Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Çar May 23, 2012 1:51 pm


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: DUMEN CHEK İLE DUMA TOPLANTISINA DAİR
İletiTarih: Cum AÄŸu 05, 2011 2:33 pm 
Çevrimdışı
Yönetici
Yönetici
Bramkhan

Kayıt: Pzr Ağu 19, 2007 8:54 pm
İleti: 3528
Konum: Çürüksu-TIW
Çerkes Diasporası'nın giderek güçlenen soykırımı tanıtma ve 2014 kış olimpiyatları karşıtı kampanyası uluslararası arenada ses getirmeye başladı.

Özellikle 21 mayıs protestolarıyla vücut bulan küresel muhalefet Rusya'nın da pozisyonunu gözden geçirmesine sebep oluyor. Şimdiye dek DÇB bünyesinde faaliyet gösteren diaspora kurumları, ancak bulundukları ülkelerdeki elçilikler veya Kafkasya'da yerel yöneticiler aracılığıyla ilişkilendikleri Rusya Federasyonu'yla doğrudan ilişkiye geçtiler.

16 Mayıs tarihinde Rusya Federasyonu Duma Parlamenterleri'yle gerçekleştirilen görüşme esasen aracılar olmaksızın gerçekleşen rutin bir Duma görüşmesi olmaya adaydı. Ancak aynı zamanda May21 inisiyatifi katılımcısı California Derneği temsilcisi Çiçek Dumen Chek'in görüşmede gösterdiği tavır ve sunduğu metin dengeleri alt üst edecek nitelikteydi. Diaspora muhalefetindeki yükselişin toplumsal özgüvene yansımasının bir göstergesi olarak değerlendirdiğimiz tavrı gösteren California Derneği adına yine Çiçek Dumen Chek ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Duma'ya sunulan metnin nasıl oluştuğu ve etkileri üzerine gerçekleştirdiğimiz söyleşinin devamında konuşma metninin kendisini ve başvuru metnini de okuyabilirsiniz.


Resim

[b]KF: Duma'da gerçekleştirilen toplantı, diasporanın Rusya Federasyonu'yla arasında aracılar olmaksızın gerçekleştirdiği ilk resmi toplantı niteliğini taşıyordu. Çağrı size nasıl ulaştı ve siz nasıl bir hazırlık sürecinden geçtiniz?

Toplantı çağrısı, doğrudan DÇB tarafından resmi olarak bize ulaştırıldı. Sorunlarımızın çözümünün ancak açık ve samimi olarak kurulacak bir diyalog yoluyla çözülebileceğini düşündüğümüz için, tıpkı DÇB'ye üye olduğum ilk günden bugüne olduğu gibi bu çağrıyı da hiç düşünmeden kabul ettim. Çağrı metninde toplantının, Diaspora Çerkeslerinin sorun ve ihtiyaçlarını doğrudan Duma'ya ulaştırmak için tertiplendiği ifade edilmişti. Ayrıca bunun bir ilk toplantı olduğu, süreklilik niyetinin olduğu da söyleniyordu. Bu bağlamda 150 senedir var olan, fakat çözülmesi yolunda bugüne kadar hiçbir samimi adım atılmayan Çerkes Sorunu‘nun çözümüne yönelik, Çerkes özgür iradesini ifade eden bir metin hazırladık.

KF: Toplantıda sunduğunuz metinde sorunlarımızın ancak RF'nin samimiyetle çözüme katkıda bulunması sayesinde mümkün olabileceğini söylemişsiniz. Siz bu toplantıda samimi bir arayış olduğunu düşünüyor musunuz?

Toplantıda Rusya tarafının son derece profesyonel ve açık görüşlü davrandığını söyleyebilirim. Dinlediler, bunun bir başlangıç olduğunu söylediler. Önerilerimizin bir kısmını makul bulduklarını, bir kısmını ise kendi anayasaları çerçevesinde karşılanmasının mümkün olmadığını belirttiler. Bu ifadelerinde samimi olduklarını ön görerek bu görüşmelerin devamlılık kazanmasını istediklerini düşünüyorum.

Bu noktada, aslında bu görüşmelerde samimiyet kadar önemli bulduğum bir diğer noktayı da vurgulamak isterim. Sürgün ve soykırımın acılarını hala belleğinin derinliklerinde taşıyor Çerkesler. Biz Çerkesler, kendimize duyduğumuz saygının doğal bir neticesi olarak saygı uyandıran, özgür bir yaşam anlayışına ve geleneğine sahibiz. Duma’da ki toplantıda özellikle son yıllarda derneklerimizin sergilediği tarihini çarpıtan, gerçeklerimizi ret eden ve benliğimizi yok sayan zavallı olarak nitelendirilebilecek boyun eğiş tarzını külliyen ret eden, 1864 geleneğine sahip gerçek bir Çerkes duruşu ortaya koymak bizim için çok önemliydi. 150 yıldır irademizi teslim ettiğimiz, Çerkesleri çok iyi tanıyan Rusya’nın bu duruşu çok iyi çözümlediğinden hiç kuşkum yok. Bu anlamda bu tavrı geliştirerek, tıpkı tarihte olduğu gibi eşit taraflar olarak saygı çerçevesinde kurulacak bir diyalogla sorunlarımızın çözümünün mümkün olduğunu düşünüyorum.

