Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Pzr Şub 12, 2012 5:05 am


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 10 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: ÇERKESLERİN ULUSAL POLİTİKASI VE ÖRGÜTLENME ÜZERİNE
İletiTarih: Pts Haz 21, 2010 5:09 pm 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 19670
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Çerkeslerin Ulusal Politikası ve Örgütlenme Üzerine (1)

Geçen yazımızda “Çerkesler için zaman en kötü ilaçtır, zamana karşı bir yarış içerisinde örgütlü mücadelemizi başlatmamız gerekiyor” demiştik.

Hastalıklar ve travmalar için zaman en iyi ilaçtır denir. Ama bu Çerkesler için malesef en kötü ilaç. Çünkü zaman çok hızlı akıyor ve Çerkesleri hızla yok ediyor. Asimile ediyor. Şayet bizler bunu böyle seyretmeye devam edersek, uğruna mücadele edilecek Çerkes dili, kültürü ve ulusu kalmayacakatır.

Buna karşı mücadele edelim deniyor. Her kafadan bir ses çıkıyor. Konuşuluyor ama iş yapılmıyor.

Ne yapmamız lazım?

Herkes bunu soruyor.

Cevabı hem çok kolay, hem çok zor.

Cevabı çok kolay dedik. Gerçekten davasına inanan, bedel ödemeye hazır insanları bir araya getirip Çerkeslerin ulusal politikasını ve örgütlenmesini oluşturabilirsek işimizin kolay olduğunu göreceğiz.

Çok zor çünkü bugüne kadar laf ürettik iş üretmedik. Laf ebeleriyle oyalanıp yol alamasak işimiz zor.

Bir düşüncenin politika olabilmesi için asgari üç şart gerekmektedir:

1- Etrafında örgütlenilecek düşünce( ideoloji ).
2-Bu ideolojiyi hayata geçirecek kadro.
3-Bu ideolojiyi hayata geçirecek araçlar. Örgüt(parti,cephe,dernek,şirket,vakıf...).

Eğer bu üç şart asgari koşullarda yerine gelirse bunun adı politika olur. Yoksa bu yazıda dergilerde ve sanal alemde çıkan yüzlerce yazıdan biri olarak kalır.

Yeni bir örgütlenme modeli önerirken bugüne kadar olan çalışmaları gözardı mı ediyorsun diyenler olabilir.

Hayır, bugüne kadar olan birikimlerimizi muhafaza ederek, geliştirerek ve daha rantabl kullanarak yolumuza devam etmeliyiz.

Bugüne kadar söylenmiş olan her söz, yazılmış olan her harf, konulmuş olan her taş çok değerlidir.

Bugüne kadar davamıza ekmek veren herkes de çok değerlidir.

Peki söylenmemiş olan nedir?

Söylenmemiş olan, davamızı siyasallaştırarak muhataplarımıza (Rusya,Türkiye, Gürcistan, Ürdün, İsrail, Suriye, AB, ABD ve tüm uluslararası kuruluşlar) gerek demokratik yollardan, gerekse zor yoluyla anlatmak ve haklarımızı söke söke alacağımızı göstermektir.

Korkuyu yenmek işte budur!

Şimdi bir düşüncenin politika olması için üç şart gereklidir demiştik. Bunları irdelemeye başlayalım.

1- Etrafında örgütlenilecek düşünce(ideoloji):

Bugüne kadar söylenmiş her söz, yazılmış her harf, konulmuş her taş çok değerlidir dedik. Bunu dedikten sonra bugüne kadar ileri sürülmüş olan tezleri değerlendirelim.

Öncelikle Sovyetler Birliğinin çöküp, Berlin duvarının yıkılmasıyla birlikte bütün ideolojiler de çöktü. Çerkeslerin söyleyegeldikleri tezler de yerle bir oldu. Yerlerine yenileri ikame edilemedi.

1. Tezimiz- Bağımsız Kafkasya idealiydi.

Komünizmin çökmesiyle birlikte mazlum milletlerin ayaklanıp bağımsızlığına kavuşacağı ve Kafkasyanın da bağımsızlığına kavuşacağı üzerine kuruluydu bu tez. Ama Sovyetler Birliğinin çökmesinden sonra bu sağlanamadı.

Ama yirmi yıl önce bana 21 Mayıs'ta Taksim'den yürüyüp Rus konsolosluğunun önüne gelip bağıracaksın deselerdi, herhalde kötü bir rüya gördünüz derdim.

Ama 22 Mayıs 2010 tarihinde en sağcısından en solcusuna, en muhafazakarından en liberaline, dönüşcüsünden devrimcisine, Bağımsız Kafkasyacısına kadar samimi olan herkes Taksim Meydanında toplandı.

Ne diyor Hapae Manifestom 2'de:

"Her sürgünün kafasında olduğu gibi benim de zihnimde bir harita oluşuyor yavaş yavaş. Kaberdey'i Adige'ye bir koridorla ve ve yine Adige'yi Tuapse'ye bağlayan başka bir koridorla Nalçik-Maykop-Tuapse hattında, kadim toprakların belki de beşte biri kadar bölümünü kapsayan bir federal bölge. Bağımsız olması şart değil(Neden?) ama şimdiki kaymakamlıklarla da olmaz."

Erhan kardeşim söylemeye sıkılsa da Bağımsız Kafkasya'cı olmuş.

Ama bunun sıkılınacak bir tarafı yok. Bütün ulusal kurtuluş mücadeleleri bağımsızlığı hedefler. 68 ve 78 kuşaklarının solcularının en önemlisi sloganı "Bağımsız Türkiye" idi.

2010 yılının Çerkes Devrimcilerinin yurtseverlerinin, demokratlarının, milliyetçilerinin sloganı da pekala "Bağımsız Çerkesya" olabilir.

2.Tezimiz- Dönüş çizgisi.

Dönüşçü arkadaşlarımız ve büyüklerimiz biraz yumuşamanın olmasıyla binlerce kişinin akın akın Kafkasya'ya döneceğini umuyorlardı. Ama malesef beklenen dönüş olmadı. Gidenler ve hayalkırıklığıyla geri dönenler oldu.

Bunun böyle olmuş olması dönüşün bir gün olmayacağı anlamına gelmez. Yapılması gereken Ana vatanda oluşmuş çok değerli kültür birikiminin Diasporaya aktarılarak bilinçlenmenin yaratılmasıydı.

Bugün Türkiye’de 91 adet Çerkeslere ait(tüm Kuzey Kafkasyalılar) kurum mevcuttur. Dernekler, vakıflar, konfederasyonlar, spor klüpleri dahil.

Her bir kurumun 200 üyesi olduğunu varsayarsak 18.000-20.000 üye yapar. Bu derneklerin tüm üyeleri dönse de Kafkasya'da bir yekün teşkil etmiyor.

Ama diyaspora'daki bütün kurumlar çöker. Çerkes meselesinin çözüm noktası diyasporadır ve Türkiye'dir. Öncü ve bilinçli kişilerin dönmesi Türkiye'deki 6 milyon kişinin kaybedilmesi demektir.

Ama bu 20.000 kişiyi kadro haline getirip dernek duvarları arasında oynanan bir oyun olmaktan çıkarıp, Çerkesliği, işçilerin, köylülerin yoksulların da meselesi haline getirip, milyonları harekete geçirebilecek bir duruma getirdikten sonra mı konuşsak dönüşü?

Yahudilerin anavatanlarına dönüşü ve bir devlet kurabilmeleri 2500 yıl almıştır. Ve inanılmaz mali kaynaklar seferber edilmiştir. Bu mali kaynakları harekete geçirmek için de kafa yorsak olmaz mı?

Hapea kardeşim ne demiş Manifestom 2'de:

"Bir de bahsettiğim coğrafyada demografiyi hiç olmazsa %50'ye getirecek diyasporadan ciddi bir nüfus hareketi"

Erhan hem Bağımsız Kafkasyacı hem de dönüşçü olmuş.

3. Tezimiz- Yaşanılan ülkelerdeki demokrasi ve devrim mücadelesinde yer alarak ulusal kimliğin ve hakların kazanılmasını savunanlar.

Özellikle 78 kuşağında buna inanan çok sayıda Çerkes Devrimcisi mevcuttu.

Ama sovyetler birliğinin çürüyerek çökmesi, Çin üzerinden dünyanın en acımasız emek sömürüsü yapılarak bütün dünya emekçilerinin yoksullaştırılması, ideolojik anlamda herşeyi altüst etmiştir.

Bütün dünyada sosyalist bir devrimin olacağına inanan sol kesimin tezi tamamen belirsiz bir tarihe ertelenmiştir. Fakat yaşadığımız dönemde demokrasi nisbide olsa genişlemiştir. Geçmişte suç olan birçoke şey artık suç değildir. Yasal anlamda kullanabileceğimiz birçok hakkımız olmasına rağmen kullanamıyoruz.

Çerkeslerin Türkiyenin AB'ye girmesini, Rusya'nın demokratikleşmesini beklemeye tahamülleri yoktur. Birçok platformda sağ görüşlü insanlarımızla, sol görüşlü insanlarımızın Çerkeslik ortak paydasında birlikte hareket edebildiklerini görüyoruz.

Bu son derece önemli bir gelişmedir.

Yani bu güne kadar Çerkes halkının ürettiği üç çizgi, üç tez ortak hareket etmeye başlamıştır.

İşte bu üç tezi birleştirerek "Çerkes ulusunun yeniden inşası projesi" politikasının söylemini başlatıyoruz.

Ancak, içinde tohum olmayan yumurta ne kadar ısıtılırsa ısıtılsın, hangi tavuğun altına konulursa konulsun, civciv çıkaramaz.

Çerkeslerin de şartları ne olursa olsun, demokrasi de gelse, sosyalizm de gelse AB'ye de girilse, Rusya demokratikleşse de örgütlü yapıları olmadığı takdirde hiçbir şey yapabilmeleri mümkün değildir. Zamanın Çerkesler için çok kötü bir ilaç olduğunun bilinci ile mümkün olan en kısa sürede kadrolarını ve örgütlerini çıkarmalıdırlar.

Gelecek yazı kadro meselesi, Daha sonraki yazı örgüt ve örgütlenme üzerine, daha sonraki yazımız ise politikamızın anahatları üzerine olacaktır.

Habraçö Murat Özden
cherkessia

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERİN ULUSAL POLİTİKASI VE ÖRGÜTLENME ÜZERİNE
İletiTarih: Pts Haz 21, 2010 6:50 pm 
Çevrimdışı
Azimli Üye
Azimli Üye
sskp

Kayıt: Çar Şub 03, 2010 3:24 pm
İleti: 291
Konum: qayser
Anlatılan bütün fikirlere sonuna kadar katılıyorum..gerekli görülen ve sayılan özelliklerin hepsi ve daha fazlası toplumuzda çoğu kimsede olduğuna inanmaktayım. çünkü bizizm milletimiz cahil bir millet değil, dondnımlı ve bilgili bir millettir.

Ancak, olmayan ve oldugundada paylaşılamayan ve bizim en büyük eksiğimiz GÜÇ tür. Bu güç her ne şekilde olursa olsun işe yarayacaktır, maddi güç veya siyasi güç, tümünün toplumumuz için tüketilebilecek birçok alan mevcuttur.

Maddi ve siyasi güce sahip kişiler ferdi bazı girişimlerde bulunsalarda cılız kalındığı için ses getirmemektedir..
zenginlerimizin çoğu "benimle berabermi kazandılar" mantığında, üst düzey memur, bürokrat, siyastçi, vs. de "bana dokunmayan yılan... " misali

Velhasıl toplum sindirilmiş ve rüzgarla beraber yürümekte....


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERİN ULUSAL POLİTİKASI VE ÖRGÜTLENME ÜZERİNE
İletiTarih: Sal Haz 29, 2010 10:34 pm 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 19670
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Çerkeslerin Ulusal Politikası ve Örgütlenme Üzerine (2)

2- Kadrolar:

Çerkes halkı gayrimüslimlerden sonra Türkiye'nin en eğitimli halkıdır. Bir örgütlü yapılanma için gereken kadrolar onun bağrında fazlasıyla mevcuttur.

Ancak bütün bu eğitimli yetişmiş insanlar birbirinden kopuk, tekbaşlarına, amatörce birşeyler yapmaya çalışıyorlar. Bütün bu çabalar değerlidir. Fakat hedefe ulaşmaları mümkün değildir.

Bu insanları örgütlü bir yapı içerisinde bir araya getirerek ortak bir enerji yaratmamız gerekmektedir.

7 gün 24 saat hem kendi halkı için hem insanlık için çalışacak olan bu kadrolar profesyonelleşecek ve sahip oldukları yetenekleri daha üst seviyelelere çıkaracaklardır.

Her insanın mutlaka çok değerli özellikleri ve nitelikleri vardır. Ama bir kadronun olmazsa olmaz özelliklerini de sıralıyoruz.

1- İnanmış ve her türlü bedeli ödemeye hazır bir insan dünyanın en büyük silahlarından daha tehlikelidir ve onlar bizim kadromuzdur.

İnanmış ve her türlü bedeli ödemeye hazır bir insan karşısında hangi devlet, hangi kanun, hangi mahkeme,hangi hapishane durabilir ki.

İnanmış ve dayanışma halindeki insanlara bütün baskılar vız gelir vız.

Bütün mesele sağlam bir dava dayanacak ögüt ve izlenecek yolun belirlenmesidir.

İşte o insanlar dostlarına güven düşmanlarına ve işbirlikçilerine korku salarlar.

Dünyanın bütün silahlarından daha etkilidir onlar.

Onların karşısına çıkmaya kim cesaret edebilir ki.

O insanlardan bizde çok var çok yeter ki doğru önderlik olsun.

2- Kendini vakfetmiş bir insanın başaramayacağı hiç bir şey yoktur ve onlar bizim kadromuzdur.

Önemli olan ne paradır ne puldur, önemli olan kendini vakfetmiş insanların çıkacağı yoldur.

Etrafınıza dönüp bir bakın, o muhteşem camileri, kiliseleri, havraları, cemevlerini, okulları, yurtları hiç de zengin olmayan ama kendini vakfetmiş insanların yarattıklarını görürsünüz.

Karınca bir gün hacca gitmek için yola çıkmış.

Demişler ki sen aklını mı oynattın nasıl varacaksın oraya.

Karınca da varamazsam da uğrunda ölürüm ya demiş.

Biz de diyasporada kurumlarımızı oluşturmak için bir yola çıkalım bakalım. Biz görmesek de çocuklarımız, torunlarımız görür.

Yayın kuruluşlarımızı, Radyolarımızı, televizyonlarımızı, müzik prodüksüyonlarını, Televizyon prodüksiyonlarını,filmleri,tiyatroları,okulları,yurtları...

Dilimizin diriltmesini ve yaygınlaştırılmasını başarabiliriz.

Siz inanmış ve kendini vakfetmiş olanlar bunu başarabilirsiniz.

Yeter ki doğru önderlik olsun.

3- Kendini ve toplumu geliştiren insanlar kadromuzdur.

Çerkes ulusu son derece gelişkin yeteneklere ve özelliklere sahiptir.

Kendini geliştiren ve içinde yaşadığı toplumlara son derece değerli katkılar sunan bir halktır.

Bu değerli özellikleri bulunan halkımızın bireyleri hem kendilerini geliştirmektedirler hergün, hem de toplumuzu.

Gelişime kapalı ve atgözlüğü takmış olanların asla aramızda yeri yoktur.

Ne mutlu kendini ve toplumunu geliştirenlere, sizler bizim kadromuzsunuz.

4- Değer yaratan insanlar kadromuzdur.

İnsanı değerli kılan şey yarattığı değerdir.

Bir düşünce üretenler, bir şiir üretenler, bir beste üretenler, bir film üretenler, bir roman üretenler, bir çeviri üretenler, bir radyo programı üretenler hepiniz çok değerlisiniz, hepiniz kadromuzsunuz.

Kazandığı helal lokmayı paylaşabilenler, inandığı dava uğruna verebilenler, davasını kendisinden daha değerli görebilenler sizler bizim kadromuzsunuz.

Yeter ki doğru önderlik olsun, harekete geçmek için beklediğinizi biliyorum.

5- Umut ve coşku vaat eden insanlar kadromuzdur.

Bir şarkı gibi, bir şiir gibi, bir marş gibi, bir çağlayan gibi akan coşkulu insanlar.

Siz hayatı değiştirebilirsiniz.

Siz herşeyi yapabilirsiniz.

Ve bu umut ve coşku sizlerde fazlasıyla var.

Umutsuzların ve bedbinlerin asla aramızda yeri yoktur.

Bu umut ve coşku pınarları güzel insanlar güven kaynağımızdır.

Sizler başarbilirsiniz.

Yeter ki doğru önderlik olsun.

6- Teslim olmayan insanlar kadromuzdur.

Mesele esir düşmekte değil,

Teslim olmamakta bütün mesele!

Dediği gibi şairin, yenilmiş olabiliriz, asimile olmuş olabiliriz,azalmış olabiliriz.

Ama herşeye inat 146 yıldır ayaktayız ve teslim olmadık ve olmayacağız.

Teslim olanların, kendini salanların, çabalarımızı beyhude bir uğraş gibi görenlerin aramızda asla yeri yoktur.

İnadına direniş, inadına mücadele, inadına özgürlük diyenler asla teslim olmayanlar ve teslim olmayacak olanlar.

Sizler başarabilirsiniz. Yeter ki doğru önderlik olsun.

7- Fedakar insanlar kadromuzdur.

Halkımız fedakardır.

Ve bir çok fedakarlık örnekleri vermiştir.

Canını dişine takarak savaşmış ucuz lokma olmadığını göstererek terketmiştir anavatanını 1864'te.

Vatanı için hiç çekinmeden Çeçenistan’da ve Abhazya’da canını ve malını feda etmiştir.

Günü geldiğinde yine hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağını biliyoruz.

İşte bu fedakar insanlar geleceğimizi inşa edeceklerdir.

Bencillerinse asla aramızda yeri yoktur.

Fedakar ve güzel insanlar sizler başarabilirsiniz.

Yeter ki doğru önderlik olsun.

[b]8[/b]- Yaratıcı insanlar kadromuzdur.

Çerkes halkı yaratıcıdır.

Gelecekte çıkacağımız mücadele yolculuğunda işte bu yaratıcı mücadele yöntemlerini bulacaklardır.

Kurumlarımızın oluşturulmasında maddi kaynaklara ulaşmada akla hayala gelmeyecek yöntemleri bulacaklardır.

Yaratıcı insanlardır geleceğimizi inşa edecek olanlar.

Onlardan da toplumumuzda çok var ve yaratıcı insanlarla başaracağız.

Yeter ki doğru önderlik olsun.

9- Çalışkan insanlar kadromuzdur.

Çerkes halkı çalışkandır.

Davası için üşenmeyen, her yere yetişen, her işe talip olan, binlerce insanımızın olduğunu biliyoruz.

İşte bu insanlar kuracaktır herşeyi bu çalışkan insanlar.

Tembellerin, asalakların, başkasının sırtından geçinenlerin, haram lokma yiyenlerin aramızda yeri yoktur.

Harekete geçmek için beklediğinizi biliyoruz.

10- Doğru insanlar kadromuzdur.

Çerkes Halkı doğru insanlardan oluşur.

Onlar kendilerine ve halkına asla yalan söylemezler.

O doğru insanlarla yol alacağız.

Yalancıların, dedikoducuların, riyakarların, laf ebelerinin aramızda asla yeri yoktur.

Dosdoğru olanlarla birlikte başaracağız.

Gözlerinizin içine baktım tek tek ve sizlerin hepinizde bu özellikleri gördüm.

Bir kıvılcımın çakılmasını bekliyorsunuz.

Ne kadar çoksunuz ve ne kadar muhteşemsiniz.

Ne kadar varsınız ve gerçeksiniz.

Ve ne kadar güzelsiniz.

Çerkeslerin umudusunuz.

Anavatan ve diyasporanın umudusunuz.

Geleceğimizsiniz.

Siz kadrolarımızsınız.


Haydi o zaman!

