Abhazya’da, Bagapş’ın vefatı ardından girilen seçim atmosferi 26 Ağustos’ta Ankuab’ın zaferiyle son buldu. Pek çok ülkeden çok sayıda gözlemcinin katıldığı seçim olaysız geçerken, Ankuab zaferi % 50’lik net bir sonuçla kucakladı. Abhazya’da bulunan bütün etnik gruplardan özellikle Ermeni, Megrel, Rus cemaatlerinin tam desteğiyle seçilen Ankuab döneminin, toplumsal yapıda çok önemli dönüşümlere gebe.
Abhazya bağımsız devlet yapısını inşa sürecinde, demokrasisini de özgür bir seçim yaparak güçlendirdi. Peki, seçim sonuçları Abhazya’da demokrasinin kazanımları açısından ne gibi sonuçlar doğuracak? Yeni başkan Ankuab’ın kişiliği ve KGB geçmişi bu konuda soru işaretleri doğuruyor. Ankuab’ın sert üslubu, demokratik değerlerle çelişir söylemleri, Rusya karşısında alternatif aramayan tavrı, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik olumsuz tutumu önümüzdeki dönem ile ilgili soru işaretleri uyandırıyor.
Sosyo-ekonomik rahatsızlık
Abhazya’da sıradan insanların rahatsız olduğu konuların başında, talan ekonomisi geliyor. Yolsuzluğun, mafya gruplarının ekonomik ilişkilerin belirleyici unsurları haline gelmeleri, halkın çoğunluğu tarafından hoş karşılanmıyor. Ankuab’ın sert kişiliği ve suça karşı tavizsiz tutumu ve bütün seçim kampanyasını bu rahatsızlığa sahip insanlara hitap edecek şekilde kurgulaması, Abhazya’da Ankuab’ın neden kazandığının en önemli açıklaması. Abhazya halkının Ankuab’dan öncelikli beklentisi bu yozlaşmayla mücadele etmesi. Bu beklentiyi karşılamak için tercih edeceği yöntem toplumu da derinden etkileyecek.
Seçim ardından Ankuab’ın yaptığı açıklamada aksini belirtse de, Abhazya “Demir yumruk” yönetiminin bir diktatörlüğe yönelmeyeceği sorusuyla karşı karşıya. Suçla mücadele adı altında basın özgürlüğüne ve muhaliflere yönelik baskılar bu coğrafyada yabancı olduğumuz bir uygulama değil. Bu tarz bir deneyimi Abhazya’nın kaldırıp kaldırmayacağını bir muamma ve bütün bu rahatsızlığın temelinde yatan çarpık siyasi ve ekonomik sisteme yönelik Ankuab’dan henüz somut yapısal değişiklik önerileri gelmiş değil. Endişe edilebilecek bir diğer nokta, bazı mafya gruplarının tasfiye edilerek, bazılarına hareket serbestisi sağlanıp, hükümetin sistemdeki çarpıklığı kendi faydasına yönelik kullanmaya girişip girişmeyeceği. Öte yandan salt içeriye yönelik kriminal çarelerle Abhazya’nın bu yolsuzluk üreten yapısının çözümlenmesi mümkün değil. FSB ve Rusya destekli grupların fonksiyonları sorgulanmadan kriminal incelemelerin, adli süreçlerin ötesinde yapısal değişiklikler getirmeyeceği aşikâr.
Rusya ile ilişkiler
Uzmanlar, seçimden önce Rusya’nın seçim sürecine müdahaleden kaçınmasınının temel sebebi olarak, kim seçilirse seçilsin bir değişim ihtimali beklemiyor oluşlarını gösteriyordu. Bütün adayların Rusya ilişkilerine yönelik ortak bir tutumu olsa da alternatif ilişkiler yaratmak arayışı konusunda farklar söz konusuydu. Ankuab’ın çizgisinin bu noktada Kafkasya’nın geri kalanında alıştığımız Rusçu tutumdan bir farkı yok. Rusya’nın Kafkasya’daki kolonyalist politikaları sonucunda bölge elitleri Moskova ekseni dışına çıkabilecek bir siyaseti kurgulayamıyorlar. Bu durum, Abhazya için de geçerli.. Ankuab açıkça Rusya’yla alternatifsiz bir ilişki anlayışını öteye taşıyacağını vurguluyor. Ankuab cephesinden gelen açıklamalarda , Abhazya-Rusya ilişkilerinin iki eşit devlet zemininde sürdürülmesinin bir illüzyondan ibaret olduğunu belirten ifadelerin olması da bu söylemle örtüşüyor. Eğer bu tutum egemenlik hakları konusunda duyarsızlık noktasına ulaşırsa, Aibga meselesi, mülk satışı, Abhaz diasporasının Soçi öncesi pasifizasyonu, repatriantlara pasaport verilmemesi gibi meselelerin tamamında Abhazya’nın kaybedeceği açık.
