Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Per May 24, 2012 5:40 pm


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 30 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: MELEK
İletiTarih: Cum May 14, 2010 9:38 am 
Çevrimdışı
Onursal Üye
Onursal Üye
axakuyt aştıbj

Kayıt: Cum Ağu 01, 2008 8:09 am
İleti: 4520
abrek80 yazdı:
deli bi abhazım işte


vudidihas..şeyşa..

Surprised arı yızzagi kabardey...sara yaassarizi Laughing Laughing

_________________
SOYLU SEVDAM....
CAPA CAпсуоуп
cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk makale link sohbet chat izle uzunyayla download kimdir nedir nasıl kabardey besleney şağsığ abzeh abzex hatukoy ubıh elbruz mit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: MELEK
İletiTarih: Cum May 14, 2010 3:20 pm 
Çevrimdışı
Acemi Üye
Acemi Üye

Kayıt: Çar Arl 23, 2009 12:59 am
İleti: 180
Tlepsh yazdı:
iisgor yazdı:
Oysa Allah vardır ve VARLIK olarak yarattığı herşeyi , kendi Varlığını kullanarak yaratmaktadır. Kendisinden başka yaratmadığı hiçbir şey olmadığına göre , yaratılanların hepsi ALLAH'ın VARLIĞINDAN yaratılmışlardır. Bizim algılayabildiğimiz anlamda ALLAH HAYY'dır , DİRİDİR. Cansızlık olamaz , var olan her şeyi yaratan ALLAH , herşeyi canlı/diri olarak yaratmıştır.

Fizik ötesini algılayamadığımızı düşünerek canlı cansız ayırımına konu olan farklı yaşam formatlarını görmezden gelerek tek tanımlar yaparak (canlı/cansız gibi) bilimciler ve yaratılışcılar aynı hatada buluşmaktadırlar.


Sayın İşgör,
Bu söyledikleriniz doğrultusunda aşağıdaki ayetlerde geçen şu terimleri nasıl açıklayabiliriz?:

• Her canlı şeyi sudan oluşturduk (her şey sudan mı oluşturuldu)
• O hiç ölmeyecek diriye (yani ölecek olan diriler de var)
• Diriyi ölüden çıkarır O, ölüyü diriden çıkarır. (Her şey canlı/diri olarak yaratılmış ise ölü nedir?)



21. sure 30. ayet

Okunuşu:
E ve lem yerallezine keferu ennes semavati vel erda kaneta ratkan fe fetaknahüma ve cealna minel mai külle şey'in hayy e fe la yü'minun

Y.N. Öztürk
O küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık. Her canlı şeyi sudan oluşturduk. Hâlâ iman etmeyecekler mi?


25. sure 58. ayet

Okunuşu:
Ve tevekkel alel hayyillezi la yemutü ve sebbih bi hamdih ve kefa bihi bi zünubi ibadihi habira
Y.N. Öztürk
O hiç ölmeyecek diriye, o Hayy olana dayanıp güven, O'nu överek tespih et. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.


30. sure 19. ayet

Okunuşu:
Yuhricül hayye minel meyyiti ve yuhricül meyyite minel hayyi ve yuhyil erda ba'de mevtiha ve kezalike tuhracun
Y.N. Öztürk
Diriyi ölüden çıkarır O, ölüyü diriden çıkarır. Ölümünün ardından toprağa hayat verir. Siz de işte böyle çıkarılacaksınız.


Sayın Tlepsh

Konu ile ilgili bazı ön kabulleri sıralamak gerekiyor. Gerçi , herhangi bir bilimsel veya ilmi kariyer sahibi olmadığım için yazacaklarım maalesef deneysel sonuç değildir. Ancak gözlemler üzerine yapılmış akıl yürütmelerimdir. Daha önce de belirttiğim gibi arapça bilmediğimi yine açıklıyayım bu nedenden dolayıdır ki Kur’an ı Kerim’den alıntıladığınız kavramları arapça bilgisi ile değil de akıl yürütmelerim ile yanıtladığımı bilmenizi isterim.

Yine daha önce yazdığım gibi Kur’an ayetlerinin statik olarak bir anlama sahip olması zaten Kur’an ı Kerim’in bütün zamanların kılavuzu olması mantığına ters düşer. Kur’an ı Kerim’de canlıdır , O da yaratılmıştır , Onu da yaratan , her şeyi yaratan ALLAH’tır.

Benim ilk kabulüm her şeyi yaratan ALLAH’tır. O halde her şeyden önce ALLAH vardır ve yaratmadığı hiçbir şey yoktur. Kendisinden başka hiçbir şey olmadığından , yarattığı her şeyi yaratırken Kendisini kullanmakta , Kendisini biçimlendirmektedir.

Kur’an ı Kerim’de sizin alıntıladığınız ayetlerde insanın yaratılışında apaçık ayetlerde insanın gözlemleyebileceği oluşları örneksemektedir. Ölü , diri ve su veya çamur gibi kolay gözlemlenebilen kavramlar kullanılmıştır. Ama RUH konusunda gözlemliyemiyeceğimiz içindir ki örnekseme yapılmamıştır. Yaratıcı olan ALLAH , yaratımın her safhasının şahidi bizzat Kendisi olduğundan tekamülümüzün üst seviye gözlemlerine ait kavramları birincil anlamlarda yüklememiştir. Ancak AKIL , bilimde yol katettikçe yani ALLAH’ın öğrettiklerini öğrendikçe üst tekamül seviyelerine ait kavramların anlamlarını Kur’an ı Kerim’de bulacaktır.
Örneğin ; “ her canlı şeyi sudan oluşturduk.” Ayetinde su yerine hidrojen ve oksijen de kulanabilirdi ama kullanmamış! Çünkü oksijen ve hidrojen kolaylıkla gözlenemediği için ayet anlamsızmış gibi olurdu. Hatta madem oksijen ve hidrojenden bahsediyor neden atomdan , elektrondan ve kuarktan v.s. den bahsetmemiş de denilebilirdi.. Gerçekte tabiidir ki bütün bunlardan neden bahsetmemiş olsun! Mutlaka vardır ama bütün bu anlamları kavramları bugün bu seviyede idrak etmeği beklemek , okuma yazma bilen herkesin üniversitede hocalık yapabileceğini kabul etmek olur.

Materyalist bilim atom altı parçacıkların tespit edildiği andan itibaren , daha önce herşeyin madde olduğunu iddaa ederken şimdi maddenin tanımını yapmaktan aciz duruma düşmüştür.Uzayda yer kaplayan ve en küçük bölünmez parçası atom olana madde denir tanımını yaparken uzayın nerede olduğu sorusuna yanıt bulmamaktadır. Aynı madde tanımını , atom altı parçacıklar için kullanamamaktadır. Atom altı parçacıklar madde değil midir , değilse nedir ? Materyalist bilim varacağı son kerteye varmış beklemektedir!! Kuark altı parçacıklara ve onların da alt parçacıklarına gelindiğinde mi secde edeceklerdir , dersiniz? (devam edeceğim )


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: MELEK
İletiTarih: Pzr May 16, 2010 12:02 pm 
Çevrimdışı
Acemi Üye
Acemi Üye

