|
Bir Adlandırma Sorunu: Abhaz mı Abaza mı? Murat Papsu Kafkasyalılarla ilgili etnik adlandırmalar hem bu konunun çok karmasık olması hem de Türkiye’de etnik meselelerin mümkün olduğunca üzerinin örtülmek istenmesi nedeniyle birçok kisinin zihninde hala yerine oturmadı. Sovyetler Birliği’nin dağılması, kurulan iliskilerle birlikte Kafkasya’nın daha yakından tanınmasını sağladı. 1991’den sonra baslayan ve hala devam eden bu süreç hem Türkiye’de daha önce adı duyulmamıs halkların adlarının duyulmasını sağladı, hem de önceden bilinen etnik adların kullanımında ve bizzat Kafkasyalıların kendilerini tanımlamalarında değisikliklere yol açtı. Türkiye’deki Kafkasyalı nüfusun önemli bir bölümünü olusturan Abazalar da bu karmasadan nasibini aldı. Türkiye halkının çoğunun belleğinde, ne kadar tanındığı süpheli olsa da “Abaza” bir etnik grubun adı olarak yer alır. Kendilerini anadillerinde öyle adlandırmasalar da bu ad hem Abazaların kendileri tarafından hem de diğer Kafkasyalılar tarafından benimsenmistir. Bir de daha çok yazılı literatürde rastlanan “Abhaz” ve “Abazin” vardır. Türkiye’de yasayan etnik grupları Afrika’daki kabilelerden daha az tanıyan Türkiye medyası, 1992-93 yıllarında Abhazya ve Gürcistan arasında yasanan savas sırasında Türkçeye ‘Abaz’ ve ‘Abhaza’yı da kazandırdı. Bugün bu adların her birini bir yerlerde duyabilirsiniz. Bu coğrafyada eskiden beri bilinen ve kullanılan “Abaza” ise artık bazı kesimlerde tercih edilmez oldu. Dısarıdan bakanların algılamasındaki ve adlandırmasındaki karısıklık bir yana, Abazaların kendileri de bu konuda fikir birliği içinde değiller. Benim kullanmayı tercih ettiğim adlarıyla Abazalar, tarihin bilinen ilk dönemlerinden beri bugün Abhazya olarak bilinen ülkede yasayan bir Kafkas halkıdır. Bu halkın eski Roma, Bizans, Arap, Rus ve Türk kaynaklarında geçen tarihi adı da “Abaza” veya bunun biraz değisik sekilleridir. Anadolu ve Ortadoğu coğrafyasında eskiden beri bu adla tanınırlar. Kafkas halklarının bilinen adlarının çoğunlukla dısarıdan, baskaları tarafından verildiğini, her topluluğun kendisini ve komsusunu farklı bir adla adlandırdığını da belirtmek gerek. Abazalar kendilerini “Apsuva”, vatanları Abhazya’yı da “Apsnı” olarak adlandırırlar. Gürcüler Abazaları “Aphazi”, Svanlar “Mibhaz”, Çerkesler de “Azeğa” veya “Azığa” olarak adlandırırlar. Tarihi bilgilere göre, Moğollar Kafkasya’dan çekildikten sonra, 13. ve 14. yüzyıllardan itibaren Karadeniz kıyısının ve Abhazya’nın dağlık bölgelerinde yasayan Abazaların bir kısmı Kafkas dağlarını geçerek Kuzey Kafkasya’ya, Çerkeslerin ve Karaçayların yasadığı Kuban bölgesine yerlesti. (Bugünkü Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti toprakları). Bu grup Çerkesler (Kabardeyler) tarafından “Bashağ”, Nogaylar ve Karaçaylar tarafından “Altı Kesek Abaza” olarak adlandırıldı. Yazılı literatüre ise daha çok, Osetlerin verdiği iddia edilen “Tapanta” adıyla geçtiler. 19. yüzyıl basında bu Abaza[grubu altı prense bağlı altı boydan olusuyordu: Loolar, Biberdler, Dudarukolar, Kılıçlar, Geçler ve Cantemirler. Diğer bir nüfus hareketi 17-18. yüzyıllarda oldu. Yine Abhazya’nın dağlık bölgelerinden bir grup dağları asarak, yüzyıllar önce gelen soydaslarıyla aynı bölgeye yerlesti. Bunlar, dağlık bölgede yasadıklarından dolayı diğer Abazalar tarafından verilen “Asharuva” veya “Skaravua” (Dağlı) adını korudular ve bu bir etnik ada dönüstü. Asharuvalar Tam, Kızılbek, Sahgirey (Çegrey), Barakay, Bağ vd. boylarından olusuyordu. Bu nüfus hareketleri sonucunda Abazalar coğrafi olarak iki gruba ayrılmıs oldu. Farklı adlandırmalar da buna bağlı olarak ortaya çıktı. Gürcülerin Abhazya’daki komsuları Abazalara verdikleri “Aphazi” adı Ruslar tarafından “Abhaz” olarak benimsendi. Kuzey Kafkasya’daki Tapanta (Bashağ) ve Asharuva grupları ise “Abaza” adını korudular, fakat o da Rusçada milliyet adlarının sonuna eklenen bir takıyla “Abazin” olarak yerlesti. Çarlık döneminde ortaya çıkan ve Sovyetler Birliği’nin “milliyetler politikası”yla iyice yerlesen bu ayrım sonucunda “Abhazlar” ve “Abazinler” akraba fakat ayrı iki halk olarak kabul edildi. Yani Abhaz ve Abazin Abazaların iki grubuna Rusçada verilen adlardır. Abhazya’daki Abazalar “Abhaz”, Rusya’ya bağlı Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’nde yasayan Abazalar “Abazin” olarak adlandırılır. Rusça aracılığıyla geçtiği Batı dillerinde de genellikle böyle kullanılır. Türkçede ise yüzyıllardır var olan “Abaza” adı böyle bir ayrım içermez. Ancak 1950’li yıllardan itibaren yayınlanmaya baslayan Kafkas dergileri aracılığıyla, o zaman bu konuya kafa yormayan yazar ve çevirmenler “Abhaz” ve “Abazin” adlarını Rusçadan Türkçeye ithal ettiler. 