Ben ana dilimde konuşmak istiyorum diyenler,
Ben anadilimde düşünmek istiyorum diyenler
Ben anadilimde rüya görmek istiyorum diyenler
Ben anadilimde hayal kurmak istiyorum diyenler
Ben anadilimde okumak istiyorum diyenler
Ben anadilimde yazmak istiyorum diyenler
Ben anadilimde şiir yazmak istiyorum diyenler
Ben anadilimde roman yazmak istiyorum diyenler
Ben anadilimde masal anlatmak istiyorum diyenler
Ben anadilimde şarkı bestelemek istiyorum diyenler
Ben anadilimde şarkı söylemek istiyorum diyenler
Ben anadilimde şarkı dinlemek istiyorum diyenler
Ben anadilimde tiyatro seyretmek istiyorum diyenler
Ben anadilimde film izlemek istiyorum diyenler
Ben anadilimde radyo dinlemek istiyorum diyenlern
Ben anadilimde televizyon izlemek istiyorum diyenler
Ben anadilimde eğitim görmek istiyorum diyenler
Ben anadilimde ninni söylemek istiyorum diyenler
Ben anadilimde ninni dinlemek istiyorum diyenler
Ben anadilimde dövüşmek istiyorum diyenler
Ben anadilimde sevişmek istiyorum diyenler
Ben anadilimde sövmek istiyorum diyenler
Ben anadilimde ticaret yapmak istiyorum
Ben anadilimde siyaset yapmak istiyorum diyenler
Ben anadilimde ibadet etmek istiyorum diyenler
Ben anadilimde dua etmek istiyorum diyenler
Ben anadilimde aşkımı anlatmak istiyorum diyenler
Ben anadilimde umudun türküsünü söylemek istiyorum diyenler
Ben anadilimde gelceğimizi inşa etmek istiyorum diyenler
Ben anadilimde tarihimizi yazmak istiyorum diyenler


Talebi olanlar!

Derdi olanlar!

Dünyayı değiştirmek isteyenler!

Ben de varım diyenler!

Safları sıklaştıralım!

Hepimiz Çerkes Ulusunun Yeniden İnşası projesinin neferleriyiz, Kadrolarıyız!


Not: Gelecek yazımız örgüt ve örgütlenme üzerine olacaktır. Katkı sunmak isteyenleri gerçek isimleriyle murathabracu@hotmail.com adresine mail göndermeleri durumunda kendileriyle iletişime geçeceğimi bildiriyorum.

Habraçö Murat Özden
cherkessia.net

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERİN ULUSAL POLİTİKASI VE ÖRGÜTLENME ÜZERİNE
İletiTarih: Sal Tem 06, 2010 8:37 pm 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 19670
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Çerkeslerin Ulusal Politikası ve Örgütlenme Üzerine (3)

Örgütlülüğün Yol Haritası

İşin en zor yanı Çerkesler için bir örgütlenme modeli önermektir.

Çünkü coğrafya olarak bütün dünyaya dağılmış olan bir halkın çocuklarını, aynı yöne bakan, aynı yöne doğru yürüyen, bu insanlardan "Yeniden bir ulus inşa etme" gibi bir iddia taşıyan zor ve karmaşık bir durumla karşı karşıyayız. Ve bu durumdan bir örgütlenme çıkarmak durumundayız.

Zora talip olmak, adeta olanaksız olanı başarma meziyetini göstermemiz gerekmektedir.

Bir önerme yapmadan önce dünyada ve Türkiyede verilmiş mücadele örneklerini inceledik.

Örneklersek; Türkiye kurtuluş savaşı, Abhazya kurtuluş savaşı, Filistin, İsrail, İrlanda, Bask, Güney Afrika, Ermeni, Kürt, Tamil ve Güney Amerika, Türkiye Devrimci Hareketleri, İslamcı örgütlenme modelleri, Sovyetler Birliği, Çin ve Vietnam Kurtuluş Savaşına kadar.

Fakat Çerkeslerin konumu hiçbiriyle örtüşmüyor. Bölünmüş ve parçalanmış halklarla benzeşen ve örtüşen yanları olmakla birlikte tamamen özgün bir yapı arzetmektedir.

Sayın Mümteha Gülsu'nun, birken azız ikiyken çok dediği gibi, Çerkes Halkı örgütlenmeye çok da yatkın bir halk olarak görünmüyor. Örgütlülüğümüzün ulaştığı noktaya bakarsak bunda çok da haksız olduğumuz söylenemez.

Bugün iki büyük örgütlenmemiz mevcut. Kaffed ve D.Ç.B. Bugüne kadar yazılmış her harf, söylenmiş her söz, konulmuş her taş çok değerlidir. Yaratılmış olan değerlirimizdir örgütlenmelerimiz.

Bu bakış açısıyla, emeğe asla saygısızlık etmeden değerlendirmeye çalışalım örgütlerimizi.

Kaffed'in oluşturulabilmesi yıllar almış ve çok uzun uğraşlar ve tartışmalar sonucu bugüne gelinebilmiştir.

Örgütlülükte başarı ölçülebilir bir şeydir günümüzde.

Bunun da iki ölçütü vardır.

1- Örgütün adının ve amaçlarının gerek kendi kamuoyunda gerek ülke kamuoyunda gerekse dünya kamuoyunda bilinirlik ve tanınırlık oranı.

2- Örgütlülüğün yaratmış olduğu maddi güç, insan gücü ve kurumlarıdır.

Bu açılardan kendi örgütlülüğümüzü, Alevilerin, Kürtlerin, Yahudilerin, Ermenilerin, Süryanilerin örgütlülüğüyle kıyaslarak sınıfta kalmış olduğumuzu görürüz.

Kıyaslamaya kalkarsak Kaffed'i Adef'le kıyaslayabiliriz.

Adef ne diye soracaksınız şimdi. Adef, Amasya Dernekleri Federasyonu. 133.000 nüfuslu Amasya ilinin oluşturduğu dernekler federasyonu.

Adef'in üye dernek sayısı 56.

Kaffed'in üye dernek sayısı 58.

Adef'in sitesinde internet üzerinden yayın yapan Adef Radyo ve Adef TV var.

Kaffed'in sitesinde böyle bir yayın organı yok.

Adef ve Kaffed öyle birbirine benziyorlar ki. İnternet sitelerine girdiğinizde iki hemşeri dernekleri federasyonu görüyorsunuz.

Amasyalıların sorunlarını çözmek için Adef yeterli olabilir.

Ama çok ağır bir soykırım ve sürgün yaşamış ve dünyanın dört bir yanına dağılmış Çerkeslerin sorunlarını çözebilmek için Kaffed asla yeterli değildir ve olamaz.

D.Ç.B ise maalesef Rusyanın vesareti altında rehine bir örgüttür ve herhangi bir etkili karara ve işe imza atması mümkün değildir.


Yeni Bir Örgütlenmenin Yol Haritası Ne Olmalıdır?

1-Çerkes sorununu siyasallaştırmalıdır:

Bir örgütün ve örgütlenmenin yeni ve farklı olabilmesinin şartı Çerkes sorununu siyasallaştırmayı hedef olarak önüne koymasıdır.

Dernek duvarları dışına çıkıp önce demokratik Kamu oyuyla sonra bütün toplumla bir diyalog kuracak bir yapılanma oluşturulmalıdır.

Bunun için siyası partiler, insan hakları kuruluşları, çeşitli kültürel dernekler ve etkinlikler yerel yönetimler ve sendikalarda Çerkes kimliği ve örgütlülüğüyle çalışmalar yapılmalı maddi ve manevi destekler sağlanmalıdır.

Bugüne kadar Çerkeslerin yapmadığı sokak yazıları, pankart, afiş gibi propoganda yöntemlerini kullanmalıdır.

Kamuoyunda ses getirecek bir eylemlilik içerisinde ve korkmadan talep eden bir konumda olmalıdır.

2- Mevcut durumu tespit etmeli, muhafaza etmeli ve geliştirmelidir:

Diyaspora ve anavatanda öncelikle örgütlülüğe hizmet edecek kişi ve kurumların envanterini çıkarmalıdır.

Bu kişi ve kurumları örgütlülüğe dahil etmeli ve yeni kurumlar oluşturmlaıdır.

3- Çerkesler arasında çıkar birliği oluşturulmalıdır:

Klasik ulus tarifinde dört öğe sıralanır.

*Dil birliği
*Toprak birliği
*Çıkar birliği
*Ortak ülkü birliği

Toprak ve dil birliğini sağlamamıza daha zamanımız var gibi görünüyor.

Topraklar bizimdir hiç bir yere gitmezler.

Dilimizde kayıtlara geçmiştir. Tekrar öğrenilebilir ve geliştirilebilir.

Ancak çıkar birliği ve ülkü birliği oluşturulmazsa bütün söylediklerimiz su üstüne yazı yazmaktan öteye gidemez.

Kafamızdaki Çerkes, Çerkes'e zarar verir, yük olur mantığını ve paradigmasını yıkmak gerekmektedir.

İnsanlarımızın birbirine destek olduğu birbirine menfaat sağladığı ve iş ilişkileri nedeniyle birbirleriyle daha sık görüştüğü ve birbirini denetleyebildiği bir iklimin yaratılması gerekmektedir.

Diyasporik halkları ayakta tutan en önemli etken çıkar birliğidir. Bizim de mutlaka bunu öğrenmemiz ve diğer diyasporik halkların deneylerini incelememiz ve örnek almamız gerekmektedir.

4- Diaspora anavatan arasında akışkanlık sağlamalıdır:

Diaspora ile anavatan arasında birbirini tanıma ve algılama anlamında çok yönlü bilgi, kültür, sanat, edebiyat, müzik gibi konularda çok yoğun bir akış sağlamalıdır.

İnsan akışı, turizm, ticaret, ticari tecrübe(know-how) gibi konularda etkinlik gösterecek ciddi yapılanmalar ve kurumlar oluşturmalıdır.

5- Anavatanın nüfus problemini çözmelidir:

Bir ulusu yeniden inşa edebilmenin şartı belli bir toprak üzerinde nüfus çoğunluğunu sağlayabilmekten geçmektedir.

Bu da anavatanda gerçekleştirilebilir.

Ancak bölünmüş ve parçalanmış halkların sorunları inanılmaz derecede karmaşıktır.

Gidilen ülkelere kök salınmış, bırakılan topraklara başkaları kök salmıştır.