Kayıt: Çar Arl 23, 2009 12:59 am
İleti: 180
Konuya devam ederken öncelikle ifade etmek isterim ki insan ile birlikte yaratılan her varlık tek beden halinde değil de birçok bedene sahip olarak yaratılmıştır. Buna insandan örnek vermek gerekirse insanın fiziki bedeni olduğu gibi duygusal bedeni , ruh bedeni , magnetik kayıt bedeni v.b. gibi bedensel yapıları vardır. Fiziki bedeninde solunum , kan dolaşım , sindirim , üreme , sinir , lenf , hücre iletişim sistemleri mevcuttur. Bütün bu fiziki sistemler fiziki algılarımızı değerlendirmek üzere otomasyona bağlanmıştır. Fiziksel bedenimizin %76 sı sudan meydana gelmiş olup yaklaşık 4 trilyon hücreden müteşekkildir. Fiziksel bedenden ayrıca duygusal bedenlerimiz vardır. Her ayrı duygumuzun bedeni farklıdır ve her beden içersinde ayrı ayrı kişi lere ve nesnelere ait sistemler söz konusudur. Bir insan aynı zamanda bir çok insanı sevebilir fakat hepsi birbirinden farklıdır , duygunun yoğunluğuna göre bir diğerinden ayrışır. Nasıl ki evrende birbirinden farklı galaksiler ve her galakside milyarlarca kozmik atom diyebileceğimiz güneş sistemleri ve güneş sistemleri içersinde de değişik sayıda gezegen , uydu , astroid veya meteor varsa sevgi bedenimizin yapısında da kişilere veya nesnelere ait duygusal odak merkezlerimiz vardır. Bütün duygularımızın enerji değerliliği olduğu için yoğunluğa bağlı olarak fizik bedenimizi ve haliyle otomasyonlarımızı etkiler. Hormonal enzim salgıları ile rutin hareketlerimiz yavaşlayıp veya artarak fiziksel değişimler meydana gelir ve bütün bu süreç magnetik kayıt bedenimizde kayıt altına alınır.Hafıza ve kalıtım yolu ile hem bireysel yaşam sürecimizi hem de bizden üreyen nesilleri etkiler. Korku , nefret , sevgi ve diğer duygularımız kişilere , durumlara ve diğer nesnelere göre var olup süresizce var olmaya devam ederler.

İşte burada ölü ve diri kavramlarını hatırlarsak ceset olarak tanımlanan fiziki beden ömür nihayetinde kombinasyonu çözüldüğünde (ki bu süreci de açıklamam gerektiğini ifade edeyim.)
kendisini meydana getiren enerji değerlerine rücu eder ( ölüm denilen olay ) ama aerodinamik kanunlarına göre vardan yok olmayan enerji değerlerimiz süresiz diri olup diri kalarak ahiret sürecinde Allah’a muhatap olmak üzere bütün bedenlerimizin ortak bilinci , duygusal bedenlerimizin magnetik kayıtları ile birlikte Ruh bedenimizde varlığını sürdürecektir.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: MELEK
İletiTarih: Pzr May 16, 2010 8:00 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Pts Nis 06, 2009 6:41 pm
İleti: 2234
iisgor yazdı:
Benim ilk kabulüm her şeyi yaratan ALLAH’tır. O halde her şeyden önce ALLAH vardır ve yaratmadığı hiçbir şey yoktur. Kendisinden başka hiçbir şey olmadığından , yarattığı her şeyi yaratırken Kendisini kullanmakta , Kendisini biçimlendirmektedir.


Sayın İşgör,
Böyle bir kabule göre herşey hayy, yani canlı olur. Cansız diye bir şey olmaz. Cansızlık bir illüzyondan ibaret olur. Canlı cansız ikilemi varlık ve yokluk ikilemi gibi bir şey olur.

Kendisinden başka hiç birşey olmadığına ve yarttığı her şeyi kendini biçimlendirekerek yarattığına göre biz insanlar da onun bir parçasıyız. Peki böyle olunca "erhame rahimin" olanın parçası olan insanlar kötülük yaparlar ve yargılanıp yine onun bir parçası olan cehenneme giderler. Cehennem ve cennete de bir tanım getirmeniz gerekmiyor mu?

_________________
... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: MELEK
İletiTarih: Pzr May 16, 2010 8:46 pm 
Çevrimdışı
Acemi Üye
Acemi Üye

Kayıt: Çar Arl 23, 2009 12:59 am
İleti: 180
Sayın Tlepsh ,

Fizik ve fizik ötesi olarak yaratılan herşeyin davranış biçimlerini anımsayabilirsek şunları yazabiliriz.

