|
Çerkes Hakları İnisiyatifi'nden Kamuoyuna Duyuru!
Çerkes Hakları İnisiyatifi'nin 24 Temmuz 2011 tarihinde Eskişehir'de yapmayı planladığı Çerkes Hakları Mitingi, Eskişehir Valiliğinin aldığı 'uyduruk gerekçeli' bir kararla program tarihine 9 gün kala iptal edilmiştir.
Saygıdeğer halkımız!
Türkiye önemli bir dönemeçte bulunuyor. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde uluslararası sahnede zengin ve güçlü bir devlet olarak yer alabilmesi, toplumla arasındaki sorunlarını halledip, ülke içi barış ve huzuru temin edebilmesine bağlıdır.
Fakat görünen odur ki iş başında bulunan bazı basiretsiz yöneticiler sebebiyle Türkiye bu huzur ve sükunu kolay kolay sağlayamayacaktır.
Gösterilen bütün gayretlere rağmen, işbaşındaki bu basiretsiz yöneticiler devletle-toplum arasındaki fay hattını sürekli canlı tutmakta, vatandaşla devletin kucaklaşmasına fırsat vermemektedir.
Hukuk, töre veya başka bir yaptırım gücüyle sınırlanmayan, bu yüzden de devlet kudretini istedikleri zaman, diledikleri gibi kullanılabileceğini zanneden bu ilkel ve ilkesiz yöneticiler, takındıkları tutum ve tavırlarıyla toplumu her fırsatta provoke etmekte, devletine küskün vatandaş sayısını her geçen gün daha da artırmaktadır.
En büyük despotların yaşadığı geçen yüzyıldan günümüze kalma bu zihniyetteki yöneticiler, maalesef hala kendilerine devlet içinde yer bulabilmektedir.
Bu basiretsiz ve yeteneksiz yöneticilerin tamamının ortak özelliği ise devleti babalarının çiftliği sanmalarıdır.
Halkın yararına hizmet üretmeleri ve halktan gelen hizmet taleplerini koordine etmeleri için mevkilerine verilen yetkileri, vatandaşlarını ezmek ve sindirmek, haklarını kullanmasını engellemek, kendi doğrularını dayatmak,... için kullanan bu yeteneksiz yöneticiler ülkedeki huzursuzluğun baş müsebbibidir.
Saygıdeğer Halkımız!
Çerkes Hakları İnisiyatifi'nin 24 Temmuz 2011 tarihinde Eskişehir'de yapmayı planladığı Çerkes Hakları Mitingi, gerekli izinler alındıktan üç hafta sonra Eskişehir Valiliğinin aldığı “uyduruk gerekçeli” bir kararla program tarihine 9 gün kala iptal edilmiştir.
Tebligata yazılan iptal gerekçesi tam bir komedidir; ki aynen şöyle: “İlimiz iç ve dış turizm bakımından önemli bir merkez haline geldiğinden, içinde bulunduğumuz bu turizm mevsiminde, özellikle Cumartesi ve Pazar günleri tur otobüsleri ile gelen yerli ve yabancı turistlerce Odunpazarı meydanında geziler düzenlendiğinden ve açık hava toplantısı düzenlenmek istenilen alan, tarihi yerlerin, müzelerin ve turistlerin rağbet ettiği mekanların olduğu bölge olduğundan, ekonomik ve kültürel bakımdan önem arz eden Odunpazarı Meydanı'nda 24/07/2011 tarihinde “Çerkezlerin Kültürel Hakları” konulu Açık Hava Toplantısı düzenlenmesine Valilik Makamı'nın 13/07/2011 gün ve 943 sayılı olurları ile izin verilmemiştir.”
Haziran seçimleri öncesinde Odunpazarı'nda 100 binlerce kişinin toplandığı mitingler turizmi etkilemedi de, Çerkeslerin yapacağı birkaç bin kişilik mitingler mi turizm sektörünü etkileyecek? Bu gerekçeyi okuyan da sanır ki Eskişehir'e her gün turist yağıyor.
Ve yahut da sanır ki Eskişehir'in Odunpazarı mevkii, İstanbul'un İstiklal Caddesi'nden daha hareketli bir yerdir...
İnsanların adeta biribirine çarptığı İstiklal Caddesi'nde günde 10 civarında toplumsal gösteri düzenleniyor ve problem olmuyor da, Eskişehir Odunpazarı Meydanı'nda niçin problem olsun? Bu gerekçe inandırıcı olmadığı gibi komik de.
Saygıdeğer Halkımız!
Bu gerekçeler tarafımıza tebliğ edildikten sonra iptalin esas gerekçesini öğrenmek üzere girişimlerde bulunduk. Emniyetin ilgili birimlerindeki yetkililer ısrarlı sorularımıza karşılık bunun “Valiliğin kararı” olduğunu, gerekçesinin de yazıda ifade edildiği gibi olduğunu söylediler. Bütün ısrarımıza rağmen soğukkanlılıklarını ve nezaketlerini bozmadılar.
