Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Per May 24, 2012 5:07 pm


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 36 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Re: İSA(A.S) TANRIMIDIR
İletiTarih: Çar Mar 24, 2010 5:00 pm 
Çevrimdışı
Acemi Üye
Acemi Üye

Kayıt: Çar Arl 23, 2009 12:59 am
İleti: 180
tahsin33 yazdı:
iisgor,

Hanifliğin , ALLAH'ın emri olduğunu / farz olduğunu yazabilmiş olmana rağmen , hala hadis külliyatına rücu edebiliyor olmana hayret ediyorum. Nihayetinde sahih hadis dediğini de Kur'an ı Kerim'e uyumluluk açısından değerlendirebilecek bilgi birikiminiz varsa , hala neden o hadis inadı , anlamak mümkün değil!

Acaba sizde kendinize hiç sordunuzmu neden hadis reddiyatcılığı diye ????

Haniflik anlayışınızda peygamberin hiçbir uygulaması yokmu sadece ayetleri okudu ve herkes ne anladıysa anladı sizin bu konudaki inadınızıda anlamak mümkün değil.
Her neyse siz öyle inanıyorsunuz ben böyle inanıyorum birbirimizi üzmenin bir manası yok ben Hadisleri delil kabul ediyorum kendime göre doğru tespitlerim var siz hadisleri delil kabul etmiyorsunuz kendinize göre tespitleriniz var

sevgi ve muhabetlerimle saygıalar sunarım Allah yar ve yardımcınız olsun.




Tabii ki amaç , birbirimizi üzmek olmamalı.. Tabii ki kendime hiç sormaz olur muyum , neden hadis reddiyatçılığı diye??

Bulduğum yanıt şöyle ;

“Hadis mi, Kur’an mı?”

Furkan Suresi, 30: Resul de şöyle der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu
Kur'an'ı terk edilmiş halde tuttular."

Bu ayetin anlamı çok derindir. Çünkü Hz. Muhammed'in, Kıyamet'te
Allah karşısında, ümmetinden tek şikayetine bu ayette yer
verilmiştir. Ayette kullanılan "ittihaz" kelimesi, elle sarılıp
tutma, görünüşte benimseme anlamına gelmektedir, ancak bu
tutmanın "mehcur", yani uzaklaştırılan, devre dışı bırakılan, terk
edilen bir tutma olduğu söylenmektedir. Kısaca Hz. Muhammed,
ümmetinin görünüşte Kur'an'a sarıldığını, ancak gerçekte Kur'an'ı
dışladığını, Allah'a açıkça şikayet etmektedir.

Yüzbinlerce hadis, Allah'ın Kur'an'daki değimiyle "iftira edilmiş
hadis"ler (Yusuf 111) bulunmaktadır. Hadisleri toplayanlar bazı
hadislerin sahih olduklarını kabul etmişlerdir. Bu seçimin nasıl
yapıldığı hakkında biraz bilgi verelim:

İbn Hambel (ölm. 855): "Müsned"i, 750,000 hadisten yazmıştır.
İmam Malik (ölm 795): "Muvatta"yı, 100,000 hadisten yazmıştır.
Buhari (ölm. 870): "Sahih"i, 600,000 hadisten yazmıştır.
Ebu Davud (ölm. 888): "Sünen"i, 500,000 hadisten yazmıştır.

Hadislerin "sahih" oldukları hakkındaki karar, "senet"
dedikleri "kişiler zincirini" esas alarak verilmiştir. Örneğin
rivayet edilen bir hadisi ele almışlar, onun kimden rivayet olduğuna
bakmışlar, eğer o güvenilir bir kişiyse, o kişinin o hadisi kimden
öğrendiğine bakmışlar, eğer o da güvenilirse, onun kimden öğrendiği,
onun kimden öğrendiği araştırıla araştırıla, bu kulaktan kulağa
oyununda, hadisin doğruluğuna karar vermişlerdir. Allah'ın
Kur'an'daki değişiyle bu "hadis eğlencesi"nde (Lukman 6) hadisin
metninin bir önemi kesinlikle yoktur. Yüzlerce hadiste olduğu gibi
bunlar, Kur'an ile çelişebilir, örneğin Hz. Muhammed'i, işkenceci,
zalim, cinsi sapık, kibirli, sahtekar, kabileci ve kadın düşmanı
olarak gösterebilmektedir. İşte iftira hadislerden örnekler:

"Namaz kılan bir adamın önünden eşek, kara köpek ve kadın geçerse
namazı bozulur" (Buhari 8/102; Hanbel 4/86).

"Zina yapan evlilerin taşlanarak öldürülmesini emreden ayet, Ayşe'nin
döşeğinin altındaki sahifede yazılı bulunuyordu. Peygamber ölünce
Ayşe onun defin işlemleriyle meşgul iken, evin açık kapısından içeri
giren bir keçi o sahifeyi yedi ve böylece taşlama cezası Kuran'dan
çıktı; ama hükmü devam ediyor" (İbni Mace 36/1944; Hanbel 3/61;
5/131,132,183; 6/269).