Arada oluşmuş olan sosyal ve kültürel farklılıkların giderilebilmesi için ciddi analizler ve çalışmalar yapılmalıdır.

Konut ve iş problemini çözecek organizasyonlar oluşturulmalıdır.

Dönüş meselesine bugün gerçekleşecek gibi bakıp hayal kırıklıkları yaratmamalıdır. Uzun vadeli ve uzun soluklu bir çalışmayı hedeflemelidir.

6- "Bağımsız Çerkesya" yolunun mücadelesini başlatabilmelidir:

Bütün ulusal mücadeler bağımsızlığı hedefler.

Çerkeslerin mücadelesi de bir ulus olma amacı da sonu özgürlüğe giden bir yolu hedeflemelidir.

Tabi bu bir devlet kurabilmenin ağır sorumluluğunu yükler örgütün ve örgütlenmenin üzerine.

Bir devlet olabilmenin ideolojisini, insan gücünü, kadrolarını, kaynaklarını ve mühimmatını temin edebilmeyi hedeflemelidir örgütlenme.



Devam edecek…

Habraçö Murat Özden
cherkessia.net

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERİN ULUSAL POLİTİKASI VE ÖRGÜTLENME ÜZERİNE
İletiTarih: Per Tem 15, 2010 6:35 pm 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 19670
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Çerkeslerin Ulusal Politikası ve Örgütlenme Üzerine (4)


POLİTİK ÖRGÜT VE ÖRGÜTLENME

Politika siyasi partilerde yapılır. Siyasi partiler belirli bir ülkede kurulup iktidara gelmeyi hedefler.

Bu klasik tanımı aşan, bu klasik tanıma uymayan bir durumla karşı karşıyayız.

Bir siyasi parti iktidar olmayı hedefler. Ve iktidara geldiği zaman elinin altında devlet örgütlenmesini bulur. Maliyesi, polisi, ordusu, milli eğitimi, sağlık kuruluşları ve tüm devlet örgütlenmesi ve mevcut yaptırım gücünü kullanarak kaynakları dağıtır ve planlar.

Çerkes örgütlüğünün önündeki sorunlar bir siyasi partinin çözmesi gereken sorunlardan çok daha zor ve karmaşıktır.

Anavatan Türkiye ve dünyanın bir çok ülkesine dağılmış olan halkımızın her bireyiyle ilişki kurmak ve örgütlülüğe katmak gerekiyor.

Çerkes Halkının nüfus olarak anagövdesi Türkiye'dedir. Ve asimilasyon en acımasızca Türkiye'de olmuştur. Olmaya devam etmektedir.

Çerkes ulusunun yeniden inşası projesinin en önemli ve temel ayağı Türkiye'dir.

Türkiyedeki altı milyonluk kitle kazanılıp harekete geçirilmeden davamız sonuca ulaşamaz.

Hareketimiz Türkiye Çerkes diyasporasını temel alıp, Anavatan ve tüm dünyadaki Çerkesleri hedefleyecektir.

"Çerkes ulusunun yeniden inşası" projesinde bütün çizgilerin birlikte etmesini mücadele etmesini savunuyorum.

Solcu arkadaşlarımız sağa kaydığımı, sağcı arkadaşlarımız da onları sola çekmeye çalıştığımı düşünebilirler. Kimsenin siyasi pozisyonu ile ilgili bir sıkıntımız yoktur.

Çerkeslik ortak paydasında bir araya gelip, bir duruşu olanlar, bedel ödemeye hazır olanlar aynı yöne doğru yürümeye başlayabilirler.

Bunun bir çok örneği vardır. FKÖ(filistin kurtuluş örgütü), bir cephe örgütlenmesidir.

İçerisinde El Fetih(yaser arafatın örgütü, ulusalcı), Hamas(Filistin islamcıları), FHKC(Filistin halk kurtuluş cephesi, Marksist-Leninist çizgileri) FKP( Filistik komünist partisi) birlikte FKÖ çatısı altında mücadele etmişlerdir.

Herkes siyasi pozisyonunu muhafaza ederek davaya hizmet edebilir.

FKÖ modelini öneriyorsun diyenler olabilir. FKÖ'nün pozisyonuna gelebilmemiz için daha vakit var. Ulusal kurtuluş mücadelelerinde ortak hareket edilmesi gerektiğini gösterme anlamında bir örnek FKÖ. Biz kendi özgün modelimizi yaratmak zorundayız.

Siyonist kongresi başkanı ve yahudilerin Atatürk'ü diyebileceğimiz Theodore Herlz'in nasıl büyük parasal kaynakları harekete geçirip, nasıl ayrıntılı planlar yapıp, Yahudilere bir vatan satın aldığını bilmeyen dönüşçülerimizin karikatür durumuna düştüklerini görüyoruz.

Bunu söylerken dönüşçüleriin bugüne kadar Çerkes mücadelesine yaptıkları katkıları da asla inkar etmemek gerekiyor.

Yahudi örneği de, nasıl kaynak yaratılacağının hesabını yapmadan, plana ve projeye dayanmadan hadi gel köyümüze geri dönelim türküsü gibi dönüşün olmayacağını gösterme anlamında bir örnek.

Örgütlenme ideolojisi doğrultusunda, parasal kaynak, insan kaynağı ve kurumlar yaratmalıdır.

Örgütü, inanmış ve her türlü bedeli ödemeye hazır, kendini vakfetmiş, toplumu geliştiren, değer yaratan, umut ve coşku vaad eden, teslim olmayan, fedakar, yaratıcı, çalışkan ve doğru insanlar yaratacaktır.

İşte bu insanların bir araya gelip güç ve fikir birliği edip aynı amaca doğru yürümeye başlamaları örgütlülüğü yaratacaktır.

Tabi burada bütün düşündüklerimi yazmıyorum. Yazamıyorum.

Öncelikle yapılması gereken, bedel ödemeye hazır ve kendini vakfetmiş insanların bir araya gelip düşüncelerini ve projelerini ortaya koyup konuşmaya ve çalışmaya başlamasıyla başlayacaktır herşey. Bununla ilgili toplantı serilerini başlatacağız.

Çerkes meselesi bütün boyutlarıyla siyasi bir meseledir. Çözümü de siyasidir. Onun için örgütlenmemiz de siyasi bir örgütlenme olmak zorundadır.

Bir önermede bulunacak olursak.

1-Politik konsey
2-Çerkes meclisi
3-Kurumlar

1-Politik Konsey:

Bedel ödemeyi göze almış, feleğin çemberinden geçmiş, ateşle imtihan olmuş kişilerden oluşmuş önderliktir.

Ve risk alabilmelidir.

Aşilin topuğunu bulabilmelidir.

Sürekli temas halinde olmalıdır.

Kafkasya'yı, Türkiye'yi ve dünyayı çok iyi izleyen ve analizler yapan ve bundan halkımız adına çıkarımlar yapan bir organizasyondur.

Çerkeslerin ulusal politikasını belirleyecek ve yön verecektir.

2-Çerkes meclisi:

Yine bedel ödemeyi göze almış Çerkes Halkının yürekli evlatlarından oluşmuş sayı sınırlaması olmayan ulusal meclisi.

Belli sınavları vermiş, maddi ve manevi fedakarlıklar yapmayı taahüt etmiş, insanlardan seçilecek bir çerkes meclisi.

Çerkes meclisi gündemli olarak periyoduk toplanmalıdır.

Proje bazında konuşan, kaynak yaratan, bütçe onaylayan bir oluşum olmalıdır.

5 yıllık, 10 yıllık, 20 yıllık, 50 yıllık planlar yapmalıdır.

3-Kurumlar:

Çerkes halkının yok oluşunu frenleyecek, asimilasyonu durduracak, kültürü diyasporada yeniden üretecek, dili diriltecek ve geliştirecek araçlardır kurumlar.

Bunları sıralayalım. İleride ayrıntıları yazılacaktır.

1-Siyasi parti
2-Kitap evleri
3-Yayın evleri
4-Dağıtım şirketleri
5-Müzik prodüksiyon şirketleri
6-Görüntü-TV prodüksiyon şirketleri.
7-Radyolar
8-Televizyonlar
9-Eğitim kurumları
10-Dernekler
11-Vakıflar
12-Haber ajansları
13-İnternet siteleri

Bu kurumları kuracak, yaratacak, kaynaklarını bulacak ve bu kurumlarda çalışacak olan kadrolar profesyonelleşecek ve harikalar yaratacaklardır.

Bakın o zaman kültürümüz nasıl yeniden fışkırıp gelişiyor. Yolumuz aydınlanıyor ve önümüzde kapılar açılıyor göreceksiniz.


Devam edecektir...


Habraçö Murat Özden
cherkessia.net

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERİN ULUSAL POLİTİKASI VE ÖRGÜTLENME ÜZERİNE
İletiTarih: Sal Tem 27, 2010 7:58 am 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 19670
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Çerkeslerin Ulusal Politikası ve Örgütlenme Üzerine (5)

POLİTİKANIN ANA HATLARI

1-Politika imkan yaratma sanatıdır:

Bütün dünyada ulusları kalkındıran, onlara öncülük eden, kaynak yaratan, çare bulan ve umut olan kurum politikadır.

Herşey politikacının talip olmasına ve güçlü bir enerjiyle yola çıkmasına bağlıdır.

Politikanın ve politikacının amacı ve hedefi çare bulmaktır. Ve çare olacak araçları elde etmektir.

Yani kaynak yaratmaktır.

Daha önceki örgütlülüğün yol haritası yazımızda "Diaspora ve anavatanda öncelikle örgütlülüğe hizmet edecek kişi ve kurumların envanterini çıkarmalıdır. Bu kişi ve kurumları örgütlüğe dahil etmeli ve yeni kurumlar yaratmalıdır" demiştik.

Öncelikle nerelisin, kimlerdensinden önce ne işe yararsın, ne iş yaparsın sorusunu sormayı öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor.

Her insan bir dünyadır. Ve o insanların dünyasında Çerkes davasına katabilecekleri çok şey vardır.

Yeter ki zorlamasını bilelim. Zorlamanın ne demek olduğunu öğretelim.

