Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Cum May 25, 2012 5:22 pm


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: NESREN JAKE
İletiTarih: Pzr Kas 01, 2009 9:03 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye
tuÄŸrul

Kayıt: Sal Arl 16, 2008 12:54 pm
İleti: 2199
Konum: UZUNYAYLA
yardımseverliği yüzünden kayalara çivilenen nart kahramanıdır. geleceği bilebilen güçlü bir nart ulu'sudur. bir thamade'dir. nart kurultaylarının değişmez başkanıdır.

bu nart isminin etimolojik gelişimi çok ilginçtir. eski çağlarda kafkasyalıların antik yunanistan'la kültür alışverişi yaptıkları dönemden günümüze ulaşan yazılı grek belgeleri ve o çağın grek düşüncesi bizi bazı arayış ve düşüncelere itmektedir. dağlara zincirlenmiş nesren, kuzey kafkasya ve grek mitolojilerinin karşılaştırılmasından anlaşıldığı üzere prometheus ile sanki akrabadır. hatta daha ileri gidilerek belki aynı destan kahramanıdır denilebilir.

kuzey kafkasya'da geleneklere karşı geleni topluma kötülükte bulunan kişilerin belirgin bir yere zincirlenerek cezalandırıldıklarını anlatan öykülere pek çok rastlanır. örneğin yesımıkue yeskot öyküsünde, bu yaşlı babanın kızlarını kaçıran alreg algoej'i yaptığı bu kötülüklerden dolayı yedi kat zincirle yere çakarlar. aynı şekilde güzel yispı (peterez'in annesi) ne kötülük yapan dev şhobğo'nun oğlu, kötülük yapmaya, canlara kıymaya başlayınca, nartlar onuda dağlara çivilerler. aynı motif grek mitolojisinde de bulunmaktadır. zeus'un oğlu olan tantalos frigya kralı pelops'un babasıdır. (friglerin de kuzey kafkasya'dan anadoluya gittikleri gerçeği karşısında motifin grek mitolojisine kafkasya'dan gelip girdiği savı doğrulanmaktadır.) çok varlıklı ve bütün tanrılarla dost olan bu destan kahramanı, tanrılara verdiği bir şölende, onların tanrılık kudretlerini anlamak için oğlu pelops'u kesmiş, diğer etlere karıştırarak kızartmış ve diğer tanrılara sunmuştur. kızı persofone'yi yeni kaybettiği için dalgın ve üzgün olan demeter farketmeden pelops'un bir omzunu yemiş ve bitirmiş olduğu sırada, en büyük tanrı zeus işin farkına varmış ve tanrılarda bunun üzerine hermes'i çağırmışlar, ona çocuğun geri kalan kısımlarını sihirli kazana koymasını emretmişler, sihirli kazana konulan çocuk kader tanrıçası klothos'un yardımıyla canlanarak kazandan çıkmıştır. amcak bir omzu eksik kalmıştır. yenen bu omuz yerine zeus fildişi bir omuz takmıştır. bu olaya sinirlenen tanrılar tantalos'a şu cezayı vermişler; tantalos susadığı zaman çenesine kadar suya batırılır, dudaklarını yaklaştırdığı zaman su dalgalanır içemez ve hemen su çekiliverir. yer kupkuru kalır.

kuzey kafkasyalıların da semghur-kartall ilgil, benzeri öyküleri vardır. araştırmacı f.i. koçetev 1902 yılında yayınladığı "jivoprisnaya rusiya" dergisindeki bir makalesinde kartallarla ilgili öyküleri örnek vermektedir. "bundan binlerce yıl önce kafkaslarda yeşil tüylü bir kuş yaşardı. adı semghur idi. bir gözü ile yerde olup biteni, diğer gözü ile gelecekte olabilecekleri görebilirdi"

kötülük yapanların veya cezalandırılanların çivilenmesi çok eski bir motif olup kuzey kafkasya destanlarından, nesren jak'eyi işleyen destan texti, ağıt, şarkı ve öykülerin hepsinde bu motif bulunmaktadır. nesren ile ilgili destan parçaları ve öyküleri bağımsız bir kitap biçiminde kabardey bilim araştırma enstitüsü tarafından derlenip yayınlanmıştır.

kuzey kafkasya destanlarında çok sık rastlanan;

"nart kurultaylarının başkaı,
nesren jak'e...
ore-da, ore-da...
güçlü idi, cesurdu,
nesren jak'e,
ore-da, ore-da..."

şeklindeki şarkılardan da anlaşılacağı üzere bu destan kahramanımız, nart kurultaylarına başkanlık eden ulu bir thamade, bir liderd...

bu düzen içinde, nesren'in başkanlığında mutlu bir yaşam sürerken, kötü pakue topluma bela getirir. onların ateşini çalıp dağlara, devlerin yurduna kaçırır. toplum ateşsiz kalınca lider nesren jak'e yollara düşer. pakue'yi bulup onunla konuşur:

"dur biraz, beni dinle...
insanlarda kalmadı erdem...
o-re-da...
unutmayın payımı...
o-re-da...
kaçırdığın ateşte de
o-re-da..."

insanlara ateşi yeniden getirmek için uğraşır. (bu aşamada nesren jak'e, sosrıkua ve prometheus motiflerinin işlevleri karışmaktadır.) nesren jak'e tanrılara karşı gelmiştir. ateşi onların elinden almak istemiştir. tanrıların gazabından korkan insancıklar, tanrılara yaranmak için oşhamhue (elbruz) dağına çivilerler. bir kartalı da üzerine salarlar. sabahtan akşama kadar, nesren'in ciğerlerini gagalar bu kartal, güneş batınca yaraları kapanır. ertesi gün yine aynı işkence sürer, gider. bu her gün böyle sürecektir. ancak diğer nart kahramanlarında hımış oğlu nart peterez, o'nun yardımına koşar, kartalı öldürür. ellerinde ateş ile dönerler.

