|
6:149 - De ki: “İşte, en kesin ve üstün delil, Allah’ındır. O nedenle eğer O [Allah] dileseydi, elbette hepinize kılavuz olurdu.” 6:150 - De ki: “Haydi, Allah bunu kesinlikle haram etti diye tanıklık edecek şahitlerinizi getirin!” Buna rağmen eğer onlar şahitlik ederlerse de sen onlarla beraber şahitlik etme! Ayetlerimi yalanlayan ve ahirete inanmayan kimselerin hevalarına da uyma! Ve onlar Rabblerine denk tutmaktadırlar.
6:151 - De ki: “Geliniz, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, imlak haşyetiyle [fakirlik endişesiyle/ fakirleştiriliriz korkusuyla] çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi ve onları Biz rızklandırıyoruz. Ve kötülüklerin açığına ve gizlisine yaklaşmayın. Haksız yere Allah`ın haram kıldığı nefsi öldürmeyin. İşte bunlar, aklınızı kullanasınız diye O’nun size vasiyet ettikleridir.
6:152 - Yetimin malına da yaklaşmayın; yalnız erginlik çağına erişinceye kadar [malına] en güzel biçimde hariç [bu şekilde yaklaşabilir ve uygun şekilde harcayabilirsiniz]. Ve ölçüyü, tartıyı hakkaniyetle tastamam yapın. Biz kimseyi gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Söylediğiniz zaman da, yakınınız da olsa adil olun ve Allah`a verdiğiniz sözü tastamam tutun. İşte bunlar öğüt alıp düşünesiniz diye O’nun [Allah’ın] size vasiyet ettikleridir.
6:153 – Ve şüphesiz ki, bu, dosdoğru olarak Benim yolumdur. Hemen ona uyun. Ve yollara uymayın da sizi O’nun yolundan ayırmasın. İşte bunlar, takvalı davranırsınız diye O’nun [Allah’ın] size vasiyet ettikleridir. Pasajda kesin ve üstün kanıtların Allah’a ait olduğu belirtildikten sonra, insanlar için gerçekten çok önemli olan birçok hayat ilkesi ortaya konmuştur. “Allah’ın vasiyetleri” nitelemesiyle bildirilen bu ilkelerin beyannamede yer alma sebebi ise “insanların akıllarını kullanması, düşünüp öğüt alması ve takvalı davranması için” olarak açıklanmıştır.
Bu pasajı şöyle özetleyebiliriz:
Allah, görmesi ve işitmesi için duyu organları verdiği; akıl, kavrama ve anlama yeteneğiyle donattığı insanı inanç konusunda tam olarak özgür bırakmıştır.
Söz konusu ilkeler alt alta sıralanmış şekliyle şunlardır:
1. En kesin ve en üstün delil Allah’ındır 2. Allah`a hiçbir şey ortak koşulmamalıdır. 3. Ana-babaya iyilik yapılmalıdır. 4. Fakirlik korkusuyla çocuklar öldürülmemelidir. 5. Kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşılmamalıdır. 6. Haksız yere, Allah`ın yasakladığı “cana kıyma” eylemi yapılmamalıdır. 7. Erginlik çağına erişinceye kadar yetimin malına sadece en iyi tutumla yaklaşılmalıdır. 8. Ölçü ve tartı adaletle, tastamam yapılmalıdır. 9. Yakınların aleyhine de olsa mutlaka adil olunmalıdır. 10. Allah’a verilen sözler mutlaka tastamam tutulmalıdır.
İşte bunlar öğüt alıp düşünesiniz diye Allah’ın size vasiyet ettikleridir. Ve şüphesiz ki, bu, dosdoğru olarak Benim yolumdur (sirat-ı mustakim). Hemen ona uyun. Ve başka yollara uymayın da sizi O’nun yolundan ayırmasın. İşte bunlar, takvalı davranırsınız diye Allah’ın size vasiyet ettikleridir.
Bu listedeki ilkeler arasında sadece ilk ikisi teolojik itikat ile ilgilidir. 1. En kesin ve en üstün delil Allah’ındır 2. Allah`a hiçbir şey ortak koşulmamalıdır.
Bu işin felesefesini yapıp Allah konusunda evreninin yapısına uymayan mantıksız ve çocuksu bir görüş açısına sahip ve gerçek dışı fikirlere saplanıp kalmış olan diğer şahıslarla tartışabiliriz. Ama hiç bir kimse hiçbir zaman belli bir görüşü kabul etmeye zorlanamaz. Bizler evreni ve onun yaratıcısını anlamaya çalıştığımızda kendimizi doğru olarak anlayabiliriz. Zira evrendeki yapı bizlere onun belirtilerini açıklar. Geleneksel teolojilerin işlediği gerçekle (Hak ile) çelişen mantıksız fikirler yüzünden birçok kimse dini ve Allah’a imanı rededer.
Geriye kalan ilkeker tüm insanların paylaştığ, insanın tabii eğilimine (fıtratına) ters düşmeyen, insanı her zaman dimdik tutan, dürüst, adil, doğrucu (takva) olan ahlaki ilkelerdir. Bunlar Allah’ın ve tüm insanların nezdinde en saygın değerlerdir (49:13) İnsanların çoğunluğu; insanları insanlıkta ve olumlu davranışlarda birleştiren bu evrensel ahlak ve yükümlülüklere (dine) bağlı kalabilirler ise dünyamız çok daha güvenli ve refah bir dünya olur.
Allah barış yurduna (Dar al-Selama) çağırır ve kimi dilerse dosdoğru yola (sırat-ı mustakime) yöneltip-iletir.
_________________ ... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…
|