Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Cmt May 26, 2012 12:28 pm


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: ADIGE CUMHURİYETİ 20 YAŞINDA
İletiTarih: Per Ekm 06, 2011 8:44 am 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 20090
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Adıge Cumhuriyeti 20 Yaşında


5 Ekim 1990 Adıge Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ilân edildiği gün. O günden bu yana 20 yıl geçmiş bulunuyor.

Cumhuriyetin 20’nci kuruluş yılı nedeniyle dizi yazımıza ara vermeyi gerekli gördük.

Adıgelerin kısa tarihçesi:

Adıge/Çerkesler, sadece Adıgey, Şapsığ, Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar yörelerinin değil, tüm Kuzeybatı Kafkasya’nın, tarihsel adıyla Çerkesya’nın yerli halkıdır. Adıgeler o yerlerin aborojinidir. Bu bir iddia değil, arkeoloji bilimi tarafından doğrulanan bir gerçektir. Örneğin, Adıgey ve Krasnodar Kray’da bulunan ve 6 bin yıl öncesine ait dolmenlerde (İsp evlerinde; ölü evlerinde) bugünkü Adıge aile işaretleri (тамгъэхэр) bulunuyor. Çerkes izini silme amacıyla olmalı. 1960’larda 2 binin üzerinde olan dolmen sayısı, tahrip sonucu bu günlerde 100’e düşmüş bulunuyor.

Meot, Sind, Zih, Kasog vb.Adıge ataları olarak bilinir. Adıgeler Kimmer, İskit, Sarmat, Got, Alan, 4.yüzyılda Hun, 6.yüzyılda Avar saldırılarına uğradılar. Tam toparlanmak üzereyken de, 13.yüzyılda Moğol saldırıları başladı. Bunu Altınordu, ardından Timur’un (1295) ve Kırım Hanlığı’nın saldırıları izledi. Saldırıların bir amacı da kârlı insan (esir) ticaretini ele geçirmek idi. Slaviyen, Kıpçak (Tatar), özellikle Çerkes çocukları esir pazarlarında para ediyordu.

Tatar yayılmasından gına getiren Kabardey beyleri 16.yüzyılda bir anlaşmayla Rus korumasını benimsediler (1557). Böylece Kırım yoluyla yapılan Çerkes esir ticareti yön değiştirdi ve güneye Türk limanlarına kaydı.

Daha sonra,1722’de Dağıstan prenslikleri/hanlıkları Rus korumasına alındı. 18.yüzyıl sonlarında Kabardey, Osetya (1774) ve Kırım (1783) toprakları Rusya’ya ilhak edildi.1801-1813 yılları arasında Çerkesya dışında Kuzey Kafkasya’nın tamamı, Gürcistan ve şimdiki Kuzey Azerbaycan Rus yönetimine alındı.Güney Kafkasya’da tek prenslik olarak Rusya korumasındaki Abhazya kaldı (1810).

Çerkes soykırımı ve sürgünü:

1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda imzalanan 1829 Edirne Antlaşması ile Osmanlılar Çerkesya üzerindeki “hükümranlık haklarını” Rusya’ya devrettiler. Ancak Osmanlılara tabi değil müttefik olan Çerkesler hileli Edirne Antlaşmasını tanımadılar.

Çerkesler modern ulus olamamanın daha doğru bir deyimle çağdaş gelişime ayak uyduramamanın gadrine uğramışlardı. Çerkesler dünyaya inat değişmemekte direniyorlardı. Yani zamana ayak uydurma gereğini yeterince kavrayamamışlardı.

1853-1856 Kırım Savaşı sırasında Çerkesler tarafsız kaldılar, ancak bir Çerkes saldırısından çekinen Ruslar, askerlerinin önemli bir bölümünü Çerkeslerin karşısında, sınırda bağlı tuttular ve cepheye gönderemediler. Yani uygulamada Rusların aleyhinde bir pozisyona düşmüş oldular.

