Sunday, Oct 26th

Son Güncelleme:11:37:28 PM GMT

BuradasIn: Daur Mustafa Kamal'ın Çerkes Babalığı

Mustafa Kamal'ın Çerkes Babalığı

E-posta Yazdır PDF

Mustafa Kamal Çerkeslerin elinde büyümüş.

Bu küçük araştırmayı Çerkeslerin gurur duyacağı veya duyması gereken bir olay manasında paylaşmadığımı belirtmek isterim ki, bana sorarsanız pekte önemli değil ama gerçektir ve saklanan tarihten sadece bir kesittir.1850'lerde başlayan Çerkes sürgünü sonrası Selanik’e yerleştirilen Çerkeslerin mevcudiyeti ve bölgenin Sabetay,Yahudi nüfusu, Yahudi kökenli Osmanlıların yaşadığı bir döneme sahip oluşu da ayrı bir konudur.(Mesela M.Kamal’in okuduğu Şemsi Efendi İlkokulu olarak anılan okulun hocası Şemsi Efendi bir Osmanlı Yahudisidir.Gerçek adı Şimon Zvi. İstanbul’da ezici çoğunluk anlamında Sabetay mezarlığı olarak bilinen Bülbülderesi’n de yatıyor.Aşırı Çerkes dostu,savunucusu olan veya gerçekten Çerkes olan, İzmir’de ilk kurşunu attığı iddia edilen ve bu nedenle Kahraman ilan edilen Hasan Tahsin(Osman Nevres)‘de aynı mezarlıkta)

Sabah Gazetesinden Figen Yanık‘ın M.Kamal’in üvey babası Ragıp Bey’in kızı, üvey kızkardeşi Ruhiye hanım’ın çocuk ve torunları ile görüşerek ortaya çıkardığı gerçeklerden yola çıkarak bu sonuca varıyoruz.Çerkesliği konusunda ise; Yazar Fatih Bayhan’ın “Fikriye Hanım” adını verdiği çalışmayı baz alıyoruz, çünkü M.Kamal’in ilk eşi Fikriye hanımın ailesinden alınan bilgiler işimize çok yarayacak.

RAGIP BEY KİMDİR?

Mustafa Kemal’in babası Ali Rıza Efendi 1888 yılı içinde öldü(M.Kamal 8 yaşında). Annesi dul kaldı ve ertesi 1889 yılında Çerkes kökenli Ragıp Bey ile ikinci evliliğini yaptı. Mustafa Kemal’in Süreyya, Hakkı, Ruhiye (kız) adında üvey kardeşleri oldu. Atatürk’ün doğduğu ev olarak gösterilen bina üvey babası Ragıp Bey’e aitti. Milli Eğitim Bakanlığı, 1934 yılında yayınladığı Tarih IV kitabında Selanik’teki evi “hatalı bir şekilde” Mustafa Kemal’in doğduğu ev olarak gösterince o tarihten beri yanlış yapılmaya devam ediliyor. Atatürk’ün üvey kız kardeşi Ruhiye hanımın ailesi (soyundan gelenler) Atatürk’ün doğduğu ev bilgisinin tarihi yanlışlığına dikkat çekerek düzeltilmesini istiyorlar.Çünkü o ev doğduğu değil büyüdüğü evdir.

RAGIP BEY’İN ÇERKES OLDUĞUNU FİKRİYE’NİN AİLESİNDEN ÖĞRENİYORUZ

Aileden edinilen bilgilerden biri şöyle: Fikriye Hanım’ın asıl adı Zeynep Fikriye’dir. 1897’de bugünkü Yunanistan sınırları içindeki Yenişehir’de dünya gelir. Çocukluğu savaşlarla geçer. Babası Hayrullah Bey Konya Karamanoğulları soyundan gelen bir ailedendir. Annesi Vasfiye Hanım Çerkes kökenlidir. Çiftlikle uğraşan aile varlıklıdır. Fikriye Hanım’ın annesi Vasfiye Hanım, Mustafa Kemal’in üvey babası olan Ragıp Bey’in kız kardeşidir.

Yani M.Kamal’in üvey babası Ragıp Bey’de buradan anlaşılıyor ki Çerkes kökenlidir.

M.KAMAL’İ ASKERİ OKULA YAZDIRAN DA ÜVEY AĞABEYİ ÇERKES SÜREYYA

Atatürk’ün üvey kız kardeşi Ruhiye Hanım’ın torunu olan 75 yaşındaki Ferhat Babür “Tarih kitaplarında yazılan bilgilerin artık değiştirilmesinin zamanı geldi” diyor.Zübeyde Hanım’ın, eşi öldükten sonra Atatürk 8 yaşındayken üç çocuklu Ragıp Bey ile evlendiğini, doğduğu iddia edilen Selanik’teki evin aslında büyüdüğü ev olduğunu ve onu askeri okula üvey ağabeyi Süreyya Bey’in kaydettirdiğini de söylüyor.