"Keçinin yemesi sonucu Kuran'dan çıkan taşlama ayetini Ömer Kuran'a
tekrar sokmak istedi; ancak halkın dedikodusundan korktuğu için
cesaret edemedi" (Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud
8/1431; Ebu Davut 41/1; Itkan 2/34).

"Bir grup maymun zina yapan bir maymunu yakalamış ve taşlama cezasını
uyguluyorlardı. Onları bu haklı işte desteklemek için ben de taş
atarak yardım ettim" (Buhari 63/27).

"Peygamber hiç bir vakit ayak üstünde işemedi" (Hanbel 4/196;
6/136,192,213).

"Peygamberin ayak üstünde işediğini gördüm" (Buhari 4/60,62; Hanbel
4/246; 5/382,394).

"Ureyne ve Ukeyle kabilelerinden bir grup Medine'ye gelerek Müslüman
oldular. Medine'nin havası onlara dokununca Peygamber onlara deve
sidiği içmelerini öğütledi. Adamlar develeri dağıttılar ve çobanı da
öldürdüler. Peygamber onları yakalattı. Ellerini ve ayaklarını kesti.
Gözlerini oydu. Çölde susuz ölüme terketti. Biz onlara su vermek
isteyince Peygamber bizi engelledi" (Buhari 56/152, Tıb 5/1; Hanbel
3/107,163).

"Musa ölüm meleğinden çok korkuyordu. Bir gün ölüm meleği canını
almaya gelince meleğin yüzüne tokat atıp bir gözünü çıkardı" (Buhari
65/4,5; Hanbel 1/205,242,440; 2/405,468).

"Uğursuzluk üç şeydedir, at, ev ve kadın" (Buhari 76/53).

"Peygamber, savaşta kadınların ve çocukların öldürülmesinin bir
sakıncası olmadığını söyledi" (Buhari, Cihad/146; Ebu Davud 113).

"Dünya balığın üzerindedir. Balık başını sallayınca dünyada depremler
olur" (İbni Kesir, 2/29; 50/1).

"Liderler mutlaka Kureyş kabilesinden seçilmelidir" (Buhari
3/129,183; 4/121; 86/31).

"Tüm kara köpekleri öldürünüz. Çünkü onlar şeytandır" (Hanbel 4/85;
5/54).

"Karga fasıktır" (Buhari 59/16; Hanbel 2/52).

"Allah, ahirette peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını
açıp baldırını gösterir" (Buhari 97/24, 10/129 ve 68. surenin
tefsiri).

"Peygamber 30 erkeğin cinsel gücüne sahipti" (Buhari).

"Peygamber nerede güzel bir kadın görse hemen eve koşar Zeynep'le
yatardı" (Buhari, Hibe/8).

"Peygamberin izniyle ihramdan çıkıp Mina'da bulunan kadınlarımıza
yöneldik. Zekerlerimizden meni damlıyordu " (Buhari, Hac/81; Müslim
Hacc/141).

"Peygamber öldüğünde, zırhı birkaç kilo arpa karşılığında bir
Yahudi'nin yanında rehin duruyordu" (Buhari 34/14,33,88; Hanbel
1/300; 6/42,160,230).

"Peygamber, Medine'de bir Yahudi tarafından büyülendi. Günlerce ne
yaptığını bilmez durumda ortalıkta dolaştı." (Buhari 59/11; 76/47;
Hanbel 6/57; 4/367).

"Sol elinizle yemeyiniz, içmeyiniz; çünkü şeytan sol eliyle yer içer"
(Hanbel 2/8,33).

"Ressamlar, ahirette en kötü duruma düşenler olacaklar. Çünkü
Allah'ın yaratıklarını taklid ederek dolayısıyla ilahlık iddiasına
kalkmış oluyorlar. Ahiret günü, Allah ressamları ve heykeltıraşları
toplayacak ve çizdikleri nesnelere can vermelerini kendilerinden
isteyecektir. Can veremeyince de onları cehennemin en dibine
yollayacaktır." (Buhari, libas 88/1,2; 89/2; 90/1)

"İçinde köpek ve resim olan eve melek girmez" (Buhari, libas 87:1)

"Kadının dini ve aklı yarımdır", "Kadınların arasından iyi bir kadını
bulmak, kargaların arasından alaca bir karga bulmaya benzer", "Namaz
kılan birinin önünden eşek, kara köpek ve kadın geçerse namazı
bozulur", "Evlilik, kadın için bir çeşit köleliktir", "Allah'tan
başkasına secde edilmesi helal olsaydı, ilk önce kadının kocasına
secde etmesi gerekirdi", "Cehennem halkı bana gösterildi; çoğunluğu
kadın idi", "Kocanın vucudu irin ile kaplı dahi olsa ve karısı onu
yalasa yine de kocasının hakkını yerine getiremez", "Kadın hayızlı
iken namaz kılamaz, oruç tutamaz, Kur'an okuyamaz." (Buhari ve Müslim)

