ÇERKESYA YURTSEVERLERİArtık hepimiz, ötesinden berisinden hemen herkesin bir şekilde haberdar olduğu ve dünya tarafından fasılalı da olsa konuşulmaya başlanan bir sorunun muhatapları olmuş durumdayız. Çerkes Sorunu ve tabiî ki biz Çerkesler!
Adına isabetli bir tanımlama ile ‘’
Çerkes Sorunu’’ denen piramidin en tepesine çıktığımızda her şeyi kapsayan, piramidi oluşturan taş bloklarının en ağır kütlesini oluşturan bir ‘’
neden’’ sorusuyla karşılaşırız.
Çerkes Sorunun var eden diğer etmenler hep bu kütlenin altına dizilmişlerdir. Mesela; Neden biz Çerkesler, devlet düzeyinde teşkilatlanarak, ordular kurup, ülkemiz Çerkesya’nın kuzey ufkunda göz alabildiğince uzanan Rusya steplerini işgal etmemişiz, halkını esir etmemişiz de, kuzeyin bu soğuk insanları bütün bunları bizden asırlarca önce akıl ederek, bizim ülkemiz Çerkesya’yı işgal ve halkını sürgün edebilmişlerdir? Bizde eksik olan veya onlarda fazla olan nedir? Bu denli geniş bir soruya verilecek basit cevap herhalde akıllardan ilk geçen olan; Çerkesler kendi içlerinde ‘’
birlik ve beraberlik’’ içinde olamamışlardır şeklinde olacaktır. Görece doğru kabul edilebilse bile bu cevapta ana soru kadar geniş ölçeklidir. Yani somut olarak sorunun muhatabı olamayacak kadar muğlâk bir anlam haritasına sahiptir.
Allah’a şükürler olsun ki bu gün için ‘
’Çerkes Sorunu’’ diye adlandırılan bir tanımlamaya sahibiz. Türdeş haller için örneklemek gerekirse teknik bir arızanın belirlenmesi veya sıhhi bir hastalığın doğru teşhisi, tamirata veya tedaviye giden yolu kısaltacağı iyi bilinen bir gerçektir.
Doğru çözümler için öncelikle sorun hakkında doğru tanımlamalar yapmak gerekliydi. Biz Çerkesler bugünlere değin içine düşürüldüğümüz durumun tahlilini dahi yapamayacak durumda, o kıyıdan bu sahile sürüklenip durmaktaydık. Kendimiz ve karşı karşıya olduğumuz problemlerle uzak yakın ilişkisi olmayan bir takım apolitik konumlarda durmaya şartlandırılmıştık. Yargılarımız ve sorunlarımızı çözebilmek uğruna çaba harcayabileceğimiz kavramsallaşmaya giden zihni tutumlarımız algılarımızın bilinçli bir metotla sürekli karıştırılması neticesinde bozulmuştu.
Yine son yıllarda artan bir ivme ile Çerkes Sorunu şeklinde adı konan piramidi inceleyen, araştıran, konuşup tartışan ve sürekli artan bir kitle var oldu.
Artık Çerkes Sorunu dünyaca bilinen bir dava statüsüne yükseldi. Çevremiz ve bütün dünya ne kadar çok Çerkes Sorunun konuşursa biz Çerkesler de o kadar sıklıkla bu sorunun muhatabı durumuna düşeceğiz. Ben Çerkesim diyebilen her birey bu konuda ezberlerini bozarak fazladan biraz daha düşünmeye ve düşündüklerini ifade etmeye, bilmediklerini araştırıp öğrenmeye mecbur kalacaktır. Geçmişin hayaletinden sıyrılarak ete kemiğe bürünüp karşımıza dikilen Çerkes Sorunu muhataplarını bunları yapmaya mecbur etmeye başlamıştır. Çerkes Sorunu tanımı, Çerkesleri mıknatıs gibi kendine çekerek kitle potasına katmaya, millet olarak varoluşun esaslarına ve aslına uygun haline getirmeye, çağa uygun donanımlarla yeniden şekillendirmeye başlamıştır bile.
Çerkes Sorununu, sadece ‘’
Çerkesya Net ve Çerkesya Yurtseverlerinin’’ sorunuymuş gibi gören ve topluma öyle izah etmeye çalışan zihniyet kırılmalarının, ‘’Çerkesya Net ve Çerkesya Yurtseverlerine’’ karşı takındıkları acınası tavırları, bizimle birlikte bizi izleyen bütün yerli yabancı, dost düşman bütün kaynaklar gördü, bildi, değerlendirdi. Türkiye içince devam eden bu süreci değerlendiren analizlerinin neticeleri kıyıdan köşeden elimize geçtiğinde çok net olarak ortaya çıkan bir gerçek var ki o da; artık bu asimilasyoncu organize oligarşilerin Çerkes Halkı üzerindeki hegemonyalarını kaybettikleri sonucudur. Çerkesler artık iç çekişmelerini sağlıklı yollardan aşabilen, kimlik erozyonun durdurabilmiş ve sorunlarına tutarlı ve işlevsel tanımlamalar üzerinden yaklaşabilen, özgürleşmeye, birlikte hareket etmeye meyilli, aktivasyonu giderek artan kitle haline gelerek dirilmeye her zamankinden daha çok açık bir halk haline geldiler.
