Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Per May 24, 2012 5:38 pm


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 12 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: KURBAN
İletiTarih: Cum Kas 19, 2010 12:20 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Pts Nis 06, 2009 6:41 pm
İleti: 2234
Recep İhsan Eliaçık
TÜRKİYE’DE DERİN DİN-2 yazısından alıntıdır.

Alıntı:
KURBAN: Türkiye’de “halkın en yüksek dini davranış ve görünümleri” üzerine yapılan araştırmalarda birinci sırada “domuz eti yememek” (% 98), ikinci sırada da ise “kurban kesmek” (% 95) geliyormuş…

Namaz, oruç, hac, son sıralarda…

İçki önemli değil, zekatın adı, faizin (yasağının) esamesi yok.

Hak, hukuk, adalet, dürüstlük, emek, işçinin hakkını vermek, aldatmamak, yalan (söylememek) vb. ise “dini davranış ve görünüm” olarak görülmediğinden tümden liste dışı…

Acaba neden?

Çünkü “derin din” kurban kesmeyi ve domuzun lanetli hayvan oluşunu dinî “ritüel” sayıyor. Tabi sonradan kabul edilen din (İslam) sebebiyle değil; eskiden beri varolan “derin din” sebebiyle. Gülhane Parkı’nda ceviz ağacı olduğundan, ne o bunun farkında ne de polis farkında (!).
Derin din, sadece “ritüeli” dini davranış ve görünüm sayıyor. Soruyu soran da, soruya muhatap olan da, cevapları okuyanlar da böyle düşünüyor. Laiki, demokratı, solcusu, sağcısı hatta ve hatta İslamcısı dahi böyle…

Hepsi de aynı potaya nasıl da girmiş!

Malum “derin din” derken, hali hazırdaki dini davranış ve görünümlerin, Anadolu’da eski Hititlerden Harran dinlerine, Lidyalılardan en son İslam’a kadar bir dizi dışsal görüngünün, kadim olan (Gök Tengricilik/Şamanlık) potasında içselleşmiş, yeniden biçimlenmiş (con-form) halini kastediyoruz. Burada ana çerçeveyi çizen, belirleyen daima Gök Tengricilik/Şamanlık olmaktadır. İsimlerin değişmesinin, motiflerin başka başka şekle girmesinin pek önemi bulunmuyor.

***
Neydi, Uluğ Tengri “uzakta, çok uzaklarda” olunca şaman imdada yetişiyordu. Ancak şamana rağmen kötü ruhlar ölüme, hastalığı, kısırlığa vs. yol açmaya devam etmekteydi. Şamanlar da derde deva olmayınca ata ruhları çağırılmaktaydı ve anıt-mezarlara, yatırlara, türbelere hücum edilmekteydi…

Peki bu da çözüm olmuyorsa?

Bu durumda kötücül ruhları yatıştırmak için kolay ve en etkili yöntem; kurban!
Bir kaza atlattın kurban… İşyeri açtın kurban… Yangından kurtuldun kurban… Siyasi parti lideri karşıladın kurban… Merdivenden düştün kurban… Gelin gittin kurban, damat oldun kurban… Bayram oldu kurban, seyran oldu kurban…

Kurban ha kurban…

Kurban kanı günahları affettirir ve belaları savarmış!
Kan akmayınca yatışmıyor demek tanrıların gazabı.
“Kan kan kan!” diyen bir Tanrı ha!

***
Tengricilikte kurban genellikle açık arazide ve bir şamanın öncülüğünde kesilir. Açık arazide (dağ, su kenarı, ağaçlık vs.) kurban kesmek, kurbanın kendisi kadar önemlidir. Çünkü doğada var olan ruhların mekanı dağ, su kenarları, ağaçlıklar, kırlardır…

Türkiye’de İslam’ın ıyd’ul-edha’sını (fedakarlık, kaynaşma, yakınlaşma bayramı) ile bütünleştirerek, onu açık arazide ve yaygın bir şekilde icra edilen “kurban bayramına” dönüştüren işte bu derin bilinçaltıdır. Bu nedenle AB etkisiyle kurbanların açık arazide kesilmesine karşı çıkmak hatta ondan utanmak boşuna görünüyor. Derin din bunu da geçiştirip kendine benzetecektir. Her yıl kurban bayramında trafiği felç eden “ipini koparan kızgın dana” görüntüleri hiçbir zaman yok olmayacaktır. Sanki dana dahi “derin dinden” yana tavır alarak kurban olmak için açık arazi aramaktadır!

