Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Cmt May 26, 2012 7:17 am


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 15 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: ÇERKESLERDE KADIN
İletiTarih: Cmt Mar 13, 2010 12:45 pm 
Çevrimdışı
Acemi Üye
Acemi Üye

Kayıt: Çar Arl 23, 2009 12:59 am
İleti: 180
Bu forumda , kendilerine sünnet ehli Müslüman sıfatını yakıştıran bazı kişilerce ısrarla Müslümanlık propagandası yapılmak istenmektedir.

Yazabildikleri kadarı ile dokümantasyonları bir takım mezhep ve tarikat söylemlerinden ibaret olup maalesef özentilerinden ibarettir. Ancak bu kişiler kendilerini asimilasyondan koruyamadıkları gibi bihaber gençlerimizi de etkileri altına almak ve Kafkasyalılığı unutturmak istemektedirler.

Biz Kafkasyalı genç ve yetişkinlerimizin problemleri ve mücadeleleri hiçbir zaman din olmamıştır ve olmamalıdır da! Günümüzde de bu böyledir , gelecekte de böyle olmalıdır….

Kafkas halklarının gelenek , örf ve adetleri ile kadına bakış açısı , hiçbir zaman , çarpıtılmış ve hadis Müslümanlığının öngördüğü yaşam biçimi ve kadına bakış açısı ile örtüşmemektedir..

http://www.kafkasfederasyonu.org/dokuma ... _kadin.htm


ÇERKESLERDE KADIN
Mıjey Mihail
"Adıge töresi ve bugünümüz" İsimli kitabından alıntı.
Adıge Psalhe gazetesi
12.5.2001 Nalçik
Çev: Ergun YILDIZ


Hanceriy bir yazısında şöyle bir olay anlatır:

Yaşlı bir Adıge kadınının savaşta üç oğlu varmış. Bunlardan ikisi savaşta can vermişler ve kadının son kalan oğlunu da kan içinde can çekişirken bir atın sırtında kapıya getirmişler bir gün.

Yaralı adam kapısının önüne gelir gelmez bir kelime dahi söyleyemeden boş bir çuval gibi atın üzerinden yuvarlanıp anasının ayakları dibine düşmüş ve oracıkta can vermiş.

Kadın hiç bir telaş göstermeden oğlunu getirenlere dönüp sormuş:

– oğullarım yiğitçe savaştılar mı?

Diğerleri cevaplamışlar

– Evet, kahramanca savaştılar, düşman karşısında asla geriye dönmeksizin yiğitçe mücadele ettiler.

Kadın bu sözü duyduktan sonra ancak ölen oğulları için ağlamağa başlamış. Bir yandan ağlayıp bir yandan "babalarına yakışır şekilde yaşayıp ölen yiğit oğullarım, güzel evlatlarım" diyerek ağıtlar yakıyormuş. Kadın bir an duralamış ağlamasını kesmiş ve şöyle söylemiş: "Hayır ben şanssız, bahtsız bir kadın değilim, yüreğim rahat oğullarımın akibetlerini bilerek, yiğitçe kahramanca öldüklerinden emin olarak evlatlarım için ağlayıp yas tutacağım, ama şanssız ve bahtsız değilim."

Hanceriy bu olayı anlattıktan hemen sonra ekliyor ve şöyle diyor devamında: Gördünüzmü Adıge kadınını, onun mitolojideki kadın kahramanlardan farkı nedir?

Dışarıdan Kafkas halklarını gözlemleyenler açısından ele alacak olursak bunların pek çoğu Adıgelerin kadına bakış açısını tam olarak kavrayabilmiş değillerdir, hala da böyleleri vardır günümüzde.

Kadının özgürlüğünü sınırlayan doğu kültürleri ile Adıge kültürünü bir tutanlar maalesef hala mevcut. Elbette ki bu kanaat büyük bir yanılgı olduğu gibi bu tür düşünenleri haklı çıkartacak hiç bir örnekte gösterilemez.