Başta sözünü ettiğimiz Çerkes Sorunu piramidinin ilk tuğlasını Çerkesler yerinden kaldırarak atmıştır. Çerkesler pek çoğu doğrudan doğruya kendi varoluşlarını ilgilendiren kritik sorunlarını hal yoluna koyma işinin sorumluluğunu; resmi politik ile içli dışlı olmuş emekli bürokratik elitlerin, bunların eşgüdümünde hayat bulan fakat eklem kireçlenmesi yüzünden hareket kabiliyetini yitirmiş dernek, vakıf ve benzeri örgütleşmelerin, ülkesel imajda arada bir çıkan süper zeki adamların, entegrasyoncu veya mevcut durumu kabullenici telkinleri baş tacı edenlerin çözemeyeceklerini anladılar. Çünkü kemikleşmiş ideolojik bakıştan sıyrılmak istemeyen, sosyal statü sembolizminde veya dost akraba girdabında yönetilen veya tamamen enterne edilmiş organizasyonlar, olabilecek en iyi kararda ısrar etmek yerine önlerinde duran ve kendilerince yeterince iyi olanda karar kılarlar ayrıca vardıkları kararlara sıklıkla ahbap çavuş ilişkileri ile duygularını karıştırırlar. Reel politik tavırlarda dönüşümcü Çerkes aktivizmini savunarak ortaya çıkanların bir şekilde keşfettikleri basit ama güçlü bir olgu da, doğru bilgilendirilmiş, doğru şartlar altında çalışan grupların, diğerlerinden olağan üstü akıllı oldukları, toplumun içinde barındırdığı en zeki fakat sınırlı ölçüde akılcı olabilen insanlardan bile daha akılcı bir şekilde kolektif kararlara varabilme özelliğine sahip olduklarıydı. Yani saplantı haline getirdikleri ideolojik bakış açısıyla yaşayabilen geçmiş zamanın ürünü yapılaşmaların Çerkes Halkını ilgilendiren hayati konularda bile doğru dürüst karar alma yeteneği yokken, geçmiş ve bugün hakkında doğru enformasyonla bilgilendirilmiş ve gelecek açısından hedef aldığı konularda rasyonel şartlandırmaları sahiplenmiş grup hareketleri net ve kesin sonuçlara ulaşabiliyordu. Bu varılan neticeler açsından konunun ne denli karmaşık oluşunun pekte bir önemi yoktu. Yeterince çok sayıda ve çeşitli tarzda düşünebilen, değişik yerel bilgi kaynağına sahip insanlar ortak geleceklerini ilgilendiren konularda bir arada çalıştıklarında elde ettikleri sonuç toplumun entelektüel birikime sahip bireylerinin hepsinin seviyesinden daha üstün ve çözüm önerileri de mükemmele daha yakındır. Bu kıstaslar Çerkesya Yurtseverliği anoniminin hızla ete kemiğe bürünerek Çerkesya Yurtseverleri Kitlesine dönüşmesine yol açan başat etkenler olmuştu. Çünkü Çerkeslerin önünde yeni bir çağ açılmaktaydı ve bu yeni duruma uygun yeni formların hayat bulması gerekliydi. Türkiye Çerkes toplumunun değişen çehresini şekillendirmede Çerkesya Yurtseverleri hareketinin önemi payı olmuştur. Bu gidişatın devam edeceği ve dönüşümün hızla bütün hücrelere sirayet edeceği yine analiz kabiliyetine sahip çevrelerin çıkardığı net bir sonuçtur.
