Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Cum May 25, 2012 3:17 pm


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 6 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: ÇERKESLER TÜRK DEĞİLDİR!
İletiTarih: Sal May 05, 2009 6:10 pm 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 20090
Konum: MUDAREY-Гъубжь
'Çerkesler Türk değildir'

Çerkesler, Türk değil diyen yazar Papşu konuya bakın nasıl açıklık getiriyor.

ÇERKESLERİN TÜRK OLMADIĞI ANLAŞILMALI

Geçtiğimiz günlerde Osmanlı Bankası Müzesi’nde gösterilen ‘Kaf Dağı Düşü’ adlı belgesel, ardından gerçekleştirilen söyleşi ‘asimile’ olduklarını düşünen Çerkeslerin talepleri ve geri dönüşe ilişkin düşünceleriyle ilgili ipuçları veriyordu. Doğrusu bu ya, kulaklarımız alışkın değildi geri dönüş projesi gibi sözlere. Biz annemizden yalnızca ‘güzel Çerkes kadınlarının temiz evleri ve leziz yemekleri’ne dair hikâyeler dinlemiştik. Onlar komşu köyün sakini, bitişik kapıdaki komşumuzdu. Öteki mi, yabancı mı? Hâşâ! Hadi itiraf edelim, 140 yıldır bu topraklarda yaşayan Çerkeslerin farklı gelenekleri olan bir Türk boyu olduğunu düşünen yok muydu aramızda?

‘Vatanından Uzaklara Çerkesler’ kitabının editörü Murat Papşu, Türklerdeki Çerkes algısını hiç de masumane bulmuyor. Ona göre, ‘Çerkesler bizden biri’ demek hatta bu tür cümleler kurma gereği duymayacak kadar onları benimsemiş olmak tehlikeli bir tavır. Bu zihniyetin altında bir tahakküm, farklılıkları yok sayma ya da merak etmeme anlayışı var. Entelektüellerin Kızılderili soykırımı ya da Afrikalı bir kabileyle ilgilenip 140 yıldır birlikte yaşadıkları Çerkesler hakkında hiçbir şey bilmemesinden rahatsız olan Papşu, ‘Ben Çerkesim.’ dediğinde, ‘Çerkes Ethem, Çerkes tavuğu ve Çerkes kızı’ üçlemesinin sıralanmasından da hiç hazzetmiyor. Onun isteği, Çerkeslerin Türkiye’ye sürgün edilmiş, ayrı dile ve geçmişe sahip bir Kafkas halkı olduğunun fark edilmesi. “Türk tarih tezi bilimsel bir temele dayanmasa da Anadolu’da yaşayan bütün uygarlıkların Türk olduğunu ilân etti. Bu durumda Lazlar, Arnavutlar, Gürcüler ve Çerkesler gibi Müslüman etnik gruplar ‘bizden’ oldu; ama aykırı şeyler talep etmedikleri sürece.” diyen Papşu’nun ilginç gözlemleri var. Bosna Savaşı sonrasında bölgeye giden ilk Türk ekibinin rehber götürmeyişi ya da Türklerin Gürcistan’dan gelen Gürcülerle Suriye’den gelen Çerkeslere Türkçe konuşmaya çalışması, onların ayrı bir dil konuştuğunu görünce şaşırması gibi… Halkın, Türkiye’deki Müslüman etnik grupların ‘Türk olmadığı’nı 90’lı yıllardan sonra fark ettiğini düşünen Papşu, bir yandan da kendisini ‘Türk’ gibi gören Çerkesler’e dikkat çekiyor: “Bir etnik grubun topyekûn aynı düşüncede olması beklenemez. Çerkesler içinde de kendini Türk sayan ve resmî ideolojiyi benimseyen çok sayıda kişi var. Anadilinde yayın çıkınca ben bunu istemiyorum diyen Çerkes de bulabilirsiniz. Nitekim Düzce’de buldular. Sivas’ta yaşayanların da Sünni kanatta yer alıp milliyetçilere destek verdiğini düşünüyorum.”

