NEDEN LİDERSİZİZ ???Liderimiz yok… Haydi! Dediği zaman arkasına bizleri takacak ve onun dediği doğrudur diyerekten yollara düşeceğimiz bir önderimiz yok… Acısını hem yaşıyor hem görüyoruz…
Nerede bu lider ruhlu milletin liderleri? Ne oldu kim aldı nereye götürdü onları… Bizim sesimizi haykıracak… Adımıza konuşacak… Konuştuğu zaman başka konuşmaya gerek bırakmayacak… İyi yada kötü, doğru yada yanlış, yaşlı veya genç bir liderimiz yok…
Vardı bir zamanlar…
İyiydiler yada kötü… Toplumlarını kötü yola sevk etmişlerdi yada iyi… Ama liderdiler… Biz onların iyi veya kötü olmalarını değil, sevk etmek gücüne dikkat edelim… Çünkü en kötüsü bile liderdi…
Hani evin babası yaşlanır, felç olur… Konuşamaz, yürüyemez, duyamaz… Ölüm onun için kurtuluş oldu der evin çocukları… Ama seneler geçer aile dağılır… Ve evden şöyle bir ses yükselir… Babamız başımızda olsaydı, konuşmasaydı duymasaydı… Tuvalete bile gidemeseydi, şuracıkta hasta hasta yatsaydı ama başımızda olsaydı…. Başımızda olsaydı böyle dağılır mıydık….?
Ne liderler geçti bu toplumdan, kimileri Sahabe misali, kimileri Lenin misali… Ah olsaydı onların biri başımızda, olsaydı da böyle darmadağın olmasaydık… Dedikleri doğru yada yanlış bizi bir arada tutsaydılar…
Bir Sefer Berzeg vardı Düzce’de… İyi yada kötü, doğru yada yanlış… Ama sinirli, kızgın ve isyankâr bir kalabalığı sakinleştirecek kadar toplumun kabul edebildiği birisiydi… Ama asıldı…
Bir Ethem vardı Kuvayyi Seyyare komutanı… Arkasında binlerce Kafkas kökenliyi alıp sonu kestirilemeyecek bir yolculuğa davet edebilen… Hem de kendi soydaşları ile bile çatışmanın olduğu bir yola… Doğruydu yada yanlıştı bunlar konumuz değil… ama bir kitleyi sonunda ölüm olabilecek bir yolda arkasından getirebilecek bir insandı…. Ama O da sürüldü….
Bir Anzavur Paşa vardı… Doğruydu yada yanlış… ama peşinden kellesini kaybetmeyi göze alacak insanlar getirebilen…. Ama O da yolunda düştü… yolu doğruydu yada yanlış….
Bir Elbruz Bey vardı… Hala Marmara Abazalarının çoğunun dilinde… Ama kim olduğu bilinmeden… Hala Düzce’de Hendekte “ yahu Elburz Bey hatırı için” denildiğinde işlerin görüldüğü…
Ama O da asıldı… Yolu doğruydu yada yanlış….
Daha niceleri vardı… Doğruydular yada yanlış… Ama yok oldular… Bildiklerini öğretemeden…
Ve Kafkasyalılar bir nesil liderlerini kaybettiler… Ve lider ruhlu Kafkasyalılar liderliği Kafkasyalı liderlerden öğrenemediler… Kafkasyalı mizacına sahip olan insanlar nasıl yönetilir, nasıl arkadan getirilir bilemediler…
Hala lider ruhlu Kafkasyalılar… ama bir zamanın neslinin ustaları mesleğini öğretemeden öldüğü için yeni lider ruhlular liderliği başka toplum liderlerinden öğrendiler….
Toyota tamircisinden ustalığı öğrenip Mercedes tamir etmeye kalkan bir çırak ne kadar iş yapabilirse, onlar da o kadar bu topluma liderlik edebildiler…
Her toplumun kendine has mizacı var… Ve her toplumun ayrı muameleye ihtiyacı var… Eğer liderler bu ince noktanın farkına varamaz ise toplum tedaviyi kabul etmeyen bir hasta gibi olur… Toplumuna yön vermek isteyen her idealist Kafkasyalı dışarıdan aldığı bilgileri kendi toplumuna uyarlamalı… Toplumunun doğruları ve yanlışları ile yüzleştirmeli… Hassas noktalarını göze almalı…
Gerekli entelektüel ve ilmi alt yapıya sahip Kafkasyalının bu gerçekleri göz ardı etmemesi gerek diye düşünüyorum…
Rabbim bizlere arkasından gidilecek… Yüzüne bakınca güvenilecek… Samimiyeti gözlerinden fışkıran liderler nasip et…
Âmin...
Tahsin Kılıç
www.muslumancerkes.com