Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Cmt Şub 11, 2012 1:56 pm


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 100 ileti ]  Sayfaya git 1, 2, 3, 4, 5 ... 10  Sonraki
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: HADİS-İ ŞERİFLERİ İNKAR
İletiTarih: Çar Şub 10, 2010 9:53 am 
Çevrimdışı
Usta Üye
Usta Üye

Kayıt: Sal Oca 26, 2010 1:52 pm
İleti: 547
Sual: Misyonerlere aldanan bir genç, (Bir tek hadisin bile sahih olduğunu söylemek mümkün değildir. Çünkü ne hadisi söyleyen peygamberi, ne de, onu nakleden sahabeyi gördük, yanında değildik. Bu bakımdan bir hadisin doğru olduğunu söylemek yanlış olur. Mesela Buhari ve Müslim’in rivayet ettiği beş vaktin namazın farz oluşu ile ilgili hadis, diğerleri gibi uydurmadır. Eğer Muhammed Musa’dan üstün ise, onun tavsiyesine nasıl uyar?) diyor. Buna nasıl cevap verebiliriz?
CEVAP
Yukarıdaki iddiaları yapan maksatlı değilse, Peygamberi de, sahabeyi de, âlimleri de hakkıyla bilmiyor demektir. Tevatürden, icmadan, hadis ilminden haberi yoktur. Bilmediği bir şeyi, bir peygamber bir başkasına sorabilir. Bundan da haberi yok. Musa aleyhisselam ulül-azm, büyük bir resuldür. Buna rağmen, bilmediği ilimleri öğrenmek için, bir kimseden yardım istediği Kur’an-ı kerimde bildiriliyor. İşte âyet-i kerimeler:

(Bu arada ikisi [Hazret-i Musa ile arkadaşı], katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve kendisine ilim öğrettiğimiz kullarımızdan birini buldular. Musa ona, sana öğretilen [gayblarla ilgili] ilimden, doğruyu bulmama yardım edecek bir bilgi öğretmen için sana tâbi olmak istiyorum, dedi. O, Sen benim yaptıklarıma dayanamazsın, esasını bilmediğin bir şeye nasıl dayanabilirsin?” dedi. Musa, inşallah, beni sabredici olarak bulursun dedi.) [Kehf 65 - 69]

Kitap sahibi bir peygamber, herhangi bir kimseden bilgi almak istediğine göre, Peygamber efendimizin Hazret-i Musa’nın tecrübesine istinaden yaptığı tavsiyesine uyması yadırganmamalıdır. Bu hadis-i şerif, Buhari ve Müslim gibi dinimizin en kıymetli iki hadis kitabında yer almaktadır. Bu iki kitaba inanılmazsa, din yıkılmış olur. Çünkü bu iki kitabın doğru olmasında İcma hasıl olmuştur. İcma, âlimlerin sözbirliğidir. Eğer İcma’ya inanılmazsa Kur’ana da inanılmaz. Ayrıca namazın nasıl kılınacağı, namazın farzları, vacibleri, mekruhları, sünnetleri, namazı bozanları Kur’an-ı kerimden anlamak mümkün değildir. Daha bir çok konunun hepsini Peygamber efendimiz açıklamıştır. Resulullah efendimizin açıklaması olmadan bunları bilmek mümkün değildir.

Medarik tefsirinde, Nisa suresinin (Müminlerin [itikad ve ameldeki] yolundan ayrılan Cehenneme gider) mealindeki 115. âyet bildirildikten sonra, (Kitab ve sünnetten ayrılmak gibi icmadan da ayrılmak caiz değildir) buyuruluyor. Beydavi’de, aynı âyetin tefsirinde (Bu âyet, icmadan ayrılmanın haram olduğunu göstermektedir) buyuruluyor.

İmam-ı Ahmed’in bildirdiği, (Ümmetim dalâlet üzerinde sözbirliği yapmaz) hadis-i şerifi de gösteriyor ki, Ehl-i sünnet âlimlerin söz birliği ile bildirdiklerinin hepsi doğrudur.