KF: Muhalif çevrelerde bu toplantı, olimpiyat muhalefeti yüzünden baskı altında kalan Rusya'nın bir önlem alma çabası olarak yorumlanıyor. Genel kanı, muhalefetin artması karşısında Rusya'nın diasporayla uzlaşma görüşmesi yaratmak adına DÇB'yi kullanacağı yönünde. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?

Çerkesler'in tarihi maalesef bu tür aldatmacalarla dolu. Fakat bu devirleri de geride bırakıyoruz artık. Samimiyetle söylüyorum, bundan 5-10 sene önce olsaydı bu toplantıya çok daha farklı duygularla giderdim. Ama zamanla herkes gibi ben de öğreniyorum. Ve ağır basan duygunun kuşku olduğunu söylemek isterim. Kendi DÇB deneyimim bu kuşkunun en önemli gerekçesidir. Fakat bunun beni engellemesi gerekmiyordu. Bu tarihi şansı değerlendirmeyi hangi koşullar altında olursa olsun bir görev olarak gördüm.

Ayrıca bu katılımın benim için ahlaki bir yönü de vardı. 150 yıl sonra Diaspora‘dan bir Çerkes kadını, tarihsel gerçeklerin çarpıtılmasına izin vermeden sorunların çözümü yolunda Çerkeslerin özgür iradesini ortaya koydu. Bu noktada biraz evvel de belirtmiş olduğum gibi 1864 geleneğinin önemini tekrar vurgulamak isterim. Rus tarafının 300 yıl savaşarak deneyimlediği ve 450 senedir de üzerinde çalışarak çözümlediği Çerkes karakteridir bahsettiğim. Dolayısıyla kendilerinin tutumum karşısında şaşırdıklarını düşünmüyorum. Ben o toplantıya atalarımızı temsilen katıldım. Çünkü atalarımızın hala bizi izlediğini biliyorum. Biz Çerkeslerin geçmişimize, bugünümüze ve geleceğimize karşı kaçınılmaz olan sorumluluklarımız son derece büyük. Bu anlamda üzerime düşeni en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Toplantıdan doğruyu yapmış olmanın huzuruyla ayrıldım.

KF: Fakat bir yandan da, bu toplantıya sadece DÇB üyesi dernekler katıldı. Muhalefeti sırtlayan organizasyonlardan yalnızca California derneği adına siz oradaydınız. Kanaatimizce aslında hiç de duymak istemedikleri cümleler duydular ve muhatap olmak istemedikleri bir tavırla karşı karşıya kaldılar. Sizi bir daha bu toplantılara davet edeceklerini düşünüyor musunuz?

Bunu ben de merak ediyorum açıkçası. Belirtmem gerekir ki benim daha önce de benzer tutumlarım oldu. DÇB toplantılarında özellikle Soçi konusunda pek çok tartışmalar yaşadık. Bunun neticesinde bugün DÇB ilk başladığı noktada değil. "Bir dans grubunu olimpiyat açılışına sokabilir miyiz" sorusunun yersizliğini artık onların da kavradığını düşünüyorum. Tarihsel ve siyasal meselelerle ilgili yorum getirmeye, yanlış uygulamaları ise eleştirmeye başladılar. Bu değişimde yükselen muhalefetin büyük etkisini olduğunu düşünüyorum. Ben bir gün gerçeklerle yüzleşerek vicdani bir tercih yapmak zorunda kaldıklarında DÇB üyelerinin bir çoğunun yüreğindeki Çerkes'ın ağır basacağına inanıyorum.

KF: Tutumunuza yönelik DÇB üyelerinden size baskı geldiğini duyduk. Neler oldu, biraz açabilir misiniz?