Savaştan sonra büyük bir Rus dezenformasyonu başlatıldı. Dağlardaki bazı Çerkesler kendilerinden zapt edilerek Rus yerleşimine tahsis edilen yerlere öç alma ve Rus saldırılarına misilleme amacıyla karşı saldırılarda bulunuyorlardı. Bu tür Çerkes saldırıları abartılarak basına yansıtılıyordu. Tabii ki “suçlu” bulunan taraf Çerkesler oluyordu.

Ruslar tek yanlı boyun eğmeleri dışında Çerkeslere seçenek bırakmıyorlardı. ABD’nde yerli kabilelere karşı yürütülen askeri politikanın benzeri Çerkeslere uygulanıyordu.

1860’da Kafkasya’daki Rus generalleri tarafından Karadeniz kıyısındaki Çerkeslerin Türkiye’ye sürülmesi hükümete önerildi. 1860’da Çerkesya’nın doğudaki Kuban yöresi ve kıyıdaki Natuhay yöresi Rus yönetimine alınmıştı. Rus hükümeti generallerin sürgün önerisini benimsedi ve kapsamı genişletti.

Buna göre Karadeniz kıyısındaki Çerkeslerin tümü ile daha doğuda, Kuban yöresinde yaşayan Çerkeslerin hepsi Türkiye’ye göç ettirilecekti. Seçenek olarak da isteyenler Rus hükümeti tarafından Kuban Irmağı solunda gösterilecek olan düzlüklere yerleşebileceklerdi.

İkinci şıkkın gerçekleşmesi olanaksızdı. Çünkü Karadeniz kıyısındaki Çerkesler,o zamanki olanaklarla,sıradağları aşıp Kuban düzlüklerine nasıl yerleşebileceklerdi. Ayrıca karar vermeleri ve toplanmaları için Çerkeslere, 20 gün, 30 gün gibi kısa süreler veriliyordu. Süre dolunca da askerler sivil nüfusu kıyıya sürüyor ve gemilere dolduruyorlardı.

Çerkesler,25 Haziran 1861’de Soçi’de oluşturdukları Milli Meclis idaresinde direnişe geçtiler. Meclis’in son toplantısının Mayıs 1864’te Kbaada’da yapıldığı biliniyor (Bkz.Nıbe Anzor,Çerkes Meclisi’nin 150’nci Kuruluş Yılı…, internet).

Çerkes direnişi sırasında ne kadar insan ölmüştür? Bilinmiyor ancak 500 bin üzerinde bir insanın ölmüş olabileceği tahmin ediliyor. Bu da genel nüfusun dörtte biri anlamına gelir.

1864’te,Rusların gösterdiği yerlerde zaten oturmakta olan (Bjeduğ,K’emguy, Kabardey,vb) kıyıdan ve dağlardan sürülerek o Adıgelere yakın yerlere yerleştirilenlerle birlikte Çerkeslerin toplam sayısının 50 bin ile 80 bin arasında olabileceği tahmin ediliyor.

1864-1897 arası yaklaşık 30 yıllık bir dönemde Kuzey Kafkasya halklarının nüfusu iki kat ya da üzeri artmıştır. Buna karşılık 80 bin Adıge sayısı yarı yarıya azalmış 40 binlere düşmüştür. Çünkü Ruslar,bu Adıgeleri de Türkiye’ye göçe zorlayarak azaltma politikası uygulamışlardır (Bkz.Tamara Polovinkina,Çerkesya Gönül Yaram;Adıge Cumhuriyeti-Vikipedi).

İç Savaş ve özerklik:

1917 Ekim devrimi ile Rusya’da sosyalist iktidar kuruldu. Çarlık taraftarları ile karşı devrimciler, Batılı ülkelerden destek alarak, sosyalist iktidara karşı ayaklandılar. Üç yıl süren bir iç savaş başladı. Adıgeler iki cephe arasında kaldılar ve ağır kayıplara uğradılar.

Mart 1920’de karşı devrimciler Kuzey Kafkasya’dan çıkarıldılar. Okullarda Adıgece eğitime doğru adım atıldı. Devrimin lideri V.İ.Lenin (1870-1924), ‘azınlık uluslara daha fazla özerklik ve büyüğün aleyhine daha fazla hak verilmeli, böylece azınlığa yönelik haksızlık, bir ölçüde de olsa dengelenebilir’ diyordu.