İbni Sebe diyor ki: Kur’anı toplayan Eshab, ona ilave ve çıkarma yaptı. Biz Kur’ana inanmayız. (Bu Kur’anı Allah indirdi korumasını o yapar) diye bir âyet uydurmuşlar.

Yok, biz İbni Sebe yahudisi gibi değiliz deniyorsa ve Kur’ana inanılıyorsa, Eshab-ı kiramın hepsinin Cennetlik olduğuna da inanmak gerekir. Onların rivayet ettikleri hadislerin de doğru olduğuna inanmak gerekir. Kur’anı bildirdikleri gibi hadisleri de onlar bildirdi. Bunlardan birisini kötülemek, bir dediğine inanır, diğer dediğine inanmam demek, dini yıkmanın, İslamiyet’e inanmıyorum demenin kamufle edilmiş şeklidir. Hadis âlimlerini, yalancı, cahil ve din düşmanı bilmek ne kadar yanlıştır. Buhari ve Müslim gibi âlimlere uymak gerekir. Çünkü Kur’an-ı kerimde (Bilmiyorsanız zikir ehline [âlimlere] sorun) buyuruluyor. (Nahl 43)


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Hadis-i şerifleri inkâr
İletiTarih: Çar Şub 10, 2010 10:26 am 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Pts Nis 06, 2009 6:41 pm
İleti: 2231
Allah kitabında HADİS hakkında bize şunları söylüyor:

4:87 Allah'tır O, ilah yoktur O'ndan başka. Hakkında hiçbir kuşku bulunmayan kıyamet gününde, hepinizi muhakkak bir araya toplayacaktır. Hadis bakımından, Allah'tan daha sadık kim olabilir?

7:185 Göklerin ve yerin melekutuna, Allah'ın yarattığı herhangi birşeye bakmadılar mı; ecellerinin gerçekten yaklaşmış olabileceğini düşünmediler mi? Peki, bu Kur'an'dan sonra hangi hadise iman ediyorlar?

31:6 İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah yolundan bilgisizce saptırmak için hadis eğlencesi satın alır ve onu alay konusu edinir. İşte böylelerine rezil edici bir azap vardır.

45:6 İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir ki, onları sana hak olarak okuyoruz. Hal böyle iken Allah'tan ve onun ayetlerinden sonra hangi hadise inanıyorlar?!

52:34 Eğer doğru sözlü iseler, onun benzeri bir hadis getirsinler.

77:50 Artık bundan sonra hangi hadise iman edecekler?

_________________
... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: HADİS-İ ŞERİFLERİ İNKAR
İletiTarih: Çar Şub 10, 2010 11:16 am 
Çevrimdışı
Usta Üye
Usta Üye

Kayıt: Sal Oca 26, 2010 1:52 pm
İleti: 547
Hadis-i şerif düşmanlarının hilesi

Kuranda (Hadisler uydurmadır) diye bir âyet varmış. Böyle bir şey var mı?
cevap....
Hadis, kadim [eski] kelimesinin zıddıdır, yani yeni demektir. Ayrıca söz ve haber anlamına da gelir. Kuran-ı kerimde geçen bütün hadis kelimeleri, söz ve haber anlamındadır. Deyim olarak, Resulullahtan rivayet edilen haberlere hadis denir. Hadis-i şerif, Resulullah efendimizin şerefli, mübarek sözleridir.

Dini yıkmak isteyenler, önce âlimlerden, mezheplerden başladılar, sonra da hadis-i şeriflere saldırdılar. Sahih de olsa hadis-i şerife düşmanlıklarını gizlemediler. Ama her Müslüman bilir ki, hadis-i şeriflere düşman olmak, (Resulüm vahiyden başka söylemez) buyuran Allahü teâlâya düşmanlıktır. Bu Allah düşmanları, (Yalnız Kuran) yaftası altında, hadislerden başlayarak İslamiyeti yıkmaya çalışıyorlar.