Aslında Papşu da Türkçe konuşulan bir evde, ‘Biz Türk müyüz?’ sorusuna ‘Evet, Türküz’ diyen bir anne-babanın elinde büyümüş. Politik bakıştan mahrum olduğuna inandığı ebeveyninin onu okulda zor durumda bırakmamak için böyle söylediğini düşünüyor şimdi. O yıllardan hatırladığı bir başka şey, okulda ‘Türküm, doğruyum…’ diye ant içip evde ayrı bir millet olarak Türklerden söz edildiğini duymanın kafasını ne denli karıştırdığı. Çerkesceyi sekiz yaşına kadar birlikte yaşadığı nine ve dedesinden duyabilmiş. İki ayrı lehçeye sahip anne-babası Türkçe aracılığıyla anlaşınca, anadilini kendi gayretiyle öğrenmek zorunda kalmış. “Şu an bizim için en büyük sorun dilimizi unutuyor olmamız.” diyor Papşu, “Dil, kültürün temel taşıyıcısı ise şayet Çerkescenin bir kuşaklık ömrü kaldı. Eşim benden daha iyi Çerkesce biliyor; ama dışarıda kullanmayınca evde de kullanmıyoruz. Biz, yaşadığı ülkenin dilini konuşan ama kendi kimliğini korumaya devam eden bir milletiz. Tıpkı Almanya’da doğan Türkler gibi.”

DÖNÜŞ MÜMKÜN MÜ?

Kafkasya’dan gelen öğretmenlerin, Çerkesce eğitim verecek öğretmenler yetiştirmeye başladığını söyleyen Papşu, açılması muhtemel kursların kendilerine ne tür bir fayda sağlayacağından pek emin değil: “Bu dilin, Türkiye şartlarında yaşaması çok zor; ama kendi dilinizden az da olsa bir şeyler bilirseniz kültürünüzden kopmamış olursunuz. Dil öğrenme gayretimiz bu işe yarayabilir.” Çerkeslerin uzun yıllardır dönüşten söz etmesinin nedenlerinden biri de dillerini burada kullanamıyor oluşları. Bir yandan da bu tür söylemlerin bölücülükle ilişkilendirilmesinden ve Kürtlerle aynı karede yer almaktan rahatsızlık duyuyorlar. Murat Papşu, “Çerkesler göçmen topluluğu. Ayrı bir devlet ya da federasyon gibi talepleri olamaz. Tek istekleri kültürlerini yaşatabilmek. Bu problem olarak görülmemeli. Türkiye’nin demokratikleşmesi için elimizden geleni yapmalıyız.” diyor.

Anayurda dönüş arzusu yeni değil. Bir gün dönecekleri inancıyla yola çıkan ve bulabildikleri her fırsatta valizlerini toplayan Çerkesler, tek parti döneminde küllenen dönüş özlemlerini 1970’lerin sonunda yeniden ateşlediler. Bu tarihlerde dönmekten söz edenler, Sovyet rejimine uyum sağlayabileceklerine inanan solculardı. Bir on yıl sonra dönüş hareketinin başını çekenler de onlar oldu. Asıl kırılma noktası Sovyetler Birliği’nin dağılması ve kapıların açılması. O günlerde yoğunlaşan akraba arama ziyaretleri halen devam ediyor. İlk zamanların romantizminden ise eser yok. Anayurtlarında nüfuslarının yüzde 22 oranında olduğunu görmek birçoğu için sarsıcı olmuş. İşte burada, ‘Gidelim ve Kafkasya’yı kurtaralım.’ idealizmi devreye giriyor.

Bugün Çerkes aydınların dönüşü elzem saymasının en önemli nedenlerinden biri de bu, diğer etnik gruplara kıyasla dillerinin ve kültürlerinin hâkim unsur olduğu bir vatana sahip olmayışları. Toplam Çerkes nüfusun yüzde 90’ı dışarıda yaşıyor. “Orası Rusya.” diyor Papşu, “İstediğimiz vakit çekip gideriz diyemiyoruz. Vatandaşlık verme yetkisi Rusya’da. Çerkes bürokratlar da tam bir Sovyet bürokratı. Toplu bir dönüşü isteyip istemediklerinden hiç emin değilim.”

Kafkasya’da 1990’larda sorulan ‘Bir milyon Çerkes gelirse nerede barındırırız?’ sorusunun cevabını aramaya gerek kalmamış. Türkiye’den hepi topu bin kişinin gittiği tahmin ediliyor. Gidenlerin bir kısmının da geri döndüğü biliniyor. Murat Papşu “Şimdi daha gerçekçi planlar yapmalıyız.” diyor. “Dönüşün ekonomik altyapısı hazırlanmadı. Çerkesler buradakine yakın ya da daha iyi ekonomik ve sosyal şartlara sahip olmalılar ki dönsünler. Rusya krizi atlattı. Dönüş ileride avantajlı olacak; ama o zaman da vatandaşlık almak zorlaşacak.”

