Kayıt: Pzr Ağu 19, 2007 8:54 pm İleti: 3528 Konum: Çürüksu-TIW
|
ŞTIM Münteha Jan Gülsu
Burnun tam kenarında aniden patlayıveren sivilce kadar keyif bozucu ve çirkin bir kadın, hızlı adımlarla çıktı dükkandan söylenerek: - Ben ne diyorum, sen ne anlıyorsun be adam!
Adam dakikalardır sabrettiği çiğ sese ve yoğun parfüm bulutuna nasıl dayandığını düşündü bir an, kadın arkasında tarifsiz ve derin bir huzur bırakıp dükkandan çıkar çıkmaz.
O an arka raflardan birinin yanı başında patlayıveren bir kadın çığlığının üzerine, güçlü bir hengame duyuldu. Adam koşar adımlarla kıyametin kopmakta olduğu dar koridora ilerledi yerlere saçılan deterjan ve çamaşır suyu ambalajlarının arasından, zıplayarak...
Birkaç adım kala durup baktı yerde uzanan çocuğa. Hala elinde tuttuğu on kiloluk deterjan paketinin kıvrılmış ucuyla oynuyordu bir yandan, diğer yandan ise sinirle ağlıyordu içli içli. 5-6 yaşlarındaydı. Adam çocuğun çevresinde toplanan meraklı müşterileri birkaç el kol hareketiyle savuşturduktan sonra çocuğa iyice yaklaşıp yamacında diz çöktü. Uzanıp alnına dokundu önce. - Bir yerin acıyor mu?
Derin ve gizlemeye çalıştığı hıçkırıklarla kesilen nefes nefese kelimelerle yanıtladı çocuk: - Acıyor! Ne yapacaksın? - Yardım edeceğim. - Defol git başımdan!
Adam bıyık altından gülümsedi yerde boylu boyunca uzanan bu çaresiz minik insan yavrusunun, yaralı bir tay edasıyla asileşmesine... - Gidemem. Dur bakayım, kanayan bir yerin var mı? - Yok! Yok dedim! - Ama huysuzluk yapmamalısın. Kocaman bir poşet düştü kafana. Yaralanmış olabilirsin. Çocuk ani bir sıçrayışla doğruldu uzandığı yerden. Minik parmaklarını sarı saçlarının arasında gezdirmeye başladı asabi hareketlerle. Saçlarından sonra elbiselerini düzeltti ve silkelendi ayağa kalkarak. - Benim hiçbir şeyim yok ama on kiloluk poşetleri üçüncü rafa, minicik poşetleri aşağıya koyduğunuza göre sizin bir şeyiniz olsa gerek.
Adam aldığı bu cevap karşısındaki şaşkınlığını gizlememeksizin kekeledi: - Ama sen... Yani o poşet aşağıda olsa dahi... Taşıyamazdın ki... Neden almaya... Almaya çalıştın onu? - Kim demiş benim onu almaya çalıştığımı? - Ucundan tutup çekmişsin değil mi? - Hayır. - Peki nasıl oldu kaza? - Bana hala bunu mu soruyorsun? Önemli olan nasıl değil, neden olduğu! O poşetleri aşağı rafa indirmelisin!
Adam aldığı cevapların ve tepkinin kendisinde yarattığı şaşkınlığın etkisiyle adeta başını duvara çarpmış gibi hissetti. İnanmaz gözlerle çocuğa bakarak ayağa kalktı. - Peki bakalım. Gerekeni yapacağım. Ver elini de seni evine götüreyim. - Gerekmez. - Gerekmez olur mu? Hatta bence doktora gitmeliyiz. - Ne doktoru? Gerekmez. - Bak ben senden büyüğüm ve beni dinlemelisin bu konuda. - Ben iyiyim. Eve gitmeliyim. Annem meraklanır. - O halde ben de geleyim olmaz mı? - Olmaz. Annem o zaman da meraklanır. - Neden? - Markete yalnız gelip eve bir adamla döndüğüm için!
Adam elinde olmadan gülümsedi yine. - Peki delikanlı. o halde sana bir çikolata hediye etmeme bir şey demeyeceksin umarım? - Parasını verebilirim. - Hayır, hediye bu. - Peki.
İlk kez çocuk olduğunu hissetti adam , karşısındaki çokbilmiş minik insanın. Çikolataya zaafının olmasından...
Kasanın yanı başındaki paketlerden birini alıp uzattı çocuğa. - Benden istediğin zaman çikolata alabilirsin. - Parasını veririm. - Tamam, anlaştık. Bu arada, adın ne senin? - Nart. - O ne demek? - Kocaman adam demek. - Hımm... Sana yakışır bir isim olmuş bu. - Dedem diyor ki, dünya kurulduğunda Nartlar ak sakallıymış.
Gülümsedi adam: - Artık ben de biliyorum.
ve Nartlar, sakallarını sıvazladılar torunları dünya'ya bakarak... Onlar doğduğunda güneş henüz bir çam kıvılcımıydı. http://www.circassiancenter.com/cc-turk ... 4_nart.htm
_________________

cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk
|
|