Diğer taraftan Abhazya’nın bu alternatifsiz dış politikasının aşılması için kullaabilecek olası kanalların, Ankuab’ın seçilmesiyle daha da tıkandığı bir gerçek. Özellike Şamba kanadının diplomatik bilince sahip kadrolarının tasfiyesi halinde bu bağımlılık halinin giderek güçlendiğine tanık olacağız. Abhazya’nın egemen devlet sıfatında açılacak her gedik bütün bir bağımsızlık hareketinin kazanımlarında gerileme anlamına geldiği de açık.
Diaspora İişkileri
Ankuab dönemi diaspora ilişkileri açısından da oldukça önemli gelişmlere gebe. Dönüşçülere pasaport verilmeyişi konusunda Rusya’nın “haklı pozisyonunu” dahi savunan bir başkanın, diaspora ilişkilerini geliştirmek konusunda ne derece azimli olacağı bir soru işareti. Abhaz Diasporası’nı da kapsayan Kafkas diasporası, Abhazya konusunda hala dinamizmini yitirmiş değil ve enerjisiyle Abhazya’nın pek çok sorununun çözümünde katkısı söz konusu olabilir. Ankuab dönemi Abhazya ve Abhaz diasporasını yalnızlaştırmak pahasına Rusya’nın güvenlik kaygılarının diasporaya taşınacağı bir dönem olacak. Geri dönüş noktasında yeni hiçbir şey sunmayan Ankuab’ın, dönüşçülerle kişisel rahatsızlıkları üzerinden diaspora-Abhazya arasında var olan ilişkileri de geri götürüp götürmeyeceği muamma. Türkiye’nin Abhazya ile ilişkilerini güçlendirecek bir diasporanın, Rusya’nın çıkarlarına doğrultusunda pasifize edilerek temel meselelerden koparılması görüşü daha da güçlenecektir.
Sonuç yerine
Abhazya önümüzdeki 5 yılını Ankuab ve ekibinin eline emanet etti. Toplumsal muhalefetin, toplumun siyasallaşma eğiliminin yükseklerde seyrettiği Abhazya’nın geleceğinin, yaşanabilecek bütün olumsuzluklara rağmen kendi özgün yapısına uygun sivil bir muhalefet yaratma şansı devam ediyor. Önümüzdeki süreçte iktidarın bütün olası aşırılıklarını dizginleyebilmek adına tek şans, bütün kesimleriyle iktidar dışı tüm siyasi iradelerin en azından demokratik değerler hususunda ortak bir tutum içine girmesi. Abhazya, muhalif hareketlere alışık olmayan bir coğrafyaya örnek geliştirebilecek potansiyele sahip. Bu muhalif hareketin diasporanın güdümlü olmayan kesimleriyle, ilişkiye geçmesi diaspora-Abhazya ilişkilerinin çeşitlenmesi açısından önemli bir şans olacaktır. Bu, gerek Kuzey Kafkasya’daki muhalefete bir pencere açacağı gibi, Abhazya’nın bağımsızlığının kazanılmasında bizzat cephede var olarak yer almış Kuzey’deki kardeşlerine perspektif kazandırması açısından da önemlidir.
Abhazya demokrasisini işleterek verdiği bir karara saygı duymak zorunda olduğumuz gibi Abhazya’yı bekleyen tehlikelerden de kaygılanmalıyız. Abhazya üzerinde konuşmadan, diasporanın siyaset üretmesi mümkün değildir. Muhalif mekanizmaların harekete geçmediği bir diaspora-Abhazya ilişkisi kişisel çıkarlar üzerine oturtulmuş bir tahakküm ilişkisi olacaktır. Anavatan-diaspora çatışmasının Abhazya’nın bağımsızlığı konusunda, bütün bir bağımsızlık mücadelesinin varacağı hedef konusunda olmaması mümkün değildir.
Dileğim bütün bu kaygılarımın boşa çıkması, Abhazya’nın tam bağımsızlığının, Kafkasya’ya örnek oluşturacak şekilde seyretmesidir. Umarım Abhazya demokratik bir şekilde verdiği kararın neticesi olarak demokrasi kültüründen uzaklaşmaz.
FURKAN DİBAP
http://www.kafkasakade.com