[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4370: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4372: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4373: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4374: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
 KAFFED'E KONUŞLANMIŞ GARABETİN HALİ




ANASAYFA  |   KAYIT OL  |   SOHBET  |   ÇERKES MÜZİKLERİ  |   ÇERKESBUL  |   SÖZLÜK  |   LİNKLER  |   KİRİL KLAVYE  |   BASINDA ÇERKESLER  |   SİTENE EKLE  |   İLETİŞİM

KAFFED'E KONUŞLANMIŞ GARABETİN HALİ

KAFFED'E KONUŞLANMIŞ GARABETİN HALİ

İleti PauKaF » Pts Arl 19, 2011 7:01 pm

KAFFED'e Konuşlanmış Garabetin Hali

Türkiye’de yaşayan Çerkes diasporası için, Aralık ayının ilk ve en üzücü olaylarından birisi, KAFFED’de yapılan görev devir teslim töreni oldu.

Halka açık yapıldı. Tiyatral bir oylama gerçekleştirildi.

Aynı şeyleri düşünmeyen, aynı fikirleri dile getirmeyen, ortak hemen hemen hiç bir görüşe sahip olmayan delegelerin söyledikleri savundukları şeylerin tam aksine davrandıkları oylamalar yapıldı.

Aslında sevindirici bir gelişme olarak algılamamız gereken; 21. yüzyılın nimetlerinden faydalanılarak, görüntülü ve sesli olarak iletilen, yayılan kayıtlar, KAFFED’in nasıl iğdiş edilmiş olduğunu görmemizi sağladı.

KAFFED’in şu anki yapısını oluşturan, (fikir anlamında) birbirleri ile iletişimsiz, örgütlülük anlamında bir ahlak ve disipline sahip olmayan kişilerden ziyade, dernek binaları, sahip olunan mülkler, resmi olarak kurulmuş federasyon yapısı ile içinde yer aldığı uluslarası oluşumlardaki yeri ile ilgilenmeliyiz.

Çünkü, bunların hepsi, ulusumuz ve diğer Kafkas halklarının diasporaları ile birlikte kazanılmış şeylerdir.

Aşağıda bahsedeceğim tutumların bu şahıslardan kaynaklandığını unutmamanızı diliyorum. Bu şahıslar yüzünden halkımızın maddi ve manevi katkıları ile oluşturulmuş dernek binaları ve mülkleri terk edilerek yeniden yapılanmaya girilemez çünkü bunlar, bu zevatın eline bırakılamayacak kadar halkımıza aittir.

KISACA DURUMLARI;

1.KAFFED’de konuşlanmış garabet kendi içinde dahi örgütsel ahlak ve disipline sahip olmadığını gösterdi;

Kaffed sadece Türkiye’de bulunan derneklerin oluşturduğu bir yapı niteliğinde değildir. Aynı zamanda vatanımızda kurulmuş olan Dünya Çerkes Birliği’ne de dahildir.

Uluslarası siyaset arenasında ise, temsil edilmeyen ulusların katıldıkları UNPO isimli kuruluşta da yer alır.

Dünya Çerkes Birliği Yönetim kurulu tarafından DÇB’ne bağlı yapılara gereğinin gerçekleştirilmesi amacı ile bir çağrıda bulunulmuştur (1).

Bu Çağrı Çerkes (adıge) yapılanmasının gerçekleştirilmesine yöneliktir.

Kaffed’in bu bağlamda örgütsel disipline sahip olan bir kuruluşun aksine hareket ettiğini görüyoruz.

Kaffed delegeleri ise son yönetim kurulu seçiminde bu konudan bihaber oldukları ve hatta tam aksine bu konunun tersine hareket etmek üzere olacaklarını beyan etmişlerdir (2).

Bihaber değillerse dahi, bir parçasını oluşturdukları DÇB’nin bu kararı hakkında KAFFED’in duruşunu ortaya koymadıkları için yine de örgütsel bir disipline sahip olmadıklarını kanıtlamışlardır.

Bunun yanısıra, DÇB’de alınan bu kararı kamuoyuna iletmeyen, kendi yayın organlarında halkımıza ulaştırmayan, kendisine bağlı dernekleri bu husus hakkında bilgilendirmeyen şahıslar ise bırakınız örgütsel ahlakı, bireysel etika konusunda dahi yetersizliklerini gözler önüne sermişlerdir.