"Namaza çağrıldığında, şeytan geri geri gidip uzaklaşır ve zart diye
sesli yellenerek gider. Ezan sesini işitemeyeceği yere değin
uzaklaşır. (Buhari, e's- Sahih, Ezan/4;Tecrid, hadis no: 360;
Müslim, e's-Sahih, Kitabu's-SElat/16-19 hadis no:389)

"Her kim istinca için taş istimal ederse adedini tek yapsın". (Buhari)

"Hanesinde Resullulah, bir kürek etinden yedikten sonra abdest
almadan namaza durmuştur". (Buhari)

"Resullulah'ın şöyle dediğini işittim: Ey Mümin! Evine girmesine izin
vermediğin bir kişi senin evine bakar ve mahremine mutalli olup sende
bir çakıl taşı atarak gözünü çıkarırsan artık sana bir günah terettüb
etmez". (Buhari)

"Hani şu gümüş kaptan bir şey içen kişi yok mu... Muhakkak o kişi
karnına Cehennem ateşini içerek gönderir". (Buhari)

"Horozların öttüğünü işttiğinizde Allah'ın falzül kereminden
isteyiniz. Zira horozlar melekleri görmüşlerdir. Merkebin anırmasını
işittiğinizde de şeytandan Allah'a sığınınız çünkü merkep şeytan
görmüştür". (Buhari)

"Kişi kadınını yatağına davet eder de kadın isteksiz davranarak zevc
asabi bir halde gecelerse, melekler o kadına sabaha kadar lanet
eder". (Buhari)

"Eğer şu çocuk yaşarsa henüz ihtiyar olmadan Kıyamet kopar". (Buhari)

"Her kim av köpeği olmayan köpek edinirse o kimsenin her gün işlediği
hayrın sevabından iki kırat kesilir". (Buhari)

Biz Resulullah ile beraber savaşa giderdik. Bizim yanımızda kadınlar
bulunmazdı. Bunun üzerine, "Ya Resulullah, erkekliklerimizi çıkarıp
hadım olalım mı?", diye sorduk. Resulullah
bizi iydişlenmekten nehyetti. Bundan sonra, ücret karşılığı eş
almamıza izin verdi. (Buhari)

"Sizden birinizin kabına sinek düştüğü zaman o kişi onun her tarafını
batırsın, sonra çıkarıp atsın. Çünkü sineğin iki kanadının birisinde
şifa vardır, öbürkünde de hastalık vardır". (Buhari)

Hz. Muhammed'in 10,000'lerce kişinin önünde verdiği "Veda
Hutbesi"nden bir bölüm:

1. "Size izleyeceğiniz iki şey bırakıyorum: Kuran ve benim Sünnetim."
(Muvatta 46/3)
2. "Size Kuran'ı ve aile halkımı (ehli beyt) bırakıyorum." (Müslim
44/4 Nu, 2408; Hanbel 4/366; Darimi 23/1 Nu, 3319).
3. "Size Kuran'ı bırakıyorum; onu izlemelisiniz." (Müslim 15/19 Nu,
1218; İbn Mace 25/84 Nu, 3074; Ebu Davud 11/56, Nu 1905).

Bu kadar tanığı olan bir hadisi bile doğru dürüst yazamamışlar. Hz.
Muhammed neyi bıraktı? Kur'an'ı ve sünnetini mi? Kur'an'ı ve Ehli
Beyt'i mi? Yoksa sadece Kur'an'ı mı? 10,000'lerce kişinin önünde
yapılan konuşmanın bile ne olduğu belli değilken, 3 tanıklı, 5
tanıklı hadisler nasıl "sahih" olabilir?

En büyük hadis kaynağı olan Buhari'ye göre peygamber, işkenceci,
zalim, cinsi sapık, kibirli, sahtekar, kabileci ve kadın düşmanıdır
ama aynı zamanda bunların tam tersi de olabilen, çift kişilikli bir
insandır. Hangisi doğru?

Hadis-severler için daha önce en büyük kitapları olan Buhari'nin "Es-
Sahih"inden sizlere birkaç hadis seçtim. Nedense bu hadislere burun
kıvrılıp, beğenilmiyor? Oysa bu hadisleri de diğerleri gibi Buhari
titizlikle seçmiş ve sahih olarak nitelendirmiş, sonra İslam
alimleri, hadis ilimcileri de onaylamış. Eğer bu hadisler zayıf ya da
çürükse diğerlerinin zayıf ya da çürük olmadıkları ne malum? O
hadisler de aynı şekilde "senet" aranarak sahih olup olmadığına karar
verilmiştir ve sonunda doğruluğu kabul edilmiştir.

Sahih olan hadislerin sayısı belli değildir ve asla da belli
olmayacaktır. Bizzat hadis alimleri olarak nitelendirililen kişiler
Hz. Muhammed'e ait olan sözlerin sayısını 30'dan yukarı
çıkarmamaktadırlar. Rivayete göre İmamı Azam bu sayının 17 olduğunu
söylemiştir. Bazı alimler göre ise bu nitelikte tek bir hadis vardır
ve o da şudur: "Kim bana yalandan bir söz isnat ederse, Cehennem'deki
yerine hazırlansın".

