|
Kafkasyalılarda Sosyal Yapılanma
K. Kafkasyalılar'ın kurallarını yazmadıkları gibi yanlarında da taşımadıkları ve bizzat uyguladıkları söylenirse hatalı olmaz.
K. Kafkasyalılar, maziden süzülüp gelen kendilerine has ilke ve yöntemlerle, kendi kendini yönlendiren ve deneten özellikli bir toplumdu. Hayatları bütün ayrıntılarıyla ölçülendirilmişti. Bunları herkes bilir, bilmeyenler de bilenlere tabi olur ve kurallar tartışılmazdı. Dolayısıyla K. Kafkasyalılar'in yaşam tarzı, kuralların yaşanması anlamındaydı. Uygulanış tarzı bir bakıma bugün bilinen protokol uygulamasına benzer; fakat daha kapsamlı ve daha içeriklidir. Yaptırım gücünü ayıp (yemuk) kavramından alır, en ağır müeyyidesini, dışlanmak ve toplum dışı bırakılmak oluşturur. Kişiyi yönlendirici en büyük etken; ayıp kazan mama hissi ile, içinden geldiği soyu ve sülalesine, mensubu olduğu toplumuna "söz getirmeme" hususundaki gelişmiş bilinci ve titizlenmesiydi.
K. Kafkasyalılar'ın yaşam tarzı kendilerine özgüdür; bir başka yerden alıntı ya da taklit değildir. Her hareketin kendine has bir derinliğinin ve her davranışın birden fazla anlamının oluşu bunu gösterir. Örneklenecek olursa; gelen kişiye ayağa kalkılması esasta iç güdüsel bir harekettir. K.Kafkaslılar bu doğal davranışı;kişinin ciddiye alınması, ona değer verilmesi bağlamında anlamlandırarak, "bir nezaket ve saygı davranışı" olarak uygulamışlardır.
Bu yaklaşım bireyler arasında karşılıklı etkileşmeyi ve güven ortamını geliştirirken;"korunma ihtiyacı, koruma ve kollama"anlayışına dönüşmek suretiyle birlikteliği; toplu halde bir arada yasamanın gereği olan yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma duyarlılığı ile daha birçok yöntem ve insani özelliklerin oluşmasına neden olmuştur.
Yaşlının, kadının baş köşeye; yani güçsüzün ya da değerli sayılanın, tehlikenin en son ulaşacağı yere alınması; daha genç ve güçlü olanların sıralanarak; mekan sahiplerinin, yani sorumluluk taşıyanların tehlikeye daha yakın tutulması; daha dinamik, çevik olanlarının ayakta bekletilmesi, dışardan gelebilecek muhtemel tehlikelere karşı alınan, koruma zihniyetine dayalı tedbirsel bir düzenlemedir.
Henüz oturma gereçleri yokken, kişilerin oturma şekli; erkek sağ bacağı altına katlı, sol bacağı önde göğüs hizasına doğru dik durur; eller dizlerinin üstünde hemen yerinden fırlayacakmış gibi otururdu. Her odaya, girişin karşı tarafına boydan boya bir sedir (ilk defa yapılan oturma yeri) yapılır buraya yaşlılar ve bayanlar oturtulurdu. Sedir olmayan yerlerde kadın her iki bacağı altına katlı (namaz kılarken olduğu gibi) minder veya yumuşak bir yere oturtulurdu. Girişde ayakta tutulan delikanlı, sol eli ile kamasını (kınını), sağ eli ile sol elini üsten tutuyor gibi, büyüklerinin karşısında el bağlamışcasına hazır dururdu. Bunlar ve oda kapılarının dışardan sağ elle açılıyor olması, yabancıların kabul edileceği yerin simgelenerek (at bağlama yeri olarak dalları budanmış ve giriş kapısının önüne dikilmiş kuru bir ağaç dalı gibi) misafirhanenin diğer bölümlerinden bağımsız tutulması, bütün mekanların bir avlu içinde korumaya alınması aynı mantığa dayanır.
Karekteristik Yapı
K.Kafkasyalılar, derin bir kültür birikimi içinden geldiklerinden dolayı doygundular. O kültürden kaynaklanan özellikleriyle sezgindiler. Görüp geçirdikleri ve çektikleriyle ezgindiler. Buna rağmen gelişi güzelliği ve acizliği kabul etmezlerdi.