İlk olarak ; evrende var olan herşey iletişim halindedir. Galaktik büyüklükten zerre boyutuna kadar fizik ve ötesinde yaratılan herşey birbiri ile duyumsal ve hissel olarak birbiri ile iletişim halindedir. Bilimin çıkmazda olduğu püf noktası da buradadır. Bilim de fiziksel olarak var olan herşeyin iletişim halinde olduğunu evrensel bir ilke olarak kabul eder ama bu süreçte iletişim muhatapları arasında alınıp verilen materyalin ne olduğunu yorumlayamamaktadır. Bu iletişimi iki veya daha çok insan arasında düşünebileceğimiz gibi bir çok atom , bir çok galaksi , bir çok toplumsal üst kurum ( hukuk , inanç , gelenekler , lisan gibi) arasında da gözlemleyip algılayabiliriz. Öyleyse bu iletişim süreçlerinde iletişimin gerçekleşmesini sağlayan nedir , ne alınıp verilmektedir?

Bir nesneyi görüyor olmam benim onu farkedip algılama süresince ne olduğunu veya ne olabileceği hakkında resimsel yorum yapmam demektir. Resimsel yorumumu , o nesneden gelen yansıyan veya gönderilen ışınımın görme sistemince algılanarak değerlendirme görme merkezine kadar elektriksel veya kimyasal sinyallere dönüştürülmesidir. Görüyoruz dediğimiz şeyin ne olduğunu gerçekte neye benzediğini bilmediğimiz halde bir illüzyon resmi elde etmekteyiz. Oysa yine varlığını hissettiğimiz her türlü duygumuzu resimleyemeyiz.

Açıklık getirmeye çalıştığım iletişim sürecindeki alınıp verilen materyale , ben bölünemeyen en küçük zerre boyutundaki " bilgi parçacığı" demekteyim. Neden bilgi parçacığı sorusuna yanıtım ise bu parçacık bilgi ihtiva etmemiş olsa , bu takdirde algıladığımız şeylerin ne olduğu hakkında bilgi sahibi olmamız söz konusu olamaz.

Bilim atomların etkileşim sürecinde etkileşimi elektron boyutunda kabul eder ve elektron alış verişini tespit eder. Ancak her şey etkileşim halindeyse elektronlar arasında etkileşimde iletişim ne ile gerçekleşmektedir ? Biraz daha aşağılara inersek bu boyutlardaki iletişiminde bilgi parçacığını , iletişimi gerçekleştiren materyal olarak bulmamız söz konusu olacaktır.

Şimdi bu bilgi parçacığının bazı davranış özellikleri olsun ki , bu parçanın meydana getirdiği herşeyin evrensel davranış biçimleri de aynı özelliklerde olabilsin!

Nedir bu özellikler ?


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: MELEK
İletiTarih: Pts May 17, 2010 9:11 am 
Çevrimdışı
Acemi Üye
Acemi Üye

