Kayıt: Pzr Ağu 19, 2007 8:54 pm İleti: 3520 Konum: Çürüksu-TIW
|
Açlığın, yoksulluğun, soykırımların ve türlü felaketlerin en çok uğradığı coğrafya, kuşkusuz Afrika’dır. Uygar dünyanın çok gerisinde, kabile ve toprak kavgalarından kurtulamamış Afrikalıları, yıllardır acıyarak izleriz.
Acırız, çünkü en üstün kabile olduğunu iddia eden Zulu kabilesi de, toprağın asil malikinin kendisi olduğunu iddia eden Hutu ırkı da aynı otoriteye hizmet eder. Kabileler birbirlerine üstünlük iddia etmekle meşgulken, Afrika’nın elmasları batılı zenginlerin kasalarına taşınır.
Sömürgeciler yerli barbarları “medenileştirmeden” önce ne sınırları vardı Afrika’nın, ne Nijerya, Kongo ne de diğer ülkecikler. Her yer Afrika, herkes Afrikalıydı. Şimdi kendilerinin belirlemediği sınırlar içerisinde, onlara empoze edilen yönetim sistemleriyle, kabile ve toprak kavgalarının mağduru olan Afrikalılar, sorunlarının çözümünü yine batılı beyaz adamdan bekler haldeler.
Bütün emperyalistler ve sömürgeciler aynı torbadan mı döküldü, yoksa Kafkasyalılarla Afrikalılar arasındaki bu benzerlikler tesadüf mü?
Adigeler ve Karaçay-Malkarlılar, bugünlerde Rusya Federasyonu’nun 131. Federal yasasının uygulanıp uygulanmaması temelinde, hazır bulundukları kavgaya tutuşmuş durumdalar. Oşhamafe/Mignitaw ı paylaşamaz hale geldiler, omuz omuza Rus direnişine karşı koymuş bu iki halk, birbirlerine düşmanlık senaryoları üretiyor, diş biliyor artık.
İnguşların ikinci dünya savaşında sürgüne gönderilmeleri, döndüklerinde ise sürgün öncesindeki topraklarına Osetlerin yerleştirilmiş olmasını görmeleriyle başlayan, iki Kafkasyalı halk arasındaki çatışmalar son olarak 1992’deki ciddi şiddet olaylarına yol açmıştı. Maalesef bugünlerde benzer senaryonun yan ürünleriyle karşı karşıyayız. Balkarların 1944 yılında sürgüne gönderilmeleri ve 1957 de döndüklerinde eski yerleşim yerlerinin değişmesinden kaynaklanan sorunlar, dönem dönem ortaya çıkıyor. Tabi, bu arada iki halkın zaten ezeli düşman olduğunu savunmak için hazırda bekleyen milliyetçilere gün doğuyor.
Kabardey Balkar Cumhuriyeti ve aynı şekilde Karaçay Çerkes Cumhuriyeti’nin oluşumu, Karaçayların ve Adigelerin iki farklı ülkede ve iki farklı şekilde isimlendirilmeleri ve bugün yaşadıkları problemlerin temeli ne Karaçay Balkar halkına, ne de Adigelere mal edilemeyecek kadar ağır bir konudur. Maalesef ki hiçbir meselede kendilerinin tek başlarına karar verici olamadıkları Kafkasyalı haklar, sorunun çözümünü yine ve genellikle olduğu gibi Ruslardan beklemek zorundadırlar. İdare hukuku anlayışının, sadece vatandaşların devlete karşı sorumluluğunu düzenleyen kararnamelerden oluştuğu, federal sistem taklidinde, merkeziyetçi niyetteki bir devletin bu soruna barışçıl bir çözümü bulacağına dair umut beslemek ise gerçekten çok zor.
Biz hala,
Kabardeyler mi Kafkasya’nın daha yerlisi, yoksa Balkarlar mı? Balkarların etnik kökeni nedir, hangi etnik kökene ait kabile Kafkasya’nın asli ve gerçek halkıdır? 1000 sene önce bu arazilerde kimler yaşıyordu, şimdi kimin olmalı?
Bunların cevabını aramakla meşgulüz.
Bu soruları sormak, övündüğümüz asil kanımızın mı köklü medeniyetimizin eseri mi? Yoksa Rus emperyalistlerin topraklarımızı işgal ederken “barbar dağlılara” getireceğini iddia ettiği medeniyet mi?
Hangi soruyu sormamız gerektiğini tespit etmek, bizi gerçeğin ne olduğuna götürecektir.
Tram Merve Esenhttp://www.kafkasyaforumu.org/tram-merv ... a-kafkasya
_________________

cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk
|
|