Hanceriy bir başka yazısında Adıgelerin kadına bakışlarının Asya’daki diğer Müslüman halklar gibi olmadığına örnek olarak Met Çunatıko Yusuf İzzet Paşa’dan naklen şöyle söyler: "Doğu toplumlarında olduğu şekilde Adıgelerde kadın ağır işlerde çalıştırılmaz. Onlarda adet olduğu şekilde bizde erkekler bir kenara çekilip kadını sert yamaçlarda ziraat işlerinde tarım işlerinde bahçe işlerinde çalıştırmazlar…"

Adıgelerde erkeğin kadına el kaldırdığı, küfrettiği veya aşağılayıcı sözler söylediği duyulmuş görülmüş değildir.

Ve bu tür hareketler çok büyük bir ayıp olarak karşılanır toplum tarafından.

Dolayısıyla da Adıgelerin kadına bakışlarını Müslüman doğu toplumlarının bakış açısı ile değerlendirdiğini söylemek doğru değildir.

Adıge töresinin kadına verdiği değeri ve kadına bakışını yansıtan pek çok örnek vardır söylencelerimizde.

Mesela Seteney Guaşe, Adiyuh, Meliçıphu, Dahenağue, Laşın ve benzeri pek çok örnek görebilirsiniz bu konuda.

Söylencelerden örneklediğim bu kadınlar hepsi aynı veya birbirinin benzeri karakterde değillerdir, onlara dair anlatılan olaylar da belki birbirinin zıddı olaylardır fakat bunların hepsinde Adıge kadınına dair, Adıgelerin kadına bakışına dair güzel örnekler bulabilirsiniz.

Bu söylencelerde örneklerini görebileceğinin bakış açısı ve değerlendirme biçimi bir kaç yüzyıldan günümüze kadar önemini yitirmeksizin devam ede gelen bir Adıge töresidir.

Mesela Seteney Guaşe'yi ele alalım. Onun Mitolojideki yeri diğer kahramanlarla kıyaslandığında hiçte küçümsenmeyecek kadar önemlidir. Hatta daha ileri giderek "Belki de Seteney Guaşe olmaksızın Nart destanları bu günkü önemini kazanamazdı" diyebilirim.

V.İ.Abaev bu konuda şöyle söyler: "Eğer Nart destanlarından bir erkek kahraman eksilse bir şey olmaz ama Seteney bu destanların -olmazsa olmaz-karakteridir."

Şoten Askerbiy "Kadının üstünlüğünü ve değerini gösteren bu destanın bir benzerinin dünya kültürlerinde ve mitolojilerinde olmadığını" söyler bir yazısında.

Nart destanlarındaki erkek kahramanların pek çoğunun öldüğünü veya bir şekilde yaşamlarının son bulduğunu görürsünüz fakat bu destanların hiç bir yerinde Seteney Guaşe’nin öldüğünü söylemez, bir yoruma göre bu onun yaşamının son bulmasını kabullenemeyen o halkın isteğinden ve destanı bağlayış biçiminden kaynaklanır.

Çünkü Seteney güzeldir, akıllıdır, alımlıdır, o Nartların annesidir, danıştıkları akıl hocalarıdır, ileri görüşlülüğü ile onların gözüdür, sevecenliği ve ile iyiyi ve güzeli gösterendir, namuslarıdır kısacası. İncelediğinizde dürüstlük ve açık sözlülükte Seteney'i gölgede bırakabilecek bir başka tanrı yoktur Adıge mitolojisinde.

Günümüzde bile Seteney güzelliğin, dürüstlüğün, ileri görüşlülüğün, asaletin ve aklın bir tarifi gibi görülür, bu gün bile Adıgeler, Abhazlar, Asetinler kadını yüceltmek ve methetmek istediklerinde "O Seteneydir, Seteney gibidir" vb. İfadeler kullanırlar.

Bir diğer örnek olarak Meliçiphu'ı alırsak o Seteney gibi bilge, güzel, akıllı değildir mesela. Bu söylencenin ortaya çıktığı dönem ataerkil topluma geçildikten sonraki zamandır. Bu söylencede verilmek istenen mesaj " gerçek kadın güzelliği ile değil aklı ile kendisini kabul ettirendir " şeklinde özetlenebilir kısaca.

Buradaki kadın kahraman küçük ve zayıf, sıradan, hatta komik bile denebilecek bir kişiliktir ilk bakışta, fakat incelendiğinde görülür ki burada da kadının toplumdaki yerine, önemine ve Adıgelerin kadına bakışına dair pek çok örnek vardır.