Hadisler, Hz. Muhammed'in ölümünden, en erken 200 yıl sonra yazılmaya
başlanmıştır. Hz. Muhammed unutulmaması için Kur'an ayetlerini
ezberletip devamlı kontrol ederken her nedense kendi sözleri için
bunu yapmayı unutmuştur(!)

Eğer Hz. Muhammed kendi sözlerinin yazılmasını istemiş olsaydı,
kendisiyle beraber olanlar, onun ölümünden sonra herhalde bu isteğini
yerine getirirlerdi ama her nedense bunu yapmayı unutmuşlardı(!)

Eğer Allah bu sözlerin korunmuş olmasını isteseydi, Kur'an gibi
koruyabilirdi ama her nedense unutmuştu(!)

Allah'ın ve Hz. Muhammed'in unutup(!), yapamadığını Buhari, Müslim,
Tirmizi, İbni Mace, Nesai, Ebu Davud, İbni Hanbel, İbni Mace, İbni
Kesir, Mecmüatül Abbasi, Nehcül Belağa, Muvatta, Darimi yapmışlar ve
İslam'ı büyük bir yanlıştan kurtarmışlardır!!!

Sünni alimler, Buhari'de Kur'an ile çelişen hadisleri Kur'an'a tercih
ederler, Hanefi mezhebinin alimleri ise, hadis ile Kur'an
çeliştiğinde hadisin Kur'an'ı iptal edebileceğini iddia etmişler ve
bunu bir mezhep görüşü olarak verecek kadar sapıkılığın içine
düşmüşlerdir.

Şimdi bazıları diyecekler ki: "Bu yazdığın hadislerin sahih
olmadıkları belli ama peygamber efendimizin sahih hadisleri de
vardır". Pekiyi hadislerin sahih olup olmadıklarını nasıl
anlayacağız? 10,000'lerce kişinin önünde söylenen, hadislere inanan
kişiler için çok önemli, yalnızca Kur'an'a inananlar içinse hiçbir
önemi olmayan bir sözün bile doğru dürüst yazılamadığını
görebiliyoruz.

Hadis diye tanıtılan sözler zan ve kuşkudan arınmış sözler değildir.
Hadislerin tamamında kuşku, çelişme ve tutarsızlıklar mevcuttur, oysa
Allah Kur'an'da: "İşte sana o Kitap! Kuşku, çelişme, tutarsızlık yok
onda. Bir kılavuzdur o, korunup sakınanlar için" (Bakara 2), demesine
rağmen İslam alemi hala kuşku, çelişme ve tutarsızlıklarla dolu
kitapları kılavuz olarak almaktadır.

Allah Kur'an'da hadisleri, "iftira edilmiş" olarak, "hadis eğlencesi"
olarak nitelemiş ve Kur'an dışındaki hadislere uymamamızı
emretmiştir. Allah'ın ilk indirdiği ayeti, "Oku"mayı yerine getiren
Hanif Müslüman adayları için hadislerin ve bunlardan ortaya çıkan
sünnet, mezhep uydurmalarının hükmü zaten açıktır. Ancak Kur'an'ı
kütüphanenin en üstüne koyup kimseyi dokundurtmayan, yedi kat beze
sarıp muska niyetine taşıyan ve sadece bir üfürük kitabı olduğunu
zannedenler için bu durum tabii ki muallaktadır. İşte bu nedenle
Hanif Müslümanlardan özür dileyerek sizlere hadislerin durumunu,
hadis-severler için, yine hadislerle aktarıyorum:

"Benden Kur'an'dan başka bir şey yazmayın, kim benden Kur'an'dan
başka bir şey yazmışsa, onu imha etsin." (Müslim, Zühd 72; Darimi,
Mukaddime 42)

"Ben aranızda olduğum sürece bana itaat edin. Size Allah'ın kitabına
sarılmanızı öneriyorum. Onun helalini helal, haramını haram bilin."

"Aranızda olduğum sürece beni dinleyin ve bana itaat edin. Ben
aranızdan alındıktan sonra ise size Allah'ın kitabına sarılmanızı
öneriyorum. Onun helalini helal, haramını haram bilin."

"Şu olgular Kıyamet'in yaklaştığını gösteren işaretlerdendir: Kötülük
üreten kişilerin itibarlı tutulması, iyilik ve güzellik üreten
kişilerin aşağılanması, sözün öne çıkması, eylemin arkaya itilmesi,
toplumun bu mişnaları okur hale gelmesi ve hiç kimsenin bu mişnalara
karşı çıkmaması". Sahibiler sordular: "Mişnalar nelerdir?" Resul
buyurdu: "Mişnalardan maksat, Allah'ın kitabı dışındaki tüm din
kitaplarıdır".

