Marmara Bölgesi Yurtseverlerinden Kamuoyuna Duyuru Bilindiği üzere Bursa Kafkas Derneği, 17 Ekim 2010 Pazar günü yapılan Genel Kurulda ismini
Bursa Çerkes Kültür Derneği olarak değiştirdi. Birçokları belki de “
bu da nereden çıktı böyle durup dururken?” diye düşündü, ama biz yaklaşık bir yıldır kendi içimizde bu konuyu tartışıyorduk . Hatta yalnız Bursa’da değil, Marmara bölgesindeki diğer Kafkas Kültür Derneklerinde de yaşanan gelişmeleri dikkatle izliyorduk.
Temelde inancımız dünyadaki ve anavatanımızdaki gelişmelere varolan kurumlarımızla ayak uyduramadığımız,
Kafkas Kültür Dernekleri ile sorunlarımıza çözüm bulamayacağımız şeklinde idi. Bir politika değişikliğine gitmeliydik ve buna da
Adıge halkını temsil yeteneği olan ve anavatanımızdaki örgütlenmelere paralel örgütlenmeleri ve kurumları yaratarak başlamalıydık.
Bu anlamda taktik stratejik bir yeniden yapılanma ile
Çerkes=Adığe tarihsel gerçekliği ışığında mevcut yapılanmaların aslına döndürülerek
Çerkes = Adığe halkının uluslaşma sürecine ve diasporanın bilinçlenmesine öncülük yapması anlamında değişimin gerekliğine inanıyorduk.
Bursa’da değişikliğin altında yatan asıl etken biraz da kendini son gelişmelerle dayatan bu inançtı.
Açıkça söylemek gerekir ki herkes bizim gibi düşünmüyordu, bizim gibi düşünen herkes de bizim gibi
kesin inançlı ve kararlı değildi. Doğruyu söylemek gerekirse biz de değişimi gerçekleştirecek politikanın pratikteki olası inceliklerini yeterince bilmiyorduk.
Dün Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun internet sayfasında Bursa’daki Bölge Toplantısı ile ilgili
haberi okuyunca
şaşırdık, irkildik. Bütün tartışmalar boyunca biz hiçbir yerde Kaf Fed’in sitesinde alınmış bir kararmış gibi aktarılan:
“Kimlik meselesine bakış ve değerlendirme anayurtta ve diasporada farklılıklar gösterebilir. Bu durum bizim dışımızdaki diasporik halklar içinde geçerlidir. Anayurtlarından birlikte sürülmüş, yakın köyler kurarak birbirine tutunmaya ve ayakta kalmaya çalışmış, Türkiye’de ulus-devlet yaratma sürecinde aynı baskılara maruz kalmış, örgütlerinde asimilasyona karşı birlikte direnmiş, aynı düğünlerde aynı oyunları oynamış halkların tek kimlik çatısında bir araya gelmeleri son derece doğaldır.
(…)
Bursa,
KAFKUR, KAFDER, KAFFED süreçlerinde aktif olarak yer almış, merkezi örgütlenmenin her zaman yanında olmuştur. Federasyonumuzun, kuruluşunda kabul ettiği ve halen internet sitesinde duyurduğu ilkelerinin savunucusudur.” gibi
sözleri sarfetmedik.
Genel Kurulda da asla böyle bir şey söylenmedi ve savunulmadı; hatta bu bağlamıyla bir tartışma gündem bulmadı.
Şimdi sanki böyle bir karar varmış gibi anlatılmış. Dahası Adıgey Adığe Xase Başkanı Arambıy Hapae’nin açıklaması okundu diyerek kamuoyu yanıltılmakta, sanki Hapae’nin de bu son durumu desteklediği gibi bir görüntü yaratılmakta.
Altını çizerek söylürüz ki
Kaf Fed sitesindeki bu ifadeler hiçbir şekilde genel kurulda sarf edilmemiş, tamamen kurmaca bir şekilde bazı ekabirlerin talimatıyla masabaşı uydurması olarak gerçekleştirilmiştir.