Adıgeler kadına en çok değer veren halklardan biri olagelmişlerdir her zaman. Gerek toplumu ilgilendiren genel işlerde, gerek kendi cemiyeti ve dar çevresi, gerekse aile çevresi içerisinde her zaman kadının çok önemli bir yeri ve değeri olagelmiştir.

Bütün bunların ötesinde sadece Adıge töresini incelememiz bile kadının yeri ve önemi konusunda yeterince bilgi sahibi olmamız için yeterlidir.

Hanceriy bir yazısında kadına gösterilen saygının Adıge töresinde en önemli geleneklerin başında yer aldığını belirterek şöyle söyler: Öldürülen birinin intikamını almak için kılıç elde yola çıkan bir grup, araya bir kadın ricacı girdiğinde yollarından döner ve silahlarını bırakırlar.

Bu ve bunun benzeri örnekler pek çoktur eski Adıge söylencelerinde.

Eskilerde tüm toplumu ilgilendiren önemli konularda kadınlara danışıldığı zamanlar ve bu tür olayları anlatan pek çok örnek vardır. Fakat zaman içerisinde Adıgelerde de kadın toplum işlerinden çekilmiştir, fakat yinede aile ve toplumdaki saygınlığı aynı şekilde günümüzde de devam etmektedir.

Adıge töresinde kadına saygı sadece namus kavramı ile açıklanamaz. Erkek için öngörülmeyen pek çok hak kadına verilmiş ve saygı bu ilişkilerin temeline olmazsa olmaz koşul olarak konulmuştur.

Bir kadının hatırını kırmak, onu incitmek ve ona karşı saygısızca davranmak en ayıp işlerden biri olarak görülür.

Adıgelerde kadına verilen değer yaşamın her alanında belirgin bir biçimde gözlemlenebilir.

1829 yılında Kafkasya’da bulunan bilim adamı Jan Şarl De Bess şöyle anlatır kitabında : "Bir atlı yolda bir kadın ile karşılaştığında, atından iner ve atını kadın'a verir binmesi için; eğer kadın bunu kabul etmezse adam atının gemini tutarak kadına gideceği yere kadar yaya olarak eşlik eder."

Bir atlı yolda bir erkekle karşılaştığında eğerinin üzerinde hafifçe doğrulup onu selamlaması yeterli idi, fakat eğer bir kadınla karşılaşmışsa atından inip onu selamlamak ve ona bir süre eşlik ettikten sonra yoluna devam etmek gerekirdi.

Bir gurup erkeğin oturduğu bir odaya kadın davet edildiğinde veya öyle bir ortama kadın geldiğinde kadın en iyi yere oturtulur ve erkekler ayağa kalkarak ona güzel sözler söylerler gönlünü alırlardı. Sofrada olanın iyisi kadına ikram edilirdi, odada bir kadın olduğu sürece sert bir ifade ile konuşulmaz. Kötü söz ve küfür benzeri kelimeler kullanılmaz, bu tür konuşmalar kadına duyurulmazdı.

Kadının gözü önünde hayvanlar kamçılanmaz, onlara vurulmaz, bir yolculuğa çıkılacaksa, kadınlar sürücünün at'ı(veya öküzü) kamçıladığını görmeyecek şekilde oturtulurlardı.

Çeşmelerde veya derelerde kadın suyunu doldurup işini bitirmedikçe atlılar oraya atlarını sulamak için girmezlerdi.

Dörtnala giden atlı eğer kadınların olduğu bir yerden geçiyorsa yavaşlardı, silahını göstererek tutmaz, kadının olduğu yerde silah çıkmazdı.

Eğer erkek bir kapı önünden geçerken bir kadının odun kırdığını veya benzer ağır bir iş yaptığını görürse yanına gider o işi kadının elinden alıp kendisi yapar ve sonra yoluna giderdi.

Yolculukta kadının rahat etmesi için azami özen gösterilir, eğer dağda, ormanda veya yolda yemek yenecekse kadına yemek yaptırılmaz bu iş erkekler tarafından yapılırdı.

Görüldüğü gibi Adıge toplumu töresinin gereği olarak kadını en üst mertebede tutmakta ve ona hak ettiği değeri vermektedir.