Benzeri bir durumu UNPO ile olan ilişkilerinde dahi görüyoruz. UNPO’da Kaffed Çerkesya’yı temsil eder. UNPO nezdinde Çerkesler Adıgelerdir (3). Unpo içerisinde Abazalar ayrı bir ulus olarak temsil edilir. (4)

Fakat, son Kaffed yönetim kurulu seçimi toplantısında görüldüğü üzere; Kaffed delegeleri bu konudan da bihaberlermiş gibi hareket etmektedirler. Kaffed yönetim kurulu da bu konuda kendisine bağlı olan dernekleri aydınlatmaması ile tüm etik kurallar dışında hareket ettiğini gözler önüne sermektedir.

Bu bağlamda Kaffed’in örgütsel disiplin ve ahlak gereği şunları yapması beklenir;

UNPO ve DÇB’de Çerkesler denildiğinde Adıgelerin anlaşılıyor olması sebebiyle

a) Kaffed’i oluşturan yapılarca Çerkes denildiğinde Adıgeler dışında başka şeyler anlaşılıyorsa; Bunun UNPO ve DÇB’ye bildirilmesi gerekir.

UNPO ve DÇB’nin aldığı kararlara bunun şerh olarak düşmesinin sağlanması veya bu sağlanamıyorsa söz konusu örgütlerden KAFFED’in ayrılması sağlanmalıdır.

b) Kaffed Abazaları, Çerkeslerin bir boyu-kabilesi gibi görüyor ise; UNPO’da abazaların Çerkeslerden ayrı olarak temsil edilmelerinin önüne geçmelidir.

c) Veya bunların aksine UNPO ve DÇB nin Çerkes Ulusal Kimliği konusundaki netliğine inanılıyor ise; KAFFED’e bağlı yapıların bu yönde örgütlenmelerinin temin edilmesine çalışmalıdır.

Yukarıda anılan davranış şekilleri dışında gerçekleştirilen her şey örgütsel ahlak ve disiplin dışıdır.

KAFFED’in bu yapılarla olan ilişkisi, ve yapılarda yer alış şekli üzerine bu bilgilerden bihaber olan tüm dernekler ve derneklerin örgütteki temsillerini sağlayan delegeler de sorumludur.

UNPO ve DÇB’ inde bu örgütü temsil eden delege ve temsilcilerin KAFFED’in durumunu bu yapılara iletmemesi ise örgütsel disipline sahip olmadıklarının açık kanıtıdır.

Bunun yanısıra, KAFFED yöneticilerinin, çalışanlarının vatanımızda verdikleri demeçler, örgütün kendisi ve bağlı olan yapılarının Çerkes (adıge) yapısı gibi sunulup vatanımızda yaşayanları yanlış bilgilendirmeleri de dikkat çeken bir husustur (5). Bu ise örgütsel ahlaktanda öte tüm etikanın dışında olan bir davranış şeklidir.

2.KAFFED’e konuşlanmış garabet, Ulusu(n görüş ve düşüncelerini) temsil etme çabasında olmadığını dile getirdi;

Ulusumuzun diasporasının Türkiye’de yaşayan kısmını, üyeleri ile temsil etme iddiasında olan KAFFED yönetim kurulu ve delegeleri bunu yapmayacaklarını da belirtmişlerdir.

Mesela; Bir KAFFED delegesi, ulusumuzun ve çevremizde yaşayan diğer halkların, «Çerkes denildiğinde Adıgeleri, Abaza denildiğinde ise Apsuaları vd. anladığı ve bunu böyle telakki ettiklerini» fakat buna karşı durulması gerektiğini ifade etmiştir.

Böylece yaşadığı bölgede yer alan Çerkes(adıge) ve Abaza (Apsua vb.)ların görüş ve düşüncelerini temsil etmeyeceğini, hatta tamamı ile bu görüş ve düşüncelere karşı duracağını alenen tüm Kaffed delegeleri karşısında, kurum önünde, açık açık, üzerine basa basa, söylemiştir (6).