1922’de Karaçay-Çerkes, Kabardey-Balkar ve Adıge özerk oblastları (il),1924’te de Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu. Sadece Adıge/Çerkeslere değil, tüm Sovyet halklarına özerklikler ya da azınlık hakları tanındı. Bu oluşum dünya halkları tarihinde bir ilktir.

27 Temmuz 1922’de kurulan Adıge Özerk Bölgesi’nin ilk yüzölçümü 2,660 km. kare, merkezi şimdiki Krasnodar kenti, nüfusu da 113,481 idi (1926). Nüfusun 50,821’i Adıge idi (yüzde 44,8).

Oblast ilkin doğrudan merkeze (Moskova’ya) bağlıydı. 2 Ağustos 1924 ile 28 Aralık 1934 arası ‘Kuzey Kafkasya Kray’ yönetimine, o tarihten 13 Eylül 1937’ye değin Azak-Karadeniz Kray’a bağlı kaldı.

10 nisan 1936’da Adıgey’in merkezi Maykop’a taşındı,bu arada Cece ilçesi (Giaginski rayonu) de Adıgey’e verildi, yüzölçümü 3,900 km. kareye ulaştı. Özerk yöre yeni oluşturulan Krasnodar Kray’a bağlandı.

28 nisan 1962’de Krasnodar Kray’ın Tulski ilçesi (şimdi-‘Maykop rayonu’) Adıgey’e bağlandı ve yüzölçümü iki kat artarak 7,800 km. kareye çıktı.

Resim

Adıgey’in Büyüme Süreçleri


Nagorno Karabağ:Özerk oblast’tan özerk cumhuriyete:

1979 nüfus sayımına göre Adıgey’de 86,388 Adıge’ye (yüzde 21,4) karşılık 293,640 Rus (yüzde 68) bulunuyordu. Rus nüfus Adıge nüfusun 3,4 katı idi.

Adıgeler bir azınlık ulus (нация) sayılıyorlardı ve bir tür erimeye (asimilasyona) terk edilmiş durumdaydılar.

Son Sovyet şefi Brejnev, gerisinde çökmüş bir ekonomi bırakarak öldü. Sovyetler kapalı bir ülke olduğundan dünya bu çöküşü fark edemedi.

1985’te Gorbaçov başa geçti ve reformları başlattı. Rus olmayan topluluklar üzerindeki baskılar azaltıldı. Örneğin; Gorbaçov’dan önce Adıgey’de Adıgece isteğe bağlı olarak haftada bir ders saati okutulan bir ders düzeyine düşürülmüştü. Adıgece dersi daha çok bilmeyenlere Rusça öğretme amaçlı işleniyordu. Ulu orta Adıgece ya da azınlık dillerini konuşanlar Rus ırkçılar tarafından dövülebiliyor ve arabalardan atılabiliyordu. Tıpkı generallerin Türkiye’sinde olduğu gibi.

Gorbaçov döneminde uluslara yeniden değer verilmeye başlandı. Adıgece ilk dört sınıfta tüm derslerde okutulmaya başlandı. “Ağabey ulus” sayıldığı için Ruslar diğer ulusları bu arada Adıgeleri de “aşağı” görüyor, Adıgece öğrenmiyorlardı. Oysa Lenin döneminde Ruslar da Adıgece öğreniyor, Adıge sınıflarına yazılıyor, Adıgece kamusal alanda kullanılıyordu. Adıge toplumu da diğerleri gibi toparlanmaya,yeniden kendine gelmeye başlamıştı.

Böylesine bir ortamda,1988’de Nagorno Karabağ sorunu ve Azeri-Ermeni çatışmaları patlak verdi.

Sovyet hükümeti, Nagorno Karabağ’a ve diğer etnik sorunlara çözüm getirmek için, bir dizi önlem alma, bu arada deneme niteliğinde Adıgey’i özerk cumhuriyet yapma konularını gündeme aldı (Bkz. ‘İsrail’den Nepsev Yahya ile Eski Bir Görüşme’, internet).

