Çerkesler sözlü geleneğe değer vermiş bir toplum. Herşey sözle ifade edilmiş yüzyıllar ve binyıllar boyu. Yazı olamamış medniyetimizde maalesef.
Sosyalizme ulaşıncaya kadar iz bırakabilecek yazılı eserler verememişiz. Komşu halklar Gürcüler'in ve Ermeniler'in alfabeleri yazılı metinleri yüzyıllar öncesine dayanır. Oysa Çerkeslerin yazı ve alfabe tarihi yüzyıldan öteye geçemiyor.
Destanlarımız yeni sayılabilecek bir zamanda yazıya geçirilebilmiş, xabzemiz henüz dört başı mamur yazıya geçirilememiştir.
Kafkasya'daki Çerkes coğrafyasında 3000 yıl öncesinden dolmenler dışında tarihi diyebileceğimiz mimari eserler yoktur.
Çerkes Halkı uğradığı soykırım ve sürgün neticesinde dünyanın dört bir tarafına dağılmış ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Dilimiz, geleneklerimiz ve Çerkes yaşam biçimi hızla aşınmakta, gelişen olaylar karşısında kendisini yenileyememektedir.
Çerkes kimlik bilinci Türkiye'de Türkleşmekte, Ürdün'de ve Suriye'de Araplaşmakta, Rusyada ise Ruslaşmaktadır.
Bu durumda olan bir halkın kanaat önderleri, yazarları, çizerleri, kurum yöneticileri ve tek tek fertleri ölüme yatmış bir kanser hastası gibi beklemektedir.
Neyi beklemekteyiz “şimdi sırası değil” diyerek?
Tüm Çerkeslerin yok olup gitmesini mi?
Artık sözün bittiği yerdeyiz!
Günleri, haftaları, ayları, yılları, onyılları, yüzyılları konuşarak harcamış bir halkın evlatlarıyız.
Dünyanın en büyük haksızlıklarından birine uğramış bir halkın evlatlarının tavrı böylemi olmalıdır?
Bu halkın evlatları artık sözden fikire, fikirden eyleme, eylemden politikaya, politikadan projelere geçmek zorundadır.
Çerkes halkının evlatlarının ulusal politikalarını, projelerini ve ulusal örgütlenmelerini yaratma zamanı gelmiş de geçmektedir.
Ulusal varlıklarının gelişerek gelecekte de var olması için gereken tedbirleri almak zorundalar.
Bugün artık sözün bittiği yerdeyi!
Zaman Çerkes halkına hiç de dostça davranmıyor. Hızla hırpalayıp, yok edip tarihin karanlıklarına gömmek istiyo.
Zaman müttefikimiz değil adeta düşmanımız.
Artık zamana karşı bir yarış başlattık Çerkes Hakları İnisiyatifi (ÇHİ) olarak. Elimizi çabuk tutmak, kan kaybını önlemek ve halkımıza can suyu vermek zorundayız.
Bizi eleştirenlere, karalayanlara, engellemeye çalışanlara cevap verecek zamanımız yok.
Çünkü biz projelerimize odaklanmış durumdayız.
Halkımıza karşı sorumluluğumuzu üreterek, yaratarak ve eylem yaparak yerine getirmeye çalışıyoruz.
Ulusunu sevmek sözle değil, eylemle olur !
Biz öyle yapıyor, herkese de tavsiye ediyoruz.
Murat Özden
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
ozgurcerkes
Ulus Sözle Değil Eylemle Sevilir
Yorum ekle












