[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4370: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4372: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4373: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4374: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
 EYVAH SURİYEDEKİ ÇERKESLERİN SORUNU ÇÖZÜLEBİLİR




ANASAYFA  |   KAYIT OL  |   SOHBET  |   ÇERKES MÜZİKLERİ  |   ÇERKESBUL  |   SÖZLÜK  |   LİNKLER  |   KİRİL KLAVYE  |   BASINDA ÇERKESLER  |   SİTENE EKLE  |   İLETİŞİM

EYVAH SURİYEDEKİ ÇERKESLERİN SORUNU ÇÖZÜLEBİLİR

EYVAH SURİYEDEKİ ÇERKESLERİN SORUNU ÇÖZÜLEBİLİR

İleti PauKaF » Sal Oca 31, 2012 8:04 pm

Eyvah, Suriyedeki Çerkeslerin sorunu çözülebilir!

Bizim içimizde ne kadar çok Süpermen varmış. Bizse onlardan habersiziz.

Tespitleri hep yerinde ve doğru.

Dünya paylaşım savaşı yeni boyutuyla önümüzde uzanıyor. Ortadoğuda esen rüzgardan hepimizin haberi var. Türkiye’nin hemen yanında, Ürdün’ün ise kapı komşusu Suriye’de olanları hepimiz görürüyoruz.

Amerika Birleşik Devletlerinden tutun İrana, Rusyaya hatta ortadoğunun küçük ağası olmaya hevesli Türkiyeye kadar dünyanın çeşitli ülkeleri Suriye’nin üzerine eğilmiş durumdalar.

Büyük paylaşım savaşı henüz bitmiş değil, yeni şekli ile her tarafta varlığını sürdürüyor.

Süpermenlerimiz derler ki; biz kendi ulusal sorunumuzun çözümü ile uğraşmadan direk bu paylaşım savaşının karşısına dikilelim. Kılıcımızı çektiğimizde Amerika, Rusya, Türkiye ve hatta İran’ı yerine oturttururuz.

Haydi kolay gelsin kağıttan şövalyelere, rüzgar üstüne uçan süpermenlere….

Suriye terk edilemez.

Bu kadar yıl orada yaşayan Çerkeslere ekmek veren Suriye nasıl terk edilir.

Suriye, batan gemi...Kesin batacak olan gemi... Çerkesler batan gemiyi ilk terk eden fareler gibi algılanmazlar mı? Türkiye’dekiler bu habere nasıl bakarlar. Türkiye yöneticileri Çerkeslere nasıl bakar.

Bu gün Çerkesler batmakta olan Suriye gemisini terk ediyorlarsa, yarın Türkiye batacak olsa onu da terk etmezler mi! Aman dikkat, Türkiye kamuoyu (devlet yöneticileri) bunu böyle algılayabilir.

Tıpa olun, tampon olun gediklere… Birilerine yama olmak, beyninizin en ince kıvrımlarına kadar işlemiş ise, birisinin yırtığına gediğine yama olun…

Haydi kolay gelsin yamanmayı şiar edinenlere, kendi eksiğini gediğini görmeden elaleme yama olmaya niyetlenenlerin yolu açık olsun.

Biz kendimizi biliyoruz ne süpermenlerle, ne de elalemin gediğine yama olmak hevesindekilerle yollarımız örtüşmeyecek. Onlarınsa yolları açık olsun.

Her zaman olduğu gibi, Türkiye’deki Çerkesler, yine aşikar bir şekilde önümüzde uzanan olaylara hazır değiller.

Suriye’deki Çerkeslerin vatanlarına dönmek istediklerini belirten dilekçeleri yeni sürecin başlamasına vesile oldu.

Rusya federasyonunun geçtiğimiz yıl çıkarttığı soydaşlarla alakalı kanunun işler hale getirilmesi süreci. Bu kanun günümüze kadar Çerkesler için sadece kağıt üzerinde olmaktan öteye gitmemişti.

Vatanımızdaki Çerkes toplumsal örgütleri ve Cumhuriyetlerimiz bu kanunun çalıştırılması ve Suriyedeki Çerkeslerin ateşten kurtarılmaları için gereken düzenlemeler yapılması yönünde Rusya Federasyonu nezdinde ve Rf kamuoyunda yoğun çalışmalar içerisindeler. Her biri farklı bir yöntem ve yoldan bu sorunun çözümlenmesine odaklanmış durumdalar.

İnşaallah bu sorunun çözümlendiğini de göreceğiz.

Türkiye’deki Çerkesler olarak biz buna hazırmıyız sorusunu da gündemimize almalıyız.

Geçmiş tecrübelerimiz, özellikle Abhazya konusundaki tecrübelerimiz bu konuda hiç bir hazırlığın olmadığını gözlerimiz önüne seriyor.

Büyük iddialarla ortada duran, içerisinde az sayıda Abaza derneğinide barındıran Kaffed ve Abhaz dernekleri federasyonunun daha önceki çalışmaları örnek olarak önümüzde.

Her ikisinin ve ilgili diğer kurumlarında Türkiye içerisinde, Türkiyelilik, Türklük dışında, resmen ulusal bir kimlik sahibi olmamamız için verdikleri çabaları biliyoruz.

Abhazya devletinin bağımısızlığını ilan etmesinin üzerinden yıllar geçti.

