Bayram Küslerin Barışma Günüdür06/11/2011
Bayramlar sadece çocukların sevindiği ve sevindirildiği günler midir acaba? Yoksa, büyüklerin de bayramlardan öğrenmesi gereken çok şey yok mu? Bayramlar ve günler var içtenlikli ve coşkulu; adı bayram olan günler var
ruhsuz ve içeriksiz.
Mesela hıdırellez günü. Nasıl da erkenden kalkıp dileklerini yazıp gül dallarına asarlar insanlar.
Romanlar hıdırellez gününe kakava diyorlar. Nasıl da coşkulu eğlenceler tertip ediyorlar.
Çocukluğumda köyümüzde hıdırellez gününde koyunlar kesilip, yemekler yenirdi. Önce dualar edilip, sonra da eğlenceler düzenlenirdi. Yaşlısı, genci herkes hıdırellezi büyük bir içtenlikle kutlardı.
Ya nevruz günleri?
Yüzbinlerce insan hertürlü baskıya rağmen nasıl da meydanlara akıp, büyük bir heyecanla ateşlerin üzerinden atlarlar.
1 mayısta, emeğin bayramında milyonlarca insan meydanları doldurup nasıl da içten haykırırlar, "yaşasın halkların kardeşliği, tüm dünyanın emekçileri birleşin" diye. Büyük bir coşku seli olur meydanlarda.
Adı bayram olan ama içinde sevinç ve coşku olmayan günler de var. Cumhuriyet, milli egemenlik, zafer gibi. Adı bayram bu günlerin ama içinde halk yok. Öğrencilerin, sadece tatil olduğu ve okulları kaynadığı için sevindiği günler.
İslam Dünyasında bayramlar, halkın gerçek anlamda katıldığı günlerdir. İslam aleminin iki büyük bayramı var: Ramazan ve Kurban Bayramı.
Ramazan ayında, insanlar açlıkta eşitlenip, zengin fakir farkı ortadan kaldırılır. Açlığın ve yokluğun ne demek olduğu ve paylaşmanın anlamı sindirilir. Ve ayın sonunda bayram edilir.
Kurban bayramı ise, insanın yerine hayvanın kurban edilmesinin bayramıdır. Kurban bayramında yapılan hac ibadeti 1400 yıldır devam eden dünyanın en büyük ve en coşkulu mitingidir aynı zamanda.
Ve bayramlar hoşgörü, bağış, dayanışma ve sevgi günleridir.
Ama bayramların en önemli özelliği de küslerin barışmasıdır.
Küs olan iki kişi nasıl barışır ?
Hatalı olan taraf hatasını kabul edip, karşı tarafın zararını tazmin etmeyi kabul eder ve karşı tarafta onu affederse, küslük biter ve barış olur.
Peki ülkemizde devletle halklar arasındaki küslük bitirilip barış nasıl sağlanır?
İki kişi arasındaki küslükte işleyen sistem, devletle halklar arasında işletilirse barışın sağlanmaması için hiçbir neden yoktur.
Barışın sağlanabilmesi için özeleştiri yapıp, adım atması gereken öncelikle devlettir.
Devletin, "Ey Kürtler, Çerkesler, Lazlar, Ermeniler, Rumlar, Süryaniler, Yahudiler, Romanlar, Araplar, Pomaklar, Boşnaklar, Aleviler, solcular, dindarlar biz sizi bugüne kadar yok farz ettik. Sizi yok etmek için ne gerekiyorsa yaptık ve büyük acılara neden olduk. Öncelikle bu güne kadar yapılanlar için içtenlikle özür diliyoruz. Yaşanan acıları telafi edemeyiz. Ama sizin varlığınızın devamı için pozitif ayrımcılıklar yapabiliriz. Bizim yaptığımız hatalar için bizi affedin ve barışalım" derse, ülkemizde gerçek bir bayram yaşanır.
Bu çok zor birşey değil aslında. Devlet bu adımı ya atacak, ya da attıracaklar.
Sadece bu adımın daha fazla kan dökülmeden atılmasını diliyoruz.
Bu Kurban bayramı vesilesiyle devlette akl-ı selimin üstün gelmesini temenni ediyoruz
Devletin toplumla barıştığı dönemdeki bayramların çok daha bayram gibi olacağına inanıyoruz.
ÇHİ (Çerkes Hakları İnisiyatifi) olarak öncelikle Çerkes halkının, kardeş halkların ve tüm müslüman aleminim kurban bayramını kutluyoruz.
Nice gerçek bayramlara.
Murat Özdenmurathabracu@hotmail.comozgurcerkes