Bu durumun bu şekilde gözlerimizin önünde tezahür etmesinin nedeni, değişen dünya şartlarıyla ilintilidir. Hepimizin bildiği ve dilimizden düşmeyen şekli ile iletişim teknolojilerinin geçirdiği büyük değişimler sayesinde dünya artık neredeyse bir kent büyüklüğüne indirgenmiştir. Sanayileşme hamleleri sonrasında batı kültürü içinde görülen sosyal ve siyasal değişmelerin sonucunda ortaya çıkan modernzimi takip ederek modern olmaya çalışan bizim gibi ülkeler, modernliği ülkesel boyuta haiz siyasi güç yetkesinde olabildiğince uzun yaşamak istemiş fakat modernitenin olası sonuçlarından sürekli kaçmaya çalışmıştır. Kabaca, hem onları elit tabakalar olarak ortaya çıkartarak edindikleri statülerini borçlu oldukları modernliği canla başla savunan, hem de bu sistematiğin gereğini layıkıyla yapmayan; ülkesel anlamda toplumsal gelişim ve refah için sosyal ve siyasal reformlarda bulunmaktan sürekli imtina eden zümrelerin yönetim eli altında kalan bütün bir toplum, cahiller, yobazlar, ayrılıkçılar vesaire sürüleri şeklinde alçaltıcı tanımlarla kodlanmış uzun zaman her türlü grup ve kitle dayanışması içine girmeleri, sivil toplum kuruluşları şeklinde örgütlenmeleri engellenmiştir. Toplumun cahil sürülerden ibaret görenler, kasıtlı olarak toplumun cehalet içinde kıvranmasını da organize edenlerdir. Baştaki durumdaki gibi modernliğin nimetlerini yönetim erki olarak toplayanların aynı zamanda toplumsal refaha ve gelişmişliğe pek önem vermeyenler olduğu gibi aynı şekilde halkın cahilliğinden yakınanlar da halkı kasten cahil bırakan ideolojik bakış açısından başka bir düzeyde ülkesel boyuta bakmak istemeyen yönetim sınıfları olmuştur. Söylendiği gibi gerçekten halkı bir sürü halinde düşünür vaziyete getirmişlerdir. Sürü haline getirmenin pratik yararı şudur eğer insanlar, tutumlarını yargılamaya muktedir olamazlarsa bir araya gelip kolektif bir çalışma, dayanışma içine de giremeyeceklerdir. Dolayısıyla da kendilerini yönetenlere, geleceklerini satanlara karşı hiçbir harekette bulunamayacaklar ve bu böyle sürüp gidecektir. Ama sürü halinde akıllarını yitiren toplumlar, yavaşça ve teker teker akıllanırlar. Nasıl totaliter vesayet rejimlerinde toplumun sürü psikolojisine düşürülerek akıllarından edilmesi normal bir sosyolojik kabul ise, bu şekilde hizada tutulan toplum bireylerinin çeşitli imkânlar vasıtasıyla zamanla akıllanması da, önünde sonunda bütün toplumun akıllanarak totaliter yönetimleri yıkması da engellenmez bir durumdur. Bu yönelişe doğrulan toplumların arasındaki farklar sadece zamansal ve bir kısım taktiksel boyutları içerir, neticeyi değiştirmez. Çerkeslerin anavatan ve diaspora konumunu formüle etme yeteneğinde, şimdilik dar anlamda olsa da yürütme politikalarını hayata geçirmede Cherkessia.Net çok tutarlı, başarılı bir yol izlemiştir. Bunun yanı sıra vücut bulan Çerkesya Yurtseverleri hareketlenmesi ise kitlesel halk desteğinin olası sonuçlarını içinde barındırır. Bütün olup bitenlerin sonuçları karşımıza toplumsal değişim ve dönüşüm olarak çıkmaktadır ki başka türlüsü zaten mümkün gözükmemektedir. Şimdilerde birer ikişer değişen dernek adları yakın zamanlarda hızlanacak bu yurtsever hareketlenmenin açık emareleridir.
Bizim başımıza gelende aşağı yukarı bunlardan ibarettir. Çerkesler kendi tarihleri, konumları, kimlikleri daha da önemlisi gelecekleri gibi konularda aşırı bir şekilde dezenformasyona tabi tutuldular. Toplum giderek büsbütün cahilleşti. Ayakta kalabilenler Çerkes Milleti ile doğrudan alakası olmayan girdapların içine çekildi, enerji sönümlemesine uğratılarak yoruldu ve nihayetinde pasifleştirildi. SSCB’nin çöküşünden itibaren Çerkes halkını ilgilendiren bütün olaylar veya gelişmeler, sözde konuyu inceleyen konseylere veya uzman olarak makyajı yapılarak sahneye sürülen kişilere havale edilerek sürüncemeye sokuldu, halkın gündemine gelemeden sönükleştirildi. Bu olumsuz gidişe dur demek isteyen ve Çerkesya Yurtseverlerinden önce ortaya çıkmış olması muhtemel fertler veya dar katılımlı gruplar, statükocu güruh