Türkiyedeki Çerkesleri üyeleri ile temsil etme iddiasında olan kurumun delegeleri ve yöneticileri ise örgütsel ahlak ve disiplin gereği söz konusu delege hakkında, yapmaları gerekenin tam aksine alkışlarla bu çıkışı desteklediler.

Bu konuda Kaffedin yapması gerekli olan şeyler ise sadece şunlar olabilir:

a) Bulunduğu bölgedeki Çerkes ve Abaza uluslarının ulusal kimlik konusundaki netliğini kabul etmediğini, bu ulusların ulusal kimliklerini değiştirerek başka bir yapıya çevirmek istediğini, diğer tüm delegeler önünde dile getiren şahısların bölgeyi temsil etme amaçlarının dahi olmadığı açıktır.

Söz konusu şahısların bunu alenen KAFFED yönetim kurulu seçimlerinde beyan etmiş olmaları nedeniyle kurum içerisinde üstlendikleri tüm görevlerin kendilerinden alınması için gereken çalışmanın kurumca başlatılması gerekir.

b) Eğer söz konusu şahıslar ile kurumun fikirlerinin örtüştüğü düşünülüyor ve böyle olduğu iddia ediliyorsa; UNPO ve DÇB’de Çerkesler denildiğinde Adıgelerin anlaşılıyor olması sebebiyle bu kurumlardan ayrılmak için gerekli işlemleri KAFFED’in başlatması lazımdır.

Bu iki yaklaşım tarzı dışında hiç bir yaklaşım örgütsel disiplin ve kurumsal ahlak gereği kabul edilemez niteliklerdedir.

3. KAFFED’e konuşlanmış garabet ulusal kimliğe sahip olmadığını gösterdi;

KAFFED yönetimine Ankara Çerkes Derneğinin ön çalışmaları neticesinde şekillenerek seçilen grup, örgütsel ahlak ve disipline sahip olmadığının yanısıra ulusal kimliğede sahip çıkmayacağını seçimler esnasında gösterdi.

Ankara Derneği her birimizin bildiği gibi, kendi bünyesinde yaptığı çalışmalar neticesinde Çerkes Derneği şeklinde yapısal bir değişim geçirdi (7). Bu gelişmenin sağlanması konusunda çalışan kadro ve bu kadronun KAFFED’in yönetim kurulunu oluşturan yapıyada çekirdeklik ettiği görülüyor (8).

Ankara Çerkes Derneği ve aynı zamanda bu derneğin de çalışanı olan Kaffed’in yeni başkanı Vacit Kadıoğlu, bölge dernek delegelerinden bazıları ‘Çerkes halkı yoktur, Çerkesce yoktur’ diyerek beyanatta bulunduklarında, tepkilerini ortaya koymamışlardır.

Bu bağlamda KAFFED’in örgütsel ahlak ve disiplin gereği şunlardan birisini yapması gerekir.

a) ‘Çerkes halkı yoktur, Çerkesce yoktur’ şeklinde beyanatta bulunanlar hakkında gerekli işlemler başlatılmalı ve KAFFED içerisinde yüklendikleri tüm görevlerden el çekmeleri sağlanmalıdır.

b) Yok eğer KAFFED tarafından da ‘Çerkes halkı yoktur, Çerkesce yoktur’ ibaresi kabul ediliyorsa;

1) Vacit Kadıoğlu’nun KAFFED başkanlığının lağv edilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Çünkü Vacit Kadıoğlu resmi yapısında dahi Çerkes adını kullanan Ankara Derneği tarafından bu göreve aday gösterilmiştir (Bnnz. 8. dipnot).

2) Şayet bu yapılmayacaksa, KAFFED tarafından da ‘Çerkes halkı yoktur, Çerkesce yoktur’ ibaresi kabul ediliyorsa Çerkes adını taşıyan yapıların KAFFED içerisinden çıkartılması için gerekli çalışmalar yapılmalı. Bu dernekler vasıtasıyla KAFFED idaresinde yer alan kişilerin görevlerine son verilmesi yönünde gerekenler yapılmalıdır.

Söz konusu yaptırımlar örgütsel yapılanma, disiplin ve ahlak gereğidir.