Allahü teâlâ, Resulüne uymayı, kendine uymak olarak bildirmekte ve Resulün emri ile kendi emrini ayıranlara kâfir demektedir. İşte âyet-i kerime mealleri:
(Resule itaat eden, Allaha itaat etmiş olur.) [Nisa 80]

(Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71]

(Peygamberin verdiğini alın, yasak ettiğinden sakının!) [Haşr 7]

(Resulüm de ki: Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!) [Al-i İmran 31]

(O, kendisine vahyedilenden başkasını söylemez.) [Necm 3,4]

(Ona uyun ki, doğru yolu bulasınız!) [Araf 158]

(De ki, Allaha ve Peygambere itaat edin! Eğer [uymayıp] yüz çevirirlerse, [kâfir olurlar] Elbette Allah kâfirleri sevmez.) [Âl-i İmran 32]

(Allahın yolu ile, resullerin yolunu farklı göstermek isteyenler kâfirdir.) [Nisa 150,151]

Bu âyetlere rağmen, hadislere savaş açıldı. Mezhepsizler, kasten söz anlamındaki hadis kelimesini sanki hadis-i şerif gibi göstermeye çalışıyorlar. Uygunsuz bir söz ifadesini, uygunsuz bir hadis diye tercüme ediyorlar. Hadis kelimesini söz olarak tercüme etmeyip hadis olarak söylüyorlar, mesela (Kurandan sonra hangi söze inanacaklar?) âyetini, (Hangi hadise inanacaklar) diye değiştiriyorlar.

Halbuki Kuranda, hadis kelimesi bazen, Kuran anlamında da kullanılıyor. O zaman hadis kelimesini, hadis-i şerif olarak göstermek, kendi aleyhlerine delildir. İşte âyet mealleri:
(Bu hadise [söze yani Kurana] inanmayanlar [helak olacakları için] arkalarından üzülerek neredeyse kendini harap edeceksin!) [Kehf 6]

(Allah, hadislerin [sözlerin] en güzelini bir kitap halinde indirdi.) [Zümer 23]

(Şimdi siz bu hadise mi [söze yani Kurana mı] şaşıyorsunuz?) [Necm 59]

(Âlemlerin Rabbi tarafından indirilen bu Kuran-ı kerime ancak temiz olanlar dokunabilir. Siz bu hadisi mi [sözü mü yani Kuranı mı] küçümsüyorsunuz?) [Vakıa 77-81]

Kuran-ı kerimde lehv-el hadis, boş laf demektir. Bir âyet meali:
(İnsanlardan öylesi var ki, herhangi bir ilmi delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş lafı satın alır.) [Lokman 6]

Hadis düşmanları, buradaki boş lafa, hadis eğlencesi veya uydurma hadis demişlerdir. Bu hileye, bu oyuna gelmemelidir.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: HADİS-İ ŞERİFLERİ İNKAR
İletiTarih: Çar Şub 10, 2010 11:46 am 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Çar Mar 25, 2009 10:05 am
İleti: 2375
Nahl 43- Biz senden evvel kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka (peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.
----------------------------------------------------------------------------------------

Her konuda bilmediklerimizi bir bilenden öğrenmiyormuyuz ve daha sonra verdiğimiz çabalar neticesinde bilenler seviyesine gelebiliyoruz ve hatta geçe biliyoruz.

Din arayışında, bu konuda sıfır boşlukta birini ele alalım mesela.Bir yaradanın olabileceği düşüncede ve arayışa girdi.İsevilerle karşılaştı ve onlardan Hristiyanlığı tanıdı,araştırdı,öğrendi.Bu doğaldırki ilk etapta İncilin kendisinden öğrenmeye başlayana kadar etrafındaki Hristiyan bireylerden beslenecektir.Anlayış yeteneğiyle İncile daha bir itat edişle diğerlerinede fark atarcasına belki onların bilemediği,idrak edemediklerini fark edecek yaşamında uygulayacaktır.