tarafından kolayca ortadan kaldırıldılar. İki yıla yakın bir zaman diliminde Çerkes halkını hala güdülmesi gereken sürü olarak görmek isteyenler Çerkesya Net ve Çerkesya Yurtseverlerine de benzer stilde pek çok defa saldırdılar. Fakat kendi içince birbirinden görece otonom gruplara olan ve merkezsizleşmiş bir merkez tarafından koordine edilen Çerkesya Net bu baskılara direnebildi. Önce bireysel telkinler, sonra sosyal ağ ilişkileri kullanılarak Çerkesya Yurtseverleri, yurtsever çizgiden uzaklaştırılarak angaje edilmek istendi. Bu başarılamayınca nihayetinde bütün kitleyi hedef alan top yekûn ağır suçlayıcı ithamlar içeren faşizm, bölücülük, Rusofillik, ABD yandaşlığı gibi aslında bir biri ile çelişen simgesel baskı unsurları sırayla tedavüle sokularak en azından Çerkesya Yurtseverlerine katılımın sınırlandırılması düşünüldü. Çünkü sembolik baskı türevleri, hedef alınan grup bireyleriyle doğrudan doğruya uğraşarak yıldırmaya çalışmaktan daha etkili bir yoldur. Sembolik baskı türevleri bütün bir gruba veya toplumsal harekete uygulandığında, hem hareket içerisindeki kırılgan karakterlere yüksek derecede nüfuz etme imkanı sağlar, hareketi parçalar, hem de olası katılım potansiyeli taşıyan sempatizan kitleyi harekete katılmalarını engelleyerek kontrol altına almak daha kolaylaşır. Ama buda sonuç vermedi. Bu seferde kaçınılmaz olarak mücadele etmeye niyetlendikleri Çerkesya Yurtseverleri ve onların kolektif var oluş yönelimi,
ÇERKESYA fikrine açık düşmanlık sergileyenlerin tabanlarını değiştirmeye, dönüştürmeye başladı. Sürü olarak akıllarını kaybettirdikleri toplumun bireyleri, doğru bilgi ve net görüş altında süratle aslına dönerek yurtsever çizgiyi yükseltmeye, beslemeye başladı. Çünkü biraz önce bahsettiğimiz gibi yeterince çeşitlendirilmiş yerel kaynaklara sahip kolektif çalışma gruplarının her türlü bilgisi ve görüngüsü ile iç görüsü herhangi bir şematik şablondan müteşekkil kurumun seviyesinden kat be kat üstündür. Çerkesya Net ve Çerkesya Yurtseverlerinin bu konumu bütün diaspora içinde en parlak olanıdır. Reyhanlıdan Samsuna, Çanakkale den Tokat a, Soçi den Nalçik e, Almanya, Ürdün, ABD ye kadar yerel bilgi kaynaklarına hakim bir yapıdadır. Sözde uzmanlara, ideolojik bakıştan sıyrılamayan dışlayıcı tutum sahiplerine, yüksek kültür etiketli salon erbabı elitistlere değil, halk temelinde iş görmektedir. Çünkü bütün bir halk her zaman en zeki kişilerden, yetişmiş ama dar kadrolu emektar örgütlerden daha bilgece hareket ettiği gibi, gelecek açısından çok daha geniş kapsamları olan olayları meydana çıkartabilir. Yeter ki Çerkesya Yurtseverleri tabanda aynı dürtüyü paylaşan çeşitliliğini ve hedef tuttuğu menzili koruyabilsin. Bu meydana çıkan yeni durum Çerkeslerin her zaman arzuladığı toplum birlikteliğini yakalamaya açık bir mesaj taşımaktadır.
Bütün bunları aşmada, Çerkes kolektif hayatını yeniden düzenlemede ve Çerkes Sorununa çözüm bulmada Çerkesya Yurtseverleri Türkiye Çerkes toplumunun tek alternatifi olarak kendi kendini yaratan dönüştürücü bir çizgide yol almaktadır. Çünkü kurtuluş ve güvenli bir gelecek ancak toplumsal bir süreçtir, hem bireysel hem de kolektif bir çabayı, aynı zamanda bir söylem sahibi olmayı da gerektirir. Çerkesya Yurtseverleri, bilge bir kitleyi oluşturan hasletlerin tamamına birden sahiptir; Çerkes Sorunu hakkında fikirsel çeşitlilik, karşılıklı etkileşime açık bağımsız düşünce üretimi, Çerkeslerin yoğunlaştığı alanlarda yerel kaynaklara yakın olma, bireysel yargıları ortak kararlara dönüştürecek iş birliği kümelenmesi gibi bütün bunları içinde barındıran ve Çerkes Halkını geleceğini temsil eden yegâne kitledir. Çerkesya Yurtseverleri eminim ki bana olduğu kadar Cherkessia.Net içerisinde yer alan herkese ve nihayetinde ise bütün Çerkes Halkına bir umut ışığı olarak yansımakta ve güç vermektedir.
‘’
Seninle Ben Çerkeslerin En Büyük Problemiyiz!’’ diyen Açumıj Hilmi ağabeyin yazısından benim anladığım özündeki gibi iyi ki varsınız ‘’Çerkesya Yurtseverleri!’’
Hatko Vuralcherkessia.net