Workshawe bu anlattıklarınızın hepsini babalarımızdan dinlerdik.Deri güreşi,at yarışları v.s ayrıca.Malesef yani 70-80 sene önce terk edilmiş ve ya Güney Marmara sürgününden sonra pek ön planda çevre köylerinin dikkatini çekmemek için uygulanmamış.
Çünkü çeşitli olaylar cereyan ediliyormuş.Köylerde ağaç altlarında toplanılıp Vunafeler alınırmış önemli olaylar hakkında.Aralarındada doğaldır çerkesce konuşuluyor tabi birileri şikayet etmiş toplanım Çerkesce bir şeyler konuşuyorlar diye. Buna benzer olaylar sindirmiş ve geleneklerden vaz geçmeler olmuş.Bunları dinlerdim çoğu yaşlıda.Yani Güney Marmara bilhassa çok baskı görmüş(Bilhassa sürgün dönüşü vatandaş Türçe konuş dayatmalı yıllarında),dolaysıylede köy ilişkileri,bir birlerini ihmaller,ikaz etmelerlede yaygınlaşan tedirginliklerle bir birlerini etkilemişler böylece bu gelenekler silikleşmiş.Ama anlatılarak gelen bilinçlilikteyiz.
Uzunyaylanın bir şansı bunları yaşamadı,iyiki de yaşamadı,bakın günümüze kadar gelmiş aman ne olur ihmal etmeyin, çözülmeler olmasın geleneklerimizde, önemli olan yaşayanın anlatılması değil, yaşatılmasının gayretkarlığının ihmal edilmemesi....Yani ipin ucu kaçmaya görsün....Sakın gelenekleri ihmal etmeyin, işte biz diğer yörenin Çerkeslerinin durumu ibret olsun.
Bizlerde sadece düğün kaldı,bir de geleneklerin sadece çok çok azı.....
Doğruya doğru...........
