler tarafından yönetilemeyeceği gibi bir sav. Ya da “Çerkes=Hem kumandan/Hem asker” gibi.

Bu tür düşünceler de olanlara çok söyleyeceklerimiz var.

Politik organizasyonlar her zaman belli bir hiyerarşi içerirler. Bu hiyerarşi, monarşi veya oligarşi anlamına gelmez. Demokratik bir yapılanmayı da içerebilir.

Çerkes toplumu evet demokratik ve çağının önünde bir toplum idi binlerce yıldır, fakat son birkaç yüzyıldır, bunun tam tersi süreçler yaşandı.

Toplum kendini geliştiremedi, değerlerini ve yaşam pratiklerini bir üst aşamaya sıçratamadı!

Bu gerçeği acı da olsa kabul etmek zorundayız.

Hem kumandan/Hem asker olma haliyse, eski çağlarda, hem doktor, hem filozof, hem şair, hem asker, hem de din adamı olma hali gibi bir şeydir.

Modern çağ bize iş bölümüne gitmeyi, uzmanlaşmayı, kurumsallaşmayı ve organizasyonu dayatıyor.

Resim

Bir dönem anımsayınız, Euro-Komünizm denen bir akım vardı. Bu akımın tezleri, devletsiz ve sivil halka dayalı bir yönetim modeli üzerinde duruyordu.

Ancak bu akım izleyicileri, şunu anlayamadılar, devletsiz, sivil halkın kendi kendini, demokratik biçimde yönetebilmesi için, halk yığınlarının bulundukları durumdan çok daha öteler de, çok daha bilinçli ve müthiş bir organizasyon dehasını toplumsal olarak başarması gerekliydi.

Bu çok ideal, belki hayali duruma ulaşana kadar, sistemin yavaş yavaş safralarından kurtarılması, ancak devam etmesi, kendi iç dinamikleriyle evrilmesi gerekiyordu.

Evrilmesini, gelişmesini beceremeyen, tarihin tozlu raflarına kaldırılmakta.

Bunu her bir bireyin ve toplumun anlaması gerek.

İnsanoğlunun başlangıçtan günümüze kadar gelen tarihsel süreç içinde yaşadıkları, nesnel olarak değerlendirilmelidir.

Ve bütün bu gerçeklerden toplumsal düzen lehine pay çıkartılmalıdır.

Kim ne derse desin? Bir halkın, adı ister Kral, ister Şah, ister Padişah, ister Pşı, ister Başkan, ister Başbakan olsun bir yöneticisi ve onun emrinde bir kurulu olur.

Başı olmayanın, ayakları mı olurmuş?

Başsız bir halk, ulus sayılmaz.

Dağınık, belli belirsiz, bulanık, karışık bir yığın olabilir ancak.

Ulusun lideri olur ve halk kendisini onda bulur.

Çerkes halkı ile ilgili olarak, “Ulus mu? Değil mi?” diye ensesi arkasında dolaşıp duran, “Ulus olmama” durumunun en büyük nedeni budur.

Yoksa öncelikli olan, aynı toprak parçası içinde, bir ulusun beraberce, aynı bayrak altında yaşıyor olup olmaması değil!

Bir ulusa ait olduğunu hisseden birey ya da gruplar, anayurtlarında binlerce kilometre uzaklarda olsalar da o ulusa aidiyetlerini devam ettirirler. İlişkilerini korurlar, ideallerini yaşatırlar.

Çerkesler için bugün hangi ülkeye veya güce bağlı (veya değil) olarak yaşayacakları tartışmalarından çok, kendi özünden çıkartacağı bir liderlik(kadro) makamı önemlidir.

Zira nasıl, kiminle, hangi koşullarda yaşayacaklarına dair bir karar, Çerkes halkının içinden çıkarttığı doğru ve kararlı kişiliklerle başarıya ulaşacaktır.

Halk olmak değildir önemli olan, bilinçli, duyarlı bir ulus olmaktır önemli olan.

Bilinçsiz milyonlardan oluşan bir yığın yerine, bilinçli, ne yaptığını/yapacağını bilen daha küçük bir toplum olmak yeğdir.

Onun için Çerkes halkı, kendi içinden çıkartacağı özverili, doğruluktan şaşmayan, becerikli, dinamik, çalışkan, başarılı ve halkının güvenini kazanmış çocuklarına, organizasyon dehalarına gereksinim duyuyor.

Yazımıza başlarken, başkalarının ideal ve tasarımlarıyla başladık.

Söz de, yazı da, hareket de, tavır da, inisiyatif de, gündem de, tarih de, her şey belirleyenindir.

Dünyada ağırlığı olan, insanlık ailesinde saygın bir yeri olan ulus olabilmenin yolu, önce, kendi kendine duyduğu saygıyla olur.

Yani Öz-saygı ile öz-güven ile.

Çerkesler; kendi kendilerine saygı ve güven duymayı öğrenemezlerse, özgün bir yönetim modelini ve liderliği ortaya çıkartamazlarsa, başkalarının oyunlarının sadece bir parçası olabilirler.

Kurumsallaşma ve organize olma durumu, Çerkes halkını ve insanlığı, terörden, karışıklıklardan, düşmanlıklardan ve nefretlerden uzaklaştıracaktır.

Çerkesliğe yapılacak her katkı, Çerkeslik adına yapılacak her paylaşım, insanlığa ve uygarlığa yapılmış sayılacaktır.

Yoksa tersi, yüzyıllarca ezilmiş bir halkın bilinç altında biriktirdiği, gözü dönmüş bir ölüm makinesi olmaktan başka nedir ki?

Çerkes halkı, öncü kadroları içinden çıkartabilecek durumdadır.

Değerli, yetenekli, kaliteli bir insan kaynağına sahiptir.

Bugünkü yeryüzü konumu Çerkes halkı için tam bir felakettir.

Olabilecek en kötü durum, en kötü konumda, sözün açıkçası çırpınmaktadır.

Bu durumun; en dip olduğu, dünyanın farklı ülkelerinde, farklı güçlerce de doğru algılanmalıdır.

Çerkes halkının neredeyse kaybedecek şeyi kalmamıştır.

Bundan sonrası mantık, sağduyu ve toparlanma süreçleri olmalıdır.

Gelelim Putin’in “Birlik” ideallerine…

Kimsenin ve hatta rakiplerinin bile böylesi bir entegrasyona karşı çıkacaklarını düşünmüyorum.

Anayurtlarında yaşayan veya yaşamayan tüm Çerkesler’de karşı çıkmayacaklardır.

Ancakkk! Bölgesel “Birlik”, biz Çerkesler gibi sayıca az, gücü zayıf uluslar için bir eritme kazanı, ulusal özden giderek uzaklaşma, dili/kültürü yitirme, tarihsel topraklarımızda mevcut parçalanmışlık hali ve özgürlüklerden taviz olacaksa, ciğerlerimizi bir körük gibi kullanarak, tüm hücrelerimizle “Hayır!” diye haykıracağız.

Çerkesler, barışçıl kimliğini korumayı sürdüreceklerdir.

Bu onların “Yok oluşa evet!” dedikleri anlamına hiçbir şekilde gelmez, gelmemeli.

Kısaca bize dayatılan değil, bizimde istediğimiz, içinde olduğumuz barıştır, çözümdür, evet dediğimiz…

Aksi hal, burnunun dibini görememektir.

Milyonlarca insandan oluşan bir halkın varoluşu görmezden gelinemez.

Bu böyle bilinmeli!

Semih Akgün
cherkessia.net

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 7 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 1.613s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.