Müslümanlığı ilk yaşamaya başlayan biride tabiki bu örneklemedeki gibi olacak,ailesindeki bireylerden öğrenecek veya çevresindekilerden,gittiği ders aldığı hocadan v.s.Fakat bu bireylerin beşeri kaynaklar diyebileceğimiz çevre etkileşiminden sonra, Kitaba (Kurana) direk yönelip ne demek istediğini diğerlerinden,bir öncekilerden daha iyi anlaması imkansızmı?Cenab-ı Hakkın dediklerini daha bir açması,tebliğ etmesi veya anladığı kadarıyla yaşaması çokmu zor yada yanlışmı?Önemli olan Kurana kendini tabi tutması,uyması,emrettiği şekilde yaşaması değilmi?Yada insan Kurani anlamda bu özgürlüğe sahip değilmi.İlla; bu imam bunu diyor,Kuranı böyle anlıyor,o daha iyi anlıyor, onun dediği gibi yaşamalıyım mecburiyetindemi olmalı?Müslümamlar inanci yaşamlarını imamların yorumları bazında kendilerini katagorizemi etmeli?Bu katogorizeleşmelerden dolayıda tarafgirlikler bakış açıları geliştirip,bir birlerini yermel,ötekileştirmelimi?

Yoo bunu anlamam mümkün değil kendi adıma.Sevgi dini,kolaylık dini,Allah her şeyi Kuranda apaçık bizlere anlattı,açıkladı dediğimiz dini hayatımızı,dinimizi zorluklar dini haline getirmeye hiçmi hiç hakkımız yok.Bir birimizi fırkalara sürükleme,ayrıştırma hakkımız cüretimiz olmamalı.Herkes Kuran eksenli çalışmalı,dinini öyle yaşamalı,yaşayabildiği kadarına bu hoş görüyle yaklaşılmalı.

Sanırım Kuranı annayanların anladığı kadarlarının kabulü kolaylığına kaçılıyor.Bu da Hazırcılık değilmi?Hepimizin Kuranı ekseninden uzaklaşmadan anlama gayretinde olmamalımıyız?Bu çabalarımız hiç vaz geçmeden,Kuranı Kurandan öğrenme gayretlerinin peşini bırakmamalıyız.Kuranı anladığı kadarıyla yaşayanlara hoş görüyle bakmalı,onların idraklerini küçümseyip,sen şukadarını bilmiyor,yapmıyor,uygulamıyor,eksiksin kibrinde olmamalıyız?

Bakın bir Konca Kuriş vardı,onun hikayesiyle söylediklerimi,söylemek istediklerimi bitireyim.

Konca Kurişe bir anacığımız bir soru sordu.Tipik bir Anadolu kadını.''Kızım ben Namaz kılmak istiyorum,Namaz dualarını bilmiyorum,Namaz kılmayıda öğrenemedim.Bu yaşıma geldim ama kılmak istiyorum,Nasıl Kılayım'' Her halde görünüşe göre kadıncağız altmış yaşlarında falandı.Konca Kuriş şçyle cevap verdi.''Anne bildiğin gibi kıl.Allah senin içinden geçenleri bilir.Hiç bir Şey yapamıyorsan otur bir kenara, Allahtan ne istiyorsun,ona neler söylemek istiyorsun yakar,anlat,şikayetin varsa söyle.'' Kadıncaz tekrar''Kızım ben dua okumasını bilmiyorum,Arapcada bilmiyorum'' Konca Kuriş ''Anneciğim bizleri yaratan dilleride yarattı.O Türkçede bilir,sen Türkçe oku,dua et.''

Ve Konca Kuriş bu televizyondaki son Konuşmasından 2 gün sonra katledildi,cesedide bir binanın altında gömülü bulundu falan hatırladığım kadarıyla.Tabi dini zorlaştıran,tabular halindeki bazı kuralları eleştiren bir çok konuşmalarıda vardı,muhakkak birilerinin tutuculuk birikimlerinin, patlamalarının maruz-i sonunu yaşadı.Tabi belki işin Ergenekonsal bağlantılarıda olmuş olabilir....İç içe kaplar misali bir birlerini hep kullanmadılarmı?..