Duma toplantısı öncesinde tüm katılımcılarla bir on toplantı yaptık. Öncelikle kendilerine Moskova‘ya gitmeden hazırladığımız konuşma metnini ve yazılı programı Rusça ve İngilizce olarak sundum. Metinleri gözden geçiren katılımcıların çoğu dili ve içeriği fazlasıyla sert buldular. Hazırladığım konuşma yerine 3 dakikayı aşmayan Adıgece kısa bir konuşma yapmam konusunda beni zorladılar. Rusya tarafına DÇB tarafından hiçbir şekilde yazılı bir metin verilmemesi, daha sonra hazırlanacak ortak bir metnin toplantı sonrasında gönderilmesine karar verdiler. Çok uzun süren sert tartışmalara rağmen hazırladığımız metinlerin sunulması konusunda geri adım atmayı kesinlikle kabul etmedim. Ertesi gün yapılan Duma toplantısında hazırladığımız konuşma metnini konuşmacılara ayrılan süreye uygun şekilde çeviriye ihtiyaç duyulmadan İngilizce olarak okudum. Hazırladığımız Çerkes Milleti ve Kültürü’nün Korunma ve Rehabilitasyonu Programı’nı ise yazılı teklif olarak Duma yetkililerine sundum.

KF: Peki neydi bu kadar tepki çeken tavrınız?

Toplantı başlamadan önce ki tartışmalarda Soçi konusu toplantı gündemine taşınırsa günümü toplantıya katılmak yerine Moskova’da ki müzeleri gezerek geçireceğimi söyledim. Sanıyorum toplantının ilk konuşmacısı olmamın da etkisiyle, bu konu toplantı gündeminde yer bulmamış olabilir. Bu da benim için yeterliydi. Ayrıca belirtmek isterim, toplantıda Ürdün’ü temsilen bulunan Samir Kardan, Ürdün’de ki Çerkes gençlerinin 2014 Kış Olimpiyatları‘nın Soçi‘de yapılmasına tamamen karşı olduklarını ve gençlerin olimpiyatların Soçi’den başka bir yerde yapılması yönündeki taleplerini Duma yetkililerine iletti.

KF: Toplantıda çözüme yönelik dile getirdiğiniz maddeler arasında dikkatimizi çeken bir madde oldu. Çerkesler'e özel bir statü tanınması yönünde bir öneriniz var. Bunu biraz açabilir misiniz?

Bu mesele Çerkeslerin Kuzey Kafkasya’nın yerli halkı olmasından doğan haklarıyla ilgilidir. Birleşmiş Milletler‘in Yerli Halkların Hakları Bildirisi Türkiye ve Amerika da dahil olmak üzere bir çok ülke tarafından kabul edildi. BM‘in bu mekanizmalarını başarı ile kullanmış ve bu konuda ciddi kazanımlar sağlamış yerli halklar vardır. (Norveç, isveç ve Rusya Federasyonu yerli halkı Samiler, Amerikan yerli halkı Kızılderililer, Avusturalya yerli halkı Aborjinler, Filipin yerli halkları koalisyonu vb.). Şu anda Amerikan Federal Hükümeti‘nin New York Eyaleti‘ne açmış olduğu dava sürmektedir. Oneida halkı bu toprakların kendilerinden anlaşma ile değil zorla alındığını iddia etmekte ve bu toprakların bedelini talep etmektedir. Yerli Amerikan Halkları buna benzer bir çok toprak davasını başarı ile kazanmıştır. Aynı şekilde 1 nisan 1999 tarihinde Kanada’nin en büyük bölgelerinden biri olan Nunavut, Kanada yerli halklarından İnuitler’in anavatanı olarak kabul edilmiştir. Rusya Anayasası‘nın 69. maddesi uyarınca genel kabul görmüş uluslar arası prensipler, uluslar arası hukuk standartları ve Rusya‘nın taraf olduğu uluslararası anlaşmalar uyarınca Yerli Halkların Haklarını garanti altındadır. Ayrıca, 24 Mart 2000 tarihinde RF Başkanı Vladimir Putin tarafından imzalanmış önerge kapsamında Abaza ve Şapsığlar RF‘nun yerli halklar listesine dahil edilmiştir.

Bu konu uzmanlık alanım değil. Fakat Kuzey Kafkasya’nin yerli halklarından olmamızdan doğan haklarımızı elde etmemiz için kritik bir öneme sahip. Bu nedenle bu konudaki görüşlerimi yıllardır dile getiriyorum. Aynı düşünceyle bu meseleyi UNPO gündemine de taşımıştık. 24 Mayıs 2010 tarihinde UNPO aracılığı ile Çerkeslerin Kafkasya’nın yerli halkı olarak kabul edilmesini ve BM Yerli Halklar Hakları Bildirgesi’den doğan tüm haklarımızı talep eden bir önergeyi DÇB kanalı ile RF’ye sunduk. Bu bağlamda özellikle geri dönüş hakkı, dünyanın neresinde yaşıyorsa yaşasın her Çerkes’in ve kendisinden sonraki nesillerin daimi hakkı olmalıdır. Bunu ne zaman ve nasıl kullanacağımız ise tamamen bizim inisiyatifimizdedir.