Biz anavatanımızın bizden ulusal kimliğimize sahip çıkmamızı istediklerini, ulusal kimliklerimizle örgütlemmemiz gerektiğini istediklerini biliyoruz. Çabalarımız da bu yöndeydi. Sayın Sohte Asker de birkaç ay önce çıkan kanundan faydalanabilmemiz için isim konusunda bir açık netliğin olması gerektiğini defaatle belirtmiş bu konuda açıkça
Çerkes tanımından kastın Adığe olması gerektiğini bütün dialog ve beyanatlarında vurgulamıştır.
Başta
Şamil Jane’nin ve Başkanımız
Sehuete Filiz ’in her tarafa
mavi boncuk dağıtarak süreci kontrolleri altında tutmaya çalıştıklarını, asıl niyetlerinin
Kafkas=Çerkes ve Çerkes=Herkes; dolayısıyla Çerkes=Herkes’tir mantığıyla Bursa Kafkas Kültür derneği’nin adını Bursa Çerkes Kültür Derneği olarak değiştirmek istediklerini anlayamadık.
Genel kuruldan önce kurulan sosyal baskıyı genel kurul öncesi ve sonrasında da hep beraber gözledik.
Buna rağmen kendilerine güvendik, inandık. Bizlere oyun oynayacakları aklımıza gelmedi. Hangi korkuyla, vaadle ya da tehtidle asıl mecradan uzaklaştıklarını ya da uzaklaştırıldıklarını sormak ve sorgulamak bundan sonra
Bursa Yurtsever Çerkeslerinin önceliği olacaktır.
Sesimiz olan arkadaşlar da ne yazık ki bu politik ayak oyunlarını farkedemediler. Yeterli karşı duruşu, metaneti, direngenliği gösteremediler. Onlar da Çerkes adının alınması ileri bir adımdır teziyle ikna edildi; hatta bunu savunmaya memur kılındılar.
Sitenizden yapılan uyarıları, Anavatan Xaseleri’nden gelen açıklamaları, Başkan’ın mesajını içeriği itibariyle iyi okuyamadılar. Sayın
Hapae Arambiy, Filiz Hanımın bizzat şahsına bir
mesaj göndermişken bu geçiştirildi, gündeme alınmadı.
Bütün bu gelişmelere rağmen kamuoyunun şunu bilmesini istiyoruz:
Bizler Çerkesya Yurtseveriyiz ve Cherkessia.net de bizim sesimizdir. Bazı hassas dengeleri gözetmek, kimseyi incitmemek için bazı gerçekleri yeterince güçlü dile getirmediklerini sanıyoruz.; ama bu yaşananlar bize ders oldu. Umarım siteniz de gerekli değerlendirmeyi yapar.
Suna da inaniyoruz:
Çerkes=Adığe diye açıkca ilan edilmemişse de fotoğrafta da görüldüğü gibi
Bursa Çerkes Kültür Derneği Adığe bayrağının, bayrağımızın altında birleşmiştir. Ve bunu hiçbir güç değiştiremeyecek.
Onlar Çerkes’i nasıl tanımlarlarsa tanımlasınlar, dünya Çerkes’in Adıgeler olduğunu biliyor. Ve buradan yükselen her
Çerkes haykırışı, dünyadan Adıge olarak anlaşılacak, geri dönecektir.
O
fotoğrafa rağmen Bursa’da herkes Çerkes tanımını kabullenecek, diğer Kafkas halkı mensubu kimseleri de bulamayacaklardır. Ucuz politika ve tutarsız yaklaşımlar
Çerkes Yurtseverleri kadar kendisine mavi boncuk dağıtılan kimseler tarafından da dikkatle izlenmiştir; kimsenin buna şüphesi olmasın. Çelişki gözlerden kaçamayacak kadar vahim boyuttadır.
Ve göreceksiniz, bundan sonra isim-politika değişikliğine gidecek derneklerimiz bizim eksiklerimizden, yanlışlarımızdan dersler çıkaracak ve ulusal örgütlerimizi yaratma mücadelemizi hızlandırmak için isimlerini
Çerkes (Adığe) Kültür Dernekleri olarak değiştirecekler.
SaygılarımızlaMarmara Bölgesinden Bir Grup Çerkesya Yurtseveri ve Cherkessia.net Okuru27 Ekim 2010