İnsan onurunu önemseyen, kisiliğe değer veren, fevkalade disipline olmuş, gururla tevazuyu bağdaştırmış, dürüstlüğü, mertliği ve nezaketi, erdemliliği önde tutan paylaşımcı bir zihniyete sahiptiler.
Sadece kendilerini değil baskalarını da en az kendileri kadar düşünür; her canlının bir hayat hakkı olduğu bilinciyle hareket ederlerdi.
Geleneksel kuralcı bir yapıları vardı. Toplumuna uyamayanla grup oluşturamayanları adamdan saymazlardı. Bu toplumu bağdaştıran ve demokrasinin ana kaynağıydı. En büyük şanssızlıkları, özellikle insani açıdan, zamanından önce gelişmiş olmalarıydı.
Dolayısı ile K. Kafkasyalılar, kendi kültür hayat ortamlarını yitirdikten sonra aralarına katılmak zorunda kaldıkları egemen kültürler karşısında hayli kayba uğramışlardır Kayıp Değerler
Kayıp değilse bile, hayli erezyona ugramış bu ata hatıralarının bazılarından satırbaşlarıyla bahsedecek olursak; 1. Küçükler büyüklerin önüne geçmezdi.
2. Büyükler küçüklerin haklarını görmemezlikten gelmezdi.
3. Kadınlara ölümlük bile bağışlanır, müşfik tutumları, bakıcı ve besleyici özellikleriyle ailenin temeli sayıldıklarından, yerilip küçümsenemezlerdi.
4. Çocuklar, anne ve baba dışında herkesin odağı ve gözdesiydi.
5. Misafir, hizmette kusur edilmeyen kimseydi.
6. Zorda kalmiş çaresiz gözardı edilmezdi.
7. Toplumsal bir dayanışma anlayışları vardı; haksızlığa ve hakarete uğramış, tanıdıkları ve yakınlarının, kendilerini feda edercesine hemen yanlarında yer alırlardı.
8. Yabancı, kendi ölçüleri içinde anlayışla karşılanır; bilmiyor diye, usulî hatalarından dolayı ayıplanmaz ve dışlanmazdı.
9. Başkalarına katılma halinde, huzur bozmamaya, uyum sağlamaya azami gayret gösterilirdi.
10. Hayatın bütün safhaları, ayrıntılarıyla ölçülendirilmişti. Komşunun, hısım akrabanın, aynı köy veya mahallenin, aynı yöre insanlarının birbirlerine karşı yükümlülükleri vardı. Aynı soydan olanlar, aynı namus ve şeref birliği içinde olurlardı.
11. Sorumluluklar paylaştırılmıştı. Herkes konumunun bilincinde, kendi kendine denetlediği, konusunda en iyi olmaya çalıştığı ya da verilen görevde, en azından mahçup olmamak için azami gayret gösterdiği soya dayalı hiyerarşik bir yapılanmaları vardı.
12. Kimin nerede ne yapacağı, nasıl davranacağı, kimin kiminle, nerde nasıl muhatap olacağı belliydi. Sanki bir protokol nizamı uygulanır gibiydi. Sadece sözcüklere değil, tavır ve davranışlara da anlamlar yüklenmişti. Çoğu hareketler grupsal ve merasimseldi.
13. İki kişinin olduğu yerde bir otorite olurdu. (binlerce kisi ) Bir grup otoriteyle temsil edilirdi. En üst otorite en yetkin olandı. Kendiliğinden göreve talip olunmaz; öncülükte yarışılmazdı.
14. Görevlendirilenlere karşı gelinmez; sorumluluk taşıyanlar yarı yolda bırakılmazdı.
15. Kolaycı olanlar hoş karşılanmaz; ölüm halinde bile erdemlilik aranırdı.
16. Bugün anladığımız anlamda devletleşmiş değillerdi; fakat devlete ait her türlü simge ve sembollere sahiptiler.
17. Bu yapılanmada güven esastı. Hatır gönül sayılırdı. Sorunların hallinde; taraflar yüz yüze getirilmez, karşılıklı tepkilerin azaltılması için baba, oğul ve kardeşler arasında bile; adına vekil, elçi ya da sözcü diyebileceğimiz, dengeli, olgun kişilere aracılık yaptırılırdı.
18. Toplumsal konularda soy temsilcileri bir araya gelir; kararlar (halk meclisi diyebileceğimiz) sülale konseyince ve ittifakla alınırdı. Ve bu alınan kararlara herkes uymak zorundaydı.
_________________ Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski
|