Kayıt: Çar Arl 23, 2009 12:59 am
İleti: 180
Davranışların diğerlerine geçmeden mağnetik kayıt yapımızdan söz etmek isterim. İyi ve kötü davranışlarımızi , düşüncelerimizi , gönlümüzden aklımızdan geçenlerimizi kayıt ettiği bildirilen meleklerden bahseder Kur'an ı Kerim... Bu sistem mağnetik beden yapımız içindedir. A 'dan Z'ye bütün düşünce , niyet , davranış ve sözlerimiz bu sistemde kayıt altına alınır. Paralel evrenleri de dikkate aldığımızda o evrenlerde yaşamakta olan ruh bedenlerimize ait fiziki ve diğer bedenlerimize ait davranışlarımız , düşünce ve niyetlerimiz , sözlerimizin de mağnetik kayıtları ile diğer evren kayıtları karşılaştırılacaktır. İşte burada ortaya çıkacak inkar kapıları inkarcıların yüzlerine kapanacaktır. Özgür iradeli davranış , düşünce , niyet ve sözlerimiz karşılaştırılıp burada başka , orada başka davrananlar , niyet ve düşünce , söz sahipleri birer birer ortaya çıkacaklardır. Kimse kendisinden başkasına suç isnat edemeyecektir. Allah'ın ayetlerini anlayamıyorum , bunun için hadislere , imamlara , hacılara hocalara , şıhlara itibar ve iman ettim diyenlerin foyaları tek tek ortaya çıkacaktır. Allah'ın adaleti , yargısı kesinlikle şüphe taşımaz. Kalu Bela'da verilen misaklara rağmen nefsine hizmet için Allah Rızasını , Allah'ın Kur'anı nı terkedenler , imanı ve dinini Allah'a has kılmayanların , Peygamberimizin sünneti diyerek Allah'ın huzurunda sünnet namazı kılanların , Allah'ın yasaklarına ve haramlarına kendiliklerinden ilave ederek Allah'a eş koşan müşrikler birer birer ortaya çıkacaklarıdr. Farklı farklı evrenlerde farklı davranışlara , düşüncelere , niyet ve sözlere ait pişmanlıkların kabul edilemeyeceği , inkarcıların inkarlarının yüzlerine vurulacağı , ahiret gününe inandık ve iman ettik diyen müşriklerin içler acısı hallerini herkes ibret vesilesi olarak şahit olacaktır.


Cehennem ve Cennet , oralara girenlerin ve girecek olanların yaşadıkları , yaşayacakları kalıcı veya geçici duraklardır. Fizik bedenlerimiz sadece bu gezegene ve evrene aittir. Duygusal ve Ruh bedenlerimiz kalıcıdır ve her zaman diridir. Allah , Kendi RUH'undan üflemiştir denildiğinde bu kalıcılık ortaya çıkar. Cehennem azabını Ruh bedenimiz yaşar ve Duygusal bedenimiz hisseder.Fizik bedenimiz ve nefsimiz cenet ve cehennem ehli değildirler.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: MELEK
İletiTarih: Pts May 17, 2010 2:23 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Pts Nis 06, 2009 6:41 pm
İleti: 2234
Daha önceleri Seth Lloyd’un yazdığı bir kitap hakkında bazı bilgiler okumuştum. Sizin yazdıklarınız onu hatırlattı bana.

Resim

Programming The Universe by Seth Lloyd.
A Quantum Computer Scientist Takes On The Cosmos


Evren parçacıklardan oluşur. Evrenin bilgiyi kaydetme ve işleme şekli onun ne olduğunu ve nasıl bir davranış sergilediğini açıklar. Bir asırdan çok bir süredir her electron her atom ve her molekülün bilgi parçacıklarını kaydettiği bilinmektedir. Ama sadece on yıl kadar bir zamandan beri yani quantum bilgisayarların bulunuşundan sonra bilimadamları bu bilği parçacıkların nasıl kayıt edildiklerini bilir oldular. Seth Lloyd bu evrene biligi işlem açısından temel anlamda “the computational universe” =”bilgisayar evren” adını vermektedir. Kitabının amacı da bu bilgisayar evrenin nasıl çalıştığını anlatmaktır. Fiziğin temel kavramlarından başlayarak “Programming the Universe” kitabı bütün fiziksel sistemlerin nasıl bilgi kaydettiklerini göstermektedir. Atomlar, moleküller ve elektronlar seviyesinde depolanan bilgilere ulaşılabilir olduğunu anlatıyor. Quantum bilgisayarların inşa edilmesinde evrenin bilgi işlem gücünün kullanılabileceğini ve evrenin kendisinin bilgiyi dönüştürüp işleyerek nasıl dev bir bilgisayar gibi davrandığını açıklıyor.