Moskova’dan verilen direktifler doğrultusunda olmalı, Adıge Halk Kongresi, 5 bin kişinin desteğiyle, Adıge Özerk Oblastı Parlamentosu’nun egemenlik ilânı ve cumhuriyet kurma taleplerinde bulundu. Oblast önce Krasnodar Kray yönetiminde ayrıldı, ardından Adıgey Parlamentosu 5 Ekim 1990’da cumhuriyet kurma kararı aldı.

Rus Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti Parlamentosu 3 Temmuz 1991’de Adıge, Karaçay –Çerkes, Altay ve Hakas oblastlarının özerk cumhuriyet olmaları kararını aldı.

Aralık 1991’de Sovyetler Birliği dağıldı. Adıgey, Rusya Federasyonu devlet yapısı içinde kaldı.

Çeçen Savaşı ve Sonrası:

RF önce bir ‘Federasyon Sözleşmesi’ imzalandı. Sözleşme cumhuriyet, kray, oblast ve özerk okrugları, temsilde eşit birimler olarak kabul ediyordu. Durumun daha kötüye gitmesi Başkırdistan’ın itirazı ile önlenmişti. Çeçen-İnguş ve Tataristan cumhuriyetleri Sözleşme’yi imzalamadılar. Çeçenler bağımsızlık ilânında bulundular. Tataristan sonunda Sözleşme’yi imzaladı.

25 Aralık 1993’te yürürlüğe giren RF anayasası, özgürlükler ve küçük uluslar açısından beklentileri karşılamıyordu. Yine de cumhuriyetlere geniş sayılabilecek hak ve yetkiler tanıyordu.

Örneğin; cumhuriyetler egemen devlet ve kendi isteğiyle federasyona katılmış birimler olarak kabul ediliyordu.

Çeçenya 1 kasım 1991’de bağımsızlık kararı almıştı. RF Devlet Başkanı Boris Yeltsin, Cohar Dudayev önderliğindeki Çeçen iktidarını içeriden yıktırmayı denedi.Başarısızlık üzerine Yeltsin Çeçenya’ya saldırı emri verdi. Başarısızlığa uğrayan ve ağır kayıplar veren RF tarafı, Çeçen savaşçılar tarafından kuşatma altına alınan Grozni’yi, RF askerleri ve sivil nüfusu ile birlikte yok etmeyi göze alamadı. 31 Ağustos 1996’da Hasavyurt Antlaşması imzalanarak savaşa son verildi. Çeçenya 5 yıllık bir geçiş süreci sonunda referandum yoluyla geleceğini belirleyecekti.

Çeçenya seçim yoluyla devlet yapısını kurdu.Başkanlığa Aslan Maşodov seçildi. Ancak ekonomik güçlük baş gösterdi. Putin’in Ramzan Kadirov yönetimine verdiği destek,o zamanki Başkan Maşadov’dan esirgendi. Ülke anarşi ve iç çatışma içine düştü. Kargaşalı ortam sürerken dinci militanlar RF’nin gücünü yanlış değerlendirdiler ve RF’ye bağlı Dağıstan’a girdiler. Bu durumu gerekçe gösteren RF tarafı Çeçenya’ya girdi. İkinci Çeçen Savaşı başlamış oldu (Ekim 1999). Çeçenya yeniden Rus kontrolu altına alındı.

Haklarda budama:

Çeçen Savaşı ve süreç, beraberinde etnik hakları budamayı da getirdi:

-Cumhuriyetlerin egemenlik hakları kaldırıldı,

-Cumhuriyetteki Adıgece tanıtma yazıları kaldırıldı, diğer cumhuriyetlerde de öyleymiş.

- Adıgece eğitim daraltıldı, haftada 1-2 saate düşürüldü. Adıgece, kentlerde Rusça üzerinden, Rus ve Adıge karma sınıflarda öğretiliyor.

- Devlet başkanı seçilmek için Adıgece’yi bilmek zorunluydu. Seçim ve Adıgece bilme zorunluluğu kaldırıldı, Rusça’yı bilmek yeterli sayılıyor.