90’lı yıllardan itibaren Kafkasya’dan bilgi akısının artmasıyla birlikte “Abhaz” ve “Abazin” kullanımı daha da yaygınlastı. (Đtiraf etmeliyim ki ben de birçok çeviride böyle kullandım). Ancak son zamanlarda bu adlar anlamlarından farklı sekilde, çoğu kisinin de genellikle farkında olmadığı sekilde tutarsızca kullanılmaya basladı. Özellikle son yıllarda derneklerin bültenlerinde, dergilerinde ve ilgili kisilerin ağzında ‘Abhaz’ın Abaza ile esanlamlı kullanıldığını görüyoruz. Oysa Abhaz sadece Abhazya’da yasayanlara verilen isimdir (ki o da Türkçede değil) ve Kuzey Kafkasya’daki Abazaları kapsamaz. Küçük bir çevre dısında halkın kullanımına henüz girmeyen “Abazin” adına gelince, Türkçede bu sekliyle kullanmak en basta bir dil yanlısıdır. Birçok dilde olduğu gibi Rusçada da milliyet isimlerinin sonuna bazı takılar gelir; bunların en yaygınlarından biri de ‘-in’dir. Rusçada Tatarin, Gruzin (Gürcü), Lezgin, Dargin, Kabardin, Osetin, Abazin olan halk adları baska bir dile takısıyla birlikte geçmez (geçmemelidir). Abazaların kendi içindeki adlandırmalar da ayrı bir konudur. Kendilerine verdikleri “Apsuva” adı Kuzey Kafkasya’daki Abazalarda, özellikle Tapantalarda yoktur; kendi dillerinde kendilerini yine “Abaza” olarak adlandırırlar. Apsuva adı muhtemelen zamanla kaybolmustur; Asharuvalarda ise son zamanlara kadar korunduğuna dair izler vardır. Abhazya’daki Abazalar (Apsuvalar) Kuzey Kafkasyalı soydaslarını topluca “Asuva” diye adlandırır. Türkiye’de ise bu konuda bir karısıklık var. Orta Anadolu’daki (özellikle Uzunyayla’da) Asharuvalar kendilerini Asuva saymazlar, sadece TapantalarıAsuva kabul ederler. Muhtemelen Abhazya’dan kuzeye yerlesmeden önce kullandıkları terminolojiyi sürdürmektedirler. Kuzeyli Abazalarla Apsuvaların birlikte yasadığı daha batıda ise (Eskisehir, Bilecik, Bursa) kullanım farklıdır. Burada ‘Asharuva’ bir topluluk adı olarak bilinmez; Apsuvalar dısındaki bütün Abazalar ‘Asuva’dır. Türkiye’de Abazaların iki grubunun da Kafkasya’dakinden daha fazla nüfusu vardır. 1860- 70’lerde Osmanlı topraklarına Abhazya’dan gelen Abazalar (Apsuvalar) Anadolu’nun batı ve orta bölgelerine (Đzmit, Adapazarı, Düzce, Bolu, Bursa-Đnegöl, Kütahya, Bilecik ve Eskisehir’e) yerlestiler. Kuzey Kafkasya’dan gelen Abazalar (Asuvalar) ise köylerini Đç ve Orta Anadolu’da kurdular (Bilecik, Eskisehir, Samsun, Amasya, Tokat, Yozgat, Sivas, Kayseri, Adana). Bu ikinci grup içinde büyük çoğunluğu Asharuvalar olusturur; Tapanta (Bashağ) köylerinin sayısı bütün Türkiye’de onu geçmez.1 Son yıllarda ‘Abaza’ yerine ‘Abhaz’ın tercih edilmesinin bir nedeni de, birçok kisinin hos bir anlamı olmayan ‘abazan’ı ‘abaza’ ile karıstırmasıdır. Bunun elbette psikolojik etkisi vardır. Fakat bu, Abazaların bir halk olarak tanınmasıyla ortadan kalkacak bir durumdur ve bunun için ondan vazgeçmek yerine yaygınlastırmaya çalısmak gerekir. Birkaç yıl önce Lale Müldür’ün Radikal Đki’de yaptığı patavatsızlığı ve gelen tepkiler üzerine gazetenin özür dilemek zorunda kaldığını hatırlayın. Simdi en azından medya bunu öğrendi. Böyle bir durumla karsılastığınızda karsınızdakine ‘Abaza’nın 150 yıldır bu ülkede yasayan bir halkın adı olduğunu ve biraz saygılı olmayı öğrenmesi gerektiğini söyleyebilirsiniz. Sonuç olarak ‘Abaza’ hem tarihi, hem de Türkçeye yerlesmis karsılığı olarak bu halkın ortak adıdır. Kafkas halklarında nadir görülen bir durum, bir halkın tamamının tek bir adla adlandırılması gerçeklesmisken bunu tersine çevirmenin gereği yoktur. Bu ayrım zaten halkın dilinde değil, daha çok yazar-çizerlerin, dernekçilerin ağzında ve kalemindedir. Bu sadece bir dil sorunu değil aynı zamanda kendini tanımlama sorunudur. Nart, Đki Aylık Düsün ve Kültür Dergisi Kafkas Dernekleri Federasyonu Yayın Organı Sayı 51, Eylül-Ekim 2006
_________________ Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski
|