|
15:26-33 26: Yemin olsun, biz insanı; kuru çamurdan, değişken-cıvık bir balçıktan yarattık. 27: Cini/İblis'i de daha önce kavurucu ateşten yaratmıştık. 28: Hatırla o zamanı ki Rabbin meleklere, "Ben, kupkuru bir çamurdan, değişken, cıvık balçıktan bir insan yaratacağım." demişti. 29: "Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın." 30: Meleklerin tümü, toplu halde secde ettiler. 31: İblis müstesna. O, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı. 32: Allah dedi: "Ey İblis! Sana ne oluyor da secde edenlerle beraber olmuyorsun?" 33: Dedi: "Kuru bir çamurdan, değişken-cıvık bir balçıktan yarattığın bir insana secde etmek için var olmadım."
15:27 Görülmeyeni (cini) de daha önce kavurucu ateşten yaratmıştık.
İblis ve şeytanın geçtiği tüm ayetlerin hemen hepsi insanın yaratılması ile ilgilidir. İnsanların asi, isyankar ve kötü yönünü; Allah, insanın kendisini yaratmazdan önce yarattı.
İblis/şeytan; (karşı taraf, muhalif, aleyhtar, düşman, rakip, asi, isyankar) denen insanın bu trafını Allah kendisinden uzaklaştırmıştır.
İnsanın içerisindeki isyankar duygular ve isyankar düşüncenin ateşten yapıldığı söyleniyor Kuran’da. Aynı ateşin (ısının/enerjinin) büyük molekülleri parşalayıp küçük moleküllere ayırdığı gibi insanın içerisindeki bu isyankar taraf ta hakikati; sebep, neden, gerek, sağduyu, akıl, hikmet, ve mantıktan ayırır. İnsanın nefsi Allah tarafından insanın cesedi yaratılmadan önce yaratılmştı. Bunu şu ayette görebiliriz:
2:30 Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben, yeryüzünde bir halife yaratacağım." demişti de onlar şöyle konuşmuşlardı: "Orada bozgunculuk etmekte olan, kan döken birini mi yaratacaksın? Oysaki bizler, seni hamd ile tespih ediyoruz; seni kutsayıp yüceltiyoruz." Allah şöyle dedi: "Şu bir gerçek ki ben, sizin bilmediklerinizi bilmekteyim."
Bu ayetten anlaşıldığı üzere insanı isyana yöneltecek yanı, huyu, mizacı, önceden biliniyordu. Meziyetinin özellikleri önceden var edilmişti.
İnsanı diğer yaratıklardan ayıran ana özellik nedir? Özgür iradeye sahip olası mıdır? Kuranda tüm yaratıkların özgür iradeye sahip oldukları söylenir.
Öyleyse insanı diğer yaratıklardan ayıran özellik nedir? İnsan Allah’ın yolgöstericiliğini seçmeyi öğrenmek zorundadır. İnsanda kendi varoluşuna karşı gelen, direnen bir iç güç var. Bizler bizim için iyi olanı ve kötü olanı henüz öğrenmek zorundayız. Bu bilgiler ışığında aşağıdaki ayete tekrar bakalım:
15:27 Görülmeyeni (cini) de daha önce kavurucu ateşten yaratmıştık.
İşte bu insanları diğer yaratıklardan ayıran şey. O bizim ana özelliğimizdir. Bizler geliştirilmeden önce yaratılmıştı o. İnsanın bu isyankar tarafı, insana özgür iradenin ne olduğunu anlaması için verildi.
Bir evin ana unsurları dört duvar ve tavanıdır. Bunlar evi oluşturan ana unsurlardır. Biz insanları insan yapan ana unsurumuz da özgür irade potansiyelimizdir. Diğer bir deyişle tabiata karşı çıkabilme yeteneğimizdir. Bizim ilk önde gelen tarfımız, özelliğimiz budur. İlk önce yaratılan tarafımız da odur. İnsanın bu yönü, yeteneği insanoğluna yüklenen muazzam bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu taşımak, yüklenmek onun kaderidir.
33:72 Biz emâneti göklere, yere, dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmekten kaçındılar, ondan ürktüler. İnsan ise çok zalim ve çok cahil olduğu halde onu yüklendi.
İnsan dışındaki diğer bütün yaratıklar görev ve amaçlarının ne olduğunu bilirler. Bizler görevimizi, işlevimizi, amacımızı sıfırdan öğrenmek durumundayız. Bu öğrenmeye karşı gelen direnen şeye iblis denir.
Adem kıssasında (ilk insanlar 2:36-38 ve 7:11) insanoğlu; nefislerinde, kendilerinin içerisinde olan bu düşmana, rakibe karşı uyarılırlar. Bu düşman insanı Allah’tan uzaklaştırır. Allah’la insan arasına, insanla gelişme, ilerleme, tezkiye arasına uzun bir mesafe koyar. (Şeytan=şat=uzun ip) İnsanın bu yönü insanlığa hizmet etmez.
7:11 Andolsun ki sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da secde ettiler. Ama İblis etmedi, secde edenlerden olmadı o.
2:36-38 Bunun üzerine şeytan onların ayaklarını kaydırdı da onları içinde bulundukları yerden çıkardı. Biz de şöyle buyurduk: "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak aşağıya inin. Belli bir süreye kadar yeryüzünde sizin için bir bekleme yeri, bir nimet/bir yararlanma imkânı olacaktır. Bunun üzerine Âdem, Rabb'inden bazı kelimeler öğrenip belledi de O'na yöneldi. O da onun tövbesini kabul etti. Gerçekten de O, evet O, Tevvâb'dır, tövbeleri cömertçe kabul eder; Rahîm'dir, rahmetini cömertçe yayar. "Hepiniz oradan aşağı inin." dedik. Benden size bir yol gösteriş ulaşır da kim bu yol gösterişime uyarsa artık böylelerine hiç bir korku yoktur. Onlar kederle de yüz yüze gelmeyeceklerdir.
Özelliği, kavurucu bir ateşten olması ve hakikate karşı olmasıdır. İnsan yapısının bir parçasıdır . Ve cennetin bir parçası olamaz. Herbir mantığı, anlayışı, sağ duyuyu, ve hakikati anlamayı yakar. İnsanla, insanın gelişebilmesi arsına engel (cahim) koyar. İnsanın bu yönünün ne kadar tehlikeli olduğu Kuran da birçok defa tekrar edilir. Şeytan ve iblis bizden öncekilerin iddia etiiği gibi hakiki yartıklar değildir. İnsanın kötü duyularının mecazi tabirlerle şahıslaştırılmalarıdır.
Geçmişte insanlar işte bu mecazi şahısların hakikaten var olduklarına inanırlardı. Onları ilahlaştırmışlardı. Kötülüğün kendi içlerinde bir şey olduğuna inanmaktansa, insanlar onun ayrı bir yaratık hatta bir ilah olduğuna inanmayı yeğlediler. Günümüzde insanın şahıslaştırdığı kendi içerisindeki kütü tarafından başka tüm ilahlar yok olmuştur.
_________________ ... О уиІэшІагъэ пае пљэпкъ ыцІэ раІуагъэмэ, ащ нахь насыпыгъэ сэ сшІэрэп…
|