Şamanlıkta törenler genel olarak ikiye ayrılır ; belirli günlerde yapılanlar veya önceden belirlenmemiş törenler. Bu törenlerde, çeşitli halkların inanç, gelenek ve göreneklerine göre farklılıklar olmakla birlikte mutlaka kurban adeti vardır. Kutsal sayılan bir yere, bir değere bir şey sunmak, eşya adamak, şamanın davuluna, çeşitli maddelerden yapılan tanrı tasvirlerine (töz, ongon, tangara, eren ) yemek sunma, ateşe içki dökme ya da atma kansız kurbandır. Kansız kurbanların bir başka biçimi de ruhlara adanıp kırlara salıverilen hayvanlardır.
Şamanlıkta kurbansız tören de, törensiz kurban da yoktur!

Kötücül ruhlar sunulan kurbanlara rağmen hala ölümlere neden oluyorsa bu sefer yeni doğan çocuklara, öncekiler gibi olmaması için Yaşar, Durmuş, Duran, Satılmış gibi isimler konulur. Müslüman olan Oğuzlar, Dede Korkut öykülerinden anlaşıldığına göre Şaman geleneklerini korumuşlardı. Matem töreninde ölünün bindiği atın kuyruğunu keserek kurban etmek, ağacı kutlu saymak, türbelere adak adamak, dilek ağaçlarına çaput (bez parçası) bağlanmak Türkiye’de namaz kılmaktan, oruç tutmaktan daha yaygın ve kuvvetli ritüellerdir.

Derin dinde “ritüel” esasında kurban etrafında dönmektedir. Dini, diriler için ve gerçek hayat mecralarında yaşanan bir hayat tarzı olarak anlamayan Şamanizm, ölülere, ruhlara, atalara ve görünmeyen varlıklara (cinn) yönelmekte ve dini bunlarla ilgili kavramaktadır.
Dikkat edilirse Türkiye’de din denilince akla gelen bir takım ritüellerdir. Yani önceden belirlenmiş, yeri, zamanı ve mekanı olan tekrarlanan hareketler… Baş ritüel kurbanın yanına İslam’ın ritülleri de (nusuk) konarak din diye buna denmektedir: kurban, namaz, ezan, oruç, hac, cenaze, kandil, mevlit, ölü yıkama, talkın verme…

Dikkat ederseniz Türkiye’de Diyanet’in görevi tamamen bunları yapmakla ilgilidir. İHL’lerin amacı bunları icra edecek meslek erbabı yetiştirmektir. Çünkü derin dine göre “din” bunlardan başka bir şey değildir. Eski Hunlar’da, Göktürkler’de, Hititler’de, eski Harran’da, Lidyalılar’da, Osmanlılar’da dine, din adamına, tapınağa, ölü gömme işlemlerine (cenaze) ve kurbana biçilen rol neyse, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde de hemen hemen aynı…

***
Kurbana gelelim…

Antropolojik açıdan baktığımızda, insanlıkta kurban adetinin, insanoğlunun en temel kaygısı olan “yaşam savaşı” ve “can derdi” ile ilgili olarak ortaya çıktığını görüyoruz. Kurbanın Sümerlerden Kızıldirililere, Çinlilerden Avrupa halklarına, Hind’den Afrika’ya en kadim bir dini ritüel olmasının en mantıklı açıklaması bu olsa gerektir.

Şöyle ki: Çok eski zamanlarda “insan kurbanı” adeti vardı. Çoğu eski çağ dinlerinde insanların birbirini kurban etmesi, kesmesi, boğazlaması adeti hüküm sürmekteydi. İnsanlık tarihi açısından son derece trajik olan bu durumu aşmak öyle kolayına olmamıştır. İnsanlığın hafızasında derin izler bırakan bu trajik hal “hayvan totemi” dönemine geçişle aşılmıştır. Yani insan toplumları bir önceki dönemde yaşadıkları acıların nedenini, bir sonraki sıçrama döneminde sembolleştirerek kendileri için zararsız hale getirmişler. Örneğin “koyunu” veya “ineği” totem hayvan olarak gören bir topluluk, kendi yerine koyunu veya ineği kurban olarak sununca bu hayvanlar totem halini almıştır. Kendini bu hayvanlarla özleştirerek canını kurtarmış, canını kurtardığı için de söz konusu hayvanı totemleştirmiştir. Hayvan kurbanının olduğu yerde bilin ki daha önceki dönemde insan kurbanı vardır.