Papşu, “Siz dönmek istiyor musunuz?” sorusuna net cevap vermekte zorlanıyor: “Zor bir soru. En son üç yıl önce gittiğimde orada yaşayabileceğimi düşündüm. Ama eşimin böyle bir niyeti yok.” İşte burada iki soru daha çıkıyor karşımıza: Kim gitmek istiyor ve gidişin şekli nasıl olacak? Dönüş fikri şu günlerde belli bir çevrenin gündemini işgal ediyor. Kafkas dernekleriyle iletişimi olmayan ya da herhangi bir yayın organı takip etmeyen bir Çerkes için dönmek çok yeni bir konu. Hatta birçoğunun “Nereye dönüyoruz, ne oluyor?” diye şaşırması kuvvetle muhtemel. Papşu’nun kastettiği ‘Gerçekçi planlar’ son tahlilde kesin dönüşün şart olmadığıyla ilgili. Gidenlerin bir kısmının buradaki evleri duruyor hatta emekli maaşlarını alıyorlar. Önemli olan Kafkasya ile ilişkilerin korunması ve yoğunlaşması.

ANAYURDUNDA AKRABALARINI ARAYAN KADIN

‘Kaf Dağı Düşü’ belgeseli Düzce’nin bir köyünden Kafkasya’nın Adığe Cumhuriyeti’ne uzanan bir yaşam öyküsü. Belgesel Sinemacılar Birliği üyesi Sezgin Türk, annesi Pakize Türk’ün hayatından hareketle Çerkeslerdeki anayurt özlemi ve akrabalarını arama serüvenini anlatıyor. Yıllardır hayali kurulan yolculuğun yalnızca üç saat sürmesi ve Kaf Dağı’nın ardındaymış gibi mitleştirilen anayurdun gidilebilen, toprağına ayak basılabilen gerçek bir mekân olması… Kolay değil, arada 140 senelik bir boşluk var. Pakize Hanım’ın dedesinin babasıymış sürgünle gelen. Dedenin babası, dede ve sonunda baba da Hakkın rahmetine kavuştuğu halde, aynı sülale adını taşıyan Kafkasyalılar, “Halam gelmiş.” diye karşılıyor onu.

Sülale kavramı çok geniş, akrabalıkla ilgisi yok; ama akrabadan öteler, öyle ki birbirlerine kız alıp vermeleri yasak. İlk karşılaşma heyecanı, hasret giderme derken Pakize Hanım bir filmin kahramanı olduğunu unutuyor: “Güzel oynadın diyorlar bana. Hiç oynamadım ki, yaşadım. En çok da büyüklerimizin şehit olduğu yerdeki anıt mezardan etkilendim. Allah sülalesini arayan her Çerkes’e Kafkasya’yı görmeyi nasip etsin.” Kafkasya’yı görmek ve arada sırada ziyaret etmek, Pakize Türk bununla yetinmek istiyor. Orada yaşamak konusundaki düşüncesi net: “Katiyetle yerleşmeyi düşünmem. Biz burada doğduk, burada büyüdük. Dedem gazi olmuş, Çanakkale’de şehit verdik. Burası bizim vatanımız.”

Filmin yönetmeni, bu kadar kesin konuşmaması için annesini uyarsa da o da aynı görüşte: “Biz burada göçmeniz; ama misafir değiliz. Bu toplum beş kuşaktır Türkiye’de yaşıyor, buraya emek veriyor. İki tarafa da ait olduğumuzu düşünüyorum. Ancak ortada kaybolmakta olan bir kültür varsa oraya yerleşmek düşünülebilir.” Aslında o da kesin dönüşten yana değil. Gidip gelmek, bir ayağı orada olmak hatta mümkünse çifte vatandaşlık hakkı alabilmek… Kafkasya’da gerçeklerle yüzleşmiş Sezgin Hanım. ‘Biz boşluktan mı geldik?’ sorusuna cevap aramak, tam olarak hangi noktadan göçtüklerini görmek için çıktığı yolculuktan bir dolu sarsıcı deneyimle dönmüş.

