Çerkesya nerede kurulacak?“Hayallerinin peşinden git! Mutlaka bir gün yorulacaklardır.”Çerkesya nerede kurulacak?
Bzıp ile Don arasında mı? Ya da Kuban çevresinde?
Önce değil!
Çerkesya, en önce şiirlerimizde, öykülerimizde, romanlarımızda, heykellerimizde, resimlerimizde...
Belleklerimizde, yüreklerimizde kurulacak.
Bu bir tasarım, bir hayaldir.
Önce kafanda kurarsın, yüreğinde pişirirsin, yazarsın, çizersin, anlatırsın.
İnanmışsan... İnandırırsın.
İnandırdığın, güzel bir hayal ise gerçek olsun.
Şu yaşlı dünyayı yabana atma!
Eğer ona, insanlığa, uygarlığa bir katkın olmayacaksa, yaptıkların da söylediklerin de ne işe yarar?
Çerkesya Yurtseverliği bir projedir.
Salt coğrafya ve politika ile sınırlı değildir.
Bir dünya görüşü, bir yaşam tarzıdır.
Beyninin ve yüreğinin içindeki parıltı, mum ışığı kadarsa başka, Güneş gibiyse başka yansır dışarı!
Henüz ortada ne bir Çerkes resmi, ne de Çerkes tiyatrosu var.
Ne de politikası!
Olmayan bir şeyin izinden koşulmaz.
Yoksa yaratılır, yeniden.
Herkesin bir Çerkesya'sı vardır.
Ancak hedeflenmesi gereken, ortak bir projedir.
Evet! Her gelenin bir çizik atıp, gittiği değil.
İstikrar, sebat, karar ile takip edilecek olan bir toplum, bir ülke projesidir..
Gerisi, boşa geçmiş zaman, boş lakırtı ve başarısızlıktan başka bir şey değildir.
Her şeyin üzerine, folluktaki tavuk gibi yığılıp, kalmak değildir, sabırlı ve çelik iradeli olmak amma!
Daima sabit sağlamları(muhafaza edilmesi gerekenleri dirençle) koruyarak, sürekli gelişmek ve evrilmektir, zamanın ruhuna uygun olarak.
Zira çağ affetmez, geride kalanı. Kendisine ayak, uyduramayanı.
Ve izciler, farklı seslerden koro ve orkestra çıkartmasını bilmezlerse, doğru izi yitirmişler demektir.
Tanrı, Halkımızı doğruluktan ve doğrulardan ayırmasın.
İnsan olarak yaşamımızda neler ve kimlerle karşılaşırız?
Çok zaman tahammülümüzün tükendiğini ve çaresiz kaldığımızı düşünürüz.
Bazı insan(lar)la isteksiz olarak, nasıl yan yana, karşı karşıya gelebileceğimizi sorgular dururuz.
İş, ev, eğlence, dinlence, eğitim ve yaşamın bir nice alanında tüm işlerimiz sırasında, türlü insanlarla karşılaşmak, işbirliği yapmak ya da iletişimde bulunmak zorundayızdır.
Bazen evdeki eşimize ya da onun bize tahammül edemediği olur, iş ortakları arasında da aynı şey.
Kuşkularla yaşanmaz. Güvene gereksinim vardır, tüm ilişkilerde. Onu aşarsın, ancak iki iyi insanın bile, barış içinde bir yolda, iki dakika dahi yürümesinin garantisi yoktur.
Bırakın eşi, ortağı, insanın ana-babasına, çocuğuna tahammülsüz kaldığı zamanlar vardır.
Sonra taraflardan her ikisi de iyi, hoş olabilir, ancak birbirlerini sevmek, anlaşmak, uyum göstermek durumunda olmayabilirler.
Yaşama doğduysak süreceğiz, sürdüreceğiz.
Sefası da, cefası da hep bizim için.
Aynı şekilde edindiğimiz amaçlar, bizi dünyaya ve yaşama bağlıyor. Bunun için de son nefesimizi verene kadar uğraşıp, çalışıp, yorulacağız.
Engelsiz, engebesiz, taşsız, yokuşsuz yol mu olur?
Yaşam tek taraflı süregelen düz yol değildir. Onun için istemediklerimize de, acılarına da, itilmeye de, yoksunluklara da katlanacağız. Birbirimizi sevmek zorunda olmasak ta, saygı duymasını öğrenmek zorundayız.
Bunu gerek bireysel, gerek toplumsal olarak düşünelim. Gerek içerimizde, gerek dışarımızdakiler için de….
Hep birlikte, özgürce var olabilmek, başkalarının bizlere dayattığı kulluktan her zaman için daha iyidir.
Kendi çözümümüzde, başkalarına da yer vardır! Bunu unutmayalım. Yeter ki çözüm yollarında işbirliği gayretini tüm içtenliğiyle karşımızda da görelim.