"Sahabe, Allah Resulü'nden sözlerini yazmak için izin istediler.
Ancak onlara izin verilmedi." (Darimi, Mukaddime 42)

"Allah'ın Resulü'nün sözlerini yazmak için izin istediler. Ancak bize
(Ata b. Yesar) izin verilmedi" (Tirmizi, İlim 11; Müslim, Zühd 72)

"Ebu Bekir, Resul'ün ölümünden sonra Müslümanları toplayarak onlara
şöyle dedi: "Sizler Resul'den farklı hadisler naklediyorsunuz. Bu
durumda sizden sonrakiler daha büyük anlaşmazlıklara düşeceklerdir.
Allah'ın Resulü'nden hiçbir hadis nakletmeyin! Sizden bir hadis
rivayet etmenizi isteyenlere deyiniz ki: İşte Allah'ın kitabı
ortamızda; onun helalini helal kılın, haramını haram görün" (Zehebi,
Tezkire 1/3)

Ömer Resul'den, halkın doğru yoldan sapmamaları için kendisine bir
şeyler söyleyip yazmasını istediğinde; Allah'ın Resul'ü: "Allah'ın
Kitab'ı bize yeter!" demiştir.

Yahya b. Ca'da dedi ki: "Ömer sünneti yazmak istedi, sonra
yazılmaması gerektiğini anladı. Sonunda diğer şehirlerdeki sahabelere
de mektuplar yazarak ellerinde yazılı bulunan hadis mecmualarını yok
etmelerini istedi". (İbn Sa'd)

Abdullah b. El-Ala: "El-Kasım b. Muhammed'den bana birkaç hadis
yazdırmasını istemiştim, şu karşılığı verdi: "Hadisler Ömer döneminde
çoğalmıştı. Ömer halktan, beraberlerinde bulunan hadis nüshalarını
getirmelerini istedi. Sonunda bunların yakılmasını emrederek şöyle
söyledi: 'Kitap Ehli'nin Mişna'sı gibi, Müslümanların Mişna'sı da
bunlardır'." (İbn Sa'd)

"Zeyd b. Sabit, Muaviye'nin yanına gitmişti. Muaviye ondan hadis
rivayet etmesini isteyerek yanındakilerden birine de onu yazmasını
emretti. Zeyd, Muaviye'ye şunları söyledi: 'Allah Resulü kendi
sözlerini yazmamızı yasakladı, hatta yazdıklarımızı imha etti."

Abdullah b. Yesar: "Ali'yi minberden şu hutbeyi verirken duydum:
Yanında hadis nüshaları bulunanlar gidip onları yok etsinler. Zira
halkı helak eden, alimlerin rivayet ettikleri hadislere uyarak
Allah'ın Kitab'ını terk etmeleridir."

El-Esved b. Hilal: "Abdullah b. Mesud elinde bir hadis yazmasıyla
geldi. Sonra su isteyerek yazıları sildi ve sayfanın yakılmasını
emretti ve şunu söyledi: Allah kime bir hadis nüshasının yerini
bildirirse ve o da beni bundan haberdar ederse Allah'a yemin ederim
ki, Hindistan'da dahi olsa onu arar bulur ve yok ederim. Sizden
önceki Kitap Ehli Allah'ın Kitab'ına sanki bilmiyorlarmışcasına sırt
çevirmelerinden dolayı helak oldular. Her ne kadar hadis yazımına
müsaade eden bir takım haberler gelmişse de, yasağa dair gelen
hadisler daha güçlü ve sağlıklıdır. Ayrıca Sahabe ve Tabiun döneminde
görülen tatbikat da yasak yönündedir."

"Mescide uğramıştım, ne göreyim halk hadislere dalmış! Hemen Ali'ye
gidip durumu bildirdim: "Ey müminlerin emiri görmüyormusun, halk
hadislere dalmış. Ali sordu "Gerçekten öyle mi?" "Evet" dedim, bunun
üzerine Ali şunları söyledi: "Allah elçisinden işittim ki gelecekte
gercekleşecek fitneden söz ediliyordu. "O fitneden kurtuluş
nasıldır?" diye sorunca, Resullulah buyurdu ki: "Kurtuluş Allah
kitabındadır. Çünkü sizden öncekilerin haberleri de, sizden
sonrakilerin haberleri de, aranızdakilerin hükmü de ondadır. O hakk
ile batılı birbirinden ayıran hesin bir hükümdür. Şaka ve boş söz
değildir. Onu terk eden her zorbanın Allah boynunu kırar. O Allah'ın
en sağlam ipidir. O hikmetle dolu Kur'an'dır". (Hars)

Abdullah b. Zübeyr babasına: "Sen neden başkaları gibi hadis rivayet
etmiyorsun?" diye sorar. Zübeyr: "Bana yalan isnat eden,
Cehennem'deki yerine hazırlasın, hadisinin tehdidinden korkuyorum...
Bakıyorum son zamanlarda bu hadise bir 'kasten' sözü eklendi. Ben bu
hadisi peygamberimizden dinlediğim hiçbir seferinde yemin
olsun 'kasten' diye bir kelime duymadım."