Bunun yanı sıra büyük sıkıntılar çekip baskılara uğrayan, pek çok hakkı gasp edilen kadınlar da olmuştur toplumumuzun içerisinde. Fakat bunun asıl sorumlusu Adıge toplumu ve töresi olmayıp sonradan pek çok geleneğimizin deforme olmasına yol açan din kaynaklı davranış biçimleri ve bunu kendi çıkarları için en iyi şekilde kullanan feodalitedir.

Bu tür istisnalar hiç bir zaman Adıge toplumunu ve töresini tümüyle sorumlu kılmaz ve kapsamaz fakat yinede günümüzde bile o dönemlerden kalmış ve Adıge kültürüne uygun olmayan pek çok hatalı davranış biçimi hala muhafaza edilmektedir maalesef.


Okuduğunuz gibi bunu sadece ben düşünüp , yazmıyorum. Yazının son paragraflarında din kaynaklı davranış biçimlerinden bahsedilmektedir. Dayatılmaya çalışılan Müslümanlık adı altında emevi arapların kadın anlayışıdır.

Biz Kafkasyalılar binlerce yıldan beri toplumsal değerlerimizi ve kadınlarımızı yönelik asil düşünce ve davranışlarımızı , İslamiyet öncesinden beri koruya gelmiş insanlarız. Hele hele emevi arap külliyatı benim törelerimin , geleneklerimin zerresi dahi olamaz.

Din , inanan ve iman eden insanın Yaratıcı’sı ile olan ilişkiler bütünüdür ve kişiseldir. Kur’an ı Kerim’de , “ dinde zorlama olmaz.” diyen Allah , dinin kişisel olduğunu , toplumsal olmadığını söylemektedir. Ama dün de olduğu gibi günümüzde de bazı menfaatperest insanlar , diğer insanların cehaletlerini , akıllarını kulanmamalarını fırsat bilerek , kendilerini din öğreten yerine koyup , hoca , şıh , şeyh isimlerini kendilerine yakıştırarak insanları kullanıp sömürmüşlerdir.

Bizler önce insan ve sonra Kafkasyalıyız. Sonra da adige , apsua , kabardey , çeçen , inguş , aset , dağıstanlıyız. Hepimizin örf ve adetleri , kadınlara bakış açılarımız ve toplumsal yaşam biçimlerimiz hemen hemen tıpa tıp aynıdır. Hepimiz , başka uluslarda olmadığı şekilde birbirimize kan bağları ile bağlıyız. Köylerimizde haremlik selamlık yoktur , kızımız erkeğimiz birlikte karşılıklı dans ederler , birlikte oturup sohbet ederler. Önde gelen akrabalıktır , cinsiyet ayrımı değildir.

Hiç kimse kişisel dini inançlarını , Kafkasyalılığın önüne geçirmeye çalışmasın. Maruz kaldığı asimilasyon nedeni ile dejenere olduysa kişisel terbiye ve ahlakını , Kafkasyalı ahlak ve terbiyesi ile düzeltip onarsın.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERDE KADIN
İletiTarih: Cmt Mar 13, 2010 1:18 pm 
Çevrimdışı
Usta Üye
Usta Üye

Kayıt: Sal Oca 26, 2010 1:52 pm
İleti: 566
eline ağzına sağlık sayın iisgor kendine çok çok iyi bak Razz


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERDE KADIN
İletiTarih: Cmt Mar 13, 2010 2:50 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Pts Nis 06, 2009 6:41 pm
İleti: 2234
iisgor yazdı:
Adıge töresinin kadına verdiği değeri ve kadına bakışını yansıtan pek çok örnek vardır söylencelerimizde.


Şeş’e Kazbek “Псэ зыпыт гущы1эхэр” = “Yaşayan sözler” adlı kitabında şöyle der:

Бзылъфыгъэм eмыкIy чIыпIэ рапэсыгъэу нарт къэбархэми пшысэхэми зызакъо ахэбгъотэщтэп - акъылкlи, дэхагъэкIи зи зэмыгъэшапхъэ щыlэп Сэтэнай, Адыиф, нэмыкIхэр. Бзылъфыгъэр егъашIэми акъылым исаугъэтэу, къэбзагъэм ынапэу, гушlуагъом, насыпым язеxьaкloy жэрыIо усэным хэт: «Бзылъфыгъэм щымыукIытэрэм напэ иlэп» - джащ фэдэу тижъхэм макlэп гупшысэу къыщанагъэр.