Geçmiş çağlarda bir çok topluluğun kurt, aslan, balık, boğa, koyun, kartal gibi hayvan isimleriyle anılması boşuna değildir. Hatta bitki totemi döneminde mercimek, fasulye, bakla gibi tahıl bitkileriyle anılan topluluklar bile var. (Buna az sonraki domuz maddesinde daha geniş değineceğiz).

***
Kanımca ilahi irade kurban rüyası vesilesi ile “İbrahim çağında” insan kurbanı adetini kökten kaldırmış, “Muhammed çağında” ise dindeki yerini ‘yok hükmünde’ sayacak denli en aza indirerek dini ritüller dünyasından çıkarmak istemiştir. Kur’an’da kurbanın sadece “hac ayetlerinin geçtiği yerde” ve “olmakta olanı tasvir” sadedinde geçiyor olmasından bunu çıkarıyoruz. Üstelik olmakta olanın (Kabe’ye hedy) eti ve kanı Allah’a ulaşacak da değildir.

Kur’an’da kurban doğrudan ve herkese emredilmiş bir farz değildir. Araplara ait bir hac ritüeli olarak geçmektedir. Yani hacca gidenlerle ilgilidir. Hacca gitmeyenlerin kesmesine bile gerek yoktur. Hacca gidenler dahi kurban kesmese ‘hacları kabul olmaz’ diye bir şey söz konusu değildir.

Kur’an’ın Tanrısı “Neden bana kurban kesmediniz?” diye sormaz!

Kevser suresinde geçen ayette “Rabb’ine yönel (salat et) ve güçlüklere göğüs ger (nahr yap)” denmektedir. Buradaki salat bildiğimiz anlamda namaz, nahr da bildiğimiz anlamda kurban değildir. Nitekim bir çok müfessir bu görüştedir (Razi, Kurtubi, İbn Kesir). Bildiğimiz anlamda namaz daha çok es-salât veya eqimu’s-salât geçen yerlerdedir.

Yahudilerin, peygamberimizi kabul etmeme gerekçelerinden birisi de kurbanı (yakmalık sunu) emretmemiş olmasıydı. Bu durum Kur’an’da şöyle anlatılır: “Allah bize, yakılarak sunulan bir kurban getirmedikçe peygamberlik yapanı reddetmemizi emretti” diyenlere söyle: “Size benden önce de bir takım peygamberler söze dayalı apaçık delilleri ve o dediğinizi getirmişti. Şu halde eğer doğru söylüyorsanız onları niçin öldürdünüz?” (Al-i İmran; 183)

Yani yakmalık kurban sunuları, Yahudilere göre Musa’nın şeriatındandı. Peygamberlik iddiasında bulunan birisi bunu emretmeliydi. Muhammed böyle bir şey söylemediği için peygamberlik iddiası geçersiz sayılmalıydı. (Razi, Kurtubi, İbn Kesir).

Keza Adem’in iki oğlu (Habil-Kabil diye bilinir) kıssasında Kur’an “Allah’a yakınlaşmanın” şartını açıklar. Kin, ihtiras ve katillik insanı Allah’tan uzaklaştırır, böylesinin yakınlaşma isteği kabul edilmez. Bunlardan sakınanın (takva sahibi olan) yakınlaşması ise kabul edilir. (Maide; 27-31)
Adem’in iki oğlu kıssasında Allah’a kurban sunma, yakın olmak için yaklaşmaya çalışmak demektir. Çünkü “qurban” kelimesi Kur’an’da Yahudiler anlatılarken “yakmalık sunu” (Eski Harran veya Mecusilikte kurban ateşte yakılarak olurdu, Yahudiliğe oradan geçmiş) dedikleri şeyi anlatmak için kullanılan tek yer hariç hep “yakınlaşma, yakınlık” anlamında kullanılmıştır.