ATATÜRK’ÜN ÇERKES KAMASI NEREDE?

Şimdi söz Ferhat Babür’ün…
Selanik Gümrükler Başmüdürü Ragıp Bey, eşi Afet Hanım’ın genç yaşta ölümüyle 3 çocuğuyla dul kalıyor. Çocukları Süreyya, Hakkı ve Ruhiye. Anneannem Ruhiye en küçük kardeş. (Bazı kayıtlarda Rukiye diye geçse de anneannemin adı Ruhiye’dir.) Anneannemin babası, eşi öldükten sonra bir yıl bekar kalıyor. Atatürk’ün babası Ali Rıza Bey ölüp Zübeyde Hanım dul kalınca 1889 yılında kendisi gibi dul olan Ragıp Bey’le evleniyor.

Zübeyde Hanım, ikinci kez evlenince Selanik’te, Atatürk’ün ‘doğduğu ev’ denilen, halbuki doğduğu değil 8 yaşından itibaren büyüdüğü ve subay çıkıncaya kadar gelip kaldığı Ragıp Bey’in evine geliyor. Zübeyde Hanım, kendi çocuklarına biraz daha fazla özen gösterirmiş. Anneannemin ağabeyi Hakkı, Zübeyde Hanım’ı hiç sevememiş.

Ragıp Bey’in en büyük oğlu Süreyya Bey, babası Zübeyde Hanım’la evlendiğinde subaymış. Atatürk ona özenmiş. Süreyya Bey de onu alıp askeri okula yazdırmış. Süreyya Bey, iddiaya göre Atatürk’e bir de kama hediye etmiş, “Gerektiği zaman bunu kullanabilirsin” demiş.

Atatürk subay olup Selanik’ten ayrıldıktan sonra Lozan Mübadelesi ortaya çıkmış. Bu arada Ragıp Bey, Zübeyde Hanım’dan ayrılmış. Ayrıldıktan sonra zor durumda kalmaması için “Sen Türkiye’ye git, Makbule ve Ruhiye’yi de yanına al” demiş. Hakkı, onlarla gitmeyi kabul etmemiş. Yalnız gitmek istemiş. Ragıp Bey de Selanik’te kalmayı tercih etmiş.

Saygılarımla,

Soner DAUR

Yorumlar  

 
-1 #13 Kamal 28-01-2013 17:07
M.Kamal demeyin bari, Kamal deyin.. Zira Mustafa adını da Türkçe olmadığı için reddediyor ve nüfus cüzdanından da sildiriyor.. Bakmayın bizim Kemalistlere, Kamal Atatürk'ün adını bile bozuyorlar..
Alıntı
 
 
+1 #12 Aytek Erer 07-01-2013 19:00
Sayın Soner Duar'ın bu yazısı ile gercekleri ortaya cıkarması cok önemlidir.Hasan Tahsin Beyin dahil oldugu Teşkilat_ı Mahsusa Eşref Sencer Kuşcubaşı önderliğinde ,o dönemde kimlerin nasıl girecegini bizzat kendisince tesbit edilmiştir,vata nını ,topragını seven 1293 savaşında Balkanlardan Anadoluya göc eden Çerkes kökenli ailelere mensub , kültürlü ve özellikle yabancı dil bilen degerleri teşkilatına dahil etmiştir, kendisi Manyas dogumlu olup, bu bölgedeki tahsilli ve donanımlı Çerkes kökenli Şapsug ve Vubıh'larıda teşkilata dahil ettiğini bilinmekte,bu özelliğin günümüze kadar devam ettiğide bilinmektedir.
Alıntı
 
 
-6 #11 osman 27-10-2012 08:57
hasan tahsin çerkes değildi .tarihi iyi bilin.
Alıntı
 
 
+4 #10 Soner DAUR 04-09-2012 23:19
ailesinde Çerkes damat,gelin gibi birşey yok.Üvey Babası Çerkes dedik, onuda Fikriye Hanımın ailesi anlatıyor..Çünkü Ragıp Bey Fikriye Hanımın Çerkes olan annesinin erkek kardeşi!
Alıntı
 
 
0 #9 decenqua 03-09-2012 23:47
''rüyalarınızı bile Türkçe gördüğünüz,''Erdogan Ilgaz böyle diyor