Nart destanlarında, hikayelerde kadına karşı yakışık olmayan herhangi bir davranışa rastlamak mümkün değildir. Seteney, Adyif ve diğerlerinin hepsi akılın, güzelliğin simgeleridir. Sözlü edebiyatımızda kadın aklın simgesi, ruh temizliğinin temsilcisi, sevgi ve iyiliğin taşıyıcısıdır. “Kadından utanmayan yüzsüzdür” gibisinden birçok atasözlerimiz vardır.

_________________
... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERDE KADIN
İletiTarih: Cmt Mar 13, 2010 6:50 pm 
Çevrimdışı
Acemi Üye
Acemi Üye

Kayıt: Çar Arl 23, 2009 12:59 am
İleti: 180
KIZ ODASI (PŞAŞE VUNE)

Adigelerin en önemli ulusal geleneklerinin başında kız odası gelmektedir. Kadını özgür ama korumalı, düşünceleri hür ama xabze kurallarıyla sınırlı, sosyal ilişkilerde etkin, ulusal düşünce ve yaşam tarzını benimsemiş, ulusal düşüncenin oluşmasına katkı sağlayabilen bir fert olarak yetişmesi için kız odasından daha etkili bir kurum olamaz. Kız odasında hem kişinin hem de ulusun geleceği birlikte oluşturuluyordu.

Ailesi tarafından kızın olgunluk çağına geldiği kabul edildiğinde kız odası oluşturulur, oda kız kardeşlerden en büyüğüne ait olurdu.

Kız odasının ziyaretçileri erkeklerdi. Onlar yaşlarına ve amaçlarına göre şu şekilde gruplandırılabilirler:

- Kendilerine eş aramakta olan gençler,

- Evli, orta yaşlı, güzel konuşma yeteneği olan, özgür düşünceli, arkadaşları ile birlikte sohbet edecek kız arayanlar,

- Yaşlı, deneyimli, çok görmüş, ününü artırmak isteyen, bu amaçla ünü duyulmuş kızın odasını ziyaret edenler.

Kızın tüm bu guruplardaki erkeklerle sohbet edebilmesi,onların sorularını gereği gibi cevaplayabilmesi gerekirdi.

Aklı, düşüncesi, hitabet ve görüntüsüyle ziyaretçilerinin ilgilerini çekebilen kızların odasını bir gurup terk ederken öbür gurup ziyarete gelirdi.

Kızın ailesi kız odasının ziyaretçileri ile ilgilenmez, onları ağırlamakla sorumlu olmazlardı. Aile konuk evine -haçeş- gelenleri ağırlamakla sorumluydu.

Adige ülkesinde tanınmış, yaşlı bir erkek kızın ailesinin konuğu olduğunda kızın onu haçeşte selamlaması gerekirdi. Bu da konuğa sofra kurulmadan el yıkama zamanına rast getirilirdi. Konuk ta aynı gün veya ertesi günün akşamı, kızın yakınlarından birini yanına alarak kız odasına ziyarete gidebilirdi. Bu konuğun evden ayrılacağı günün bir önceki akşamına rast getirilirdi. Konuk, hane sahibini onere etmek istiyorsa, kız odasına yapılan ziyaret büyük önem taşırdı.

Adige erkeğinin yiğitliğini gösterme yeri sadece savaş alanı değildi. Ulusuna değer veren erkeğin, kadına güzel söz söyleme, ona değer verme, saygı gösterme sorumluluğu vardı. Efsaneye göre, kadına değer veren ve ona saygı duyan kişilere yiğitlik ödülü verilirdi. Yiğitliği bu şekilde tanımlayan çok fazla halk yoktur yeryüzünde ve Adigelerde bunlardan biridir.

Kişinin erkek olarak kabul edilebilmesi için, gerekli olan diğer şartlarla birlikte kardeş saydığı bir bayan arkadaşının da bulunması, onun güvenini kazanmış olması gerekirdi. Erkeğin kadın için yapabildikleri yiğitliğin nişanesi kabul edilirdi.

