Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Çar May 23, 2012 2:28 pm


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: RUSLAN Ç'EŞ İLE RÖPORTAJ
İletiTarih: Cmt May 01, 2010 4:01 pm 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 20071
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Ruslan Ç’eş İle Röportaj

Zaferin ardından, gariptir ki Çerkes Ulusal Hareketi Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde zayıflamaya başladı. Ben bunu tarihi toprakları üzerinde bölünmüş Çerkes ulusunu bir araya getirme düşüncesini ortadan kaldıran ilkel-saf doktrinin başarısına bağlıyorum.


A. Şumuleviç: Kendinizden bahseder misiniz; Nasıl ve neden Çerkes Ulusal Hareketine katıldınız; bundan hiç pişmanlık duyuyor musunuz?

Ruslan Ç’eş: Ben 90’lı yıllarda Çerkes Ulusal Hareketi içerisinde bulunmağa başladım. Doğrusu o zamanlar gençtim. O tarihlerde ulusal hareket yeni oluşmaya başlamıştı fakat Gürcistan-Abhazya savaşının başlangıcı ile atağa kalkmıştı.

Zaferin ardından, gariptir ki Çerkes Ulusal Hareketi Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde zayıflamaya başladı. Ben bunu tarihi toprakları üzerinde bölünmüş Çerkes ulusunu bir araya getirme düşüncesini ortadan kaldıran ilkel-saf doktrinin başarısına bağlıyorum.

Bazıları Çerkes birliğini sağlamanın mümkün olduğunu ve bu birleşmenin Rusya için bir tehdit oluşturmadığını dile getirerek, Rusya Federasyonu’nun merkezi ile iş yapmak yerine, belkide bu idea Rusya’yı ürkütebilir diye düşünerek problemi hiç dile getirmemenin daha iyi olacağını varsaydılar.

Sonuç olarak bu en önemli görevimiz elimizde olmadan olan şey ise Çerkes hareketinin yirmi yıl kaybetmesi yerinde saymasıdır. Nihayet bu gün prosesin yerinden kıpırdatılması mümkün hatta prosese hakim olmak mümkün. İşte benim Çerkes Ulusal Hareketi içerisinde bulunma amacımda bu.

A. Şumuleviç: Sizi bu aşamada dövdüler, gelecekte karşılaşabilecekleriniz ise meçhul. Bütün bunlar, toplumsal faaliyetler size neden gerekli? Bu konulardan dolayı iyi paramı kazanıyorsunuz veya lider olmak sizi mutlumu ediyor?

Ruslan Ç’eş: Elbette her tipte şey oluyor. Ben bu olanları felsefi olarak karşılıyorum. Bu bize bir kez daha gösteriyor ki, biz doğru yol üzerindeyiz, böyle söylüyorum çünkü rakiplerimizin ilkelce suç işlemekten başka bir argümanları yok. Toplumsal hareketimiz bizlere her hangi bir şekilde para kazandırmıyor, hatta tam tersine. Liderlik hususuna gelecek olursak – bir organizasyonda ‘lider’ konumunda olmak bana konforlu gelmiyor ve bu Çerkes mantalitesine de uymuyor. Bizde herkes eşit. Bütün kararları ortak olarak alıyoruz. “Başkanlık” bu formal bir yapı, Rusya kanunları gereği toplumsal organizasyonlarda bulunması gereken tüzük ve yapının getirdiği bir mevki. Benim görüşüme göre, benim işlevime “koordinatörlük” demek daha uygun.

A. Şumuleviç: Kendi kariyeriniz için, kendi kişisel işlerinizle ilgilenip boş vakitlerinizde daha az tehlikeli toplumsal bir organizasyona katılsanız, ‘cegu’lara gitseniz veya tatil günlerinizi akrabalarınızdan oluşan toplumlarla-meclislerle geçirseniz, Çerkes tarihi ile ilgili kitaplar okusanız daha iyi olmaz mı?

Ruslan Ç’eş: Akıllıca bir teklif, eğer Çerkes ulusu kendi tarihi sınırları içerisinde bir arada bulunuyor olsa idi, bende öyle davranırdım, rahat rahat Fizik dersleri verirdim, bu konuda çok kötü değilim. Ama bu gün çok sorumluluklarımız var.

Bizim bir ulusal Çerkes devletimiz yok, ulusal hükümetimiz yok, bu yüzden her birimiz başlıca ulusal sorunlarımızı çözmek için seferber olmak zorundayız.