Kur’an’da Q-R-B kökünün geçtiği 96 yerde de böyledir. Adem’in iki oğlu kıssasında da bugünkü anlamıyla “kurban kesmek” dediğimiz şey değil; yakın olmak için yakınlaşmak isteği (qarreben qurbânen) dile getirilir. “Allah’tan başka yakınlaştırıcı ilahlar (qurbânen âlihe) edindiler” ayetinde ğeçtiği gibi. (Ahkaf, 46).

Bu anlamda kıssa tarihte olmuş bitmiş bir olayı değil şu an yaşanını anlatır. Adem’in iki oğlu, kin, mülk hırsı ve açgözlülük yüzünden “ötekine” düşman olan ve kardeşini öldürerek “kan döküp fesat çıkaran” biz insanoğullarını anlatır. Kıssadaki Adem’in iki oğlu biziz; sen, ben, o… Maksat cinayete ve kan dökmeye engel olmaktır. Nitekim kıssa şu ayetle bitirilerek niçin anlatıldığını apaçık ortaya koyar: “Kim haksız yere bir kişiyi öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibidir, kim de bir kişinin hayatını kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış olur” (Maide; 32).

***

Bayrama ıydu’l-edha (fedakarlık, ötekini düşünme, kalplere sevinç bırakma, kaynaşma, paylaşma, yakınlaşma) denilmiştir. Gel gör ki “derin din” bayramın bu yönünden ziyade kendi kadim ritüelini parlatarak olayı kurban (et, kan, bağırsak, dana, teke, koyun) bayramına çevirmiştir.

Türkiye’de edha (halk arasında kurban deniyor) bayramında insanlar neden birbiriyle kaynaşmaktan, hemhal olmaktan plajlara, tatil yörelerine kaçmakta? Öte yandan da kurban neden % 98 oranında dini davranış ve görünümler sıralamasında birinci sırada?
Çünkü “derin din” kurban ritüelini ikibin yıldır dinin direği sayıyor. Gayet acılı bir süreç olan insan kurbanı dönemini, sonraki dönemde havyan kurbanı ile sembolikleştirip aşan insanoğlunun, kurbanı tümden ortadan kaldırarak nihai amaca varması gerekmiyor mu? Kur’an’da kurbanın neredeyse ‘yok hükmünde’ sayılacak kadar en alt düzeye çekilmiş olmasına bir de bu açıdan bakmak gerekmez mi?

Gerçek hayat dininde bayram hayatı paylaşmayı, bölüşmeyi, kaynaşmayı, ‘birbirine kurban olmayı’ yani fedakarlığı, ötekini düşünmeyi (edha), böylece bir (tevhid) ve bütün (samed) olmayı hedefler. Onun için İslam’da herhangi bir “ritüel” dinin direği olamaz. Dinin direği doğruluk ve dürüstlük, yetimi ve yoksulu doyurmak, komşusu açken tok yatmamaktır! Aksi halde bunlara rağmen yapılan ritüeller (bırakın kurbanı, kılınan namazlar bile) riya ve gösteriş törenlerine dönüşür. Akif’in tabirleriyle “mübtezel bir çok merasim, eğilip bükülmeler, yatmalar…” Kur’an bu duruma dini yalanlamak/dinin direğini yıkmak (yukezzibu bi’d-din) demektedir. (bk. ‘Dinin direği nedir?’ başlıklı makale)…


_________________
... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: KURBAN
İletiTarih: Cum Kas 19, 2010 12:48 pm 
Çevrimdışı
Onursal Üye
Onursal Üye
axakuyt aştıbj

Kayıt: Cum Ağu 01, 2008 8:09 am
İleti: 4520
Tlepsh yazdı:
Yahudilerin, peygamberimizi kabul etmeme gerekçelerinden birisi de kurbanı (yakmalık sunu) emretmemiş olmasıydı. Bu durum Kur’an’da şöyle anlatılır: “Allah bize, yakılarak sunulan bir kurban getirmedikçe peygamberlik yapanı reddetmemizi emretti” diyenlere söyle: “Size benden önce de bir takım peygamberler söze dayalı apaçık delilleri ve o dediğinizi getirmişti. Şu halde eğer doğru söylüyorsanız onları niçin öldürdünüz?” (Al-i İmran; 183)