Geçenlerde Tekirdağ'a Yolculuk yapıyorum.En arka koltuklardayım.Yanımda ben yaş da adam,onun yanında bir kız bir delikanlı çocuklarıymış.Aralarında İngilizce konuşuyorlar.Adamla tanıştık yolculuk sahbeti olsun.Türk bir aile.25 Yıl önce Kanadaya yerleşmişler.Çocuklarıylada İngilizce konuşuyor.Neden dedim çocuklarına Türkçe öğretmedin.Biliyorlar ama çok zorlanıyorlar.Neden dedim.Kanada da 5 Yaşını bitirdinmi Okula başlanıyor.Sabah 7 lerde okuldalar,akşam beşlerde paydos.Tam gün eğitim,ben ve anne çalışıyoruz.Ailece beraberken sürekli Türkçe konuştuk ama çocuklar hep İngilizce konuştular.Çünkü heryerde İngilizce konuştular,okud ular,televizyon ları hep İngilizce dinlediler,alış verişlerde dahi dialoglar İngilizce v.s. Ve benle annesi bile çocuklarla bİr baktık İngilizce konuşur olduk.Mecbur olduk yani..Onun için şimdi Türkçe çok zor konuşuyorlar,Oğ lanın sayıklama huyu vardır,sabaha kadar İngilizce sayıklar düşün artık..''Bunun çözümü olamazmıydı.Olurdu tabi,Türkçe Eğitim olsaydı.Gittiği okulda 2-3 Saatte Haftanın iki üç günü ders alsaydı Türkçeleri ilerlerdi.Olurmuydu hakikatten diye bir Laf Çıktı ağzımda.Kanada da Fransızlar,İngi lizler ve İki kanada yerlisi vardır,biri Kızılderili diğeride Türkiyede Eskimo denen yerliler.Hele onların Nüfusu 3 bin veya beş bindir tam bilmiyorum ama Dillerini konuşurlar muhakkak ,okula giden çocukları dahi..Neden konuşa biliyoe onlar diyede gayri ihtiyari sordum işte.Çünkü Onlar gittikleri okullarında Kendi dillerinde eğitim de Alıyorlar,onun için Dillerini unutmuyorlar dedi...

Erdogan Ilgaz bey bizim hikayemizde bunun gibi.Kanada da Türk neden İngilizce sayıklıyorsa,bi z Çerkeslerde Rüyalarımızı Türkçe görüyoruz...
Alıntı
 
 
+1 #8 altan 02-09-2012 22:20
ilk kurşunu çerkez birinin atması ne kadar önemli ki ...çerkezlere ne hak tanındı bu güne kadar...kendi dillerini kültürlerini yaşamları için hangi imkanlar sunuldu...asimilisyon politikaları dışında ne verildi çerkez halkına...sorulması gereken sorular bunlar...şayet devletin her kademesine gelebiliyoruz, öğretmende oluyoruz doktorda başbakanda diyorsa çerkezler sorun yok...ama bunlar çerkez kimliğiyle olacak şeyler değil...önemli olan kendi kimliğinle yaşamak ve buna saygı duyulması...bu ülkede bu hiç bir zaman olmadı...
Alıntı
 
 
+9 #7 Nakho Cengiz 02-09-2012 10:41
Asıl kompleks hali sizin gibilerde mevcut beyefendi.Biz annesi,gelini Çerkes olana Çerkes demeyiz, ki yukarda öle birşey yoktur..Birilerini Çerkesleştirme gibi faşizan bir huyumuz da yok,hiçbir zamanda olmadı çok şükür.Çünkü ACİZ değiliz. Atasını soyunu bilmeyen,unutan insanların bizlere değersiz,bizden değil gözüyle bakması acizliğin göstergesidir..Nice devletler,impar atorluklar yüzyıllardır bize adımızı,özümüzü unutturamamış, bu faşist sistemmi unutturacak? Bu arada Çerkesliği rüyalarımızda yaşamıyoruz biz ! devşirmeler,soy unu bilmeyenler Çerkesliği temsil etmezler.
Alıntı
 
 
-12 #6 Erdogan Ilgaz 28-08-2012 09:46
Ailesinde/sülalesinde sadece bir çerkes damat/gelin olunca şahsı hemen "Çerkez" ilan ediyorsunuz da, rüyalarınızı bile Türkçe gördüğünüz,ekme ğini yediğiniz,uğrun da öldüğünüz Türkiye olmasına rağmen bir türlü TÜRK üz diyemiyorsunuz. Bu ne şiddetli komplekstir. Çerkesleri çok seviyoruz,hakla rında kötü düşünmek istemiyoruz ama senin gibi iyi niyetli olmayanlar nedeniyle işte böyle biranda vitesten atıyoruz. Kendini Çerkes olarak tanımlayanlar (Ne demek istediğimi herhalde anlamışsınızdır .Osetler/Guşhalar,Lezgil er, İnguşlar,Çeçenl er vs.) senin gibileri yeniden değerlendirmeli ler.
Alıntı
 
 
0 #5 Soner Daur 24-08-2012 23:58
Kamal' dır orjinal nüfus kağıdındaki adı.Heryerde yayınlandı, Anlamı da İbranice "Totem" demektir.
http://www.ataturk.net/ata/80b.gif
http://img.blogcu.com/uploads/insiyakimilli_ata_nufus_cudani.jpg
Alıntı
 
 
-2 #4 arslan 20-08-2012 23:30
hakaret eder gibi bir amaç içinmi "M. Kamal" diyorsun? M.Kemal'e..eğer hakaret amaçlıysa "kamal" ne demektir?
Alıntı