Çerkesya sevdalılarının önünde tek yol vardır:
Olmazları olur, yapılmazları yapılır, sevilmez işleri sevilir hale getirmek zorundayız.
İdealist olmanın en büyük bedeli budur.
Vatanımız, halkımız, insanlık için, suların durulması, toprakların akması gibi.
İmkansızı gerçeklemek için, inanılmaz işler çıkarmak zorundayız.
Tarihe geçmek isteyen, geleceğe müdahale edecektir. Elini taşın altına sokacak!…
Yoksa! Yoksa canım kardeşim! Seçim senin! Yanımda yoksan, denize atılan bir çakıl taşı kadar, gözümde yoktur değerin.
İçinde doğduğun/doğmadığın, dilin, kültürün, geleneklerin, halkın, soyun ve en güzel üretilmiş o canım değerlerin, korunmaya, kollanmaya, gelişmeye, yaşamaya, yaşanmaya gereksinimi var.
Sen onu yaşamazsan, kaldırmazsan, yüceltmezsen o ölecek.
Onunla aldığın nefesi birleştirebilirsen, yeni bir umudu, yeni bir doğuşa dönüştürebilirsin!
O tarih, seninle beraber yazılacak.
Çerkesya ve Çerkes halkı olmazsa yeryüzünde, bu dünya gerçekten, eksik, topal, kör kalacak… Boş, çorak, tatsız, tuzsuz bir yer olacak.
Yoksa! Yoksa canım kardeşim! Seçim senin! Yanımda yoksan, denize atılan bir çakıl taşı kadar, gözümde yoktur değerin.
Bir kere Yedi kere Kırk kere değilI
Bir ülke emekle
Sabırla inançla
Savaşla kurulur
Henüz kurulamadı
ÇERKESYA
Savaş illa silahla
Kanla verilmez
Kişi ne gelirse elinden
Katkı verir onunla
Ressam can verir
Ülkesine fırçayla
İşçi nasırlı parmaklarıyla
Kurar kendi Çerkesya’sını
Öğrenci kalemi kitabıyla
Müzisyen çalar ve söyler daima
ÇERKESYA ÇERKESYA ÇERKESYA
Ozan dize dize
Ülkesine halkına özlemlerini
Getirir dile
ÇERKESYA ÇERKESYA ÇERKESYA
Her kişi kendi yetenekleri ölçüsünde
Omuz verir savaşta
Diriltir yüceltir can verir
ÇERKESYA ÇERKESYA ÇERKESYA…
II
İşini bilen
Emektar insanları severim
Anlattığı şeyi en iyi şekilde
İfade edeni de
Ne istediğini bileni
Neyi ne zaman ne şekilde
Yapması gerekeni…
Onun için hep saygıyla bakarım
Akıllı insanlara
Yanlış yapsalar da
Hep bir kez daha şans veririm onlara
Ve içten insanlar
Onlara da hep toleransım vardır
Yanlış yapma şansı
Onlarında vardır
Ve yazıp okuyan
Düşün emekçileri
Gözlerinin ferine pil olurum…
III
Başarı öyküleri vardır
Kişisel başarı öyküleri
İş emek hak halk savaş
Başarı öyküleri
Toplumsal başarı
Bir kez daha
Bin kez daha şans veririm
Gerçekten hak edene...
IV
Eğer düşmüş bir ülke
ÇERKESYA
Kalkacaksa ayağa
Hissederek söyleyerek
Yazarak çizerek
Dua ederek
ÇERKESYA ÇERKESYA
ÇERKESYA derim
Bir kere yedi kere kırk kere değil
ÇERKESYA ÇERKESYA ÇERKESYA
Sonsuza kadar
Kalkıp yürüyeceği
Güzel aydınlık günler için
Cesur adımlarla
Kah bağıra çağıra
ÇERKESYA ÇERKESYA ÇERKESYA
Kah usulca derinden....
Ancak giderek
Daha yüksek perdeden
Haykırarak
Kurulacak
Birleşecek
Özgürleşecek ÇERKESYA....
V
İşçi ve köylü
Kadın ve erkek
Genç ve yaşlı
Hep beraber
Omuz omuza
El birliği
Güç birliği
Ses birliğiyle
Tek yürekte çoğalan
Çığlık çığlığa
Beyaz martılar gibi
Daha çok çalışarak
Yazarak üreterek
Katarak rengimizi uygarlığa
Ve insanlık ailesinde bir demet
Olmayı başararak….
Bayrakla beraber bir ülkenin
Bir halkın dirilişine
Tanık kılarak dünyayı
Kükretmek yürekleri
ÇERKESYA ÇERKESYA ÇERKESYA
Her defasında
Daha çok çoğalarak
Daha yüksek perdeden
ÇERKESYA ÇERKESYA ÇERKESYA....
Semih Akgüncherkessia