Boğazda Çerkeslerin bir araya gelip mehtap gezisi yaparak Çerkes olunamayacağını, dernekte kahvaltı edip Çerkes olunamayacağını, bir dernek gösterisini izleyip Çerkes olunamayacağını öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor.

Maliyenin duvarlarında "İradesiyle kendini vergilendiren halk, millettir" yazar.

Yani ulus olmanın bedeli var. Bu bedeli ödemeden ulus olamayacağımızı öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor.

Fedakarlık yani bedel şu şekillerde olur:

1-Parasal destek
2-Ayni destek(mal olarak)
3-Düşünsel destek
4-Emek
5-Zaman
6-Özgürlük
7-Can

Kim ne verebiliyorsa ortaya koyar. Ortaya devasa bir kaynak çıkar.

Ama yetmez.

Vermeyenlerden de almasını bilmek ve başarmak gerekir.

Yine yetmez.

Yerel yönetimlerin ve devletin imkanlarından yararlanmayı başarmak gerekmektedir.

Yine yetmez.

Diğer yan yolları da zorlamak gerekmektedir.

İşte bu işleri becerebilip ortaya ciddi bir kaynak çıkarabilirsek su üstüne yazı yazmaktan kurtuluruz.

"Çerkes ulusunun yeniden inşası projesinde önemli bir dönemeci aşarız."

Ben Çerkesim diyen ve sorumluluk duyan herkes, Çerkes halkının politikacısıdır aynı zamanda.

Politikacılar çare üretirler, imkan yaratırlar.

Haydi o zaman, imkanları seferber etmeye, kaynak yaratmaya.

2-Politika tüm sanatların bileşkesidir:

Politika tüm sanatların ve zanaatların bileşkesidir.

Politika ve politikacı halkına ulaşabilmek için her yöntemi kullanmak zorundadır.

Bunun için sanatın tüm dallarını bilmek, yorumlayabilmek, kullanabilmek için bir senteze ulaşmak gereklidir.

Edebiyatı, şiiri, romanı, hikayeyi, tiyatroyu, sinemayı, resimi, heykeli bilen ve yorumlayabilen bir politikacı mı girebilir halkın kalbine, yoksa hızar almaz bir kasaba politikacısı mı?

Aynı zamanda üretimi, tarımı, hayvancılığı, sanayiyi, teknolijiyi, ihracatı, maliyeyi, hesabı kitabı bilmek ve sorunlarına çözüm üretmek zorundadır.

İşte sanatı ve hayatın gerçeği üretimi bilen ve yorumlayabilen politikacılar, halka ayna tutabilmektedirler.

3-Politika örgütlenme yeteneğidir:

Düşünce örgütlenirse politika olur. Örgütlenip ete kemiğe bürünüp teçhizat, araç ve kaynaklarını yaratırsa politika olabilir.

Çerkeslerin ulusal politika yaratabilmelerinin birinci şartı düşünceden, sözden, yazıdan çıkıp örgütlenmeye başlamalarıyla olur.

Çerkeslerin bir çok kişisel yetenekleri vardır. Ancak en yeteneksiz oldukları konu örgütlenme konusudur.

Diaspora tarihinde yapabildiğimiz tek örgütlenme biçimi dernekçiliktir. Dernek örgütlenmesi en basit ve zahmetsiz örgütlenme biçimidir.

Daha nitelikli ve kapsamlı örgütlenme biçimlerini bulmak, ortaya çıkarmak ve başarıyla yürütmek durumundayız.

Edison elektriği ararken onbinden fazla deney yapar. Dostları onunla alay etmeye başlamışlardır.

Yine elektriği bulamadın diye. O, her seferinde asla umutsuzluğa düşmeden "Elektriğin nasıl
bulunmayacağı konusunda yeni bir yol buldum dermiş."

Denemezsek bulamayız!

Denemezsek yeteneklerimizi geliştiremeyiz!

Denemezsek ustalaşamayız!

Yürümeye yeni başlayan çocuklar düşerler. Ama kalkıp yine yürürler.

Hata da yapabiliriz.

Düşüp kafamızı da yarabiliriz.

Edison gibi tekrar tekrar deneyerek bugüne kadar yapılmış hatalardan ve yapacağımız hatalardan dersler çıkararak örgütlenme yeteneğimizi geliştireceğiz.

Politika bize örgütlenme yeteneğimizi geliştirmeyi öğretecektir.

Yeter ki cesaretle ve umutla deneyelim.

4-Politika mücadelenin sembolüdür:

Politika ve örgütlülük, mücadelenin kristalize olmuş şeklidir.

Yani sembolüdür.

Dünya siyasi ve bağımsızlık mücadeleleri tarihi bunun örnekleriyle doludur. Öyle örnekleri vardır ki bu politikaların ve örgütlenmelerin adı geçtiği zaman dostları gurur ve güven duyar, düşmanları korku ve nefret duyar.

Türkiye ve dünya için kuvay-ı milliye,
Kosova Arnavutları ve dünya için U.Ç.K,
Nikaragua ve dünya için Sandinista,
Basklar ve dünya için ETA,
Kürtler ve dünya için PKK,
Tamiller ve dünya için Tamil Kaplanları,
Kuzey İrlandalılar ve dünya için, İRA
Filistinliler ve dünya için FKÖ,
Güney Afrika ve dünya için Mandela,

neyi ifade ediyorsa bizim örgütlülüğümüzün de hem halkımız için hem de dünyadaki dostlarımız ve düşmanlarımız için aynı şeyi ifade etmesi gerekir.

Onun için sembol olacak bir mücadele ve örgütlenme yaratmak için ileri!

5-Politika savaş kazanabilmektir:

Savaş,politikanın silahla yürütülmesidir.

Bunu söylerken biz silahlı mücadeleyi mi savunuyoruz?

Şimdilik hayır.

Ancak, dostumuzun da düşmanımızın da bilmesi gereken bir şey var.

Öncelikle tüm barışçı, demokratik ve hukuki yolları deneyeceğiz.

Dileğimiz, sorunumuzu barışçı yollardan çözebilmemiz.

Dileriz, silaha ihtiyaç duymayız.

Tüm alanlarda kültürde, politikada, uluslar arası hukukta, savaş kuralları gibi, seferberlik gibi hareket etmemiz gerekmektedir.

Her alanda yürüteceğimiz, savaşımızı kazanacağımıza olan inancımız sonsuzdur.

Devam edecektir.

Habraçö Murat Özden
cherkessia.net

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERİN ULUSAL POLİTİKASI VE ÖRGÜTLENME ÜZERİNE
İletiTarih: Pts Ağu 02, 2010 5:47 pm 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 19670
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Çerkeslerin Ulusal Politikası ve Örgütlenme Üzerine (6)


POLİTİKANIN ANA HATLARI:

6-Politika kültür üretebilmektir:

Politika, kültürün yeniden üretilebilmesinin iklimini yaratabilmektir.

İç ve dış dinamiklerimizi harekete geçirip yeni kültür üretmenin koşullarını olgunlaştırabilmektir.

Bir yazar yetiştirebilmektir, anadilinde yazan.
Bir şair yetiştirebilmektir, anadilinde yazan.
Bir besteci yetiştirebilmektir, anadilinde besteleyen.
Bir yorumcu yetiştirebilmketir, anadilinde söyleyen.
Bir tiyatrocu yetiştirebilmektir, anadilinde oynayan.
Bir radyocu yetiştirebilmektir, anadilinde program yapan.
Bir televizyon yapımcısı yetiştirebilmektir, anadilinde yapımlar üreten.

Politika ve politikacı bunları programına alır, kaynaklarını bulur ve kültürün üretilmesinin iklimini
yaratır, yetenekleri tespit eder ve teşvik eder.

7-Politika asimilasyona karşı mücadeledir:

Politikamızın ana başlıklarından biri de asimilasyona karşı mücadeledir.

Halkımız acımasızca, planlı bir şekilde asimile edilmektedir. Ve bu sadece seyredilmekte, vah tüh gibi laflardan öte birşey yapılmamaktadır.

Unutulmaması gereken şey şudur: Yenilenmeyen yenilir.

İçimize kapanarak, toplumdan izole olarak asimilasyonu durduracağımız anlayışının kırılması gerekmektedir.

Tam tersine, demokratik kamuoyunun desteğini almak, beğenilerini sağlamak, insanlarımızı daha fazla motive edecek ve şevklendirecektir.

İstediğiniz kadar mevcudu muhafaza etmeye çalışın. Mevcut eskir, ihtiyaçlara cevap veremez.

Çoğalmayan eksilir, azalır, kaybolur ve yok olur.

Asimilasyona karşı en etkili silah, en etkili ilaç kültürün, yaşanan bütün topraklarda yeniden, yeniden her formatta üretilmesidir.

Eski kültür muhafaza edilirken yeni anlayışlara uygun kültür ürünlerinin üretilmesi, yeni kuşaklara ulaştırılmasıyla, asimilasyonun önüne set çekilebilir.

8-Politika eğitimi organize edebilmektir:

Eğitim, ulusların varolmasında gelişip ilerlemesinde en önemli araçtır.

"Çerkes ulusunun yeniden inşası" projesi gibi bir düşünceyi, ideolojiyi savunan bir örgütlenmenin eğitim konusunu gündemine almaması mümkün değildir.

Mevcut kurumlarımız içerisinde her türlü imkanı zorlayarak eğitim çalışmaları sürdürülmelidir.

Profesyonel eğitimciler yetiştirilmelidir.

Anadilde eğitim hakkı savunulmalı ve bu konuda devlet imkanları zorlanmalı ve yaratılmalıdır.

Mümkünse özel eğitim kurumları oluşturulmalı, buralarda özel sınıflar yapılmalıdır.

9-Politika umut vadedebilmektir:

Umut politikanın ve politikacının en büyük sermayesidir.

Kendisi inanmayan ve umutlu olmayan politikacının kitleleri inandırması ve yönlendirmesi
mümkün değildir.

Umut kırıcı, çok gelişmeler yaşamış olmamıza rağmen, o kadar da umutlu olmamızı gerektirecek
nedenlerimiz var ki.

Umutla ve inançla yolumuza devam ettirdiğimiz takdirde, aydınlık günlerin önümüzde olduğunu bilmemiz gerekmektedir.