bu destan tekxtinin ortaya çıkışı isa'dan önce 4-5. binlere rastlamaktadır. belki de insanların ateşi henüz yeni tanıdıkları çağlara uzanmaktadır. kuzey kafkasya'da adiğe dilinde "mef'ehu apşi" (ateşin yansın...), en değerli selam anlamında hala yaşamaktadır. abazincede de benzeri "wulağua yımçaraağat" dumanın sönmesin deyimi vardır. eve yeni ayak basan gelin için yapılan huahualarda, iyi dileklerde "wunaş'aşha mıtajı jeu wuıtkhajeu wupsoır" (ocağın sönmeden huzur içinde yaşa...) denirdi. ateşin sönmeden yanması en büyük dilekti. bu nedenledir ki (leğuıne) gelin odasına kimi zaman (maf'e wuıne - ateş odası) denmiştir. halde greklerin karadeniz kıyılarında görüldüğü çağlardan önce de kuzey kafkasyalılarda ateş, ateşi çalma, zincire vurma motifleri vardı. m.ö. v. ve vi. yüzyıllarda kafkasya kıyılarında grek kolonileri kurulduktan sonra, bu motifleri alıp kendi dil ve kültürlerine adapte etmişler, yazıya geçirmişlerdir.

bu destan textlerinin ve motiflerinin dağlıların öz malı olduğunu, greklerin sonradan bu kültürü benimsediklerinin savunan v.f. miller, şoratn askerbiy gibi bilim adamları bulunmaktadır. ünlü gürcü yazarı akakiy çereteli, antik yunan mitolojisinde işlenen prometheus ve medea motifleri için "bunlar bizim tarafların, kafkasların öz malıdır, öz kafkas evlatlarıdır." demektedir.

prometheus da insanlar için tanrılardan ateş çalıp getirir. bunun için öfkelenen tanrı zeus onu kafkas dağlarına zincirler. ciğerlerini gagalayan kartal her gün gelmektedir. hımış oğlu nart peterez'in yaptığı gibi, herkülüs de prometheus'u özgürlüğüne kavuşturmaktadır. öte yandan, aiskilus'un trilojiya'sında prometheus'un çakıldığı yer tarif edilmektedir:

"medya suyu kıyısında oturu...
areyan'ın sevgilisi olan,
kafkasya'nın yüksek dağlarında...
ve geçit kentlerinde oturan sarmatlar
sivri uçlu mızrakları ile korkusuzca
savaşıyorlar..."

kuzey kafkasya destanlarındaki motiflerle antik grek destanlarındaki motifler aynıdır. grek dilinde prometheus'un anlamı "ilkgören, ilk yapan, ilk kalde ulaşan, işığı gören" demektir. yunanlı prometheus'la kafkasyalı nesren'in, bırakınız işlev benzerliklerini, isimlerin sözcük olarak ifade ettikleri anlamlar bie birbirine yakındır. hatta daha ileriye giderek, adiğece "prımıtha" (ilk tanrı) veya "perematha" (öncekilerin tanrısı) sözcüğü ile prometheus sözünün aynı sözcük olduğu bile bir yerde iddia edilmektedir.

prometheus sözcüğünün kafkas dillerine akrabalığı bununla da bitmemektedir. abazince ve abhazca'da "prı-mı-tsa" (uçan ateş) sözcüğü düşünülürse, tanrılarda çaldığı ateşi uçarak insanlara ulaştıran mitoloji kahramanına bundan uygun bir isim herhalde düşünülemezdi.

yukarıda önceki çağlarda, grekler adiğe-abhaz grubu kafkasyalılar ve gürcülerle ilişki kurmuşlardır. karadeniz kıyılarında grek ticari kolonileri oluşmuştur. bu ticari ve kültürel alışveriş içerisinde proto-çerkes döneminin "meot" düzen ve geleneğini de akdeniz havzasına, özelliklede antik yunanistan'a taşımışlardır. destan ve öykülerimiz, o tüm dünyanın tanıdığı grek ve latin mitolojisine kaynak olmuştur. bu kültür taşıma olayı dışında antik kafkas halklarından "akhaélar, veya "akai"ler de kuzey kafkasya'dan yunanistan yarınadasına yayılmışlardır.akha!lar bu günkü çerkes kolarında ubıkh'lerin atalarıdır. bu husus bilimsel olarak saptanmış bulunmaktadır.

uygarlık, ateş ile başlamıştır. uygarlığı, ateşi insanoğluna taşıyan ister sosrıkua, nesren veya prometheus olsun, ister abritskil veya amiran olsun, bu destan kahramanlarının hepsi kafkasya'nın, tüm dünyanın "kaf-dağı" olarak bildikleri o cennet ve masal ülkesinin çocuklarıdır. bu ülkede yaşayan ve tarihin bilinen çağlarından bu yana bu ülkenin gerçek sahibi olan çerkeslerin ürettiği kültürdür.

_________________
BEN HAYATI CEVRİM DIŞI YAŞARKEN HAYAT BENİ ENGELESE KAÇ YAZAR
21 Mayıs 1864 sürgün sürgünü soykırım hakkında 144 yıl 145. 2007 2008 2009 çerkez adige çerkes adige cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih circassian community kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset çeçen siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 0.124s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.