(Not: Abdullah'ın tüm rivayetleri 20'yi geçmemekte, fakat Hz.
Muhammed'le yalnızca 1 yıl beraber olan Ebu Hureyye'nin rivayet
ettiği sözler binlerle ifade edilmektedir! Ebu Hureyye durmadan hadis
rivayet ettiği için Hz. Ömer tarafından tartaklanmış buna karşın Ebu
Hureyye, Hz. Ömer'in ölümünden sonra hadis rivayetlerine hızla devam
etmiştir).

Bazı samimi saptamalar:

Sahabi Enes b. Malik ağlayarak şöyle diyordu: "Resul'den
öğrendiklerimiz içinde bozulmayan tek şey şu namaz kalmıştı; onu da
tanınmaz hale soktular".

Sahabi Ebu Derda'ya sordular: "Resul, bugünkü uygulamalarımıza baksa
beğenmeyeceği bir şeyimizi görür müydü?" Cevap verir: "Beğeneceği bir
şeyimizi görür müydü diye sorsana!"

Hasan el-Basri: "Resul şu mescitlerinizin önünde durup baksa kıble
dışında değişmeyen bir şey bulmazdı!" (Turtuşi; Kitabul-Havadis vel-
Bida)

Bazı itiraflar:

Ebil Avca: "İçinde helali haram, haramı helal kıldığım dört bin hadis
uydurdum". (San'ani; Tavzihul-Efkar, 2/75; Süyuti; Tazhir, 215)

Hammad b. Zeyd: "Zındıklar 12,000 hadis uydurdular". (Tahzir, 215)


Kur'an'a değil, Hz. Muhammed'in olduğu "iddia" edilen hadislere
uyarız diyenlere, Sünnetullah'a değil, Hz. Muhammed'in olduğu "iddia"
edilen sünnete uyarız diyenlere, madem hadis rivayetlerini çok
beğeniyorsunuz, işte sizin hadisleriniz, işte sünnetiniz... Neden bu
hadisleri görmezden geliyorsunuz? Yoksa yüzbinlerce hadis arasından
sahih sıfatıyla seçilen hadislerden beğendiklerinizi seçip,
diğerlerini dışlıyor musunuz? Bir karar verin artık...

Hadisler ve ondan türeyen "Peygamberin Sünneti" iddiaları
yazılmasaydı ne olacaktı acaba? Bu din çökecek ve sapkın bir din
haline mi gelecekti? İtibar gösterdiğiniz hadislerdeki Hz.
Muhammed'in "hadislerin tümünün yazılmasını yasakladığı", kendinden
sonra gelen halifelerin "hadislerin imha edilmesi" emrini
verdiklerini neden görmezden geliyorsunuz?

Her nedense hadislerinizde Hz. Muhammed kendinden bir söz yazılmasını
yasaklıyor. Her nedense sahabe bunu titizlikle uyguluyor ve ne Kur'an
toplanması sırasında ne de ikinci yüzyılın ortalarına kadar yazılı
tek bir hadis bile yok. Hz. Muhammed'den sonra nedense sahabe hiç
hadis nakletmiyor ve başlarında bulunan halifeler de hadis yazımını
yasaklıyor ve mevcut yazılmış olanları da imha ettiriyor. Her nedense
Hz. Muhammed'le bütün hayatı boyunca beraber olanların rivayet
ettikleri sözler elliyi-yüzü geçmezken onunla bir iki yıl, hem de
İslam'ın tamamlanma devrinde beraber olmuş üç-beş kişinin rivayetleri
binleri bulmaktadır.

Pekiyi şimdi ne yapacağız? Yapacağımız tek şey asla ve asla
değişmeyen Sünnetullah'tır ve Allah'ın hükümleridir. "Andolsun, size
bir Kitap gönderdik ki, öğüt ve uyarınız YALNIZ ondadır. Hâlâ
aklınızı çalıştırmayacak mısınız?" (Enbiya 10), ayetinde de Allah'ın
emrettiği şekilde YALNIZCA Kur'an'a bakmak ve aklımızı çalıştırmak,
yani aklımızı "başkalarına kiraya vermemektir".

Ya hadisler? Hadisler ise hiçbir zaman doğruluğu kanıtlanmamış ve
asla da kanıtlanamayacak olan tarihsel belgelerdir...

Hadisler konusunda Allah’ın hükümleri açık ve sabittir:

Yûsuf 111: Andolsun ki, resullerin hikâyelerinde, aklını ve gönlünü
çalıştıranlar için bir ibret vardır. Bu Kur'an, iftira edilecek bir
hadis değildir; aksine o öncekini tastikleyici, herşeyi
detaylandırıcıdır. ...

Bu ayette bir mucize olarak “iftira edilecek hadis” kavramı
kullanılmakta ve Hz. Muhammed’e iftira atılmasından, hem de gelecek
zamanı göstererek bahsetmektedir. Allah, ayetin devamında “öncekini
tastikleyici” diyerek, kendinden sonra gelecek hiçbir şeyi de tasdik
etmediğini vurguluyor ve Kur’an’ın detaylı olduğunu da belirtiyor.