Yeter ki örgütlülüğe olan inancımızı ve umudumuzu koruyalım.

10-Politika geleceğimizi inşa edebilmektir:

"Çerkes ulusunun yeniden inşası projesi" gibi bir iddia taşıyan ideoloji ve örgütlenme, geleceğimizin inşası için her konuda fikir yürütür ve proje yapar.

Eğitim kurumlarını, kültür kurumlarını, yayın kuruluşlarını kurmak, finans kaynaklarını yaratacak
projeler yapmaktır.

Yaşanılan ülkelerin demokratik mücadelelerine katılmak, haklar talep etmek, ve mevcut hakları geliştirmek zorundadır.

Bir hukuk ordusu yaratmak, yönetmek ve beslemek durumundadır.

Sürgün ve soykırımın kabul ettirilebilmesi için.

Eğitimciler, sanatçılar, müzisyenler, mühendisler, sosyologlar, ustalar, nitelikli işçiler
yetiştirmelidir.

Geleceğimizi inşa etme anlamında her eksiğimize, her boşluğumuza kısaca hayata dair her konuda politika üretmek ve halkımıza önderlik etmek zorundadır.


Değerli okuyucularımız, bu yazı dizisi çok uzadı. Ama yazacak o kadar çok şey var ki, yazmadığım ve yazamadığım.

Bir bölüm daha yazacağız "Mücadele edilmesi gereken politikalar" ile ilgili. Ve bu yazı dizisini noktalayacağız.


Not: İstanbul'da "NART Kitap Yayın ve Dağıtım" şirketi oluşturulmaktadır. Açılışı ayrıca duyurulacaktır.

Habraçö Murat Özden
cherkessia.net

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERİN ULUSAL POLİTİKASI VE ÖRGÜTLENME ÜZERİNE
İletiTarih: Sal Ağu 10, 2010 8:35 pm 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 19670
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Çerkeslerin Ulusal Politikası ve Örgütlenme Üzerine (7)


MÜCADELE EDİLMESİ GEREKEN POLİTİKALAR

Çerkesler çok ağır bir soykırım ve sürgünden sonra, zor koşullarda Osmanlı topraklarına göç etmiş ve ağır can kayıpları vermiştir. Dağınık bir şekilde Osmanlı topraklarına yerleştirilmiş, birbirlerinden güç ve destek almaları engellenmiştir. Osmanlının bütün cephelerinde savaştırılmış. Kan vermiş, can vermiştir.

Kurtuluş savaşına büyük destek vererek katılmış, fakat hain damgasını yiyerek çıkmıştır.
Cumhuriyet döneminde sürgünlere tabi tutulmuş, vatandaş Türkçe konuş kampanyalarında
para cezaları ödemiş, sindirilmiştir.

Yaşadığı bu ağır toplumsal travmaların yasını tutamamış, hatta yaşanılanlara bu gün dahi
tam olarak isim koyamamıştır.

Yaşanılan bu ağır toplumsal travma korunma anlamında fark edilmemeyi, hissedilmemeyi
yok olmayı yazılı olmayan kurallar olarak (yok oluşun xabze) bilinç altımıza yerleştirilmiştir.
İşte yazılı olmayan fakat hepimizin bildiği bu yok oluşun politikaların politikalarını tespit edeceğiz
ve onlara karşı ideolojik ve fiziki olarak savaş açacağız.
1-Korkunun Ve Korkaklığın Politikası :
"Mec şüzereadığer yeşımğaş'ı "Aman Çerkes olduğunuzu belli etmeyin diye çocuklarını okumaya gönderen zavallı köylüleri anlamaya çalışıyorum. Anlıyorum da. Çünkü onlar çok çekmişlerdi ayrımcılığa uğramışlardı ve çocuklarına bir zarar gelsin istemiyorlardı.

Bir yerde memur olmuş, amir olmuş, polis olmuş, subay olmuş, mitçi olmuş
kimseleri de anlıyorum. Onlar pozisyonlarına bir zarar gelmemesi için Çerkes olduklarını gizleme
ve Çerkes meselesinin gündeme gelmemesi için ellerinden geleni yapmakla mükelleftiler.

Ancak, dernek başkanlarımızın, üniversite bitirmiş, avukat, profsör, doktor olmuş insanlarımızın
toplumumuzun önüne set çekme gayretlerini anlayamam. Ve bu insanlar Çerkes meselesinin önündedirler, en büyük Çerkes onlardır (!)

Onlar korkaklığın ve korkunun ideolojisini yayarlar. Onlara çok yerde rastlamışsınızdır.

Bunlara bazı örnekler vermek istiyorum ;

Yıl 1977. Ankara’da dernekler arası toplantı bitmiş, durakta otobüs beklerken resmi plakalı bir jeepten ateş açılıyor. Ve Tsey Mahmut Özden öldürülüyor. Cenazesi Balıkesir’den kaldırılacak. İstanbul’daki Çerkes Devrimcisi gençler cenazeye İstanbul Kafkas Kültür Derneği pankartı altında katılmak istiyorlar. O zamanki dernek başkanımız Av. Yaşar Bağ (Allah Sağlık ve uzun ömürler versin )şiddetle karşı çıktı. Cenazeye İstanbul Kafkas Kültür Derneği pankartıyla katılırsanız istifa ederim dedi. Gençler geri adım attı. İKKD mensubu gençler cenazeye başka pankartlar altında katıldılar.
Bu korkunun dışa vuruş biçimlerinden biriydi.

Tam yılını hatırlayamıyorum. Kefken mezarlığı ve anıtıyla ilgili çalışmalar yapılıyor para toplanıyor. Bağışta bulunduk. İlk toplantılardan biriydi. Bende ailemle birlikte katıldım. İzmir, Düzce, Kocaeli Sakarya derneklerinin de yöneticileri katılmış. İstanbul KAF-DER karşı o zaman Kefken anıtının
yapılmasına .

Bütün illerin dernek yöneticileri konuşma yapacak ama İstanbulsuz bu iş olmaz diyen gençler bu işe bir formül buldular. İstanbul Kafkas Kültür Derneğinin eski yöneticisi sıfatıyla beni konuşturdular.
Bende bildiğim bütün duaları okudum, şimdi ismini hatırlayamadığım o zamanki İstanbul KAF-DER yöneticilerine. Buda korkunun bir başka dışa vuruş şekliydi

Yıl 1988. Ankara’da İnsan hakları haftasında bir konuşma yaptım. Bu konuşma metni Kafdağı dergisinde yayınlandı. Yayımlanan bu yazıdan dolayı Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi dava açtı. Meşhur TCK 142/3-6 (bölücülük) maddesinden. Bizde derneğin sahip ve sorumlusu Aslan Arı ağabeyimizle birlikte hakim karşısına çıktık. O zaman birlikte hareket ettiğimiz bazı arkadaşlarımız, hukuki anlamda destek aramak için Prof. Hayri Domaniç'in yanına gitme konusunda ısrarcı oldular. Ve yeni rahmetli olan Sayın Profesörün yanına gittik.

Bize bir savunma hazırladı. Özetle şöyle; Çerkesler Türk’tür. Bende Türk oğlu Türküm. Türkiye’yi asla ve katiyen bölmek gibi bir niyetim yoktur ve olamaz. Vatan tehlikeye girerse en önde savaşa gideceklerden biri benim. Tabi bu savunmayı yapmadık. Çöpe de atmadık, tarihi bir belde olarak duruyor sakladığım evraklarımın arasında .

Bu rahmetli olan Sayın Profesörümüz aynı zamanda İstanbul KAF-DER'in eski başkanlarındandı. O zaman inmişti benim için Thamatelik makamından. Buda korkunun diğer bir dışa vuruş biçimi.


21 Mayıs 2010 Taksim anma etkinlikleri için bir arkadaşımız "Rusya federasyonu elçiliklerinin önü çok tehlikeli yerlerdir. Çok fazla yazmak istemiyorum, yüreği, bilgisi, gücü yeten dener buraları. Değilse buralardaki olumsuzlukları sonuçlarını Çerkesya ve Çerkeslerin ödeyeceğini anlamak için müneccim olmaya gerek yok " diye yazabiliyor.

Buda korkunun bir başka dışa vuruş biçimidir.

Peki, söylenmemiş olan nedir?
Söylenmemiş olan, davamızı siyasallaştırarak, muhataplarımıza (Rusya, Türkiye, Gürcistan, Ürdün, İsrail, Suriye, AB, ABD ve tüm uluslararası kuruluşlar) Gerek demokratik yollardan gerekse zor yoluyla anlatmak ve haklarımızı söke söke alacağımızı göstermektir.(Habraçü M.ÖZDEN)

Dr.Hatam
Breh,breh,breh. Sevgili Murat Türkiye’de kimliğini kabul ettirememişlerin Çerkes olarak kendilerini tescil ettirme çabasına girişmekten korkanların koca koca ülkelerden haklarını söke söke alacaklarına gerçekten inanıyor musun?

Buda korkunun bir başka dışa vuruş biçimi.


Konuştuğumuz dilin adı samimiyet dilidir. İnanmadığımız birşeyi konuşmayacak ve yazmayacak kadar
dürüst ve samimi olduğumuzu bilenler bilir. Korku denilen halkımızın üzerine çökmüş olan karabasan bizim semtimizden geçemez. Biraz daha sabırlı olunursa, örgütlülüğün programı herkese ulaşacaktır. O zaman nelerin olup nelerin olmayacağı görülecektir.

Biz yürekli insanlarla birlikte, halkımızı yüreklendirecek, korku perdesini yırtıp atacağız. Halkımızın önüne çekilmiş olan korku setlerini yerle bir edeceğiz ve halkımız bir çağlayan gibi akarak doğru yolu bulacaktır.


2-Bizde Müslüman’ız Türklük Çerkeslik Farketmez Politikası :

Yazılı bir kuralı olmayan ama Çerkes kızları yabancılarla evlendirilirken arkasına sığınılan en önemli gerekçelerden biride budur. Dinin arkasına sığınıp asimilasyonun değirmenine su taşımak. Bu geçmişte büyük eziyetler çekmiş olan Çerkeslerin, “biz din kardeşiyiz bizi anlayın” feryadının dışa vurumudur. Ama karşılık bulmamıştır.

