[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/session.php on line 2167: Array to string conversion
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4370: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4372: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4373: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
[phpBB Debug] PHP Notice: in file /includes/functions.php on line 4374: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /includes/functions.php:3542)
 ÇERKESLERİN DON KİŞOTLARI




ANASAYFA  |   KAYIT OL  |   SOHBET  |   ÇERKES MÜZİKLERİ  |   ÇERKESBUL  |   SÖZLÜK  |   LİNKLER  |   KİRİL KLAVYE  |   BASINDA ÇERKESLER  |   SİTENE EKLE  |   İLETİŞİM

ÇERKESLERİN DON KİŞOTLARI

ÇERKESLERİN DON KİŞOTLARI

İleti PauKaF » Pts Arl 10, 2012 9:46 pm

Çerkeslerin Don Kişotları
09/12/2012

Belki bazılarının garibine gidebilir ama değerli sütun komşularım Sayın Murat Özden, Sayın Kenan Kaplan ve Sayın Erol Karayel için başka sıfat bulamıyorum.

Sizlerin yaptığı Donkişotluk değil de nedir?

Yalnız Donkişot’tan farkınız, siz canavar veya dev diyerek yel değirmenlerine saldırmadınız. Karşınızda gerçek bir dev vardı: Rusya Federasyonu Başkanı Putin.

Yer ve zaman açısından sesinizi duyurmak için bundan daha iyi bir fırsat yakalayamazdınız. Çocuklar, akşam haberlerinde, Putin aleyhtarı gösteri yapan “üç Çerkesin” gözaltına alındığını haberinin verildiğini söyleyince, “aferin gençlere” dedim kendi kendime.

Ama öğrendim ki eylemi koyanlar gençler değil, yürekleri en az gençler kadar hızlı atan ”ŞHAŞHUE”, yani kır saçlı gençlermiş. Doğrusu ben böyle bir eylemi gençlerden beklerdim; yani yaşı yirmili olanlardan. Çünkü insanın en gözü kara olduğu, neredeyse düz duvara tırmanacak eylemlere kalkıştığı dönemdir o yaşlar. Görünen o ki, enerjilerini ‘Cumhuriyetin değerlerini korumak için yumurta atmak’ gibi ‘ulvi idealler’ uğruna tüketen bazı ”Çerkes” gençlerinin, Putin’i protesto etmek için pankart açmak gibi ‘sıradan’ eylemlere de biraz vakit ayırmaları gerekiyor.

Cervantes, Mançalı Don Quijote romanı ile Batı Edebiyatında nasıl bir çığır açtı ise ve bu romanı asırlardır nasıl bir başyapıt olarak değerini koruyor ise, inanıyorum ki Çerkeslerin Dokişotları da yarınlara mal olacak, gelecek kuşaklar tarafından saygıyla anılacaklardır.

Bizim kuşak, yani yaşları 50 ve üstünde olanlar halen eylemlerde ön sıralardalar. Feodal köylü kültürü ile yetişmiş bizim yaş grubu Çerkesler her ne kadar ayrı siyasi geleneklerden geliyor olsalar da, yeri geldiğinde “Çerkes” şemsiyesi altında birleşebilmektedir.

En azından benim gözlemim öyle.

Acaba çok mu iyimserim?

***

Çocukluğumun Uzunyayla yazlarında uzun harman günleri hiç sevmediğim işlerdendi. Günlerce aynı tempoda rutin bir şekilde devam ederdi öküzlerle düven sürmek.

Önce düvenden söz edelim: uçları hafifçe yukarı kıvrık kalın iki tahta yan yana çakılıydı. Altında sert taşlardan dişleri bulunan ve hayvanlar tarafından çekilerek tahıl tanelerini saptan ayırmaya yarayan ilkel bir tarım aracıydı. Düveni çeken öküzlerin yavaş hareket etmeleri, o güneşin altında harmanı biz çocuklara bir eziyet haline getiriyordu. Sap getirmeye gidenler bizi de götürseler diye gözlerinin içine bakar kendilerinden teklif beklerdik. Evet, sap getirmeye götürülmek büyük bir ödüldü bizler için.

Çocukluğumuzdaki harmanlardan bahsedildiğinde hep Namık İsmail’in “Harman“ isimli resmi canlanır gözümün önünde. Namık İsmail’in Çerkes olduğunu hepiniz biliyorsunuz.

Belki de asırlarca harman işlemi aynı yöntemlerle devam etti. Ta ki tarım makineleşinceye kadar. Makineleşmeyle birlikte, ilk etapta düveni çeken hayvanların yerini traktörler aldı. İki düven yan yana çakıldı ve iki düvende birdaha çakılıp zincirle arkasına bağlandı traktörün, üzerine de ağırlık olarak taş veya başka şeyler kondu. Daha sonra düvenler tedavülden kalktı ve yerini kara patoslar aldı.

***

Diyeceğim şu ki, her şey değişiyor; değişmeyen ise insanların her zaman doğru bildikleri yolda yürümeleri…

Kuşha Faruk Özden
farukozden35@hotmail.com
PauKaF
PauKaF
Site Admin
Site Admin
 
İleti: 20494
Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
Konum: MUDAREY-Гъубжь

MAKALELER

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir