|
Dinimiz (İslam) deyince güzel ahlak,adil olmak,hakkaniyetli olmak,iyi olmak,nefsin haramiliğine esir olmamak,şeytani huylar edinmemek,ibadetlerimizi ihmal etmemek v.s. hep bunlar konuşulur.
Ben haklar denince hep kavmi haklarıda hatırlarım.Bizleri (Kainatı ve kainatın bir parçası olan canlılarıda) yaradan Allah, Kavimleride yaratmadımı? Zararı olmayan bir haşereyi bile öldürme hakkımız yokken,savaşlarda ekili tarlaları,canlı gür ormanları,ağaçları (Çevrecilik) dahi korumamız gerektiğini söyleyen dinimizin, kavmi özelliklerin muhafazası için hiçmi bir emri yok?
Yıllarca bende cematlere takıldım,o mistik havanın verdiği o yaşlardaki hazzı cemat halindeki muhabbet halleri yaşadım.Siyasallaşan muhafazakar (İslami ağırlıklı) partinin üyesi oldum,seçmeni oldum.Ülkede çok konuşulan (?) düzen porogramında kavmi (Anadilde eğitim) haklar hakkında bir şey görmeyince hüsrana uğradım,gücendim.
Kendimce inceliyorum Hristiyan dünyasını.Mesela Fransayla İspanya arasındaki Andorayı.400-500 yıllık bir ülke.Bir şehrin bir ilçesi yüzölçümünde.Anadilleriyle bir çok kere kaynayan savaşlar sonrasında dahi hala ayakta.Veya San Marinoyu,Monokoyu,Lehiştaynı v.s.(Bu ülkelerde 400 ila 600 yıllık ülkeler)
Birde bakıyorum İslam coğrafyasına veya Tarihine.Varmı hoş görüyle yaşamasına göz yumulmuş böyle ülkeler.Bir birlerinin üzerinden Kasırga sürüsü gibi geçip bir birlerinin hakimiyetinde sindirmişler.
Zamanın birinde yaşlı bir Arnavutluk Arnavutuyla konuşmuştum.(1975 Cağaloğlu) Seksenbeş doksan yaşlarındaydı.Şöyle demişti.''Biz Arnavutlar balkanların en eski kavmi ve diliyiz. Osmanlıdan kopmamız bir tek bakımdan iyi oldu.Osmanlı Medreselerde Arapca veya Osmanlıca (Türkçe) tahsil yaptırıyordu.Osmanlıdan ayrılınca kendi dilimizde tahsil yapma imkanı bulduk.Hatta Şehirli Arnavutlar iyice Osmanlıca (Türkçe) konuşup,tembellik gösterip çocuklarına Arnavutca öğretmez olmuşlardı.Bir tek Hristiyan Arnavutlara dillerinde Manastırda ve Kiliselerde incillerini okuyabilsinler diye tahsil imkanı verirlerdi.Evet ben Osmanlıdan ayrılınca ilkokul 3'te falan Arnavutca eğitimi almaya başladım.Hatta Arnavutcanın sözlüğünü hazırlayabilmek için, dağ köylerini dolaşarak unutulmaya yüz tutmuş Arnavutca kelimeleri tespit edip, Osmanlıca yerleşmiş kelimelerin yerlerine koydular. Bu bakımdan ben Osmanlıdan ayrılmışlığımıza hoş bakıyordumFakat bu sefer Enver Hoca geldi.(Kominizm).Ailece Yunanistana kaçtık.Bu seferde Dinimiz tehlikedeydi.''
Acaba bu kavmi haklarda paylaşımlar düzenlemeyen kurulmuş İslam devletlerinin çözülmelerinde, bu fonksiyonlarda söz konusu olabilirmi?
Biz biliyoruz ki Avrupa Birliği gittikçe genişleyen ve yaşayan halkları tarafından kabul gören,memnun olunan bir Hristyan kulubü (Devletleşme yolunda).Tekrar biliyoruz ki, kavimlerin (Anadillerin) yaşamsallığında,kalıcılığında da hakkaniyetler geliştiriyorlar.Ona keza yaşam standartlarının iyileştirilmişliği,sağlık ve eğitimin adil dağılımı hassasiyeti,bireyin haklarının özgürlükler babında yüceltilmesi Birliğin içinde devletlerin,halkların,kavimlerin pekişmesine,perçinleşmelerine vesile.
Belkide biz Müslümanların bilhassa dikkat etmesi ve hayata geçirmesi geretiği devlet düzenini inşa ediyorlar.Peki dinlerine bu kadar düşkün olan Müslüman Ulema,Alim bu konuda niçin hassas ve her konuda adil düşünenler değiliz? Yoksa bizim dinimizde bu rahatlatıcılıklar adalet babında olması gereken anlamda yokmu?
Tarihte Yunanlı Ortadoks din adamları Slavları Hristiyanlaştırmak için onların dilinde dinlerini tebliğ edip,kendi alfabelerine ek harfler ekleyerek aynı zamanda yazı (Kril) medeniyeti edindirdiler.Mesela Ermeni Ortadoksluğu kendi Harflerini Gürcü diline uyarlayıp, Gürcü diliyle Gürcüce onları Hristiyanlaştırdı.Bu örnekler çoğaltılabilir Hristiyan aleminde.
Biz Müslümanlar niçin illa Müslümanlaştırılmak istenen kavimlere Arapça tebliğlerle giderek bir birimizi Müslümanlaştırma gayreti gösterdik?Böyle bir yasak,şart varmı dinimizde?
Dikkat ediyorum Çerkes diasporasının Muhafazakar (İslami) kanadına.Evet sorunlarımızı,yok oluşlarımızı yani ortak dertlerimizi onlarda dillendiriyor, fakat bana dilden ziyade Xabzelerin kayboluşuna dair daha ağırlıklı söylemleri endişe veriyor.Çağın şartları gereği anadilde eğitimin artık gerekliliğini pek ısrarla tellaffuz eder halleri yok.Sanki Xabzelerimiz tarafında ısrarla duruşları,söylemleri dinimizin güzel ahlakı,edep adabı emredişine çok yakın buluşlarından dolayı gibi geliyor.Sanki Xabzelerimizi bir sıçrama tattıravanı olarak görüyorlar diaspora içersinde muhafazakarlığı (İslamı) tebliği için.Dinimizin diriliği,daimiliği için bu görüşe,düşünceye de şahsen eyvallah diyorum, fakat anadilin evde kullanılmamasından daha ziyade kaybolmaya yüz tutmuşluğunun ısrarınada katılmıyor vede anadilde eğitim talepkarlıklarının olmayışını politik buluyorum.Bunuda anadilde eğitim talepkarlığının kavmiyetciliktir korkusunun baskınlığına veriyor,inanıyorum.
YANILIYORMUYUM,yanıla bilirim,hadiyin arkadaşlar buda tartışılsın.
_________________ Çerkes İsimleri Çerkes Kimdir
Çerkez Müzikleri - Kafkasya - Çerkez - Google - Çerkez İsimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Çerkes Sitesi - Circassain - Cerkes.Net - Çerkez Tavuğu - Adigece Sözlük - Sohbet
En son decenqua tarafından, Sal Arl 29, 2009 4:52 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.
|