Yani yakmalık kurban sunuları, Yahudilere göre Musa’nın şeriatındandı. Peygamberlik iddiasında bulunan birisi bunu emretmeliydi. Muhammed böyle bir şey söylemediği için peygamberlik iddiası geçersiz sayılmalıydı. (Razi, Kurtubi, İbn Kesir).



peki ben senden öncekilere ve sanada aynı şeyi verdim diyen Allahın sözleri var

Musa ya kurban varda Muhammede yok mu İsa ya yok mu.
yoksa bu kurban olayı gerçekte yokta ..çok tanrılı dinlerden mi geçti

_________________
SOYLU SEVDAM....
CAPA CAпсуоуп
cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk makale link sohbet chat izle uzunyayla download kimdir nedir nasıl kabardey besleney şağsığ abzeh abzex hatukoy ubıh elbruz mit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: KURBAN
İletiTarih: Cum Kas 19, 2010 12:59 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Pts Nis 06, 2009 6:41 pm
İleti: 2234
axakuyt aştıbj yazdı:
peki ben senden öncekilere ve sanada aynı şeyi verdim diyen Allahın sözleri var

Musa ya kurban varda Muhammede yok mu İsa ya yok mu.
yoksa bu kurban olayı gerçekte yokta ..çok tanrılı dinlerden mi geçti


3:183 Ellezine kalu innellahe ahide ileyna ella nü'mine li rasulin hatta ye'tiyena bi kurbanin te'külühün nar, kul kad caeküm rusülüm min kabli bil beyyinati ve billezi kultüm fe lime kateltümuhüm in küntüm sadikiyn

3:183 “Allah bize, yakılarak sunulan bir kurban getirmedikçe peygamberlik yapanı reddetmemizi emretti” diyenlere söyle: “Size benden önce de bir takım peygamberler apaçık delilleri getirmişti ve o dediğiniz konuda da (getirmişti). Şu halde eğer doğru söylüyorsanız onları niçin öldürdünüz?”

Musaya da İsaya da Muhammede de kurban yok. Hepsine inen aynı şey.

_________________
... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: KURBAN
İletiTarih: Cum Kas 19, 2010 1:00 pm 
Çevrimdışı
Onursal Üye
Onursal Üye
axakuyt aştıbj

Kayıt: Cum Ağu 01, 2008 8:09 am
İleti: 4520
Tlepsh yazdı:
Kanımca ilahi irade kurban rüyası vesilesi ile “İbrahim çağında” insan kurbanı adetini kökten kaldırmış, “Muhammed çağında” ise dindeki yerini ‘yok hükmünde’ sayacak denli en aza indirerek dini ritüller dünyasından çıkarmak istemiştir. Kur’an’da kurbanın sadece “hac ayetlerinin geçtiği yerde” ve “olmakta olanı tasvir” sadedinde geçiyor olmasından bunu çıkarıyoruz. Üstelik olmakta olanın (Kabe’ye hedy) eti ve kanı Allah’a ulaşacak da değildir.

ne demek bu..olmakta olanı tasvir

_________________
SOYLU SEVDAM....
CAPA CAпсуоуп
cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk makale link sohbet chat izle uzunyayla download kimdir nedir nasıl kabardey besleney şağsığ abzeh abzex hatukoy ubıh elbruz mit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: KURBAN
İletiTarih: Cum Kas 19, 2010 1:05 pm 
Çevrimdışı
Onursal Üye
Onursal Üye
axakuyt aştıbj

Kayıt: Cum Ağu 01, 2008 8:09 am
İleti: 4520
Tlepsh yazdı:
Araplara ait bir hac ritüeli olarak geçmektedir.


din Kuran tek değil mi..farz herkese tek değilmi.değişmez değil mi
araplara başkada çerkeslere türklere başka mı

_________________
SOYLU SEVDAM....
CAPA CAпсуоуп
cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk makale link sohbet chat izle uzunyayla download kimdir nedir nasıl kabardey besleney şağsığ abzeh abzex hatukoy ubıh elbruz mit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: KURBAN
İletiTarih: Cum Kas 19, 2010 1:06 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Pts Nis 06, 2009 6:41 pm
İleti: 2234
Burada İhsan Eliaçık, hac ile ilgili olaran kurbanın o zamanlar var olan retüelleri tasvir ettiiğini (anlattığını) söylüyor. Ben buna katılmıyorum.