Bunun üzerine iptal bildiriminde imzası olan Vali Yardımcısı Aydın Tefikoğlu'na yöneldik. Tefikoğlu -buraya utanarak yazıyoruz- imzaladığı evrakın mahiyetini bilmediğini, yazılı olarak önüne geldiğini, kendisinin sadece parafe ettiğini söyledi. “Sizin mahiyetini bilmeden attığınız imza ile bizim miting hakkımız buhar oldu, şimdi ne olacak?” diye sorduğumuzda sadece aynı şeyleri tekrar ederek, “Ben evveliyatına dair bir şey bilmiyorum, önüme geldi sadece imza attım” dedi.
Birkaç kez üstelememize rağmen farklı bir cevap alamayınca, bu çıldırtan diyaloğu bıkkınlık verdiği noktada kesip attık.
Daha sonra cep telefonu üzerinden Eskişehir Valisi Mehmet Kılıçlar'a ulaştık. Zamanının müsait olduğunu öğrenip, iznini aldıktan sonra bir dakikada ÇHİ olarak Çerkeslerin kültürel haklarının korunması talebiyle Ankara ve İstanbul'da iki miting yaptığımızı, Eskişehir için de girişimde bulunduğumuzu, önce kabul edilen miting talebimizin alanın turizm bölgesinde olması gerekçe gösterilerek bugün iptal edildiğini, bu iptali içimize sindiremeyeceğimizi, demokratik haklarımızın engelenmemesi gerektiğini söyleyerek yardımcı olmasını istedik.
Vali bey bizi çevresindeki memurlarla karıştırmış olmalı ki birden celallendi ve dozajını sürekli artırdığı zılgıt tonuyla şöyle bir diyalog geliştirdi:
“Miting için izin kağıdınız var mı kardeşim elinizde” “Evet var” “Nasıl var?” “Valilik imzalı olarak var” “Siz kimsiniz kardeşim, niçin Eskişehir'e geliyorsunuz, miting falan deyip de niçin ortalığı karıştırıyorsunuz. Zaten ortam gergin, görmüyormusunuz ortalıkta 13 tane cenaze var...” “Sayın Valim biz bu mitingin iznini o 13 kişi ölmeden önce almıştık...” “Ölmedi lan ölmedi. Sen daha ölüyle şehit arasındaki farkı bilmiyorsun. Ben size Eskişehir'de miting falan yaptırmam. Bir daha da beni aramayın...” “Vali bey sizi Çerkes halkına şikayet edeceğiz...”
Son cümlemizi duydu ya da duymadı, vali bey telefonu yüzümüze kapattı.
Vali bey bir devlet adamı; ancak devlet adamlığını gösteremedi. Bize, yazdıkları iptal metninin gerekçesini açıklayıp ikna etmek yerine, farklı gerekçeler öne sürerek zılgıt atıp sindirme yoluna gitti. Yani tam bir despot ve basiretsiz yönetici tavrı sergiledi. Nedir o tavır: “Kanun benim, benim dediğim olur!”
Aynı zamanda Tokatlı bir Adige olduğunu öğrendiğimiz Vali bey asgari Çerkes nezaketini de gösteremeyerek artık Çerkes kimliğinden soyunduğunu da fiilen göstermiş oldu.
Saygıdeğer Halkımız!
Çerkes Hakları İnisiyatifi olarak, Takındığı “kanun benim” diyen despot tavrıyla demokratik haklarımızı gasp eden; Nezaketsiz üslubuyla devlet kapısına gelmiş bir vatandaşa göstermesi gereken asgari saygıyı dahi esirgeyen Eskişehir Valisi Mehmet Kılıçlar'ı şiddetle kınıyor; “kraldan çok kralcılıkla” kazanılan rütbelerin kimsenin nezdinde bir anlam ifade etmeyeceğini kendisine hatırlatıyoruz.
Böyle adaletsiz ve kaba tavırlarla kimseyi hak bildiği yoldan çevirmeye gücünün yetmeyeceğini de ayrıca bilmesini istiyoruz.
Bilinsin ki, kimse Çerkes halkının var olma mücadelesini engelleyemez! Bilinsin ki, kimse demokratik haklarımızı kullanmamıza mani olamaz! Bilinsin ki, kimse mitinglerimizi iptal ederek haklarımızı takip etme irademizi yok edemez! Bilinsin ki, başladığımız Çerkes Hakları Mitingleri'ni seri halde devam ettirecek, bütün Çerkes yoğun vilayetlerde tek tek hayata geçireceğiz.
Uğradığımız bu haksızlıktan sonra daha da inanmış ve bilenmiş olarak haykırıyoruz:
Yaşasın dilimiz! Yaşasın kültürümüz! Yaşasın Çerkes kalma mücadelemiz!
ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ
_________________ Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski
|