Lukman 6: İnsanlardan öyleleri vardır ki, Allah yolundan bilgisizce
saptırmak ve o yolu oyalanma aracı yapmak için hadis eğlencesi satın
alırlar. İşte böylelerine rezil edici bir azap vardır.

Bu ayette ise yine mucizevi olarak “hadis eğlencesi satın almak”
kavramı kullanılmış ve Emeviler döneminde para karşılığı yazdırılan
hadisler önceden bildirilmiştir.

Câsiye 6: İşte bunlar, Allah'ın âyetleridir ki, onları sana hak
olarak okuyoruz. Hal böyle iken Allah'tan ve onun âyetlerinden sonra
hangi hadise inanıyorlar?

A'raf 185: … Peki, bu Kur'an'dan sonra hangi hadise iman ediyorlar?

Mürselât 50: Artık bundan sonra hangi hadise iman edecekler?

Kalem 36, 37, 38. Neniz var sizin, nasıl hüküm veriyorsunuz? Yoksa
sizin bir kitabınız var da ondan ders mi görüyorsunuz? Onda,
keyfinize uyan her şeyi rahatça buluyorsunuz.

Yukarıdaki ayetlerde de Kur’an dışında hiçbir hadise uymamamız
gerekliliği Allah tarafından vurgulanmıştır.

Buyrun, Allah’tan korkmayanlar, utanmayanlar Allah'a cevap versin ve
desinler ki: "Bizler Hz.Muhammed'in olduğu iddia edilen, Buhari,
Müslim, Tirmizi, İbni Mace, Nesai, Ebu Davud, İbni Hanbel, İbni Mace,
İbni Kesir, Mecmüatül Abbasi, Nehcül Belağa, Muvatta ve Darimi'nin
aktardığı, hadislere iman ederiz. Bunlardan hüküm çıkaran İslam
alimleri, mezhep imamları, tarikat şeyhleri, hoca efendilerin de
hadislerine iman ederiz".

Kur'an yorumu "desteksiz atan" hadis kitaplarıyla mı desteklenecek?
Resulullah'ın olduğu iddia edilen, ne olduğu belirli olmayan,
Kur'an'la, hatta birbirleriyle çelişen sünnet iddiaları mı ışık
tutacak? Yoksa Allah'ın Kur'an'da birçok kez sözünü
ettiği "Sünnetullah" mı ışık tutacak? Evren'de değişmeyen, dosdoğru
ve tek kitap olan Kur’an'ı nasıl olur da muharref ya da şaibeli yan
kitaplarla açıklamaya kalkışabiliriz? ALLAH, bizzat Kur’an'ın
açıklayacısıdır. "O'NU (Kur’an'ı) TOPLAMAK VE OKUTMAK BİZE DÜŞER. O
HALDE SANA KUR’AN OKUDUĞUMUZ ZAMAN OKUNUŞUNU İZLE. SONRA O'NU
AÇIKLAMAK BİZE DÜŞER." (Kıyamet 17-19).


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: İSA(A.S) TANRIMIDIR
İletiTarih: Per Mar 25, 2010 9:25 am 
Çevrimdışı
Uzman Üye
Uzman Üye

Kayıt: Per Oca 22, 2009 2:33 pm
İleti: 1217
iisgor,

Bu çekişmeyi nereye kadar sürdürmeyi düşünüyorsun acaba ?
Rabmi?, Rablermi? teredüdünde iken
ama senin dedin öğrenmek ve ya öğretmek değil dedimya birbirimizi anladık sen yoluna ben yoluma
bundan sonra cevap vermezssem bunu saygısızlık olarak anlama birde sünnetullah nedir onuda ayrıca istersen incele herkes ne senin gibi düşünmeye nede benim gibi düşünmeye mecbur bunuda aklından çıkarma bu öfke niye ??


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: İSA(A.S) TANRIMIDIR
İletiTarih: Per Mar 25, 2010 9:52 am 
Çevrimdışı
Usta Üye
Usta Üye

Kayıt: Sal Oca 26, 2010 1:52 pm
İleti: 566
tahsin33 yazdı:
iisgor,

Bu çekişmeyi nereye kadar sürdürmeyi düşünüyorsun acaba ?
Rabmi?, Rablermi? teredüdünde iken
ama senin dedin öğrenmek ve ya öğretmek değil dedimya birbirimizi anladık sen yoluna ben yoluma
bundan sonra cevap vermezssem bunu saygısızlık olarak anlama birde sünnetullah nedir onuda ayrıca istersen incele herkes ne senin gibi düşünmeye nede benim gibi düşünmeye mecbur bunuda aklından çıkarma bu öfke niye ??



tahsin abi boşver bunları kendi hallerine bırak Mevlam Islah etsin bunun gibileri.bunların amacı hem bağcıyı dövmek hem üzümleri ezmek....