Günümüzde her ülkenin uygarlık düzeyinin ölçüsü kadının toplumdaki yeri ile ölçülmektedir. Bu açıdan Adige yaşam tarzına baktığımızda hayret uyandıran bir çok şey görmekteyiz. Eş seçme geleneği de bunlardan biridir. Adigelerin bu konuda gençlerine tanımış oldukları serbestliği başka uluslarda fazlaca göremeyiz. Bu da kız odası sayesinde mümkün olmaktaydı. Kız, baba evinde iken bir çok erkekle tanışma ve içlerinden kendi için uygun olanını seçme imkanına sahipti.

Erkek içinde aynı imkanlar mevcuttu. O da her istediği kızın evine girebilir, kızla serbestçe konuşabilirdi.

Düğünlerde, gece toplantılarında -Çeşdes-,Yaralıların tedavi eğlencelerinde -Çaps- gelin odalarında kız ve erkeğin görüşüp konuşma imkanları vardı.

Önüne çıkan eş adayları arasından aklı ve duyguları ile birini seçtiğinde, yine tekrar tekrar düşünebilmek için xabze imkanlar tanıyordu. Birbirlerine anlaştıklarına kanıtlayan bir madde –avuj- verdikten sonra da taraflardan birinin bundan vazgeçme hakkı vardı. Bu uygulama sayesinde gelecekte olması muhtemel anlaşmazlıklar olmadan önlenmiş oluyordu. İnsanın psikolojik özelliklerini dikkate alan xabze, kıza evlenme kararından vazgeçme hakkı tanıyordu. Kız erkeğin evine gittikten sonra dahi fikrini değiştirerek kız tarafından son düşüncesi sorulmak üzere gönderilen erkekle birlikte baba evine döndüğü takdirde geleneklere uygun davranmış sayılır ve baba evine kabul edilirdi.

Nikahın yazılması esnasında yine taraflardan biri yanılmış olduğunu ve evlenmekten vazgeçtiğini beyan ederse evlilikten vazgeçilmiş olunurdu.

Xabze gençlere evlenme kararlarını verdikten sonra istemedikleri takdirde bundan vaz geçmek için böylesine geniş imkanlar tanımıştı. Çünkü aile toplumun temeliydi ve sağlam temellere dayanmadığı takdirde geleceğin iyi olmayacağı deneylerle kanıtlanmıştı. Tüm bu aşamaları geçerek evlenme kararını uygulamaya koymuş gençler içinde artık bu yoldan dönüş olmazdı. Bu aşamalardan geçtikten sonra oluşan evliliği bozmayı, çocukları ortada bırakmayı ne toplum,ne tarafların aileleri ve nede xabze uygun bulmazdı. Bu şartlarda evlilik yapmış olan iki kişiye düşen görev önlerindeki yaşamı güzelleştirmek, sevgi ve saygı temelinde el ele çocuklarını yetiştirmekti.

Tüm bunların gerçekleşmesi ise kız odası sayesinde mümkündü.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERDE KADIN
İletiTarih: Cmt Mar 13, 2010 8:49 pm 
Çevrimdışı
Yönetici
Yönetici
Bramkhan

Kayıt: Pzr Ağu 19, 2007 8:54 pm
İleti: 3528
Konum: Çürüksu-TIW
Evet, bir çok güzel özelliklerimiz var. Ve bir kez daha görüyorum ki alçakgönüllülük bunlardan biri değil Smile

Doğudaki halklar kadınlarını böcek gibi ezmiş bizse başımızın tacı yapmışız. Aman da aman.

_________________
Resim

cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERDE KADIN
İletiTarih: Cmt Mar 13, 2010 9:21 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Çar Mar 25, 2009 10:05 am
İleti: 2395
Doğudaki halklar kadınlarını böcek gibi ezmiş bizse başımızın tacı yapmışız. Aman da aman.
------------------------------------------------------------------------------------------Bramkhan---------------

Kadınlarımız,biz veya hepimiz onlarlaşıyoruz, hatta onlarla beraber hep birlikte batılılaşıyoruz,tek tipleşme (batının kadına bakış açısı boyutundan,görselleştirilişi,sürekli cinsel kimliğinin ispatı ve hoyratca kimliğinin tavri sergileyiş şartlandırılması v.s) ,kadın özgürleştirildikçe de farklı bir çağdaşlık adına, başka bir şekilde sömürülüşütürülüyor aslında.

