JEBAĞI'DAN KISSALAR AKILSIZLA ÖLÜNÜN FARKI YOKTUR HATOKŞOK'UE Mısost ile KAYTIK'UE Aslenbeç'in arası çok önemsiz bir nedenden dolayı açılmıştı. Haksızlığa uğradığını düşünen KAYTIK'UE Aslenbeç bunun intikamını almak üzere bir grup atlı hazırlanmasını emretmiş HATOKŞOK'UE Mısost'a baskın yapmak üzere hazırlıklara girişmişti. Aralarındaki sorun iki pşının çobanları arasındaki bir kavgadan kaynaklanan ve kan akıtmaya değmeyecek kadar basit bir sorundu aslında. KAYTIK'UE Aslenbeç'in baskın yapmak üzere hazırlığa giriştiğini duyan Jebağı, yanına bir grup insan alarak onun evine gitti. Eve geldiklerinde Jebağı yanındaki insanlarla birlikte Aslenbeç'in kapısının önünde dua etmeye başladı. Bunun üzerine pşı Aslenbeç kapısının önüne çıkarak dua etmekte olan gruba sordu:
- Ne için dua ediyorsunuz?
- Öldüğünü duyduk, o nedenle toplanıp geldik dua ediyoruz.
- Ölüp ölmediğimi görmüyor musunuz, diyerek şaşkınlılıkla topluluğa baktı pşı Aslenbeç.
Jebağı pşıya dönerek şöyle söyledi:
- Akılsızla ölünün bir farkı yoktur. Basit bir mesele için kan akıtmaya hazırlandığına göre sen de akılsızsın, dolayısıyla ölüsün.
Bu söz üzerine utanan KAYTIK'UE Aslenbeç silahını bırakarak bu baskından vazgeçtiğini söyleyip hazırlanan adamların dağılmasını emretti.
GEÇMİŞİ GERİ GETİRMEĞE ÇALIŞMAYINJebağı bir görev nedeni ile Psıj şehrine gitmek üzere atını köyünden ayrılıp yola koyulmuş. Onun uzun süre dönmeyeceğini duyan bir grup atlarına atlayarak arkasından yetişip durdurarak; "Sen uzun süre dönmeyeceksin, bu zaman zarfında bize yol gösterecek bir şeyler söyle" demişler. Jebağı guruba dönerek şöyle demiş: "Geçmişi geri getirmeye çalışmayın. Çoğunluğun kabul ettiği şey kuraldır, hepiniz ona uyun"
ÖNEMSİZ İŞ YOKTUROldukça yaşlanan Jebağı'ya bir gün bir grup ziyaretçi gelir, Jebağı'nın nerede olduğunu sorarlar. Onun bahçede soğan ektiğini söyler misafirleri karşılayan kişi. Bunun üzerine, gelen grubun içerisinden bir adam "bahçede kadınlar ile birlikte çalışan birisinin bize yol gösterebileceğini sanmıyorum" der. Bir başkası ise; buraya kadar geldiklerine göre içeri girip biraz dinlenmelerinin iyi olacağını, sonra yola koyulabileceklerini söyler ve misafir odasına buyur edilirler. Bahçedeki işini bırakıp misafirlerin yanına gelen Jebağı onlarla selamlaştıktan sonra şöyle söyler: "Çocuklarla aşık oynamam gereken çağlarda onlarla oynadım. Sonra büyüdüm yaşıtlarımla at bindim, ava çıktım, seferlere katıldım. Artık yaşlandım ve kadınların arasında kaldım, onlar ne yaparlarsa bende yardım ediyorum. Önemsiz iş yoktur, yaşınıza uygun iş ne ise onu yapın."
JEBAĞI'NIN VASİYETİ Oldukça yaşlanan ve artık ölümü beklenmeye başlanan Jebağı'yı ziyarete giden bir grup, ondan kendilerine vasiyetini söylemesini isterler. Bunun üzerine Jebağı sizlere vasiyetimdir diyerek şöyle söyler: Önce vuran siz olmayın, size vurandan kaçmayın. Kötü komşuyu akraba edinmeyin. İyi şeylerinizi küçümsemeyin, kötü şeylerinizi gizlemeyin. Zamana uyum sağlayın.
JEBAĞI'NIN ANLAYIŞI Jebağı'nın köyü bir tepenin eteğindeydi. Bir gün tepeye çıkıp dolaşırken büyükçe bir çatlak oluştuğunu gördü. Buraya bir taş yerleştiren Jebağı bir süre sonra taşın günden güne derine indiğini görerek çatlağın büyüdüğünü görüp köyün pşısine yarığın göçmek üzere olduğunu ve köyü oradan göç ettirmek gerektiğini söyledi. Bu uyarıyı dikkate alıp yer değiştirenler hayatlarını kurtarırken bir kısım insan ise göçen tepenin altında kalarak hayatlarını kaybettiler.
Adige Söylenceleri (адигэ IуэрыIуатэ) kitabından.
Çeviri : BABUG Ergün Yıldızcircassiancenter