|
Nisa Suresindeki “çok eşlilik ayetleri” diye bilinen ayetler: Nisa suresinin ilk 6 ayetini özellikle de 3. ayetini incleyelim. Kimlere hitab ediliyor? Bu ayetlerde açıkça hitap tüm İnsanlaradır (Ey insanlar!) (يَا أَيُّهَا النَّاسُ) (Ya eyyühen nas!) Hitab edilenler toplumun tüm bireyleridir. Konu nedir? Toplumda bulunan zayıflara, yetimlere karşı merhamet, şefkat ve somumlulukla davranmak konusu. “Yetimlerin hakları”
İlk ayette bizleri bir tek nefsten yaratan Allah’a karşı gelmekten sakınmamız söylenirken bu bir tek nefsten eşinin de yaratıldığı anlatılmaktadır. Ve her ikisinden birçok erkek ve kadın meydana getirip yaydı diyerek anlatılacak olan konuya güzel bir giriş yapılmakta. Ayet 4:2
Buradaki en önemli can alıcı nokta yetimlerin “malları”, hakları ve çıkarlarıdır. Yemilere zamanı geldiğinde mallarını vermeliyiz. Yetimlerin temizi olan mallarını pis olanla değiştirmememliyiz. Bunu yapmak büyük bir günahtır.
Buna benzer başka Kuran ayetlerinde de anlatıldığı gibi ana tema yetimlere karşı adaletli davranmak onların mallarını idare ettmek koruyup kollamaktır.
4:10 Gerçekten, yetimlerin mallarını zulmederek yiyenler, karınlarına ancak ateş doldurmuş olurlar. Onlar, çılgın bir ateşe gireceklerdir.
6:152 ve rüşd yaşına erişmeden önce yetimin mal varlığına onun iyiliği için olmadıkça- dokunmayın…
17:34 Yetimin malına, kendisi erginlik çağına varıncaya kadar, onu değerlendirmek amacı dışında sakın yaklaşmayın….
18:82 Ve duvara gelince; duvar o kasabada yaşayan iki yetim oğlan çocuğuna aitti ve altında (hukuken) onların olan bir hazine (gömülüydü). Onların babası dürüst ve erdemli biriydi; bunun içindir ki, Rabbin onların erginlik çağına eriştiklerinde o hazineyi Rabbinden bir bağış olarak kazıp çıkarmalarını irade etti. (Dolayısıyla,) ben (bütün) bunları kendiliğimden yapmadım: Senin sabır göstermediğin (olayların) iç yüzünün gerçek anlamı işte budur."
Şimdi bakalım 4:3 ayeti gerçekten çok evlilikle ilgili midir?
Öncelikle şunu belirtmektre fayda vardır:” Ne-Ke-Ha” kök kelimesinden türeyen birden fazla fiil vardır.
Nekeha = evlenmek Enkiha = evlendirmek İstenkeha = evlenmek istemek
Enkiha fiili tek “fe” bağlacı ile bağlandığında (4:3 ayetinde olduğu gibi “feinkihu” فَانْكِحُوا ) hem “evlenin” ve hem de “evlendirin” anlamına gelebilir. Bunlardan hangisi olduğunu anlamak için siyaka yani konunun ne olduğuna bakmak lazım.
“Nekeha” kelimesi (evlenmek) 2:221, 2:230, 4:22, 24:3, 33:49, 33:53, 60:10. ayetlerinde geçer. “Enkiha” (evlendirmek) kelimesi 24.32 ve 28:27 ayetlerinde geçer.
24:32 Ve içinizden bekar olanları ve kadın ya da erkek hizmetkarlarınızdan (evlenmesi) uygun olacak olanları evlendirin. (Evlenmeye niyeti olanlar) yoksul iseler, (bu sizi kaygılandırmasın,) Allah onları lütfuyla destekleyecektir. Çünkü, Allah her şeyin aslını eksiksiz bilmekte (ve bu itibarla herkesi bağış ve kayrasıyla) kuşatmaktadır.
4:3 Ayetinin analizi:
4:3 “Ve in hiftüm illa tuksitu fil yetama” وَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامَى: Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız.
Ayetin bu kısmı en önemli kısım olmasına rağmen çoğu tefsirciler tarafından ihmal edilir.
“Yetimlere (kız ve erkek yetimlere) adaletli davranmak” demek onlara karşı şefkatli olmak onlara bakmak, onları geçindirmek, ve miraslarını korumak ve idare etmektir.
4:3 ” feinkihu”: فَانْكِحُوا ” Bu kelime hemen hemen tüm meallerde “evlenin” anlamında tercüme edilir. Ama buradaki anlamı “evlenin” değil “evlendirin” dir. Bunun açıklamasını yapacağım.
4:3…“ ma tabe lekum” مَا طَابَ لَكُمْ: Bu terim: “size helâl olan” veya “sizin için temiz kılınan” şeklinde tercüme edilmekteler. Bu tercümeler yanlıştır ve Kuran’da çelişki yaratmaktadır. Hemen bundan sonraki ayette aynı kelime “taba” (طَابَ) kelimesi kullanılmaktadır.
“fe in tibne leküm an şey'im minhü nefsen” = ama eğer onlar, kendi rızalarıyla bir kısmını size bırakırlarsa
Bu ayette de “ ma tabe leküm” “size rıza gösterenler” anlamındadır. Veya “yapılan teklife rıza gösterenler” anlamındadır.
4:3…” minen nisai مِنَ النِّسَاء”: “Kadınlardan”, Burada bahsi edilen kadınlar 4:127 ayetinde de açıklandığı gibi “yetimlerin anneleri”dir. Başka kadınlar değildir.
4:3…” mesna ve sülase ve ruba' مَثْنَى وَثُلَاثَ وَرُبَاعَ” bu terim 35:1 ayetinde de kullanılır ve anlamı ikişerli, üçerli ve dörderli gruplar halinde demektir. Bu terim yerine çoğu mealciler tarafından istedikleri anlamı çıkarabilmek için iki, üç ve dört kadın diyerek çevirmektedirler. Bunların ikişerli, üçerli, dörderli hatta beşerli ve altışarlı… gruplar halinde evlendirildiklerini örtbas etmektedirler. 4:3…” fe in hiftüm ella ta'dilu فَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تَعْدِلُوا” Şayet (onları ikişerli, üçerli gruplar halinde evlendirirken) adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız.
4:3… “fe vahideten فَوَاحِدَةً”: o zaman sadece bir tanesini (muhsan olanlara) 4:3….“ev ma leleket eymanüküm أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ”: veya ma leleket eymanükümdan bir tanesini (muhsan olmayanlara) “ma leleket eymanükü” (MMA): Kuran’de sık şeçen bu terim asla savaş tutsaklarına, kölelere veya cariyelere vrilen bir isim değildir. Bunlarla kesinlikle alakası yoktur. 4:3…. “zalike edna ella teulu ذَلِكَ أَدْنَى أَلَّا تَعُولُوا : böylesi kendinizi (mali) zoluklara koymanızdan daha iyidir.
Ayetin meali şöyle olur:
Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, yetim annelerinden size rıza gösterenleri ikişer, üçer, dörder evlendirin. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tekini yahut yeminlerinizin sahip olduklarından birirni evlendirin. İşte bu, mali zorluklara sapmamanız için en uygun yoldur.
_________________ ... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…
|