Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Cmt May 26, 2012 1:31 pm


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 4 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: EVVEL GİDEN AHBABA SELAM OLSUN ERENLER!
İletiTarih: Pzr Arl 07, 2008 5:58 pm 
Çevrimdışı
Yönetici
Yönetici
Bramkhan

Kayıt: Pzr Ağu 19, 2007 8:54 pm
İleti: 3528
Konum: Çürüksu-TIW
7/10/2008 ·


Dostum öldü, bastonunu kaybetmiş bir kötürüm gibi kaldım ortada… Bugün yedinci gün… Araya giren bayram, eş dost ziyaretleri olmasa bu yedi gün çok hırpalardı beni. Bayram ziyareti ile taziye birbirine karıştı. Alışmadıysam da susup kabullendim sonunda. Doğumu bize sormayan Tanrım ölümü de nâgâh veriyor.



“ne var kendine dert edecek,

bir gün gelecek can bedenden gidecek,

zümrüt çayır üstünde sür iki gün sefa

yine bir gün gelecek can, can bedenden gidecek…”



Hayyam’a ait bir şiirin bu beceriksiz çevirisi onun hayat düsturuydu. Dert etmedi hakikaten kendisine hiçbir şeyi. Ne parçalanmış bir ailede gözlerini açmış olmak, ne ana baba sevgisine doymamış olmak, ne mahvolmuş bir halkın çocuğu olmak ne de tutunduğu her dalın elinde kalmasını umursamıyordu. Alabildiğine ayıp bir Çerkesçe küfürle yorumluyordu hayatı. Mutlu olmak için o kadar kolay sebep buluyordu ki, hayrandım ondaki yaşam tutkusuna.

Dala çiçeğe, kuşa böceğe hayranlıkla bakıyordu. Büyük bir zevkle yemek yiyor, çorbasının üzerine erimiş tereyağı döküyordu. Benim bile midemi bulandıran ahir zaman melodilerini gözlerini kapayıp başını iki yana sallayarak dinliyordu. Her tavla maçında hile yapıyor, maç seyrederken küfür ediyor, haber izlerken hayıflanıyordu.

Doksana merdiven dayamıştı, yaşını kesin olarak kendisi de bilmiyordu. İyimser bir ihtimalle elli yaş büyüktü benden fakat en iyi dostumdu. Bacakları onu yirmi adım taşımıyordu ama gönlü daldan dala uçuyordu. Muradı vardı, balığa gidecektik birlikte, tatlı bir yaz esintisi kayığımızı beşik gibi sallarken biz gözlerimizi kapatıp “ölürsem yazıktır sana kanmadan !” şarkısını söyleyecektik.

Bombay’a gidecektik birlikte. Hinduların sarıklarına gülecektik. 11 Ekimde sünnet düğünü yapacaktık benim oğlancığa. Çerkes kostümü giyip son kez dans edecekti.

Babaydı, arkadaştı, dosttu, komşuydu, dert ortağımdı. Ne çok hatıra bıraktı bana, ne çok şarkı, ne çok şiir, ne çok atasözü… belki bunları bana aktarması için yazgı onu karşıma çıkarmıştı. Bildiklerini hiç gocunmadan, rahatsız olmadan alabilecek tek kişiydim ben.

Dört yıl önce karşılaşmıştık İstanbul’da. Otuz yaşındaki bir gencin eskiye dair bunca malumat sahibi olması onu şaşırtmıştı. Hayretler içinde kalıyordu hafızam karşısında. Ben de onun hafızasına, yaşam tutkusuna, hiç eksilmeyen öğrenme azmine hayrandım. Bir kez tanıştığı kişinin adını, mesleğini, memleketini bir daha unutmuyordu. Gönlü gibi zihni de bir yaşlıya ait değildi.

Dünyanın dört bir yanında farklı adlarla anmışlardı onu. Anneannesinin Hakkum’u, babasının Çetu’su idi. Araplar Abu Mahmud derdi, Hayfa limanında Abu Leyl adıyla bilinirdi. Kuneytra’da Çerkesçe dağ armudunun oğlu meşe palamudu anlamına gelen Hamişkont Abu El Perejiy olarak tanınırdı. Ben ise sevgili ateş böceğim derdim ona. Ziyarete gittiğim yaz akşamları parmaklarının arasında tuttuğu sigarasından yayılan ışıktan dolayı o adı vermiştim ona. Aksi ihtiyar derdim öfkelendiğimde, küsüp arkasını dönerdi.

Dün gelmişçesine Kafkasyalıydı. Şen bir çalıkuşu gibi cıvıl cıvıl Çerkesçe konuşurdu. Mecnun kadar çöllere aitti. Üm Gülsüm ile Abdülhalim El - Hafez’in hayranıydı. Gençliğinin en güzel yıllarını geçirmişti Filistin’de. Hayfa’da, Tel Aviv’de, Sur’da, Sayda’da ve Şam’da hatıraları vardı. iki yıl bir bedevi gibi dolaşmıştı çöllerde. Ehli keyf bir Hataylıydı. Patlıcan dolmasına, çiğ köfteye, acılı kısıra ve humusa tutkundu. Reyhanlı’da doğmuştu çünkü. Bir İstanbul beyefendisiydi aynı zamanda. Soyu sarayla akrabaydı. Türkiye’de “kadının adı var!” diyen ilk kadının yeğeniydi. Hem Rumeliliydi yaşlı dostum. Ömrünün elli yılını Rumelili eşiyle geçirmişti. Ömrünün son döneminde feleğin en büyük oyunuydu ona bu. Eşi elli yılın hatırasını unutmuş, sekiz on yaşından ötesini hatırlamayan, kocasını, çocuklarını tanımayan bir Aizheimer hastasıydı.