4. KAFFED’e konuşlanmış garabet ulusal kültürümüze de sahip olmadığını-olmayacağını gösterdi;

Çerkes kültüründe ve hatta tüm kafkasya genelinde milliyet erkeğin eşinden aldığı bir şey değildir.

Çerkes ve diğer tüm kafkasyalılar eşlerinin milliyetleri ile milliyetlenmezler.

Milliyetlerinin tanımında eşlerinin ve dolayısyla annelerinin hangi ulustan oldukları yatmaz.

Böylesi bir anlayış Çerkeslerin yanısıra diğer kafkasyalı uluslara da ait değildir. Komşu ve akraba uluslar olan Abaza, Çeçen, Asetin ve diğerlerinin kültürlerince de bu kabul edilebilir değildir.

Eşim-annem, Gürcü, Abaza, Lezgi, Türk bu yüzden Çerkesler bu ulusları kendilerinden saymalı veya ilişkilerini bu temeli göz önünde tutarak yapmalı demek Çerkes kültürü ve hatta tüm Kafkas halklarının kültürleri aksine hareket etmek demektir (9) (Bknz.2 nolu dipnot)

Eşleri, dolayısıyla anneleri ile milliyet anlayışlarını şekillendirdiklerini beyan edenler, KAFFED’in de tüm Çerkeslerin de bu şekilde ulusal politikasını şekillendirmesini ima edenler için örgütsel ahlak ve disiplin gereği şunlar yapılmalıdır.

1) Çerkes kültürü dışında olan ve hatta Çerkes kültürünce kabul edilirliliği dahi olmayan bu yaklaşım tarzına sahip olanların KAFFED’in idari yapılanması içerisinde yüklendikleri tüm görevlendirmelerden el çekmeleri için gereğinin yapılması;

2) Veya bu anlayış KAFFED tarafından da kabul görür ve doğrudur deniliyorsa; Türkiye’de yaşayan insanlarımız arasında Türk, Laz, Abaza, Asetin, Lezgi, Gürcü vb. halklarla evliliklerin de olduğu, tüm bunları ulusal kimliğimizde mihenk olarak ele alacak olursak KAFFED’in var olmasının gereği ortadan kalktığı için kurumun kendisini lağv etme yoluna gitmesi gerekir.

Söz konusu bu yaptırımlar örgütsel yapılanma, disiplin ve ahlak gereğidir.

5. KAFFED’e konuşlanmış garabet Kafkasyalı ulusların ulusal kimliklerine saygılı olmadığını da gösterdi;

Tarihte ve günümüzde Çerkesya’da Çerkeslerin arasında Nogay, Tatar, Asetin, Abaza vb. uluslara mensup insanlarda yaşamıştır, ve yaşıyorlar.

Örneğin; Ürdün, Suriye gibi ülkelerde Çerkeslerle kaynaşmış olarak yaşayan Abaza kökenli insanların şartlar ve (Çerkesler tarafından planlanmayan ve üzerinde çalışılmayan)

doğal bir asimilasyon neticesinde büyük çoğunluğunun tamamen Adıge(Çerkes)leşmiş olduğunu biliyoruz. Dil anlamında dahi Çerkesleşmiş bu Abaza kökenli Çerkeslerden dolayı tüm Abaza ulusunun Çerkes sayılması mümkün değildir.

Fakat Kaffed yönetim kurulu seçiminin yapıldığı toplantıda delegeler arasında Annesi Abaza olduğu için veya Abaza kökenli olan dedesinin kendisini Çerkes saydığı için ve hatta kendi eşide çerkes olduğu için Abazaların tamamının Çerkes sayılması gerektiği iddiasında bulunan şahıslar da çıkmıştır (Bknz. 2 ve 9 numaralı dipnotlar).

KAFFED’den bu bağlamda yapması beklenilecek şeyler şunlar olabilir.

1) Bu görüşün doğru olmadığı kurumca düşünülüyor ise; ilgili şahısların Ulusal kimlik gibi önemli bir konudaki bu tahrif edici tutumları dolayısıyla örgüt içerisinde yüklendikleri tüm görevlerden el çekmelerini sağlamak yönünde çalışılmalıdır.