_________________
Çerkes İsimleri Çerkes Kimdir

Çerkez Müzikleri - Kafkasya - Çerkez - Google - Çerkez İsimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Çerkes Sitesi - Circassain - Cerkes.Net - Çerkez Tavuğu - Adigece Sözlük - Sohbet


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: HADİS-İ ŞERİFLERİ İNKAR
İletiTarih: Çar Şub 10, 2010 12:13 pm 
Çevrimdışı
Usta Üye
Usta Üye

Kayıt: Sal Oca 26, 2010 1:52 pm
İleti: 547
konca kurişi örnek vermissiniz ama olayın aslını astarını ne kadar biliyoruz..?ben oğlu yahya kuriş yeğenleri eşinin ağbeyleri ile tanışıklığım ahbablığım var burda yazmak ne kadar doğru olur bilmem yazmam da gerçi ama bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamak en güzeli değil mi:?


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: HADİS-İ ŞERİFLERİ İNKAR
İletiTarih: Çar Şub 10, 2010 12:30 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Çar Mar 25, 2009 10:05 am
İleti: 2375
konca kurişi örnek vermissiniz
-----------------------------------------

Herkes bildiği kadarıyla Çevresi ve Çevresindekileri değerlendirir,kanat geliştirir.Bu olgu değişkendirde ancak.

konca kurişi bildiğim kadarıyla,dinlediğim kadarıyla,fikri olarak buluştuğum kadarıyla değerlendirme,örnekleme tenezzüliyetinde bulundum kendimce.Her konuda da örnek alma esaretine de hissetmiyorum kendimi.Onun üzerinden verdiğim örnek ve konuşmalarını,yaklaşımını dillendirdim sadece.Dini yaşamımda bir çok kişi olabilir bazı hallerini örnek alacağım.Netice din kardeşiyiz.O da bunlardan biriydi.

Bütün dini yaşamımı bir tek kişiye,ekole esir edemem.Allah banada akıl vermiş.Niçin daha iyi anlayamamış kompleksine gireyim.İstediğim an her dini konuda fikir yürtenlerden faydalanma özgürlüğündede olmalıyım.İmamların,hocaların bütün tavsiyelerini edinme,öğrenme,yol gösterişlerini inceleme özgürlüğüm var.Ben bir tekine tabi olmayı,bu ayrıştırmanın tarafında olmayı anlamıyorum,tutculuk,bağnazlık anlamında.Yoksa ben İmamlara,Mezhep ehli fikriyatcılara karşı değilim.Kimse bana şu Mezhebi seçmelisin diye dayatmamalı.Seçmediğim zamanda bana bakış açıları edinmemeli.Ben bunu demek istiyorum bütün kayretlerimde.

Mesela bir Şii imamdanda alacaklarım olabilir,bir Alevi dedesindende.

_________________
Çerkes İsimleri Çerkes Kimdir

Çerkez Müzikleri - Kafkasya - Çerkez - Google - Çerkez İsimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Çerkes Sitesi - Circassain - Cerkes.Net - Çerkez Tavuğu - Adigece Sözlük - Sohbet


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: HADİS-İ ŞERİFLERİ İNKAR
İletiTarih: Per May 13, 2010 2:14 pm 
Çevrimdışı
Çaylak Üye
Çaylak Üye
CheChen_Kiz