Biz Çerkeslerin işi zor çok boyutlu,akıllı bir çalışmayla nüfusumuzu kendi kültürüne dönüştürebilme proje ve planlarını hayata geçirebilmeliyiz,ama nerede mum gibi eriyen kültürümüz ve nüfusumuz sanki elzem..... Crying or Very sad

_________________
Çerkes İsimleri Çerkes Kimdir

Çerkez Müzikleri - Kafkasya - Çerkez - Google - Çerkez İsimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Çerkes Sitesi - Circassain - Cerkes.Net - Çerkez Tavuğu - Adigece Sözlük - Sohbet


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERDE KADIN
İletiTarih: Pzr Mar 14, 2010 1:35 am 
Çevrimdışı
Acemi Üye
Acemi Üye

Kayıt: Çar Arl 23, 2009 12:59 am
İleti: 180
Diri Diri Gömmüşler!!
04 Şubat 2010 / 11:28
Adıyaman'ın Kahta ilçesinde, evlerinin bahçesindeki kümeste cesedi toprağa gömülü halde bulunan Medine Memi'nin, üzeri toprakla örtülürken sağ olduğu belirlendi.
MEDİNE'Yİ CANLIYKEN GÖMMÜŞLER

-KAHTA'DA KÜMESTE TOPRAĞA GÖMÜLÜ BULUNAN MEDİNE MEMİ'NİN CESEDİNİN TURGUT ÖZAL TIP MERKEZİ'NDEKİ MİKROSKOBİK İNCELEME TAMAMLANDI

-GENÇ KIZIN ELLERİ BAĞLI VE CANLI GÖMÜLDÜĞÜ BELİRLENDİ

-ADLİ TIP YETKİLİLERİ: ''GENÇ KIZIN MİDE VE CİĞERLERİNDEN TOPRAK ÇIKTI, ÇIKAN SONUÇTAN GENÇ KIZIN GÖMÜLDÜĞÜNDE CANLI VE BİLİNCİNİN AÇIK OLDUĞU ANLAŞILIYOR''

MALATYA - Adıyaman'ın Kahta ilçesinde, evlerinin bahçesindeki kümeste cesedi toprağa gömülü halde bulunan Medine Memi'nin, üzeri toprakla örtülürken sağ olduğu belirlendi.
Erkeklerle konuştuğu gerekçesiyle dedesi ve babası tarafından öldürüldükten sonra cesedi kümeste kazılan çukura gömüldüğü iddia edilen Medine Memi'nin cesedine, Malatya Adli Tıp Kurumundaki otopsinin ardından İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde mikroskobik inceleme yapıldı.

İnceleme sonucunda genç kızın elleri bağlı ve canlı gömüldüğü belirlendi.
AA muhabirinin Adli Tıp yetkililerinden aldığı bilgiye göre, mide ve ciğerlerinde toprak olduğu belirlenen genç kızın kanında ilaç veya uyuşturucuya rastlanmadı.


Vücudunda ciddi darp da olmadığı belirtilen genç kızın, gömüldüğü zaman hayatta ve bilincinin açık olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.
Yetkililer, şu bilgiyi verdi:


''Medine Memi'nin (16) cesedi 2 metrelik bir çukurda elleri bağlı ve oturur vaziyette bulunmuş, Malatya Adli Tıp Morgu'na gönderilmişti. Burada yapılan ilk otopsinin ardından mikroskobik dediğimiz inceleme de tamamlandı. Çıkan sonuç ürpertici. Çünkü elimizdeki verilere göre, vücudunda ciddi darp izine rastlanmayan, kanında uyuşturucu veya zehirli bir madde bulunmayan genç kız elleri bağlı, canlı ve bilinci açıkken gömüldü. Zira genç kızın mide ve ciğerlerinde yoğun toprak olduğu belirlendi.''

-OLAY-

Adıyaman'ın Kahta ilçesinde, 40 gün kendisinden haber alınamadığı belirtilen genç kızın cesedi, ihbar üzerine Kahta İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, Hürriyet Mahallesi Sağlık Caddesi'nde, Ayhan Memi'ye ait evin bahçesindeki kümeste açılan iki metre derinlikteki çukurda bulunmuştu.
Cesedin oturur vaziyette bulunduğu belirtilirken, olay yerinde yapılan incelemenin ardından genç kızın cesedi, otopsi yapılmak üzere Malatya Adli Tıp Merkezine gönderilmişti.