Nerdeyse tamamı Müslüman coğrafyasına (Osmanlı mülküne ) göç etmiş olan Çerkeslerin kültürlerinin ve ulusal varlıklarının korunması anlamında Müslümanlardan ve Müslüman aydınlardan destek aldıkları söylenemez.

Oysa Kuran-ı Kerim Hucurat-13 ayetinde:
“Ey insanlar! Sizi bir erkek ve dişiden yarattık. Örfler yoluyla tanışıp kaynaşasınız diye sizi milletlere boylara ayırdık. Hiç kuşkusuz, Allah katında en seçkininiz sakınılması gereken şeylerden en çok sakınanınızdır. Allah herşeyi bilir herşeyden haberdardır.” diyor.

Biz Müslüman aydınlardan ve Müslüman Çerkes kavramı etrafında örgütlenmeye çalışan arkadaşlarımızdan bu ayete uygun davranışlar ve çalışmalar bekliyoruz.

Müslümanlığın Çerkeslerin desteğine ihtiyacı yoktur. Ama Çerkeslerin Müslümanların desteğine ihtiyacı vardır.

Yani Çerkesleri Müslümanlaştırmak yerine, Müslümanlık Çerkesleştirilmelidir.
Bu nasıl olur?

Aşağıdaki sorular cevaplandırılırsa olur;

1-Bu güne kadar kaç adet Adıgece Kuran-ı Kerim dağıttınız? (1990lı yılların başlarında Koşbaye Pşımaf ve Meşbaşe İshak tarafından Adıgeceye çevrilmiştir. )
2-Adıgece Kuran-ı Kerim okutulmasını yaygınlaştırmak için neler yapmayı düşünüyorsunuz?
3-Kaç tane Adıgece Mevlit bastırdınız ve dağıttınız?
4-Kaç adet Adıgece mevlit CD’si bastırdınız ve dağıttınız?
5_Kaç defa Adıgece mevlit düzenlediniz?
6-Adıge köylerinde cuma hutbelerinin Adıgece okunması için Diyanet İşleri Başkanlığına ve ilgili kurumlara başvurmayı düşünüyor musunuz?
7-Adıgece vaaz verecek kaç din adamı yetiştirdiniz? Ya da yetiştirmeyi düşünüyor musunuz?
8-Dualarınızı Adıgece yapıyor musunuz ve yaptırmayı düşünüyor musunuz?

Ben dualarımı Adıgece yapıyorum.

Bu soruları bu güne kadar hiç düşünmemiş olabilirsiniz. Samimi olarak bu konularda çalışmak isteyen herkese destek olmaya hazırız. Müslüman Çerkes kelimesi çok ağır sorumlulukları olan bir kelimedir. Bu ağırlığa uygun davranışlar bekliyoruz arkadaşlarımızdan. Bu güne kadar olan yayın çizgisinde Çerkeslik kısmını pek göremedik.

Sormuş olduğumuz sorular konusunda ciddi gayretler ve çalışmalar görürsek omuz omuza çalışabiliriz. Şayet bu konuları hiç gündeminize almazsanız, Çerkesleri asimile etmek isteyen misyonerler sınıfına girer, mücadele edilecekler arasında yerinizi alırsınız. Tercih sizin!

Not: Değerli okuyucular geçen yazımızda bu sayıda yazımızın biteceğini söylemiştik. Ancak bu yazı dizimiz bir kaç bölüm daha devam edecektir.

Habraçö Murat Özden
cherkessia.net

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERİN ULUSAL POLİTİKASI VE ÖRGÜTLENME ÜZERİNE
İletiTarih: Sal Ağu 17, 2010 10:57 am 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 19670
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Çerkeslerin Ulusal Politikası ve Örgütlenme Üzerine (8)


MÜCADELE EDİLMESİ GEREKEN POLİTİKALAR
:


3.Başkaları için bir şeyler yaparken aslan, kendisi için bir şeyler yaparken fare bile olamama politikası:

Geriye dönüp bir bakalım. Çerkesler, Kafkasya dışına çıkıp yerleştikleri coğrafyalarda, başkalarının elbisesiyle ne yapmışlar, kendi elbiseleriyle ne yapmışlar?

Mısır Memlüklerine köle asker olarak satılan Çerkesler, Memlük sultanlığını ele geçirmişler ve Çerkes Memlükleri devletini kurmuşlardır.

Ele geçirildikleri bu devlette Memlük elbisesini çıkarıp bir Çerkes devleti oluşturamamışlardır.

Mısırdan hareketle halifeliği ele geçirmişler, İslam dünyasının önderi olmuşlar, ancak Yavuz sultan Selim ile giriştikleri savaşı kaybederek halifeliği Osmanlılara kaptırmışlardır.

Şayet halifelik Osmanlılara kaptırılmayıp, Çerkeslerin elinde kalabilseydi, bugün Ortadoğu coğrafyası çok farklı olurdu.

Ancak Çerkesler bu işleri kendi elbiseleriyle değil de, Memlük elbisesi ile(kimliği ile) yaptıkları için, Çerkesler için değişen ne olurdu düşünmekte zorlanıyorum.

Osmanlı elbisesiyle yaptıkları savaşlar, kazandıkları paşalıklar saymakla bitmez.

İttihat terakkinin içerisinde, Teşkilat-ı Mahsusa’da, yapılan kahramanlıklar sayfalara sığmaz.

Rauf Orbayın Hamidiye Kahramanı olarak ünü bütün Osmanlı mülkünü tutmuştu. Ama sürülen hemşerilerinin haklarını savunma anlamında kılını bile kıpırdatmamıştı.

Çerkes Ethem, Teşkilat-ı Mahsusacı ve Kuvay-ı Milliyeci kimliğiyle destanlar yazmıştı. Ama bu kimlikleri çıkardıktan sonra kendisine ve Türkiye Çerkeslerine hain damgası vurulmasına karşı hiç birşey yapamamıştı.

Çerkesler başka kimliklere harikalar yaratıyorlar, aslan kesiliyorlar, ama sıra kendilerine gelince fare bile olamıyorlar.

Buna iki örnek vermek istiyorum.

Diaspora tarihi boyunca Çerkesler kültürel çalışma dışında iki kez siyasi talepte bulundular.

1. Şark-i Karib Çerkesleri Temin-i Hukuk Cemiyeti:

Diaspora tarihinde ilk ve son kez Çerkesler Rumlarla birlikte ortak bir devlet kurma talebinde bulundular.

Yani, kendileri için ilk kez bir şey istediler. Ve bedeli olarak bu talebi dile getirinler 150’likler listesine dahil edildiler.

İşin ilginç tarafı Çerkesler bu konunun üzerine beton döktüler.

Yok farzettiler böyle bir şeyi.

Bu konuyla ilgili Çerkesler tarafından yazılmış olumlu ya da olumsuz bir belgeye rastlayamadım.

Aynı talebi değil tekrar dile getirmek, üzerinden doksan yıl geçmiş olmasına rağmen, o olaydan bahsetmemek, farelik değil de nedir Allah aşkına?

2. Yine 1979 yılında yazdığımız ulusal sorun ve Çerkeslerin konumu isimli kitaptan dolayı sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanırken yanımda bir tek Çerkes avukatın olamaması farelik değil de nedir Allah aşkına?

Çerkeslerin farelikten çıkıp aslanlaşma zamanları gelmiştir.

Çünkü aslanlar kendi tarihlerini yazmadıkça avcıların yazacakları tarihle yetinmek zorundadırlar.

4.İktidarlara yalakalık politikası:

Memlük sarayından Osmanlı saraylarına, Ürdün saraylarına T.C. hükümetleri döneminde hep iktidarda olana yalakalık yapmaya alışkın bir milletin evlatlarıyız biz.

Yediğin ekmeğe ihanet etmeme, güvenilir olma, bize kucak açtıkları mantığı nasıl bir mantıktır?

Devlete ait bir araziyi işgal edip yirmi yıl kullanıp vergisini verdiğin zaman, zilliyet hakkı doğmaktadır. Dava açarsan devlet o araziyi sana tapulamak zorundadır. Bu ne bitmez şükran duygusudur ki 146 yıldır askerlik yapıp, kan veren, vergi veren Çerkesler kendilerini asli unsur olarak kabul edemezler.

Kendileri için bir hak talep etmeyi ayıp sayarlar, başka toplumlardan hak talep edenleri ihanetle suçlayıp, onlarla aynı paralelde sayılmaktan korkarlar.

İktidarlara yalakalık politikasının altında yatan anlayış, feodal ve köleci bir anlayıştır. Köleler ve serfler bir yere kapılanmak zorundadırlar.

Bu mantığın günümüzdeki devam ettiricileri iktidarlara şirin görünüp, acaba bize bir kemik atılır mı diye kuyruk sallamaktadırlar.

Bu anlayış, Çerkeslerin anlayışı olamaz, olmamalıdır. Yeni Xabzemizin kitabı, özgür bireylerin hak talep eden ve Çerkes meselesini siyasallaştıran bir anlayış olacaktır.

Unutulmamalıdır ki hiç bir konuda yalakalık yapılarak bir yere varılamamıştır.

Dönüp bakalım etrafımıza, aleviler 15 yılda, Kürtler 25 yılda, Ermeniler 95 yılda neler elde etmişler.

Biz ne elde edebilmişiz 146 yılda?

Hak elde edenler, her türlü bedel ödemeyi göze alıp, onurlu bir şekilde mücadele edenlerdir.

Hiç bir şey elde edemeyenler, iktidarlara kuyruk sallayıp, yalakalık edenlerdir.

Her türlü, iktidar yalakası kişi ve kurumların söylemleri ile mücadele edeceğiz.

Çerkeslerin atalarının mücadeleci geleneğine uygun söylemler geliştirip, mücadelede onurlu yerimizi alacağız.

5.Aman derneklerimize politika sokmayalım politikası:

İlk derneğimiz, Osmanlı döneminde kurulan Çerkes Teavün Cemiyeti idi.

Meşrutiyetin ilan edilmesi ile kurulmuş ve meşrutiyet değerlerini yücelten ilerici bir bakış açısına sahipti.

Çerkes toplumunun geri kalma sebebini eğitim eksikliği olarak tespit etmiştir.