_________________
... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: KURBAN
İletiTarih: Cum Kas 19, 2010 1:09 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Pts Nis 06, 2009 6:41 pm
İleti: 2234
axakuyt aştıbj yazdı:
din Kuran tek değil mi..farz herkese tek değilmi.değişmez değil mi
araplara başkada çerkeslere türklere başka mı


Recep İhsan şöyle diyor:

Kur’an’da kurban doğrudan ve herkese emredilmiş bir farz değildir. Araplara ait bir hac ritüeli olarak geçmektedir. Yani hacca gidenlerle ilgilidir. Hacca gitmeyenlerin kesmesine bile gerek yoktur. Hacca gidenler dahi kurban kesmese ‘hacları kabul olmaz’ diye bir şey söz konusu değildir.


Kurban diye bir şey yoktur deme cesaretini göstermiyor herhalde. Dolaylı söylemeye çalışıyor. Derin din'den mi çekiniyor acaba?

_________________
... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: KURBAN
İletiTarih: Cum Kas 19, 2010 1:15 pm 
Çevrimdışı
Onursal Üye
Onursal Üye
axakuyt aştıbj

Kayıt: Cum Ağu 01, 2008 8:09 am
İleti: 4520
bence Araplardan geldiyse..
senede binlerce kişinin Hac esnasında kurban kesmesi ticari olarak mükemmel bir kazanç kaynağıdır..
ama hac suresinde KURBAN KESMEYİ..
DİYANET
Bakara(*) Sûresinin 196 . Ayetinde
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu bilin.
EĞER HACCA ENGELLENMİŞ OLURSANIZ ..yani hacca bir takım nedenlerle gidemezseniz kurban kesin diyor..eğer çevirilierde hata yoksa anlaşılan bu.
ama hemen arkasından gelen..bu kurban yerine varıncaya kadar sözü neyi kapsıyor onu anlamadım.kurban nereye varacak.neden
en iyisi bakara suresini beklemek sırası gelmesini..)))))))

_________________
SOYLU SEVDAM....
CAPA CAпсуоуп
cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk makale link sohbet chat izle uzunyayla download kimdir nedir nasıl kabardey besleney şağsığ abzeh abzex hatukoy ubıh elbruz mit


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: KURBAN
İletiTarih: Cum Kas 19, 2010 1:46 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Pts Nis 06, 2009 6:41 pm
İleti: 2234
Tercümeden alıntıladığım şu iki cümleye dikkat edin:

1- "Eğer engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin."

2- "Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser."

Engellenen kimse güvenlik oladığı için engelleniyor. Böyle bir halde engellenen kimse nasıl olurda kurban bulup gönderebilecek Mekkeye? Kuraban Mekkeye ulaşmazsa kurban olmuyor mu? Bunun gibi cevabı olmayan bir sürü soru sorulabilir.

Ayetteki kelimelerin anlamları değiştirilerek yapılan tercümelerin neticesi böyle olur.

_________________
... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: KURBAN
İletiTarih: Cmt Kas 20, 2010 12:18 am 
Çevrimdışı
Çaylak Üye
Çaylak Üye
karakalpak

Kayıt: Pzr Ekm 17, 2010 1:00 pm
İleti: 31
Gerçek hayat dininde bayram hayatı paylaşmayı, bölüşmeyi, kaynaşmayı, ‘birbirine kurban olmayı’ yani fedakarlığı, ötekini düşünmeyi (edha), böylece bir (tevhid) ve bütün (samed) olmayı hedefler. Onun için İslam’da herhangi bir “ritüel” dinin direği olamaz. Dinin direği doğruluk ve dürüstlük, yetimi ve yoksulu doyurmak, komşusu açken tok yatmamaktır! Aksi halde bunlara rağmen yapılan ritüeller (bırakın kurbanı, kılınan namazlar bile) riya ve gösteriş törenlerine dönüşür. Akif’in tabirleriyle “mübtezel bir çok merasim, eğilip bükülmeler, yatmalar…” Kur’an bu duruma dini yalanlamak/dinin direğini yıkmak (yukezzibu bi’d-din) demektedir. (bk. ‘Dinin direği nedir?’ başlıklı makale)…

_________________
Resim


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 12 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 0.198s | 10 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.