21-27 MAYIS SÜRGÜN VE SOYKIRIM HAFTASI İLAN EDİLSİNMerkezi Ankara'da bulunan Birleşik Kafkasya Dernekleri Federasyonu 21-27 Mayıs
tarihleri arasının "Sürgün ve Soykırım Haftası" olarak ilan edilmesini istedi.
21 Mayıs yas günü münasebetiyle hazırlanan ve Birleşik Kafkasya Dernekleri
Federasyonu Genel Başkanı Ata Katı'nın imzasını taşır halde TBMM Başkanı, Siyasi
Parti Genel Başkanları, TBMM, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı, TBMM Dışişleri
Komisyonu Başkanı, TBMM, Adalet Komisyonu Başkanı ve milletvekillerine
gönderilen metinde, "Kafkasya’da 17. asırdan bu yana Rusya’nın uyguladığı
soykırım planlarını görmezden gelmenin suça iştirak sayılacağı" ifade edilerek
işlenen insanlık suçlarına karşı tepkisiz kalınmaması istendi. Metinde şu
görüşlere yer verildi:

145 yıl önce Rusya’nın Kafkasya’da askeri
hâkimiyeti tesis etmesinden sonra 21 Mayıs zafer günü olarak kutlanmaya
başlandı. Kafkasya’da yaratılan sürgün şartlarının sonucunda göçe zorlanan 1,5
Milyon insanın yarısına yakını çeşitli sebeplerle hayatını kaybetti. Üzerinde
Kafkasyalıların yaşadığı bir coğrafyada mutlak hâkimiyet sağlayamayacağını çok
iyi değerlendiren Rusya yetkilileri çeşitli bahanelerle Kafkas halklarını yok
etmek için soykırım planlarını zaman zaman uygulamaya koymaktadır. Bu cümleden
olarak: 21 Mayıs 1864 sürgününde 1,5 milyon kişi yurdundan sürülmüş ve bunun
yarısına yakını hastalık, açlık ve kötü yaşam şartlarından hayatını
kaybetmiştir. 3 Kasım 1943 sürgününde 120,000 Karaçay-Balkar Kazakistan ve
Kırgız step ve bozkırlarına sürülmüş ve 50,000 kişi hayatını kaybetmiştir. 23
Şubat 1944 tarihinde 700,000 Çeçen-İnguş yurtlarından edilmiş ve bunlardan
200,000’i Çeçenistan’a geri dönebilmiştir. Kırım Tatarlarının 18.asırda başlayan
sürgün ve soykırımı daha o yıllarda 1.5 milyon kişinin yurdundan edilmesine
sürgün, açlık ve hastalık nedeniyle bir çoğunun ölümüne sebep olmuştur. Soykırım
uygulamaları devam etmiş 18 Mayıs 1944 tarihinde 423100 kişi bir gecede Sibirya
steplerine sürülmüş bunların 200.000’i yolculuk sırasında ölmüştür. Aradan bunca
yıl geçmesine rağmen 1990 yılında 260.000 kişi Kırıma dönebilmiştir. Tatarlar
vatanlarında %10 azınlık durumuna düşmüştür. Bu uygulamalar yıllarca dünya
kamuoyunun bilgisinden gizlenmiştir. Kafkasya’da bölük pörçük suni bir
yapılanmayla kurulan devletçiklerde tüm Kafkas halkları azınlık durumuna
düşürülmüş, sürülen ve yok edilen halkların yerine Rus ve Kazaklar
yerleştirilmiştir. Eğer bu yapılanlar insanlığa karşı işlenmiş bir soykırım suçu
değilse neden yıllarca insanlık aleminin bilgisinden saklanmıştır? Bu
yetmiyormuş gibi 14 yıldır Çeçenistan’da uygulanan insanlık dışı uygulamalarla
250,000 den fazla insan hayatını kaybetmiştir. Bunun 100,000’e yakını çocuktur.
Bir neslin geleceği yok edilmiştir. Bunun adı hiç tartışmasız
soykırım-JENOSİT’tir. Eski Dünya’dan Amerika’ya göçenlerin yerlilere uyguladığı,
Fransa’nın Cezayir’de işlediği soykırım suçları ve Rusya’nın dönem dönem
uyguladığı bu suçlar dünyanın gündeminden düşmüş görünüyor. Ama olup olmadığı
kesinleşmemiş sözde Ermeni soykırımı, güçlü Ermeni Lobisi sayesinde, bu suçu
işlemiş bir çok ülke tarafından, kendi ayıplarını unutturmak istercesine tekrar
tekrar Türkiye’nin önüne utanıp sıkılmadan getirilmeye devam ediliyor. Yahudi
soykırımının gizli kalmış bir çok yönü zaman zaman kamu oyunda soru işaretleri
yaratsa da tescil edilmiş olduğu için İsrail Yahudileri insanlığa misilleme
yaparcasına Filistin’de ayni suçu işlemeye devam ediyor. Bunlar söz konusu
soykırım suçlarının herkesin gözü önünde işlenenleri. Kafkasyalılar ile onların
dostu olduğunu söyleyenler, asırlardır Kafkasya’da süren soykırımı dünyanın
gündemine getirmekte biraz geç kaldılar. Kafkasya’dan sürülen 1,5 Milyon insanın
yarısının yok olmasına neden olan büyük sürgünün yıldönümü olan 21-27 Mayıs
Tarihini SÜRGÜN ve SOYKIRIM HAFTASI olarak ilan edip bunu bütün dünyaya anlatmak
istiyoruz. TBMM’nin T.C vatandaşlarının hissiyatını dikkate alması, onların
düşünce ve duygularının yanında, tarihi gerçekleri de dile getirmesi ve ayni
zamanda tüm insanlığa örnek bir davranış sergilemesi açısından, soykırım
suçlarında zaman aşımı faktörünün dikkate alınmayacağı ilkesinden hareketle
Cezayir’de, Amerika’da, Avrupa’da, Filistin’de ve KAFKASYA’da uygulanan soykırım
suçlarının lanetlenmesi istikametinde bir karara varması, Meclisin saygınlığına
yaraşır bir davranış olacaktır. Olup olmadığı kesinlik kazanmamış bir olayla
ilgili olarak, Fransız, Amerikan ve diğer Avrupa ülkeleri parlamentolarının
diline doladığı sözde Ermeni soykırımına ilişkin ulu orta kararların alındığı şu
dönemde, canlı uygulaması ile Kafkasya’da halen devam eden ve 17. asırdan beri
Rusya’nın uyguladığı soykırım planlarını görmezden gelmek de suça iştirak
sayılır. Bu nedenle tepkisiz kalmamalıyız. Sayın, — TBMM Başkanı, — Siyasi Parti
Genel Başkanları — TBMM, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı, — TBMM, Dışişleri
Komisyonu Başkanı, — TBMM, Adalet Komisyonu Başkanı, ve Sayın Milletvekilleri,
Düşüncelerimizi paylaştığınızı, ancak; uygun bir konjonktür yakalandığında bunu
Dünya kamu oyunun gündemine taşımak için bir siyasi iradeye sahip olduğunuza
inanmak istiyoruz. 21-27 MAYIS SÜRGÜN VE SOYKIRIM HAFTASI nedeniyle
yayınladığımız bildiri ekte sunulmuştur.
GereÄŸini arz ederim.
Eki: KAFKASYA’DAKİ
SOYKIRIM DÜNYACA TANINMALIDIR.
M.Ata KATI
BirleÅŸik Kafkas Dernekleri Federasyonu
Genel Başkanıuzunyayla