Tlepsh yazdı:
iisgor yazdı:
Oysa Allah vardır ve VARLIK olarak yarattığı herşeyi , kendi Varlığını kullanarak yaratmaktadır. Kendisinden başka yaratmadığı hiçbir şey olmadığına göre , yaratılanların hepsi ALLAH'ın VARLIĞINDAN yaratılmışlardır. Bizim algılayabildiğimiz anlamda ALLAH HAYY'dır , DİRİDİR. Cansızlık olamaz , var olan her şeyi yaratan ALLAH , herşeyi canlı/diri olarak yaratmıştır.
Fizik ötesini algılayamadığımızı düşünerek canlı cansız ayırımına konu olan farklı yaşam formatlarını görmezden gelerek tek tanımlar yaparak (canlı/cansız gibi) bilimciler ve yaratılışcılar aynı hatada buluşmaktadırlar.
Sayın İşgör,
Bu söyledikleriniz doğrultusunda aşağıdaki ayetlerde geçen şu terimleri nasıl açıklayabiliriz?:
• Her canlı şeyi sudan oluşturduk (her şey sudan mı oluşturuldu)
• O hiç ölmeyecek diriye (yani ölecek olan diriler de var)
• Diriyi ölüden çıkarır O, ölüyü diriden çıkarır. (Her şey canlı/diri olarak yaratılmış ise ölü nedir?)
21. sure 30. ayet
Okunuşu:
E ve lem yerallezine keferu ennes semavati vel erda kaneta ratkan fe fetaknahüma ve cealna minel mai külle şey'in hayy e fe la yü'minun
Y.N. Öztürk
O küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık. Her canlı şeyi sudan oluşturduk. Hâlâ iman etmeyecekler mi?
25. sure 58. ayet
Okunuşu:
Ve tevekkel alel hayyillezi la yemutü ve sebbih bi hamdih ve kefa bihi bi zünubi ibadihi habira
Y.N. Öztürk
O hiç ölmeyecek diriye, o Hayy olana dayanıp güven, O'nu överek tespih et. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.
30. sure 19. ayet
Okunuşu:
Yuhricül hayye minel meyyiti ve yuhricül meyyite minel hayyi ve yuhyil erda ba'de mevtiha ve kezalike tuhracun
Y.N. Öztürk
Diriyi ölüden çıkarır O, ölüyü diriden çıkarır. Ölümünün ardından toprağa hayat verir. Siz de işte böyle çıkarılacaksınız.
Sayın Tlepsh
Konu ile ilgili bazı ön kabulleri sıralamak gerekiyor. Gerçi , herhangi bir bilimsel veya ilmi kariyer sahibi olmadığım için yazacaklarım maalesef deneysel sonuç değildir. Ancak gözlemler üzerine yapılmış akıl yürütmelerimdir. Daha önce de belirttiğim gibi arapça bilmediğimi yine açıklıyayım bu nedenden dolayıdır ki Kur’an ı Kerim’den alıntıladığınız kavramları arapça bilgisi ile değil de akıl yürütmelerim ile yanıtladığımı bilmenizi isterim.
Yine daha önce yazdığım gibi Kur’an ayetlerinin statik olarak bir anlama sahip olması zaten Kur’an ı Kerim’in bütün zamanların kılavuzu olması mantığına ters düşer. Kur’an ı Kerim’de canlıdır , O da yaratılmıştır , Onu da yaratan , her şeyi yaratan ALLAH’tır.
Benim ilk kabulüm her şeyi yaratan ALLAH’tır. O halde her şeyden önce ALLAH vardır ve yaratmadığı hiçbir şey yoktur. Kendisinden başka hiçbir şey olmadığından , yarattığı her şeyi yaratırken Kendisini kullanmakta , Kendisini biçimlendirmektedir.
Kur’an ı Kerim’de sizin alıntıladığınız ayetlerde insanın yaratılışında apaçık ayetlerde insanın gözlemleyebileceği oluşları örneksemektedir. Ölü , diri ve su veya çamur gibi kolay gözlemlenebilen kavramlar kullanılmıştır. Ama RUH konusunda gözlemliyemiyeceğimiz içindir ki örnekseme yapılmamıştır. Yaratıcı olan ALLAH , yaratımın her safhasının şahidi bizzat Kendisi olduğundan tekamülümüzün üst seviye gözlemlerine ait kavramları birincil anlamlarda yüklememiştir. Ancak AKIL , bilimde yol katettikçe yani ALLAH’ın öğrettiklerini öğrendikçe üst tekamül seviyelerine ait kavramların anlamlarını Kur’an ı Kerim’de bulacaktır.
Örneğin ; “ her canlı şeyi sudan oluşturduk.” Ayetinde su yerine hidrojen ve oksijen de kulanabilirdi ama kullanmamış! Çünkü oksijen ve hidrojen kolaylıkla gözlenemediği için ayet anlamsızmış gibi olurdu. Hatta madem oksijen ve hidrojenden bahsediyor neden atomdan , elektrondan ve kuarktan v.s. den bahsetmemiş de denilebilirdi.. Gerçekte tabiidir ki bütün bunlardan neden bahsetmemiş olsun! Mutlaka vardır ama bütün bu anlamları kavramları bugün bu seviyede idrak etmeği beklemek , okuma yazma bilen herkesin üniversitede hocalık yapabileceğini kabul etmek olur.
Materyalist bilim atom altı parçacıkların tespit edildiği andan itibaren , daha önce herşeyin madde olduğunu iddaa ederken şimdi maddenin tanımını yapmaktan aciz duruma düşmüştür.Uzayda yer kaplayan ve en küçük bölünmez parçası atom olana madde denir tanımını yaparken uzayın nerede olduğu sorusuna yanıt bulmamaktadır. Aynı madde tanımını , atom altı parçacıklar için kullanamamaktadır. Atom altı parçacıklar madde değil midir , değilse nedir ? Materyalist bilim varacağı son kerteye varmış beklemektedir!! Kuark altı parçacıklara ve onların da alt parçacıklarına gelindiğinde mi secde edeceklerdir , dersiniz? (devam edeceğim )