Kayıt: Çar May 12, 2010 3:28 pm
İleti: 36
Sünnet, yâni hadîs-i şerîfler, Kur´ân-ı kerîmi açıklamaktadır. Mezheb imâmları, sünneti açıklamışlardır. Din âlimleri de, mezheb imâmlarının sözlerini açıkladılar. Kıyâmete kadar da böyle olacaktır. Sünnet, yâni hadîs-i şerîfler olmasaydı suları, tahâreti, namazların kaç rekat olduklarını, rükû ve secdede okunacak tesbîhleri, bayram ve cenâze namazlarının nasıl kılınacağını, zekât nisâbını, orucun, haccın farzlarını, nikâh ve hukûk bilgilerini, hiçbir âlim, Kur´ân-ı kerîmde bulamaz ve öğrenemezdi.
İmrân bin Hasîn´e birisi; "Bize yalnız Kur´ân´dan söyle." deyince; "Ey ahmak!Allah Kur´ân-ı kerîmde, namazların kaç rekat olduğunu bulabilir misin?" dedi.
Hazret-i Ömer´e; "Farzların seferde kaç rekat kılınacağını Kur´ân-ı kerîmde bulamadık." dediklerinde; "ü teâlâ, bize, Muhammed aleyhisselâmı gönderdi. Biz, Kur´ân-ı kerîmde bulamadıklarımızı, Resûlullahtan gördüğümüz gibi yapıyoruz. O, seferde, dört rekat farzları iki rekat kılardı. Biz de öyle yaparız." buyurdu. Din imâmlarının hiçbir sözü, İslâmiyetin dışında değildir. Çünkü herbiri hem hakîkatte, hem de şerîatte âlimdirler.

_________________
    sey sile duko ho yeeza suun a chechenyaa


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: HADİS-İ ŞERİFLERİ İNKAR
İletiTarih: Per May 13, 2010 2:47 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Pts Nis 06, 2009 6:41 pm
İleti: 2231
Merhaba CheChen_Kiz,
Hoş geldiniz. Size şu soruyu sormak isterim:

732- İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Medine’den Mekke’ye gitmek üzere yola çıktı. Rabbülâlemin’den başka hiçbir şeyden korkmuyordu. Yolda namazı ikişer ikişer (yani kasrederek) kıldı.” (K.S.2899 C.9 S.228 Akçağ, alıntıları: Tirmizi, Salât 391,(547); Nesâi, Taksiru’s-Salât 1,(3,117). )

733- Enes (radıyallahu anh)’in anlattığına göre kendisinden kasru’s-salât yani namazın kısaltılması hakkında sorulmuştu. Şöyle cevap verdi:
“Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) üç millik mesafeyi veya -Şu’be’nin şekkine (zannına) göre - üç fersah mesafeyi dışarı çıktı mı iki rekat kılar.” (K.S. 2897 C.9 S.227 Akçağ, alıntıları: Müslim, Salâtu’l-Müsâfirin 12,(691); Ebû Dâvud, Salât 271,(1201). )

734- Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte Mekke’ye gitmek üzere Medine’den çıktık. Efendimiz yolda namazları ikişer ikişer kılıyordu. Medine’ye dönünceye kadar hep böyle yaptı.”
Enes’e:
“Mekke’de ne kadar kaldınız?” diye sorulmuştu:
“Orada on gün kaldık” dedi.” (K.S.2900 C.9 S.229 Akçağ alıntıları: Buhari, Taksir 1, Meğâzi 52; Müslim, Salatu’l-Müsâfirin 15,(693); Ebû Dâvud, Salât 279,(1233); Tirmizi, Salât 392,(548); Nesâi, Taksiru’s-Salât 4,(3,121). )

Bu üç rivayette, tehlike olmaması halinde bile, seferi durumda ve ikamet edilen memleket haricinde uzun bir süre kalınsa dahi namazın kısaltıla bileceğini rivayet ettiler.


Nisa 101- Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman inkâr edenlerin size bir kötülük yapmalarından korkarsanız, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Muhakkak ki kâfirler, sizin açık düşmanınızdır.

Nisa 101 ayetinde görüldüğü gibi, namazın kısaltıla bilmesi için kâfirlerden gelebilecek bir tehlikenin mevcut olması şarttır. Sizce yukarıdaki hadisler sahih midir?