_________________
... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: MELEK
İletiTarih: Pts May 17, 2010 6:28 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Pts Nis 06, 2009 6:41 pm
İleti: 2234
iisgor yazdı:
Duygusal ve Ruh bedenlerimiz kalıcıdır ve her zaman diridir. Allah , Kendi RUH'undan üflemiştir denildiğinde bu kalıcılık ortaya çıkar. Cehennem azabını Ruh bedenimiz yaşar ve Duygusal bedenimiz hisseder.Fizik bedenimiz ve nefsimiz cenet ve cehennem ehli değildirler.


Şûrâ: 52 İşte böylece sana da kendi emrimizden [kendi işimizden] olan ruhu vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle kılavuzladığımız bir nur [ışık] yaptık. Hiç kuşkusuz sen de dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.

Mücadele: 22 Allah'a ve âhiret gününe inanan bir topluluğu, Allah'a ve elçisine karşı çıkanlarla sevgiye dayalı bir dostluk kurmuş olarak bulamazsın. Bunlar onların ister babaları olsun, ister çocukları olsun, ister kardeşleri olsun, ister akrabaları olsun. Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendisinden olan ruh [güvenli bilgi] ile desteklemiştir. Onları, sürekli kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. İşte bunlar Allah'ın hizbidir. [yandaşlarıdır] Dikkat edin, Allah'ın hizbi [yandaşları] başarıya ulaşanların ta kendileridir.

Şuara: 192–194 Kesin olan şu ki, o, âlemlerin Rabbinin indirmesidir. [hulûl ettirmesidir] Onunla "güvenilir ruh" indi. [hulûl etti] Senin kalbine ki, uyarıcılardan olasın.

Bu Âyetler üzerinde yeterince düşünüldüğünde, روح - ruh kavramının "orijinal [güvenilir] bilgi" demek olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır. Çünkü Mücadele Sûresinin 22. Âyetinde Allah'tan gelen güvenilir, sağlam bilgi [ruh] ile tüm inananların güçlendirildiği, desteklendiği açıkça ifade edilmektedir. Şuara Sûresinin 193. Âyetinde ise er - ruhu'l - emin tamlamasıyla kullanılarak bu bilgilerin [ruhun]"en güvenli, en yararlı bilgi" olduğu vurgulanmaktadır.

_________________
... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: MELEK
İletiTarih: Pts May 17, 2010 6:49 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Pts Nis 06, 2009 6:41 pm
İleti: 2234
"Nefs" sözcüğü, bir şeyin iç ve dış yapısıyla ve özellikleriyle tamamını, yani öz yapısını, şahsına özgülüğünü ifade etmek üzere kullanılan bir zamirdir. (Lisan ül Arab; c:5, s:647-652)
Buna göre "nefs" sözcüğünün zamir olarak anlamı; "kendi, zatı" demektir.

Nefs" sözcüğünün Allah için kullanılmasına örnek:

Âl-i Imran; 30: O gün her nefis (kişi), ne hayır işlemişse onları önünde hazır bulur. Yaptığı kötülükleri de. İster ki kendisi ile onun (yaptığı kötülükler) arasında uzak bir mesafe bulunsun. Allah, sizi nefsinden (kendisinden) çekindirir. Şüphesiz ki Allah, kullarına çok şefkatlidir.

En'âm; 12: De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kim içindir?" De ki: "Allah içindir." O (Allah), rahmeti kendi (nefsi) üzerine yazmıştır. Sizi mutlaka, kendisinde asla şüphe olmayan kıyamet gününe toplayacaktır. Kendilerini (nefislerini) zarara sokan kimseler; işte onlar iman etmezler.

En'âm; 54: Ve ayetlerimize inanan kimseler sana geldikleri zaman hemen: "Selâm olsun size! Rabbiniz rahmeti nefsi (kendi) üzerine yazdı. Şüphesiz sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tövbe eder ve düzeltirse; Şüphesiz ki O (Allah), Gafur'dur, Rahîm'dir." de.