Kafkasya’daki Çerkeslerin, iç kesimlere sürülmeden önce yaşadıkları köyü hiç merak etmemelerine şaşırmış öncelikle. Rus ve Çerkes askerini yan yana gösteren anıtın üzerinde ‘İlelebet Rusya ile’ yazması, beraberce kutlanan Kardeşlik Günü, Çerkeslerin esenliği Rusya’yla uyumlu yaşamakta bulduğunu düşündürtmüş ona. “Nereden göçtük sorusu, Türkiye’de doğal karşılanıyor; ama orada tehlikeli bir soru galiba.” diyor Sezgin Hanım. Okullarda sadece dört saat Çerkesce eğitim verilmesi diğer derslerin hep Rusça gösterilmesi, Çerkes vatandaşlığına geçebilmek için Rusça bilme zorunluluğu aranması, televizyonda 20 dakikada bir Çerkesce yayın yapılması büyük bir hayal kırıklığına uğratmış onu: “Türkiye’de göçmeniz; ama anayurdumuzda azınlık olmamız daha sarsıcı. Sırtımızı yaslayacağımız güçlü bir baba yok orada. Anayurt işte. Evimiz. Bir kulübe de olsa evimiz.”

Yönetmen filmde maksadına ulaşmış görünüyor. Kafkasya’yı Çerkesler için bir Kaf Dağı düşü olmaktan çıkarmak... Oraya gidip gelinebilir, hayal kırıklığına uğranabilir ya da umulandan fazlası bulunabilir… “Hiçbir şeyi olmasa bile hayatımda gördüğüm en güzel tabiat orada. En azından tatile gideriz.” diyor Sezgin Türk.

ÇERKESCE YAYININ BİR CAZİBESİ YOK

Pakize Türk ve Sezgin Türk TRT’nin Çerkesce yayınının hangi gün olduğunu bilmiyorlar; çünkü ilgilenmiyorlar. Sezgin Hanım Çerkesce bilmiyor zaten. Annesi de spiker Kabardey olduğu için lehçeyi anlamakta zorlanıyor. Televizyonda Çerkesce duymak da eskisi kadar heyecan vermiyor. Sezgin Hanım, “Uşak halılarının Çerkesce anlatılmasının ilginç bir yanı yok.” diyor. Murat Papşu da, yayını sadece ilk gün izlemiş: “Çerkeslerle ilgili bir şey görmeyi bekliyor insanlar. Otlarla ilgili bir belgeseli ya da haftalık haber özetlerini değil.”

Aksiyon
Ülkü Özel Akagüz

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLER TÜRK DEĞİLDİR!
İletiTarih: Sal May 12, 2009 2:12 pm 
Çevrimdışı
Onursal Üye
Onursal Üye
axakuyt aştıbj

Kayıt: Cum Ağu 01, 2008 8:09 am
İleti: 4520
Çerkesler göçmen topluluğu. Ayrı bir devlet ya da federasyon gibi talepleri olamaz. Tek istekleri kültürlerini yaşatabilmek. Bu problem olarak görülmemeli. Türkiye’nin demokratikleşmesi için elimizden geleni yapmalıyız.” diyor. Evil or Very Mad Evil or Very Mad Evil or Very Mad

sanki kapıdaki çalıştırdıkları beslemelerden bahseder gibi bahsetmişler bu satırlarla..bizler geldiği topraklara ihanet etmeyen halklar olmanın karşılığını bu tarz kelimelerle görmek zorundayız sanki...kan dökseydik .kan verdiysek,halen kadınları dövseydik...köy basmadıysak...yaşadığı ülkeyi avrupaya şikayet etseydik..beslemelere yapılan muamele gibi bir muamele görmezdik belkide..doğru hata bizde..hata insan olmamızda ruhumuzda ihanet,olmamızda...ve gerçek hatamız konuşmadığımız unutturduğumuz dilimizde...hatalıyız ...


korkumu yoksa dışlanmakmıy dı bizim hissettiklerimiz....Türküm demek çerkesim demekten daha kolaydı sorunsuz du belkide...atalarımız giibi zoru değil kolayı seçtik..utandık mı çerkesliğimizde de biz Türküz demeye başladık..

evet şu an Türkiyede yaşayan bir çok çerkes biz Türküz diyor...kırılma noktamız neydi acaba..bu sona neden geldik Surprised Surprised