2) Eğer söz konusu şahıslar ile kurumun fikirlerinin örtüştüğü düşünülüyor ve böyle olduğu iddia ediliyorsa; UNPO ve DÇB’de Çerkesler denildiğinde Adıgelerin anlaşılıyor olması sebebiyle bu kurumlarda gerekli değişimin yapılması için çalışmalar yapılması veya bu kurumlardan KAFFED’in ayrılması sağlanmalıdır.

Yukarıda dile getirdiğimiz hususlar hakkında, Kaffed’in yönetimini elinde tutan garabetin, hiç bir şey yapmayacağını, yapmaya cesaret edemeyeceğini, çünkü söykedikleri, savunduklarını iddia ettikleri şeylere inanmadıklarını da biliyoruz. Bu bağlamda, bu şartlar altında bizlerin yapması gerekenlerde var.

BİZE DÜŞENLER İSE;

A) KAFFED içerisinde ulusal kimliği ile yapılanmasını tamamlamamış kurumlarımızda;

1. Ulusal Kimliğimize sahip çıkmak, Ulusal çıkarlarımız için çalışmak.

2. Sürgün tarihimiz boyunca ulusumuzun Türkiye’de ki diasporasının çabaları ile ortaya çıkmış olan bu kurumu işler hale getirmeye çalışmak. Bu bağlamda Kurum içerisinde konuşlanmış garabetin haydi siz kendiniz ayrıca yapılanın, bu kurumu bize bırakın türündeki çıkışlarını kaale almamak. 150 yıl içerisinde ulusumuzun maddi manevi katkıları ile elde edilmiş tüm taşınmaz ve taşınabilir mülklerini bu kurum içerisinde konuşlanmış garabete terk etmemeliyiz. Çünkü ne yazık ki ulusumuzun böylesi bir lüksü yok.

3. Her türlü garip çıkışlarına rağmen, dilimiz, kültürümüz, vatanımız, geçmişimiz, geleceğimiz için bu kurumun yaptığı, yapma arzusunu dile getirdiği her türlü pozitif etkinliğine destek olmamız gerekiyor.

4. Fakat tüm bu hususların yanısıra, Ulusal kimliğimize yönelik tutarlılığımıza karşı geliştirecekleri her türlü menfi davranış ve söylemlerinin karşısında kararlılıkla durmalıyız.

5. Ulusal kimliği ile yapılanmasını şekillendirmiş diğer kurumlarla ilişkiye geçerek bölgedeki etkinliğimizin artmasını sağlamak. Böylece kendi bölgemizde de kurumun Çerkesleşmesini, Abazalaşmasını, Asetinleşmesini vb. temin etmek için çalışmalıyız.

B) KAFFED içerisinde ulusal kimliği ile yapılanmasını tamamlamış kurumlarımızda;

1) Bölgede ulusumuzun fertlerinin tamamının katılımı ile gerçekleştirilecek bölge halkını gerçek anlamda temsil edecek Bölge Xasesi (Meclisi, kurultayı vb.) için çalışmaların başlatılması.

Bu bağlamda halkın bilgilendirilmeye başlanılması, bölgede gerçek anlamlı bir nüfus sayımı için gerekli altyapı hazırlıklarının başlatılması vs. vs.

Unutmamız gereken en önemli şey zaten budur. Türkiye genelinde gerçek anlamında Çerkes (adıge)leri temsil eden bir Çerkes(Adıge) Halk Meclisinin kurulmasıdır.

Bunun içinde; KAFFED’in merkezi yönetiminin Çerkesleştirilmesi kadar, hatta belki ondan da daha önemli olarak bölgede bu yapılanmanın alt yapısının hazırlanmasının gerekli olduğunu da hiç bir zaman unutmamalıyız.

Bu konunun sadece Türkiye içerisinde Çerkes yapılanması anlamında değil Çerkesya için de çok önemli olduğu iyice kavranmalıdır.

2) Yakın çevrede bulunan Kaffed şubelerine ulaşılması, buralarda bulunan kurumların Çerkesleşmesinin ulusal anlamdaki öneminin altının çizilmesi gerekir.

Tüm teknik imkanlardan ve iletişim ağlarından bu konuda faydalanılması, mesela bölgeler, vatanımızdaki ilgili kuruluşlar, diğer ülkelerdeki Çerkes organizasyonları ve tüm diğer platformlar arasında Skype vb. sistemler vasıtasıyla görüş alışverişlerinin yapılması.