"Nefs" sözcüğünün tüm canlıları için kullanılmasına örnekler:

Şems; 7, 8: nefse ve onu düzenleyene;
-ki O, ona fücurunu ve takvasını ilham etti- (ant olsun ki)

Enbiya; 35: Her nefis (kimliği olan varlık) ölümü mutlaka tadacaktır. Fitne olmak üzere sizi Biz, şer ve hayır ile belâlandırırız. Ve siz yalnız Bize döndürüleceksiniz.

Ankebut; 57: Her nefis (kimliği olan varlık) ölümü tadacaktır. Sonunda yalnızca bize döndürüleceksiniz.


Aşağıdaki ayette ise, "nefs" sözcüğünün müfaale babından olan "yetanafes" ve "elmütenafisun" sözcükleri, işteşlik anlamıyla; "kendileşme, kimlik kazanma yarışı" manasındadır:

Mutaaffifin; 26: Onun sonu misktir. Ve yarışanlar (kimlik kazanmak için çalışanlar), işte bunda yarışmalıdırlar (kimlik kazanmaya çalışmalıdırlar).

_________________
... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: MELEK
İletiTarih: Pts May 17, 2010 7:24 pm 
Çevrimdışı
Acemi Üye
Acemi Üye

Kayıt: Çar Arl 23, 2009 12:59 am
İleti: 180
Sözünü ettiğiniz kitaptan daha önce haberim olmadı ve türkçe yayınlanmamışsa maalesef ingilizcem yeterli olmadığı için okuyamazdım da zaten. Benim bu tür düşünce ve yorumlarımı yazdığım bir sitem vardı , 2001 yılında internete açmıştım ama birkaç yıl önce yahoo.com , her nedense siteyi pasifize etmiş. Adresi şöyleydi..

http://www.geocities.com/cosmosandecologicsystem

İngilizce adına aldanmayın tamamen türkçeydi ama hedefimde ingilizce bölümü de olacaktı , maalesef ingilizceye çeviri gerçekleşemedi. İngilizcemin yeterli olmayışının sıkıntılarını çok yaşadım.

Evrende var olan fizik ve fizik ötesi herşeyin ömür denen süreç zarfında en genel tarzda özellik arz eden davranışları söz konusudur. Canlı ve cansız diye nitelendirebileceğimiz her şey bu davranışları göstermektedir. Aynı davranışları gösterebildiklerinden dolayı canlı ve cansız ayırımı yapmaya gerek yoktur , diyebiliyorum. Bu davranışları canlı ve cansız diye nitelendirdiklerimizin yanısıra fizik ötesinde var olan herşey , her varlık göstermektedir. Hiçbir varlık , bu davranışlardan herhangi birini gösterememezlik edemez veya fazlasına sahip değildir. En küçük zerreden , en büyük galaktik varlığa veya en somut varlıktan en soyut varlığa kadar var olan herşey bu davranışları göstermek zorundadırlar.

Nedir bu davranışlar dediğimizde ;
1. İletişim ve etkileşim
2. Beslenme
3. Değişim , dönüşüm ve başkalaşım
4. Üreme veya çoğalma
5. Birlik ve beraber olma
6. Cazibe
7. Barınma ve güvenlik 'i sayabiliriz.

Bütün bu davranışların gerçekleşmesinde iletişim ve etkileşim temel olup transfer edilen bilgi zerreleri ile beslenme , değişim , başkalaşım , üreme vey çoğalma , birlik ve beraber olma , cazibe ve güvenlik gerçekleşmektedir. Her türlü iletişim ve etkileşim konusu bilgi transferi ile mevcut bilgi yapıları yeni bilgi üretmeye yönelik enerji kullanımı ile yeni bilgileri üreterek evrensel amaca hizmet etmektedirler.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 30 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 0.141s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.