_________________
SOYLU SEVDAM....
CAPA CAпсуоуп
cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk makale link sohbet chat izle uzunyayla download kimdir nedir nasıl kabardey besleney şağsığ abzeh abzex hatukoy ubıh elbruz mit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLER TÜRK DEĞİLDİR!
İletiTarih: Sal May 12, 2009 6:00 pm 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 20090
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Alıntı:
Çerkesler göçmen topluluğu. Ayrı bir devlet ya da federasyon gibi talepleri olamaz. Tek istekleri kültürlerini yaşatabilmek. Bu problem olarak görülmemeli. Türkiye’nin demokratikleşmesi için elimizden geleni yapmalıyız


bu sözler bana göre gayet yerinde ve sıksık tekrar edilmeli, bunun yanında söylenmesi gerekense
Alıntı:
Türklerdeki Çerkes algısını hiç de masumane bulmuyor. Ona göre, ‘Çerkesler bizden biri’ demek hatta bu tür cümleler kurma gereği duymayacak kadar onları benimsemiş olmak tehlikeli bir tavır. Bu zihniyetin altında bir tahakküm, farklılıkları yok sayma ya da merak etmeme anlayışı var. Entelektüellerin Kızılderili soykırımı ya da Afrikalı bir kabileyle ilgilenip 140 yıldır birlikte yaşadıkları Çerkesler hakkında hiçbir şey bilmemesinden rahatsız olan Papşu, ‘Ben Çerkesim.’ dediğinde, ‘Çerkes Ethem, Çerkes tavuğu ve Çerkes kızı’ üçlemesinin sıralanmasından da hiç hazzetmiyor


olmalıdır

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLER TÜRK DEĞİLDİR!
İletiTarih: Sal May 12, 2009 11:40 pm 
Çevrimdışı
Acemi Üye
Acemi Üye

Kayıt: Cum Arl 19, 2008 6:54 pm
İleti: 145
Konum: İn world
...Hata bizdedir tabii heP biŞeler çıkar die hakkımIzda kötü şeyler çıKar die açılmadık....nolDu dil konuşulmadı önemsenmedii dil olmaYan uLus yok olUr....bu ülKe iÇin herşeyini wermiş atalarıMız mit te hatta r.t.e Nın korumaları biLe çerkes kökenli....övünMek iÇin deill anlatmak için bilinÇlensin milletİmİz ! bilinçlendireLim ! Exclamation


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLER TÜRK DEĞİLDİR!
İletiTarih: Çar May 13, 2009 1:00 am 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Çar Mar 25, 2009 10:05 am
İleti: 2395
Bir yandan da bu tür söylemlerin bölücülükle ilişkilendirilmesinden ve Kürtlerle aynı karede yer almaktan rahatsızlık duyuyorlar.------------------------------------------------
Her toplumda,azınlık halkta uç noktalarda düşünceler gelişe bilir.Hatta siyasi ve ayrı düşüncede farklı ideoloji mensubu kitlelerdede bu uç noktalarda örgütlü hareketler oluşabilir.Birde dış güçlerin bölgesel çıkarlarını dengelerde tutma çalışmalarının her türlü takviyeleri söz konusuysa gündemde olabilirler ve şiddete dönük güçleri fark edilebilecek boyutlarda yansımaları çok belirginleşe bilir.Burada Kürt kelimesini yerinde bulmuyorum.PKK denmeliydi.Devlet kurma teşebbüsünde olan çok az bir azınlık.Teröre ve anarşik hadiselere bulaşmış bir kesim ve zamanla Kürtlerle özdeşleştirilmişliği söz konusu. Kürtlerin büyük çoğunluğu devlet kurma gibi hayallerin isteklerin yanında değiller.Fakat kültürel ve anadillerindeki haklarının serbestinin yanındalar.Din kardeşliği onlar için çok öncelikli.Bir bakıma aynı poroblemleri söylemleştiriyoruz onlarla.Sadece onlar anadilde daha aktifler ve kültür,anadil yitirilme tespitini çok erken tespit etmiş durumdalar.Çok Kürt arkadaşım var çokta samimiyim.PKK taraftarı ve devlet kurma gibi hayelleri olmadığına inanıyorum.Ama kültürlerine ve anadillerine çok sahip bir halk.