Bu olayda insanlıktan nasibini almamış yaratıkların törelerini göstermektedir.Bizde kız odası var, bu tür yaratıklarda da erkeklerle konuştu diye kızlarını diri diri gömdükleri ölüm çukurları!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERDE KADIN
İletiTarih: Pzr Mar 14, 2010 2:46 am 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Çar Mar 25, 2009 10:05 am
İleti: 2395
Ya malesef güzelim kültürümüz maaf oluyor.Ve bir gün gelecek ya onlar gibi dinen yasak kabul edip kadının yaşam,iletişim,seçicilik,cemiyette fikir yürütücülük haklarını daraltacağız yada batıdan gelen en uç yaşamı moderlik adına yakalayacağız.Her iki halede düşmek çok vahim,xabzelerimiz gibi yok ne diyelim.

Amma bizdede başlandı bir gerçek,nereden çıktı bu kaşenlik,bu seğes kültürü diyen bilmem kimler.

Yani her iki tarafta bu mükemmel kültürün (Xabzenin) maafına sebep olacak,vebal onların.

_________________
Çerkes İsimleri Çerkes Kimdir

Çerkez Müzikleri - Kafkasya - Çerkez - Google - Çerkez İsimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Çerkes Sitesi - Circassain - Cerkes.Net - Çerkez Tavuğu - Adigece Sözlük - Sohbet


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERDE KADIN
İletiTarih: Pzr Mar 14, 2010 9:25 am 
Çevrimdışı
Yönetici
Yönetici
Bramkhan

Kayıt: Pzr Ağu 19, 2007 8:54 pm
İleti: 3528
Konum: Çürüksu-TIW
Evet bir kez daha görüyoruz ki başkaları kadınlarını böcek kimin eziyor. Onlar hep gömerler zaten kadınları. Allah'ım sana bir kez daha şükrediyorum Çerkesler gibi üstün bir ırka mensup olduğum içün. Hamd-ü senalar olsun sana, o derece yani.

_________________
Resim

cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLERDE KADIN
İletiTarih: Cmt Mar 20, 2010 9:59 pm 
Çevrimdışı
Acemi Üye
Acemi Üye

Kayıt: Sal Mar 16, 2010 8:37 pm
İleti: 100
decenqua yazdı:
Ya malesef güzelim kültürümüz maaf oluyor.Ve bir gün gelecek ya onlar gibi dinen yasak kabul edip kadının yaşam,iletişim,seçicilik,cemiyette fikir yürütücülük haklarını daraltacağız yada batıdan gelen en uç yaşamı moderlik adına yakalayacağız.Her iki halede düşmek çok vahim,xabzelerimiz gibi yok ne diyelim.

Amma bizdede başlandı bir gerçek,nereden çıktı bu kaşenlik,bu seğes kültürü diyen bilmem kimler.

Yani her iki tarafta bu mükemmel kültürün (Xabzenin) maafına sebep olacak,vebal onların.

Bu tür söylemlere çok rastlıyoruz.Kimliğini kaybetmiş,ya da kimlik çatışması içinde olan 20-45 yaş arası bireyler var.
Bulunduğum şehrin yerel televizyonunda bir sabah uyandım,kanalları gezinirken,bir de ne göreyim:Bizim kadirov.Türk televizyonları (şu ana kadar 3 üne rasgeldim) Kadirovu ve rusları bir övüyor övüyor Allah ım...
Bu insanlar, Rus hakimeti altında Radikal İslamı isteyen, Arap-İngiliz ilişkilerinde olduğu gibi, kuçu-kuçu ya da fino" olan arap modunda olmak için ayrı bir uğraş içindeler.
Geçen yıl Kadirov tarafındnan öldürülen Çeçen Barışçıl ödüllü Natalia Estmeirova ve adını hatırlamadığım diğer Ukraynalı bayan gazeteciler, Türkiye yi kınamışlardı. Kadirov ve Rus yanlısı olduklarından.
Ne demek istiyorum?
Çeçen kültürü, Mandacı Rus kültürü altında Radikal İslam la birleşip nasıl ezikleşmeye köleliğe doğru gidiyorsa
.........Biz de öyle yok olacağız
Kafkas halklarının kaderi aşağı yukarı benzerdir.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 15 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 2.949s | 10 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.