3) KAFFED vb. kurumların Çerkesleşmesi yönünde çalışmaların hiç durmadan her ortamda yürütülmesi,

4) Şimdiye kadar bölgede yürütülen dil, xabze, folklör, bölge halkını ilgilendiren diğer tüm konularda yapılmakta olan çalışmaların devamının sağlanması ve mümkün olan oranda geliştirilmesi için çalışmak.

5) Çerkes ulusal günlerinin özel bir önemi olduğu gerçeğinden yola çıkarak bu günlerin anma ve kutlamaları için gerekirse bölge, gerekirse Türkiye genelinde çalışmalarda bulunulması vb.

6) Şayet yakın çevrede bulunan diğer kurumlar içerisinde Çerkesleşmesini tamamlamış olanlar var ise bunlarla özel ilişkilerin geliştirilmesi, yukarıda bahsedilen konularda ortak hareket edilme yetisinin arttırılması yönünde çalışılmalıdır.

7) KAFFED’in şu anki yapılanmasında, yukarıda değindiğimiz üzere kurum içerisinde bir örgütsel disiplin ve ahlaka sahip değildir.

Bu yüzden ve gerçekten de gerekli olduğu için Çerkesleşmesini tamamlayan yapılar arasında örgütsel disiplin ve Ahlakın oluşturulması, birbirleri arasında ilişkilerin geliştirilmesi ve bu temel üzerinde inşasının sağlanması gerekir.

KAFFED’in ulusal kimliğimizi red eden her türlü girişiminin ise temel amacımız olan Çerkeslik ve Çerkesya davasına ters düştüğü için kabul edilemez olduğunu ve kesinlikle bu konudaki olası yaptırımlarına uyulmayacağını net olarak ortaya koymalıyız.

8) Bölge’de yapılacak çalışmalara, henüz Çerkesleşmesini tamamlamamış yapının müdahelerinde, Çerkesleşmesini tamamlamış diğer yapılarla birlikte gerekirse ortak tavır geliştirilmesi gerekir. Bu ortak tavrı ögütlü disiplin altında gerçekleştirmeli ve bunu örgüt ahlakına çevirmeliyiz.

Hatta çıkış yolu bulunmadığında taşınmazların (dernek mülklerinin) bu garabetin elinde kalmayacağı durumlarda, en son yol olarak Federayon’dan ayrılıp yeniden bölgede yapılanmanın mümkün olduğu da unutulmamalıdır.

Aynı zamanda kurumun kendisinden bu şekilde ayrılamanın, kurumun içinde yer aldığı UNPO vb. uluslarası kuruluşlardaki etkinliğinden de ayrılmak anlamına geldiği göz önüne getirilerek bu konuda acele edilmemelidir.

Açumıj Hilmi
cherkessia.net


(1) DÇB’nin ilgili bağlayıcı kararları; Rusca olarak http://intercircass.org/?p=172
Çerkesce olarak http://intercircass.org/?p=93 ve ayrıca
(2) http://vimeo.com/33491889
(3) UNPO’da Çerkes ve Çerkesya http://www.unpo.org/members/7869
(4) Unpo’da Abhaz ve Abhazya http://www.unpo.org/members/7854
(5) http://www.facebook.com/video/video.php ... 4&comments
http://www.cherkessia.net/news_detail.php?id=4735
http://www.cherkessia.net/news_detail.php?id=4856
http://www.smikbr.ru/2011/adigps/12/08.pdf
http://www.cherkessia.net/news_detail.php?id=5020
http://www.adygvoice.ru/newsview.php?uid=5338
http://www.cherkessia.net/news_detail.php?id=5032 vb.
(6) http://www.facebook.com/photo.php?v=247732571958793
(7) Ankara Çerkes Derneğinin bu konudaki kararı http://www.cerkes.org.tr/page.php?page=cerkesler
(8) Ankara Çerkes Derneğinin bu konudaki çalışması http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/ ... 11_ank.htm
(9) http://www.youtube.com/watch?v=ZezZYOxNjHc
PauKaF
PauKaF
Site Admin
Site Admin
 
İleti: 20494
Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
Konum: MUDAREY-Гъубжь

MAKALELER

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


cron