|
HAMİYET ÜZERİNE BİR DERKENAR
Ham, hami, hamiyet. Kavram ne kadar Arabi ve de Muhammed’ i olsa da cihan şümul bir kavram. Elbette bu kavramın manasını tartışacak değilim. Sadece neresindeyiz; onun sancısındayım. Yada kimler neresinde hamiyetin kendi adına ne kadar ırzına geçildiği beni ilgilendiriyor, kavramın.
Bu gün aşure, bugün Kerbela; hamiyetin, bir ümmete hamiyet adına mal olunuşunun, ümmete maliyetinin yıldönümü.
Ah Kerbela bizi bizden daha iyi bilen Kerbela! Ehli beyti koynuna alacağını bir söyleseydin, belki hamiyete soyunmayacaktı; hamiler. Sen de kötü şanının hamiyetini çekmeyecek, ümmete çektirmeyecektin. Şimdi Ümmet hami Kerbela.
Sen Hüseyin için hami değil miydin? Ne oldu ki sana o kadar kumlarını sakladın da; kutlu Nebinin evlatlarını, Hüseyin’imizi saklamadın -derse Nebi sana!- Neden benim hamim olmadın dese mesela. Kerbela, Ah Kerbela; vah Kerbela!
Kardeşiz belki de seninle Kerbela gel birlikte bulalım bu muamma gibi soruya; humma(hastalık adı) gibi cevabı sana, bana; ve ülkemin insanlarına.
Eminim Sakarya nasıl ki kandan ve çamurdansa sen de Kerbela hakikat kadar kandan ve çamurdansın karşımda. Muhatabımsın, sırdaşımsın, arkadaşımsın, Kerbela.
Diyordum ya sana Kerbela hamiyet. Bizi hamiyet yok mu Kerbela. Bizi o yıktı. O olsa gerek humma kadar su götürür hastalıklı cevap. O olsa gerek devleti sırtlanıp kendi malı saymak, O Kerbela. Sendeki hangi olayı ümmet selameti sayan, devletin bekası sayan çeri ve çeri kafalı varsa hepsinin hamiyeti cehennem Kerbela.
Gel o gün birlikte Resule gidelim. O vahşetten dilin tutulursa ben konuşayım Kerbela. Cevabını ben vereyim kutlu elçiye. Cehennem hamilerini ben söyleyeyim. Senin Benim bütün ümmetin yerine; Nebiye.
Hamiyet üzre , devletin bekası için kendilerinin bunu yapması gerektiğini söyleyenlere bir tokat da ben olayım. Seni, adını, şanını temize çıkarayım. Sen ehli beytin ve onun sevenlerin gülistanı, kabristanı ol; ben mutlu olayım, ümmet mutlu; Resul bizden umutlu olsun. Fidanı Hüseyin’inin bir hiçe vermediğini,kıymetli bir ‘kıyamet dersi’ verdiğini bilsin.
Gel ne olur! seninle birlikte gidelim ona. Siz sarılıp ağlaşırken; ben ben tercüman olayım, sana.
Hamiyete soyunanların sonunu getirelim. Bir daha ham ham hamiyete uzanmasın elleri. Yollarını keselim onların, kalsın elleri arkada geri. Hüseyin’im katledilmesin. Hüseyinler ölmesin, katledilmesin.
Kerbela! Ferasetimizi görsün cümle alem. Bu acıyı bir daha görmeyelim ümmet görmesin, Kerbela. Hamiyetin yerine feraseti koyalım; akil ve nakil kazansın; akli selim olsun hamiyetin aslı, mesela.
Ama sen de Kerbela Feraset sahibi ol. Hüseyinlerimizi koru bağrında. Bu sefer koru Kerbela! Kıyamete kadar feraseti senden öğrensin insanlık; hamaset adına!
Ben Hüseyinler için hami olmaya devam edeceğim. Ferasetimle. Dilimi Hüseyinlerin hamiyetine adayacak; Nerde Hüseyni varsa onun hamiyetine girecek onun gibiler için; Rabbimden feraset, adalet, hakikat, şeref ve izzet isteyeceğim. Onların yolunu açması ve açmazlarını aşmaları için kendi kudretimden onlara vermesini temenni edeceğim.
4000 kişiye değil belki 40.000.000 kişi ile mücadelesinde ona ve onun gibilere duacı olacağım. Allah Yardımcınız olsun Hüseyniler!
Altını helallik isteyerek ben çiziyorum, Kerbela; varsın insanlık farkında, ferasetinde olsun artık Hamiyetin, Feraset olduğunun. Vesselam.
|