Tanıştık ve bir daha ayrılmadık. Yüzlerce kez tavla oynadık, yüzlerce kez helli Arap kahvesi içtik. İstanbul’u gezdik birlikte, yıllar sonra motora binip karşıya geçti, yirmi yıl önce çorba içtiği işkembeciyi sokak sokak aradık. Çamlıca’da mehtabı seyrettik, iskelede midye yedik, şarkılar söyledik birlikte, şarkılar söyledik, şarkılar söyledik.

Ben kasabama dönmek zorunda kalınca peşime takılıp yeni bir hayat kurmak üzere Silivri’ye geldi. Yeni insanlar tanıdı, yeni maceralara girdi, yeni sorunlar edindi. İki buçuk yıl benimle birlikte bu kasabada kaldıktan sonra Marmara Üniversitesi Hastanesinde gözlerini kapadı. Son gün son saat başındaydım. Eski bir dostunun oğlunu götürdüm ona. Gözleriyle memnuniyetini belli etti. Öleceğine inanmıyordum, yapacak o kadar çok işimiz vardı ki…

Ne zaman başladığını hatırlamadığı sigara yüzünden bitmişti ciğerleri. Son zamanlarda oksijen verilmesi de bir fayda sağlamaz olmuştu. yeleğinin, gömleğinin, ceketinin cebi sigara kırpıkları ile dolu idi. Vazgeçemiyordu bu illetten, ölümü göze alarak içiyordu.

29 Eylül gecesi ruhunu teslim etti meleklere. Kıtalar ötesinde yaşayan oğlu gelinceye dek beklettik cenazesini. Arefe günü cenazesini toprağa vermek üzere yola çıktık. Otobanlar, köprüler ücretsiz.

- Ah Hikmetçiğim, ah benim yaşlı dostum dedim ona. Bayılırdın avantaya bak işte sen gidiyorsun diye yollar köprüler ücretsiz bugün. Beni teselli eden o ki seni öte tarafta karşılayacak olan Ulu Allah’ım Karayolları idaresinden de Belediyeden de daha lütufkar. Sen gelince sonuna kadar açacaktır cennetin kapılarını… “ Hoş geldin Hikmet, hoş geldin ya Abu Leyl, ya Hamişkont Ebu El Perejiy, hoş geldin Hulusi’nin sevgili Ateşböceği… Lütuf ve keremimizin bir ifadesi olarak sen de sorgusuz sualsiz gir cennete.” Diyecektir.

Şimdi orada... Filistin’den, Kuneytra’dan, Reyhanlı’dan, Amerika’dan, Sudan’dan ve İstanbul’dan tanıdığı her biri kendisinden önce terk-i dünya eylemiş dostlarının arasında. Sevgili babası Bekir Yediç ve Annesi Lütfiye Huvaj’la birlikte. Kim bilir belki de Reyhanlı’nın eskilerinden Mecit’le kafa kafaya vermiş tavla oynuyordur.

Son söz yerine Yahya Kemal’in dediği gibi…

“ Evvel giden ahbaba selam olsun erenler…”


http://hulusiustun3.blogcu.com/evvel-gi ... 72401.html

_________________
Resim

cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: EVVEL GİDEN AHBABA SELAM OLSUN ERENLER!
İletiTarih: Cum Arl 12, 2008 7:10 pm 
Çevrimiçi
Onursal Üye
Onursal Üye
axakuyt aştıbj

Kayıt: Cum Ağu 01, 2008 8:09 am
İleti: 4520
çok güzel bir hikaye.. iyi bir anlatım..biyografi tarzında olmuş...

dalıp gidiveriyor insan Surprised Surprised

_________________
SOYLU SEVDAM....
CAPA CAпсуоуп
cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk makale link sohbet chat izle uzunyayla download kimdir nedir nasıl kabardey besleney şağsığ abzeh abzex hatukoy ubıh elbruz mit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: EVVEL GİDEN AHBABA SELAM OLSUN ERENLER!
İletiTarih: Cum Arl 19, 2008 11:33 am 
Çevrimdışı
Çaylak Üye
Çaylak Üye

Kayıt: Çar Tem 09, 2008 2:48 pm
İleti: 61
Paylaşımın için çok teşekkürler, çerkesce küfür derken birden rahmetli dedem geldi aklıma, ruhları şaad olsun....


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: EVVEL GİDEN AHBABA SELAM OLSUN ERENLER!
İletiTarih: Cum Arl 19, 2008 1:08 pm 
Çevrimdışı
Uzman Üye
Uzman Üye

Kayıt: Çar Ekm 01, 2008 8:29 pm
İleti: 1370
“ne var kendine dert edecek,

bir gün gelecek can bedenden gidecek,

zümrüt çayır üstünde sür iki gün sefa

yine bir gün gelecek can, can bedenden gidecek…”
Acaba kaç kişimiz üstümüze alıyoruz böyle hikayeleri,Sagol kardeşim.

_________________
Resim


EY ALLAH IN MAKBUL KULLARI ! EY VATAN DAĞLARININ EMSALSİZ ZİYNETİ ŞEREFLİ MUHAFIZLAR! BU VATAN SİZİNDİR , SİZİN OLACAKTIR...
cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk makale link sohbet chat izle uzunyayla download kimdir nedir nasıl kabardey besleney şağsığ abzeh abzex hatukoy ubıh elbruz mit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 4 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 0.373s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.