_________________
Çerkes İsimleri Çerkes Kimdir

Çerkez Müzikleri - Kafkasya - Çerkez - Google - Çerkez İsimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Çerkes Sitesi - Circassain - Cerkes.Net - Çerkez Tavuğu - Adigece Sözlük - Sohbet


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ÇERKESLER TÜRK DEĞİLDİR!
İletiTarih: Çar May 13, 2009 5:35 am 
Çevrimdışı
Çaylak Üye
Çaylak Üye

Kayıt: Çar May 13, 2009 5:29 am
İleti: 11
Ana vatana donus konusunda benimde soylemek istediklerim var.Gerci herzaman donus deyince ornek gosterilen bir halktan bahisedecegim ama ,
.Yahudiler uzaktan gordugumuz ve okudugumuz kadari ile donus gudusunu ve heyecanini bizden farkli olarak dinlerinden alan bir halk,ama bu bile yeterli olamamis 2000 yil boyunca ,takii siyonizmin kurucusu sayilan Teodor Herzl'in 1897'de İşviçre'nin Basel Kentinde düzenlediği Siyonist Kongre'yle İsrail devletini kurma planlarıni ciddi anlamda faliyete gecirmesine kadar,ilk olarak dunyanin her yerinde Yahudilere mektup ile Israile donmeleri davetinde bulunulmus,ama bu davete katilim cok dusuk miktarda olmus,bunun uzerine Siyonistler daha sert onlemler almak zorunda kalmislar ve bazi comple teorilerine gore 2.dunya savasi bile bu sebeple cikarilmis.Ve ikinci dunya savasinin hemen bitiminde 1947 yilinda Israil kurulmus.
Yani sonucta demek isteyecegim.donus gibi devletlesme gibi konular basit haklin kendi bireysel cabasi ile cozulebilecek konular olmadigi,bunun pratikte de boyle olamadigini 1990 li yillarda gorduk,anavatan Kafkasyaya donen az miktardaki insanimizin cogu oraya uyum saglayamadi.
Zaten tum bir haklin tamaminin cok keskin milliyetci olmasini ve herkezin ayni sekilde dusunmesini ve davranmasini beklemekte yanlis olur.Burada gorev ayni siyonizmde oldugu gibi halkin elit kimsinin organize hareketine dusuyor.Donus icin bir bireyin sebebi tamamen milliyetci duygular olurken digerinin sebebi daha rahat bir yasam olabilir.Iste bu organize elit gurub bunu iyice kavramali ve anlayisla karsilayip bu yonde cozumler uretmeli.Eger anavatanimizin sosyal ve ekonomik durumu bir isvicre gibi olsa idi herhalde hic kimsenin bir caba harcamasina gerek kalmadan buyuk cogunluk kendiliginden anavatana donerdi.Bizim de bu sartlari olusturmamiz gerekiyor ki insanlar geri donsunler.Bunun disindaki her hareket ve soz bence abesle istikaldir.
Konunun baska bir boyutu ise herkez anavatana donmek zorunda degil ve donemez.Bu ise eger iyi organize edilirse bence faydali bile olabilir.Turkiye,Suriye,urdun vb gibi ulkelerde yasayan organize olmus Cerkes topluluklari ticaret,lobicilik gibi konularda Anavatani besleyen damarlar olabilirler.
Ama buralarda asimilasyonu engellemek veya azaltmak icin yapilmasi gerekenler var.Anavatan disinda yasayan Cerkes toplumlarini icinde bulunduklari toplumlardan koparmadan belki sehir icindeki mikrorayonlarda belki sehir yakinlarindaki koylerde kendi kulturlerini yasatabilecekleri yasam alanlari olusturmak gerekecektir.Aslinda asimile olmaya yuz tutmus haklimizin kurtulusu bence sehirlere yakin Cerkes koylerinin ihyasinda yatiyor.Avrupa ve Amerikada oldugu uzere sehirlerin tum imkanlarindan yararlanan ama kendi icinde bir yasam tarzi olan modern cerkes koylerinin kurulmasi.Belki kapali devre cerkesce yayinlari olan,okullari spor salonlari ve Cerkes mimari ve geleneklerine gore revizyon edilmis koyler asimilasyon surecinin uzatilmasi icin faydali olabilirler.Ve tatli bir hayal gibi gozuken bu konular aslinda cok zor degil.

Hot Ersen


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 6 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 0.184s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.