A. Şumuleviç: Organizasyonunuz (kurumunuz) hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ruslan Ç’eş: “Çerkes Kongresi” bir ağ şeklinde çalışan organizasyon, Çerkeslerin yaşadığı her bölgede, buna yurt dışı da dahil olmak üzere kurulu bir örgüt. Bizim başlıca amacımız; tüm dünyada Çerkes Genosidinin (soykırımının) kabul edilmesi ve dönüşü, Çerkeslerin tarihi vatanlarında Kafkasya’da bir araya gelmelerini sağlamak.

A. Şumuleviç: Çerkes Ulusal Hareketi nedir? Nasıl bir güce sahiptir, organizasyonun temeli nedir, ne gibi bir perspektife sahiptir?

Ruslan Ç’eş: Benim bakış açıma göre günümüzde Çerkes Ulusal Hareketini iki gruba ayırabiliriz, ilk grup için sonuç önemli diğeri içinse proses. Sizde herhalde, yönetimin denetimindeki, cepteki organizasyonların ne kadar çabuk bir şekilde Tiflis’te gerçekleştirilen forum ile alakalı olarak kritikler yaptığını gördünüz. Onlar bizim Rusya’nın Çerkes sorunu çözümü üzerindeki planlarını bozduğumuzu iddia ediyorlar. Halbuki Çerkes sorununu çözmek hususunda Rusya tarafından planlanan bir şey yok hatta bu yönde istek bile yok. Rusya’nın Çerkes problemi hakkında hiç bir şey yapmaması hatta tersine davranması üzerine onlar sadece yakınmaktan başka bir şey yapmıyorlar.

Bu organizasyonlar son yirmi yıldır sadece yer kaplıyorlar ve tüm bu zaman boyunca hiç kıpırdanmadılar, bir santim bile oynamadılar. Prensip olarak onlardan bir hayır ve iyilik beklenmemektedir. Günümüzde toplum Çerkes Ulusal davasında radikal yeniden yapılanmanın gerektiğinin farkında. Biz günümüzde global bir ağ organizasyonu “Dünya Çerkes Kongresi” gibi bir birlik kurulmasının yukarıdaki hedeflere ulaşmamız için bir umut olacağını düşünüyoruz.

A. Şumuleviç: Yönetim ile ilişkileriniz ne durumda? 30 Kasım tarihinde Nalçik’te saldırıya uğradınız. Bu konudaki dava hangi aşamada?

Ruslan Ç’eş: Bizim yöneticilerle olan ilişkilerimiz direk onların Çerkes sorununa bakışı ve bu konudaki uygulamaları ile ilişkili. Biz hiç kimsenin taraftarı veya karşıtı değiliz.

Toprak sorunu hakkında Kabardey-Balkar yönetiminin tutumu KBC Çerkes organizasyonları ile A. Kanoko yöneticilerini karşı-karşıya getirdi. Başkan ile şahsına yönelik olmamak kaydı ile: toprak sorunu hakkındaki tutumunun tüm Çerkes organizasyonlarını hatta buna “kapıkulu” şeklindekilerde dahil dışlaması, bizi karşı karşıya getirdi. Toplumsal hareket “Xase”nin başkanı olan İbrahim Yağan ve bana karşı yapılan saldırı hakkında bununla ilgili yürütülen soruşturma hakkında dürüst olmak gerekirse ben soruşturmanın neticelendirileceğinden şüpheliyim. Ve bu gün bu konu asıl konumuz değildir. Soruşturmalarda bir ilerleme, her şey aleni iken söz konusu değil ve olmayacakta. Çerkeslerin kendi ulusal oluşumları bile şu an zor durumda. Fakat tüm Çerkes Cumhuriyetlerinde ulusal bilincin yükselmeye başladığını görüyoruz ve bu bizi mutlu ediyor.

A. Şumuleviç: Siz Tiflis’te gerçekleştirilen konferansa davetliydiniz fakat gitmediniz, neden?

Ruslan Ç’eş: Ben sadece yurtdışına çıkma hususunda problem yaşadım. Ama konferansa dışarıdan katıldım ve sonucunu da destekliyorum.

A. Şumuleviç: Sizden başka bu konferansın sonucunu destekleyen RF’nda etkinlik gösteren bir Çerkes organizasyonu var mı? Siz neden destekliyorsunuz?

Ruslan Ç’eş: Benim Konferansa yönelik düşüncelerim yayınlandı. Bu konferansı aktivistler “Çerkes Kongresi” ve toplumsal hareket “Xase” destekledi.