_________________
... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: HADİS-İ ŞERİFLERİ İNKAR
İletiTarih: Per May 13, 2010 3:18 pm 
Çevrimdışı
Çaylak Üye
Çaylak Üye
CheChen_Kiz

Kayıt: Çar May 12, 2010 3:28 pm
İleti: 36
hz.ömer seferde yanına ebu yala geliyor ey ömer biz tehlikede değiliz namazları niçin kasr ediyoruz hz.ömerde diyorki ay ebu yala aynı soruyu bende Allah'ın rasulüne sordum oda bana şöyle demiştir'' bu Allah'ın size verdiği bir hediyedir onu kabul edin''
kasr olayı işte böyledir şimdi kardeş yanlız kur'an demek Allah muhafaza istemedende olsa kötü şeylere sebebiyet veriri yanlız sünnet demekte böyledir çünki Allah rasulullah'a uyulması gerektiğini kendisi ayetlerinde söylüyor ve ona isyan edenlerinde kafir oldukları bildiriliyor
nisa 80.ayetullah rasule itaat eden Allah'a itaat etmiş olur
rasulullah hadisleri kendi nefsine göre uydurmuyor biiznillah
enfal 20 ayetullah Allah'a ve rasulüne itaat edin (görüldüğü gibi sadece Allah'a itaat değil rasulünede itaat emrediliyor )
Allah ve rasulüne karşı gelen apaçık sapıklıktadır(ahzab 36.ayetullah) yine görüldüğü gibi sadece Allah'ın emrine değil rasulün sözlerinede karşı gelen sapıklıktadır da farkında değildir!!
araf157.ayetullah opeygamberki pis şeyleri haram temizleri helal kılar!!
sadece Allah'tan değil rasulünden ve onun emirlerindende yüz çeviren kafirdir al-i imran 32.ayetulahta bu böyledir
ahzaaab 36.ayetullah Allah ve rasulü bir işte hükün verdiği zaman mümin erkek ve kadınların o konuda söz söyleme hakkı yoktur kendi isteğine göre tercih hakkı kalmaz..demekki rasulullahta hüküm koyarmış bu ayetle görüyoruz biiznillahuteala
necm 4.onun sözü vahiyden başka bir şey değildir
rasulullahın sözleri vahiydir
zira allah insana sadece bir şekilde vahyetmez bir peygamber yoluyla
2 perde arkasından
3 ilham yoluyla
vahyeder...
araf 158 rasulüme uyunki doğru yola eresiniz
nisa 65.ayetullahhayır andolsunki verdiğin hükmü tereddütsüz kabul etmeyenler iman etmiş olmazlaaaar!!!
hadis_i şeriflerde de buyruluyorki
ebu davud=kur'andan başka şeye uymayız diyenler çıkacak
ebu yala=hadisi bırak kur'an a bak diyenler çıkacak
müslim=sünnetimden yüz çeviren benden değildir!
buhari=bana uyan cennete girer isyan eden giremez
kur'an-ı kerimi topğlayıp bir araya getirende hadisi şerifleri bir araya getirende ashabı kiramdır kardeşim birene inanıp öteki inkar edilmez böyle kişilerin çıkacağı asırlar önce bildirilmiştirde zaten
tırmizi darimi=yanlız kurandan helal ve haramı kabul ederim diyenler çıkar iyi bilinki peygamberin haram kılması Allah'ın haram kılması gibidir
müslim=sünnetimden yüz çeviren benden değildir

_________________
    sey sile duko ho yeeza suun a chechenyaa


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: HADİS-İ ŞERİFLERİ İNKAR
İletiTarih: Per May 13, 2010 3:31 pm 
Çevrimdışı
Emektar Üye
Emektar Üye

Kayıt: Pts Nis 06, 2009 6:41 pm
İleti: 2231
Benim sorum çok açık. Bir tarafta Kuran ayeti var (Allahın sözü) diğer tarafta peygamber söyledi diye iddia eden rivayet var. Rabbim Kuranı koruyup muhafaza edeceğini söyledi ama rivayetleri koruyup muhafaza edeğini söylemedi.

Ben şimdi "namazı kısaltma konusunda" Rabbimin dediğine mi inanayım yoksa onu bırakıp rivayetlere mi inanayım?

_________________
... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 100 ileti ]  Sayfaya git 1, 2, 3, 4, 5 ... 10  Sonraki

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 16.530s | 13 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.