PauKaF yazdı:
İSRAİL'DE ANA DİLDE EĞİTİM
Suriye ve Ürdün'e gönderilen Çerkezler'den bir kısmı, Filistin'de Araplar'la Yahudiler arasıda bulunan Tiberial bölgesindeki köylerini kurdu. Ürdün devleti kurulduktan sonra manda ile yönetilen Filistin'de kalan bu Çerkezler, Yahudilerin bağımsızlık savaşı sırasında onların yanında yer aldı. İsrail ordusuna giren Çerkezler, Yahudi devletinin destekçisi oldu. Aslında Rusya'dan gelen ilk Yahudiler'den bile önce bölgeye gelmiş olan Çerkezler'in bu girişimi, Yahudiler'e büyük güven sağladı. Günümüzde 2 bin 300 Çerkez'in yaşadığı Kfar-Kama ile bin 200 Çerkez'in yaşadığı Reyhaniye, oldukça gelişmiş ve modern iki köy. İsrail'in bu köyler için bütçeden yılda ayırdığı rakam ise 1,5 milyon dolar. Kendi okulları bulunan Çerkezler, sayılarının azlığına rağmen kültürlerini koruyor. Çocuklar da öğrenimlerini, ana dilde yapıyor. Tek sorunları ise nüfusları az olduğu ve akraba evliliği yapamadıkları için evlenecek Çerkez bulamamaları.
Çerkesler Suriye veya Ürdün diye herhangi bir ülkeye gönderilmediler. Çerkesler yurtlarından çıkarıldıklarında (1860 lı yıllar) ne Suriye, ne Ürdün, nede İsrail ortada yoktu. Bugünkü Suriye, Ürdün ve İsrail’deki Çerkesler ilk yerleştikleri dönemde bu günkü sınırlar yoktu. Birbirleri ile ilişkileri vardı. Birbirlerini ziyaret ederler ve birbirleri ile evlenirlerdi. Örneğin teyzesi İsrailde, amcası Suriyede, dayısı Ürdünde kendisi de Türkiye’de olan bir Adığeyi tanıyorum.
Kfar-Kama ve Reyhaniye de yaşayan Adiğeler Yahudilerin bağımsızlık savaşında tarafsız kaldılar. Yahudilerin yanında yer almadılar. İsrail devleti kurulduktan sonra Kfar-Kama ve Reyhaniye de yaşayan Adiğeler normal vatandaşlık görevlerini yerine getirdiler. İsrailin bu iki köy için bütçeden ayırdığı 1,5 milyon dolar, benzer Yahudi Köyler için ayırdığı miktarla karşılaştırılsa bunun hiç de çok bir miktar oladığı aksine ne kadar az olduğu anlaşılır.
İsrailde Yahudiler birinci derece vatandaştır. Yahudilerin erkek ve kız çocukları askerlik yaparlar. Sadece erkek çocukları askerlik yapan Çerkesler ve Dürzüler ikinci derece vatandaş, hiç askerlik yapmayan Araplar ise üçüncü derece vatandaştırlar.
Nüfusları az ve akraba evliliği yapmadıkları için evlenecek Çerkkes bulamamaları onlar için bir sorundur ama bu onların tek sorunları değildir.
İsrail’deki Çerkeslerin asimile olmamalarının veya Türkiye, Süriye, ve Ürdün gibi ülkelerdeki Çerkeslere nazaran çok daha yavaş asimile olmalarının sebebini bence şöyle açıklayabiliriz:
Egemen güç olan Yahudiler (devlet) Çerkesler müslüman olduğu için Çerkesleri kendilerinden ayrı sayarlar. Yahudiler Çerkesleri Arap olmadıkları için de Araplardan (müslüman ve dürzi Araplar) ayrı sayarlar. Yani Yahudiler (devlet) Çerkeslere ayrı bir statü verirler. İşte bu onların yararına asimilasyonu önleyen önemli bir faktördür.
Çerkesler devlet tarafından kendilerine verilen bu statüyü korumak için de Araplarla ilişkide bulunmazlar. Araplarla (müslüman olmalırına rağmen) evlenmezler. Zira Araplar İsrailde üçüncü derece vatandaştır.
Ürdündeki Çerkeslerin Parlementoda biri Adiğe bir diğeri de Çeçen olmak üzere iki kontenjanları olmasına ve Anadilde eğitim veren özel bir okullarının olmasına rağmen asimilasyon son hızıyla devam etmektedir.
Anayurtta bile asimilasyonun çok hızlı bir şekilde olmasına rağmen İsraildeki 2500 kadar Çerkesin asimilasyonlarının niçin çok yavaş olduğunu bence iyi araştırmamız ve bu örnekten nasıl yararlanabileceğimizi düşünmemiz gerekir.