Biz konferansı destekledik, çünkü Çerkes sorununu uluslarası arenaya anlatma imkanına, böylesi bir şansa sonunda kavuştuk. Eğer bizim önümüzde herhangi bir ülkenin Çerkes soykırımını tanıması ihtimali var ise onu kullanmalıyız.

A. Şumuleviç: Konferansın sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ruslan Ç’eş: Uluslarası bir konferansta Rusya İmparatorluğunun Çerkeslere karşı gerçekleştirdiği şeyleri Çerkes ulusuna karşı yapılmış soykırım olarak kabul edilmesi genel olarak umut verici. Bizim değerlendirmemiz ise sadece pozitif yönde olabilir. Bu 1990’lı yıllardan beri Çerkes Ulusal Hareketinin çalışmaları doğrultusunda. Rusya Federasyonu Çerkes sorunu hakkında herhangi bir yöne doğru en ufak bir adım bile şimdiye kadar atmadı. Hatta tam tersine. Bir kere, bizim istemsiz olarak dâhil edildiğimiz devlet, sorunlarımızı görmezden geliyorsa, biz etik olarak bir başka platforma, ülkeye, uluslarası arenaya yönelmek hakkına sahip oluyoruz.

A. Şumuleviç: Gürcistan – Çerkes diyalogunun aktivizasyonu neticesinde sizin Abhazya karşısındaki pozisyonunuz nedir? Çerkes ve Gürcülerin gerçekten karşılıklı diyalogda bulunmaları mümkün mü? Bu kardeşlerinize-Abhazlara ihanet midir?

Ruslan Ç’eş: Gerçekten Abhaz (Abaza) ve Çerkes (Adıge) ulusları çok yakın akraba olan milletler. Dillerimiz Kafkas dillerinin Abhaz-Adıge dil ailesindenler, biz ortak bir tarih ve kültür geçmişine sahibiz. Aynı Çerkesya gibi Abhazya’da Rusya imparatorluğu ile olan savaşla insansızlaştırıldı. Çerkes ve Abhaz uluslarının büyük ölçüde benzer görevleri vardır. Gürcistan-Abhazya savaşı esnasında, Çerkesler kayıtsız şartsız Abhazya’ya destek olmuşlardı. Bugünde bağımsız devlet olduklarında da aynı desteği sürdürmekteler. Ben Gürcistan’ın Çerkes soykırımını tanıması hakkındaki gelişmeler ile Abhaz sorununu ilişkilendirmeyi doğru bulmuyorum. Çerkesler ve Gürcistan arasında başlayan diyalogda biz biliyoruz ki bu diyalog sadece Çerkesler açısından değil Gürcistan açısından da zor.

Elbette olayların fonunda “Abhazya” var. Abhazlar bizim akrabamız ve bu her şeyi anlatmaya yeter. Fakat Abhazya, oluşturulmasında Çerkeslerin de ayrıca bir yeri olan bağımsız bir ülke. Şimdi Çerkesler için sırada olan şey kendi sorunları hakkında kararlar almaları.

Günümüzde reel olarak genosidin tanınması, sorunun dünya kamuoyuna taşınması için bir olasılık önümüzde, bu yüzden bu imkanı maksimum derecede değerlendirmek gerekiyor. Şüphesiz Gürcistan tarafından soykırımın tanınması halinde Çerkes sorunu nitel olarak yeni bir seviyeye taşınmış olacak.

Gürcistan bu konuyu kendi çıkarları gereği ele alıyor söylemi ise, biz çoktan çocuk elbiselerinden ve mantalitesinden sıyrıldık, bütün devletler uyguladıkları politikalarda kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor bunu biliyoruz. Ve eğer proses, Çerkesler için işliyorsa, bunun hakkında menfi tavır almak akla uygun değil.

Böylesi şanslar az ortaya çıkıyor ve Çerkes tarihinde acı örnekleri böylesi önümüze çıkıp değerlendirilmeyen şanslarda var. Çerkesler her zaman pek çok ülkeye ve halka kendi çıkarlarına zarar vermesine rağmen yardım ettiler, bu gün biz iyi düşünmeliyiz, öncelikli olarak kendimiz için.

A. Şumuleviç: Konferans katılımcılardan bir tanesi, ABD’den katılan Ali Berzeg, Bağımsız Çerkes Devleti kurulması çağrısını dile getirdi. Bu fikir önceden de dile getirilmişti. Siz bağımsız Çerkesya idealine nasıl bakıyorsunuz?