- Devlet Başkanı (Prezident) ünvanı kaldırıldı, cumhuriyetin başı anlamında ‘lışha’ adı kabul edildi, ’lışha’ Moskova’dan atanıyor,

- Önceleri Adıge Cumhuriyeti yasa ve kararnameleri iki dilde, Rusça ve Adıgece olarak yayınlanıyordu, şimdi sadece Rusça yayınlanıyor,

- Parlamentoda sadece Rusça konuşuluyor,

- RF ve cumhuriyetler yurttaşlığı vardı, şimdi sadece RF yurttaşlığı var,

- Cumhuriyetler sınırsız oturma izni, cumhuriyet yurttaşlığı veriyorlardı. Şimdi yetki federal merkezde.

- Cumhuriyetler dış temsilcilikler açabiliyorlardı, şimdi bu yok…

Listeyi uzatmak olanaklı.

Genel ekonomik çöküşü ve durgunluğu sözkonusu etmiyoruz.

Olumlu yanlar:

- Adıge Cumhuriyeti ve tüm cumhuriyetler firesiz ayakta, fire özerk okruglarda. 10 okrug sayısı 4’e indi.

- Cumhuriyetler anayasal olarak varlıklarını koruyorlar. Cumhuriyetin başı (lışha), parlamento ve hükümet kurumları varlıklarını sürdürüyorlar.

- Adıgece bir medya var (Gazete, dergi, radyo ve televizyon yayını).

- Kültürel kurumlar var:

Adıge Devlet Üniversitesi, Maykop Devlet Teknoloji Üniversitesi, yüksek lisans ve doktora olanağı, K’eraş Tembot Adıge Sosyal Bilimler Araştırma Enstitüsü, Adıge Cumhuriyeti Ulusal Müzesi, Doğu Ulusları Adıgey Kolu toplam 8 devlet ve 23 yerel müze. Adıge Ulusal Müzesi, eşsiz ya da değeri yüksek arkeolojik, etnografik ve doğal koleksiyona (70 bin üzeri müze eşyasına) sahiptir. Arkeolojik kazı çalışmaları sürdürülüyor ama yoğun bir kaçakçılık ve dolmenler örneğinde olduğu gibi korkunç bir tahribat da var.

- Adıge Ulusal Tiyatrosu,

- Dans ve şarkı toplulukları vb. artı hanesine yazılabilecek şeylerdendir.

Gelecek:

Adıgey’de yüzde 25 oranında bir Adıge nüfus var: 440 bin nüfusun 110 bin kadarı. 30 bin Adıge Krasnodar Kray’da, 50 bin Karaçay-Çerkes, 500 bin Adıge de Kabardey-Balkar’da yaşıyor. Adıgelerin çoğunluğu diasporada bulunuyor.

Adıgeler arasında, genel anlamda bir araya gelme, anayurtta yeniden toplanma gibi görüşler var, gittikçe de taraftar topluyor.

Ancak koşullar elverişli değil. RF makamları Adıge/Çerkeslere soykırım uygulandığını yadsıyorlar. Buna karşılık bazı yakınlaşma belirtileri de var. RF Parlamentosu bazı üyeleri ile diasporadan bazı temsilciler arasında yapılan görüşmeler gibi.

Gerek anayurtta ve gerekse diasporada RF politikalarına karşı aktif politikalar gelişme eğiliminde. Türkiye’de binlerce genç, anayurduna karşı daha duyarlı bir eğilim içinde.

Bize göre yakın bir gelecekte RF ve diaspora ilişkilerinin olumlu yönde gelişmesi, RF’nin demokratikleşmesi ve Çerkes Soykırımı’nı tanımasına bağlı görünmektedir.

RF’de yakın bir gelecekte bir demokratikleşme olabilir mi?Bilemiyorum.

Her halükârda Çerkeslerin barışçı yöntemler dışına çıkmamaları, sorumlu davranmaları ve RF’deki demokratik gelişmelere destek çıkmaları akılcı olacaktır.

Adıge Cumhuriyeti’nin 20’nci kuruluş yılı kutlu olsun…

Hapi Cevdet Yıldız
cherkessia.net

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Google [Bot] ve 6 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 0.341s | 12 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.