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: İSA(A.S) TANRIMIDIR
İletiTarih: Per Mar 25, 2010 11:03 am 
Çevrimdışı
Acemi Üye
Acemi Üye

Kayıt: Çar Arl 23, 2009 12:59 am
İleti: 180
tahsin33 yazdı:
iisgor,

Bu çekişmeyi nereye kadar sürdürmeyi düşünüyorsun acaba ?
Rabmi?, Rablermi? teredüdünde iken
ama senin dedin öğrenmek ve ya öğretmek değil dedimya birbirimizi anladık sen yoluna ben yoluma
bundan sonra cevap vermezssem bunu saygısızlık olarak anlama birde sünnetullah nedir onuda ayrıca istersen incele herkes ne senin gibi düşünmeye nede benim gibi düşünmeye mecbur bunuda aklından çıkarma bu öfke niye ??



Tahsin33,

İtibar ettiğin hadislerin ne olduğunu ortaya koymam hoşuna gitmemiş , anlaşılan! Sen sordun , sen neden hadislere itibar etmiyorsun , diye ben de yanıtladım.

Diyorum ki , itibar ettiğin hadisin , Kur'an ı Kerim'e uygunluğunu tartacak , ölçecek kadar Kur'an bilgin varsa , hala neden Kur'an a sarılmıyorsun da illa ki Kur'an ı Kerim'i doğrulamak için hadislere itibar edip müracaat ediyorsun? Bu soruma yanıt ver!!

Her gün , hadislere dayandırarak bir ayet açıklamak her babayiğidin harcı olmasa gerek. Hadis yazarı mısın dicem , değilsin. Peygamber misin dicem , şüphedeyim! Hani olura Hasan Mezarcı da ayni iddiaları dile getirmişti. Diyanet işleri görevlisi misin , şeyh misin ?

Bak senin gibi iddia ve bilgi sahibi kimselerin ayrı ayrı web siteleri var. Burda her gün bir hadisli ayet yazacağına , git kendi sitende hergün yüzlerce ayet , hadis açıkla.

Rab mi , Rabler mi tereddüdündeyken demişsin , ben de o tereddüt olmaz da hadisçilere sormak lazım!



Bismillahirrahmanirrahim

El hamdü lillahi rabbil alemin

Er rahman ir rahim

diyen ve hanif Müslümanım diyebilen birisiyim.

Oysa , inkar yolu kapalı olduğu için Hanif İslam Dini Allah'ın emri dediğin halde hala her ayeti hadislerle açıklamaya çalışan sensin! Ben bahsedinceye kadar Haniflik ile tek kelime etmeyen , Haniflikle ilgili tek ayet açıklamayan kim? Sıra onları mı gelmemişti , diyorsun ?

Bahsettiğin tereddüt sana ait. Sende peygamber de çok , buhari , muslim , daha sayayım mı ?


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: İSA(A.S) TANRIMIDIR
İletiTarih: Sal Nis 27, 2010 4:19 pm 
Çevrimdışı
Usta Üye
Usta Üye
kabardeyoguz

Kayıt: Cmt Mar 27, 2010 10:26 am
İleti: 649
[quote="iisgor"][quote="tahsin33"]
iisgor,
hanif Müslümanım diyebilen birisiyim.
/quote]

müslümanlığı da mı böldük?
hanif olamayan bir müslümanlık mı var ...?
hanif müslümanlık nedir?
müslümanım demek hanifliğe dalalet değil mi?

_________________
Resim
Resim cc buyuruyor:
"Andolsun ki o ağacın altında sana biat ederlerken Resim, o müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, onlara güven duygusu vermiş ve onları pek yakın bir fetihle ödüllendirmiştir.” (Fetih, 18)
Rasûlullah (sav) buyuruyor:
"Cihad amellerin zirvesidir; kubbesidir" (Tirmizî, Fezâilu'l-cihâd 22)


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: İSA(A.S) TANRIMIDIR
İletiTarih: Sal Nis 27, 2010 4:25 pm 
Çevrimdışı
Usta Üye
Usta Üye
kabardeyoguz

Kayıt: Cmt Mar 27, 2010 10:26 am
İleti: 649
ayrıca bu başlık çok hemde çok saçma olmuş bence yazan arkadaş alınmasın ama bu konuyu hristiyan alemi tartışmalı çünkü onlar sapıklık ve dalalet içindeler ve teslis denen saçma bir itikatları var...
bizler elhamdulillah müslümanız bunu tartışmak bize ve kelime-i tevhid inancına yakışmaz....
Allah cc a emanet olun...

_________________
Resim
Resim cc buyuruyor:
"Andolsun ki o ağacın altında sana biat ederlerken Resim, o müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, onlara güven duygusu vermiş ve onları pek yakın bir fetihle ödüllendirmiştir.” (Fetih, 18)
Rasûlullah (sav) buyuruyor:
"Cihad amellerin zirvesidir; kubbesidir" (Tirmizî, Fezâilu'l-cihâd 22)


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 36 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 0.176s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.