Gerek Kafkasya’ya yönelik eğitim çalışmalarını organize etmiş, gerek Beşiktaş’taki Çerkes Numune Mektebinin kurulmasına öncelik etmiştir.

Yani, toplumumuzla ilgili siyasi tespitler yapmış ve bu uğurda ciddi çalışmalar yapmıştır.

Ancak cumhuriyetle başlayan baskı ve yıldırma politikaları sonucu korku genlerimize işlemiş ve talep etmeyen, yok olmanın politikalarını üreten bir yapı ortaya çıkmıştır.

Bugün Çerkes toplumunun böylesine silik, asimile olmuş kalmasının en önemli nedenlerinden biri de, derneklerimize politika sokmayalım politikasıdır.

Derneklerimize politika sokmayalım denilerek toplum apolitikleştirilmiş ama, her türlü iktidar yalakası politika derneklerimizde kol gezmiştir.

Halbuki derneklerimiz Çerkeslerin ulusal politikasının üretilip geliştirildiği yerler olmalıydı.

Politika üreten, talep eden, arz eden, yüreklendiren, umutlandıran, dayanışmayı yaratan platformlar olmalıydı derneklerimiz.

Statükocu, donuk, silik, okey oynanan yapılar olmaktan çıkarılıp, atılımcı, yol gösterici, kaynaştırıcı ve birleştirici yapılara dönüştürmeliyiz derneklerimizi.


Devam edecek.

Habraçö Murat Özden
cherkessia.net

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERİN ULUSAL POLİTİKASI VE ÖRGÜTLENME ÜZERİNE
İletiTarih: Çar Ağu 25, 2010 6:58 pm 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 19670
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Çerkeslerin Ulusal Politikası ve Örgütlenme Üzerine (9)



MÜCADELE EDİLMESİ GEREKEN POLİTİKALAR

6-Kraldan fazla kralcı olma politikası

Ömer Seyfettin
Ahmet Tezcan
Nihal Atsız
Taha Akyol
Altemur Kılıç
Hasan Cemal

Yukarıda ki isimlerin hepsini meşhur Çerkesler sitelerinden tanırsınız. Bu isimlere neden Çerkes denir.

Biz yukarıdaki isimleri yazar çizer gazeteci takımından seçtik.Şüphesiz sayıları çok daha arttıtılabilir.

Onlar Çerkes olduklarını bilirler,ama Türk oldularını söylerler.Türçülük yaparlar.

Cinsel tercihlerde hem erkek hem kadın olduğunu söyleyenlere travesti deniyor.

Düşünce ve milliyet anlamında insan bir yere aittir. Ama bu zatı muhteremler hem Çerkes olduklarını bilirler, hemde Türkçülük yaparlar. İşte bunlarada travesti aydını deniyor.

Bunlar kamuoyuna malolmuş bilinen kimselerdir. Bunlar kadar tanınmayan ama ekmeğini yedik, ihanet etmek bize yakışmaz diyen, kanaat önderi geçinen, thamate geçinen o kadar çok kraldan fazla kralcımız varki.

Bizim aydınımız diyebileceğimiz aydın Etyen Mahcupyan gibi olmalıdır. Etyen Mahcupyan Türkiye’nin en saygın üniversitelerinden birinde öğretim üyesidir. Hem Türkiye’nin en çok satan gazetelerinden birinde yazardır. Hemde Hrant Dink tarafından kurulan Agos Gazetesinin genel yayın yönetmenidir. Ve Ermeni örgütlülüğüyle içiçedir.

Bu yukarıda listesini yaptığımız kalem erbabının Çerkesler için yazdığı kaç satır yazı vardır. Çerkes örgütlülüğüyle kaç defa yolları kesişmiştir.

Meşhur Çerkesler diye listesini yapıp fotoğraflarını koyduğumuz yazar sanatçı , politikacı, sporcular kraldan fazla kralcıdırlar. Bunların nesi ile övünmek için Çerkes diye yayınlanırlar bilemiyorum.

Bunların hepsi toplumun dışındadır. Asıl tehlikeli olanlar toplumumuzun içinde olan, örgütlülüğümüz içinde olan kraldan fazla kralcılardır. Bunlar içinde yaşadığımız toplumun çıkarlarını Çerkeslerin çıkarlarının önüne koyup Türkçü, İslamcı, Türk-İslam sentezcisi kılıklarıyla asimilasyonun değirmenine su taşımaya, Çerkes ulusal mücadelesinin önünü kesmeye çalışmaktadırlar.

Her cephedeki kraldan fazla kralcılarları tespit etmek, teşhir etmek ve mücadele etmek asli görevlerimiz arasında olmalı.

7-Toplumdan izole olma poltikası

Bütün azınlıklar varlıklarını sürdürebilmek için toplumla aralarına çitler örerler. Toplumdan kendilerini izole ederler. Kapalı devre yaşarlar.

Bazı toplumların doğal koruyucu izole edici kalkanları vardır. Çingeneler bütün toplumlarda aşağılandıkları için yok olmazlar. Kimse onlara karışmak istemediği için, onlarında kendilerini topluma kabul ettirmek gibi bir çabaları olmadığı için yok olmuyorlar.

Yahudiler karışmama, yayılmama, başkalarını dinlerine kabul etmeme ve kendilerini üstün ırk kabul ettiklerinden yok olmuyorlar.

Müslüman toplulukları içerisindeki Hıristiyanlar, Hıristiyan toplukları içerisındeki Müslümanlar yok olmuyorlar.

Ama Türkiye Çerkesleri bu kalıplara uymuyor. Müslüman bir toplum içerisinde, Müslüman Çerkes olarak kalamıyoruz. Yok oluyoruz.

Geçmişte 50’li, 60’lı, 70’li yıllarda televizyonun , internetin, ulaşımın olmadığı yıllarda köylerimiz doğal birer izolasyon alanıydı.

Ancak kapitalizmin gelişmesiyle birlikte köyler dağılmış ve yok olma noktasına gelmiştir. Şehre göç eden yüzbinlerce kişiyi dernekler toparlayıp örgütleyememiştir.

Dernek duvarları arasında yapılan kültürel ve folklorik çalışmalar asimilasyonu önlemeye yetmemektedir. Devlet yetkilileri ise Çerkes meselesini halledilmiş bir mesele olarak görmektedirler.

21 Mayısta Taksim’de, Kefken’de, Samsun’da, Antalya’da anma toplantılarında malesef içimizde bizi destekleyen diğer etnik gruplardan tek bir kişi bile yoktu. Oysa bizim meselemiz Çerkesin Çerkese propogandasını yapmak değil, Çerkes meselesinin ulusal ve uluslararsı bazda tanınması ve siyasallaştırılmasıdır.

Çerkes toplumunu kendi içindeki dinamikler değil, kendi dışındaki dinamikler etkilemektedir.

Onun için olumlu yada olumsuz dış etkiler yaratmalıyız. İçine kapanmış izole toplumlar dış etki yaratamaz, dış destek sağlayamaz.

Oysa 21 Mayıslarda, Dünya barış gününde, Kadınlar gününde Çerkes kimliğiyle , Çerkes örgütlülüğüyle bulunmak çevremize ördüğümüz izolasyon zincirini kırar ve Çerkes meselesinin uluslararası anlamda tanınmasını sağlar.

8-Gönüllü entegrasyon, Gönüllü asilimilasyon politikası

“Mac şüzereadğer yeşümğaş- aman Çerkes olduğunuzu belli etmeyin” diye şehirlere başlayan yolculuk ister istemez gizlenmeyi ve yok olmayı getirdi.

Bütün sağ sol ve İslamcı örgütlerde yer alan insanlar neden Çerkes kimliğiyle bulunmadılar. Neden hiç derneklerimize uğramadılar. Çünkü onların bilinçaltına gönüllü olarak yok olmaları topluma gönüllü entegre olmaları zerkedilmişti.

Türkçeleri bozuk olur, onun için çocuklarımızla Çerkesce konuşmayalım diyen ana babalara ne demeli.

Biz çok çektik, çocuklarımız çekmesin, diyen anlayışlar asimilasyonun dozunu arttıran, yok olmaya ulaşmayı hedefleyen bir otomobilin gazına sonuna kadar basmaktan başka birşey değildir.

Yeryüzünde birçok halk zulme, haksızlığa uğramıştır, sürülmüştür. Tabi bu halkların çoğu travmalarını atlattıktan sonra yaralarını sarmış ve kendine bir yol çizmiştir.

Çerkes halkıda dünyada uğranabilecek en ağır haksızlıklara uğramıştır. Soykırıma tabi tutulmuş ve sürülmüştür.

Artık travmalarımuzdan kurtulup, yaralarımızı sarıp birbirimize tutunma zamanımız gelmiştir.

Korkuyu yenip, ulusal kimliğimize sahip çıkıp hesap sorma zamanımız gelmiştir.

9-Şimdi sırasımı politikası

Başarısız, yenilmiş ve bezgin kimselerin arkasına sığındıkları en önemli argüman şimdi sırasımı politikasıdır. Onlar için hiçbir zaman mücadelenin zamanı gelmez.

Vatanın ve milletin en fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğu şu günlerde bu yapılır mı.

Ekmeğini yedik, bize kucak açtılar bu yapılır mı.

Bizi Kürtlerle Ermenilerle bır tutarlar bu olur mu.

Türkiye Avrupa Birliğine girmeden hiçbirşey yapılamaz.

Rusya demokratikleşmeden birşey yapılamaz.

Yapılamazoğlu yapılamazcılarla tabiki birşey yapılamaz.

Ancak şairin dediği gibi:

Dün bir rüyaydı

Yarınsa olmayabilir.
Oysa şimdi tam zamanı
Sevdanın
Kavganın
Mücadelenin
Örgütlenmenin
TAM ZAMANI

Değerli okuyucularımız bu yazı dizisini burada noktalıyoruz.

Ancak yazdıklarımız yerine getirilmesi gerekli bir borç olarak omuzlarımızdadır.

Namuslu, samimi, yürekli, kendine ve topluma yalan söylemeyen herkesi, ben Çerkesim diyen herkesi
mücadelesine omuz vermeye bekliyoruz.

Biz buradayız.

Habraçö Murat Özden
cherkessia.net

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 10 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
cron

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 7.606s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.