Ruslan Ç’eş: Kim ulusal devletinin olmasını ummaz ki? Elbette benim rüyamda – bütün Çerkesleri bir devlet çatısı altında, tarihi topraklarımız üzerinde toplayan kendine yeter bağımsız Çerkesya. Ama politika sanatı realite üzerinde. Bundan yola çıkmalı.

A. Şumuleviç: Eğer yarın Medvedev sizi telefonla arayıp: "Sayın Ç’eş yorucu bir iş gününün ardından internette rastladım, Siz KBC’ndeki Çerkes Hareketlerinden birisinin lideri imişsiniz. Sizin Federal Yönetime olan önerileriniz nelerdir – “Çerkes Krizi” hangi algoritimlere sahiptir, siz bir Çerkes politikacısı ve RF vatandaşı olarak bu konu hakkında hükümete, amaca uygun ne gibi öneriler sunuyorsunuz?” diyerek sorsa nasıl cevap verirsiniz? Günümüzde Çerkesya’nın tarihi topraklarında yaşayanlar ve her Çerkes dönüş konusunda çalışıyor mu? Özellikle teknik konularda ve sizin başında bulunduğunuz hareket bu konuda nasıl bir misyona sahip? bu konularda ne dersiniz?

Ruslan Ç’eş – Çağdaş (modern) Rusya’nın “Çerkes Problemi” nin çözümü için şunları yapması mümkün:

1. 19. yüzyılda Rus devleti tarafından gerçekleştirilen Çerkes soykırımını kınamak ve kabul etmek.

2. Özel bir kanunla Çerkeslerin tarihi yurtlarına geri dönüşlerini ve bunun için gereken şartları sağlamak, bu konuda Stalin döneminde gerçekleştirilen, halkların sürgünün telafisi hakkında gerçekleştirilenler örnek teşkil edebilir.

3. Diaspora Çerkeslerinin Kafkasya’ya geri dönüşleri için pratik olarak katkıda bulunmak.

4. Biraraya gelen Çerkeslerin tarihi vatanı üzerinde – Krasnodar, Stavropol Krayları, Adıgey, Karaçay Çerkes, Kabardey Balkar cumhuriyetleri – tek bir federal bölge kurmak.

5. Çerkes tarihi üzerinde devlet kuruluşları bazında yalan tarih propagandası yapmamak mesela Krasnodar Krayında yapıldığı gibi “Krasnodar Krayı- aslında Kazak toprağı” dememek. Devlet şövenizmi sadece ulusların arasında anlaşmamazlığa, çözümsüzlüğe sebep oluyor. Veya soykırımın gölgesinde masalsı “gönüllü katılım” söylemleri. Epifantsev benzeri yazarlarca sipariş üzerine yazılmış yazılar ise aleve benzinle yaklaşmak gibi tepkiye sebebiyet veriyorlar. Akıllıca olan şey ise Çerkes trajedisine birlikte adilane bir çözüm aramaktır. Ulusların arasındaki ilişkilerin yalanlar üzerinde temel bulması imkansızdır.

Gördüğünüz gibi gerçek dışı bir istemimiz yok. Fakat bizi açık seçik olarak görmezden geliyorlar ve konu hakkında bir karara varmıyorlar, böylece yaptıkları şey birbirimizden ayrılmaya ve uzaklaşmaya sebebiyet veriyor.

A. Şumuleviç: KÇC’ndeki kriz hakkında ne düşünüyorsunuz ve olaylar üzerinde Çerkes Hareketinin ne gibi etkisi olmuştur?

Ruslan Ç’eş: Sayın Avraam KÇC’inde olan olay üzerine biz özel bir çağrıda bulunmuştuk. Bu çağrımızda düşüncelerimizi dile getirmiştik.

Kabardey Balkar Cumhuriyeti toplumsal hareket “Çerkes Kongresi”nin Karaçay Çerkes’te olan olaylar üzerine yaptığı açıklama:

Sovyet dönemi ardından Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’nde Karaçay yöneticiler tarafından etnik temele dayalı, Çerkes ulusunun çıkarlarını gözardı eden, Karaçay halkının ulusal üstünlüğüne işaret eden, temeli yalan-dolan olan politikalar yürütülmektedir.

Ülkede gayet rahat bir şekilde ulusların arasını açmaya sebep olacak nitelikte diğer halkları aşağılayan materyaller dağıtılmakta. Bu konuda KÇC yönetim birimleri ve kolluk kuvvetleri gereken hiç bir şekilde davranmıyorlar.

Karaçay etnokrat yöneticiler yalana dayalı nasyonalist nüveler içeren efsaneler ile Karaçay nüfusu ile diğer uluslar arasındaki ilişkileri zehirliyorlar, bu aşamada ortaya Karaçaylarla birarada federasyonun içerisinde bir yönetim birimi çerçevesinde gelecekte yaşama imkanı kalmadığı ortaya sorun olarak çıkıyor.

Hatta ulusların gençleri arasında Karaçay gençlerinin nasyonalist politikalar içeren kışkırtmaları neticesinde etnik çatışmalarda oldu. Bu çatışmalar gittikçe radikal bir karakter izlemeye başladı, örneğin 18-19 Şubat 2010 olayları gibi.

Karaçay Çerkes cumhuriyetindeki böylesi etnik çatışmaların yoğunluğunun artması bir sonraki aşamanın kanlı olacağı sonucuna vardırıyor.

Günümüzde Etnik ayrımcılık eksenindeki Karaçay-Çerkes yöneticilerinin politikaları, mevcut olan durum. Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’ndeki olaylar üzerindeki tüm sorumluluk Karaçay-Çerkes yönetimine aittir.

Kabardey-Balkar Cumhuriyeti toplumsal hareket “Çerkes Kongresi” Başkanı

Ç’eş Ruslan M.

20 Şubat 2010 Nalçik



Kabardey-Balkar ve Abhazya’da yaşayan Çerkes (Adıge) kitle örgütleri olarak Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Çerkes (Adıge) gençlik lideri Jıko Aslan’ın öldürülmüş olmasına son derece üzgünüz. Aile ve yakınlarına derin ve içten taziyelerimizi iletiyoruz. O bizim yakın arkadaşımız ve milletimizin gerçek bir vatanseveriydi. Ardında üç yetim çocuk kaldı.

KÇC yöneticilerinin çokuluslu cumhuriyette barış ve istikrarın korunması için çalışması gerekirken ne yazık ki, Karaçay kökenli olmayan nüfusun çıkarlarını görmezden gelen bir politika izleyerek, yalan ve düzmecelere dayalı Karaçay ulusunun seçkinliği propagandası yapanlara katkıda bulunmaktadır.

Bu bağlamda elbette Jıko Aslan cinayeti, siyasi ve ısmarlama karakter sergilemektedir.

Biz bu cinayetin azmettiricileri ve failleri hakkında ayrıntılı bir araştırma yapılması, suçluların tespiti ve cezalandırılmasını talep ediyoruz.

KBC Sivil Toplum Örgütü Xase Başkanı - İ. Yağan

KBC Sivil Toplum Örgütü Çerkes Konresi Başkanı - R.Ç’eş

Abhazya Cumhuriyeti Adıge Xase Başkanı - A.Beşto


KÇC’ndeki kriz tüm bölgeler ve diasporada Çerkes Ulusal Hareketinin aktif tepkilerine sebep oldu. Biz, KÇC yöneticilerinin ileri görüşlü olmayan politikalarından vazgeçeceklerini umuyoruz. Eğer bu gerçekleşmez ise, tüm Kafkasya’daki durum öngörülemez bir hal alabilir.

A. Şumuleviç: Kremlinin eninde sonunda sizi duyacağını umuyor musunuz?

Ruslan Ç’eş: Şahsi görüşüme göre RF’nun Çerkes sorununu çözüm yolunda herhangi bir eylem göstereceğini beklemiyorum. Bunu biz çok iyi anladık. Ve her şeyin rastgele olmadığını herkes bilir. Bu yüzden herhangi bir düşünce ve plan üzerinde çalışılacağına inanmıyorum. Örneğin RF bünyesinde Çerkesya oluşturulması planı üzerine ortaya hemen ‘kontrargüment’ konuluyor: “ Аа burada yaşayanlara ne olacak, böylesi Çerkesya’da sizin nüfusunuz % 10 -15 oluyor, aa hem de diasporanız dönmek istemiyor... vs. vs. – Eee o zaman sizin önerileriniz yapıcı değil…”

***

Soykırımı oldu. Bunu en azından tanımak gerekir. Bu tip kamuoyu konu hakkında hiç konuşmuyor. Hadi hiç olmazsa geri dönüşün şartları düzenlense...

Fakat onlar bu yola hiç bir zaman yönelmeyecekler. Bu yüzden olaylar hakkında bir öngörüde bulunmak zor. Uygulanacak seneryolar ise ne Yağan’a nede Ç’eş’e bağlı. Ben onların bu gün ne yapabileceklerine değindim.


Kaynak: Natpress, 28 Nisan 2010
Çeviri: Açumıj Hilmi
Cherkessia.net

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 7 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 0.313s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.