Biliyorsunuz 2000 yılından bu yana Rusya'da yürürlükte olan, RF toprakları dışında yaşayan Rus kökenlilerin RF topraklarına dönüşlerini sağlayan bir yasa söz konusu. Bu yasadan faydalanarak geri dönüşe yasal bir yol arayışı içinde olan DÇB ve KAFFED'in halkımızı büyük bir yanılgıya sürüklediklerini düşünüyorum. Bizi Rus kabul eden bu yasa zemininde yapılacak olan bir dönüş hareketi, Kuzey Kafkasya‘nın yerli halkları olan bizlerin bütün haklarımızdan vaz geçmemiz anlamına geliyor. 450. yıl meselesini bize neden dayattıklarını da bu yasayı incelediğim zaman anlayabildim. Eğer biz bu dayatmalara boyun eğersek, var olan haklarımızdan kendi isteğimizle vazgeçmiş oluruz.

KF: Bağımsızlık talepleri demokratik ülkelerde tartışılabilir, üzerine konuşulabilir bir konudur. Ancak söz konusu olan Rusya olunca, durum değişiyor. Duma'nın karşısına çıktınız ve taleplerin karşılanmamasının bağımsızlığın tek çözüm olarak öne çıkmasını destekleyeceği uyarısında bulundunuz. Pek alışık oldukları bir uslup değil. Nasıl bir etki yarattı?

Çerkes katılımcılar için şaşırtıcı değildi çünkü bunu söyleyeceğimi biliyorlardı. Zira ellerinde yapacağım konuşmanın metni vardı. Aslında bu cümlenin stresi içinde olduklarını söyleyebilirim. Toplantı öncesi yaşanan tartışmalarda duymaya çok alışık olduğumuz fakat günümüz ortamı ve koşullarında artık içi tamamen boş bir söyleme dönüşmüş olan “Sizin derneginiz kaç kişiyi temsil ediyor?“ sorusuyla hazırladığımız mektubun temsil gücü tartışılmaya açılmak istendi. Ancak geçmişine, bugününe ve yarınına yabancı bir dimağın ürünü olabilir bu tür bir yaklaşım. Cerkeslerin mevcut sorunları bir, mümkün hukuksal ve insanı çözüm yolları ise ortada. Bu anlamda benim bu soruya cevabım tüm Çerkesleri temsilen orda bulunduğum idi. Toplantı sırasında Rusya delegasyonu ile karşılıklı oturuyor olmamıza rağmen onların tepkilerini pek iyi gözlemleyebildigim söylenemez.

KF: Kafkasya Forumu metninizi çok sevdi. Bir yönüyle bu toplantı, bizim de parçası olduğumuz muhalefetin etkilerini gözlemlediğimiz bir toplantı haline dönüştü. Bu metnin bu tür alanlarda bir model alınabileceğini düşünüyor musunuz?

Biz zaten bu metni bir model olarak hazırlamıştık. Benim için her zaman dünyayı anlamak, dünyanın Çerkes sorununa bakış acısını etkilemek önemliydi. Rusya'yla eşit bir çalışma ortamı yaratmak için uygun bir dil aradık. Kuzey Kafkasya'nin stabilize olmasının tüm taraflara katkısı büyüktür. Orada yerli halkların sayısının artması, kültürlerini koruyarak, tarihsel toprakları üzerinde kendini tayin hakkına sahip olarak yaşayabilmeleri, Kuzey Kafkasya’nın refahı için koşulsuz bir temel gerekliliktir. Bundan en çok RF kazançlı çıkar. Çerkes Sorunu‘na bu bilinçle yaklaştık.

Amacımıza ulaştığımızı düşünüyorum. Bundan sonraki adım olarak bu modeli geliştirmek ve bir yandan da uygulamaya koymakla yükümlüyüz. Böyle bir metin zemininde oluşturulacak bir çalışma Rusya’nın bol yönet politikasına verilecek en güzel yanıttır.

KF: Değerli zamanınız için teşekkür ediyor çalışmalarınızın başarıyla devamını diliyoruz.

Ben de bu olanağı verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Sorularınızı yeterince cevaplayabildim umarım.

KF: Cevaplamakla kalmadınız, umut da verdiniz.

Teşekkür ederiz.

http://www.kafkasyaforumu.org/index.php ... Itemid=205

_________________
Resim

cerkez çerkes kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz adiga abaza kuzey müzik music mp3 wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim ad köyleri düğün mahalli video kitap savaş haber güncel yeni dil sözlük çeviri kiril dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok bkd imam şeyh şamil adigey abhazya oset çeçen karaçay rusya siteleri indir dinle tarih türk


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 8 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 0.355s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.