Her birimiz biliyoruz ki bir ülkenin vatandaşı olmak, o ülkenin kaderinde söz sahibi olmak demektir. Örneğin Türkiye Cumhuriyeti vatndaşı olan (avrupadaki) milyonlarca insan Türkiye’de yaşamamalarına rağmen Türkiyenin vatandaşıdırlar. Türkiyeyi ilgilendiren konularda, ülke yönetimin belirlenmesinde, seçimlerde yaşadıkları ülkelerden oylarını kullanırlar. Türkiye, yaşadıkları ülkelerde, onların haklarını-hukuklarını gözetir.

Bu işleyiş her ülke için gereklidir ve son derece doğal karşılanır.

Abhazyanın bağımsızlığını ilan etmesinden, Abaza toplumu ve derneklerinin bir kısmının Kaffed denetiminden ayrılmasına kadar geçen süreçte ise dünyada genel kabul gören bu eğilimin dışında hareket edildiğini görüyoruz.

Normal hallerde olması gereken şey; Türkiye’de yaşayan tüm Abazaların yaklaşık son yirmi yılda Abhazya vatandaşı yapılmasıydı.

Türkiye’de yaşarlerken de Abhazya vatandaşı olabilmeliydiler. Ülkenin tüm vatandaşlarının ülkede yaşaması zorunluluğu çağdaş hiç bir devlet tarafından ortaya konulmaz. Abhazya devletininin temel yaklaşımı zaten bu yönde değildir. Abhazya devleti dünyadaki tüm Abazaların doğuştan Abhazya vatandaşı olma hakkına sahip olduklarını öngörür.

Bunun uygulanmamasının altında yatan tek sebep zamanın Kaffed’i ve ona bağlı Abaza dernekleri ve yapıları ile günümüzdeki Abhaz-fed’dir. Abhazya devletinin bu kadar net olarak ortaya koyduğu temel görüşün aksine olan uygulamalarının tek sorumlusu da söz konusu ettiğimiz bu kurumlardır. Abhazya devletinin, Abhazya vatandaşı olmak isteyenlerin Abhazya da yaşamasını isteyen temayülünü besleyende bu yaklaşımdır.

Bu kurumların her birinizin fark ettiğini sandığım tavırlarının altında Türkiye’de dikkat çekmemek, Kürtlerden sonra bir azınlık olarak ortaya çıkmaktan ürkmeleri yatmaktadır.

Eğer Abhazya devleti Türkiye’de yaşayan tüm Abazaları vatandaşı yapmış olsa idi günümüzde resmen sayıları yüzbini bulan resmen Türkiye’de yaşayan bir Abaza azınlığı ortaya çıkmış olacaktı. İşte bu yüzden Abhazya devletinin dünyanın neresinde doğmuş olursa olsun doğal olarak vatandaşlık edinme hakkına sahip saydığı halk yok sayılmıştır. Bu eğilimin aksine Abhazya’ya yerleşmesi halinde bu ülkenin vatandaşlığına sahip olmalı anlayışı yayılmaya çalışılmıştır. Abhazya Devleti de bu Türkiyelilik hastalığına sahip lobinin etkisinde hareket etmiştir.

Halbuki Türkiye içerisinde sayıları yüzbinleri bulan bir Abaza kitlesinin Türk vatandaşlığı yanısıra Abhazya vatandaşlığına da sahip olması Abhazya’nın Türkiye tarafından tanınması için Türkiyenin önüne getirilebilecek yeni bir yaptırım, güçlü bir argüman olabilirdi. Aynı zamanda ülke vatandaşlığı bazında Abhazyanın ezici bir Abaza kitlesine sahip olduğunun da göstergesi olurdu.

Bunları bir daha hatırlatmamda ki sebep, Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin de önünde böyle bir sorunun ortaya çıkmak üzere olduğudur.

Ortadoğuda süren gelişmeler neticesinde Suriye’deki Çerkeslerin vatanlarına dönüşü eğer sağlanacak olursa (ki bu yönde oldukça ümit verici çalışmalar var.) aynı sorun bizim önümüze çıkacak.

Rusya Federasyonu Suriyedeki Çerkeslere vatandaşlık hakkı verdiği an, aynı hakka Türkiye’deki Çerkesler’de sahip olacak.

Bunun kısa anlamı, Türkiye’de yaşarken dahi Rf. vatandaşlığı hakkına sahip olmanın önünün açılması demektir.

Kaffed ve ilgili diğer benzerleri (ikizleri)nin Tc. Anayasası oluşturulması çalışmalarındaki önerilerini hatırlamamız gerekiyor. Anımsarsınız ki; Anayasa’da hiç bir etnisiteye vurgu yapılmaması, taleplerinin genel ve öz ilkesini oluşturuyordu.

Kısaca Tc. hükümeti ve devletine ‘Kürtlerin ardından ikinci bir azınlık olarak ortaya çıkmak gibi bir isteğimiz yok mesajı’ verilmişti.

Eyvah, kurumlarımızın ulusal kimliğimize sahip çıkmadığı bir dönemde Suriyedeki Çerkeslerin vatana dönüş sorunları çözülecek’, her zaman ki gibi de örgütlü (görüntüye sahip) yapılarımız buna hazır değiller.

Açumıj Hilmi
cherkessia.net
PauKaF
PauKaF
Site Admin
Site Admin
 
İleti: 20494
Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
Konum: MUDAREY-Гъубжь

MAKALELER

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir